Mali kritik bir kavşakta: 3 korkunç senaryo

"Silahlı örgütler karmaşık ve detaylı operasyonlara güveniyor"

Mali'nin Bamako şehrinde düzenlenen BAMEX 25 savunma fuarı sırasında nöbet tutan bir asker, 11 Kasım 2025 / Fotoğraf: Reuters

Bamako'ya hâkim olan yeni atmosfer hissedilir bir karamsarlık ve korku yayıyor. Mali'deki güvenlik ve siyasi durum bir gecede beklenmedik bir şekilde kötüleşti. Azavad Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLA) sözcüsü Mahmud Muhammed Ramazan'a göre MNLA, el-Kaide bağlantılı Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin (CNIM) ile koordineli olarak, Mali'nin kuzeyindeki Kidal şehrini ve Gao şehrinin bazı bölgelerini ele geçirdi. Buna ilave olarak, Kati gibi bölgelerdeki Mali ordusuna ait stratejik askeri üsleri de hedef aldı.

Bu olaylar, özellikle ülkedeki aktif örgütlerin düzenlediği saldırıların yöntem ve taktikleri açısından güvenlik durumunda tehlikeli bir tırmanışı temsil ediyor. Mali, Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin örgütünün Kayes bölgesini (Batı Mali'de Senegal Nehri kıyısındaki bir şehir) ve Nioro bölgesini (Moritanya'nın güney sınırına bitişik) ele geçirmesinin ardından aylardır boğucu ve kapsamlı bir kuşatma altında bulunuyor.

Bu bölgeler, Batı ve Güney Mali'yi Moritanya ve Senegal’e bağlayan hayati bir jeopolitik, ekonomik ve ticari koridor oluşturuyor. Buna ek olarak, yakıt tedarikine uygulanan abluka, yakıtın normal fiyatının yedi kat artmasına neden oldu. Eskiden 700 veya 800 CFA frangı (Çad, Kamerun, Kongo Cumhuriyeti, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mali'nin para birimi) olan bir litre benzin şimdi 4 bin CFA frangına satılıyor.

Mali'deki bu çarpıcı güvenlik gelişmeleri, ülkede faaliyet gösteren örgütlerin doğası, iktidardaki askeri konseyin geleceği ve olası gelecek senaryoları hakkında birçok soruyu gündeme getiriyor.


Önemli bir taktik gelişme

Silahlı örgütlerin düzenlediği saldırılar, el-Kaide bağlantılı CNIM ile MNLA tarafından benimsenen stratejinin doğasında, sürpriz ve pusu unsurlarının damga vurduğu açık ve net bir değişimi gösteriyor. Cezayir-3 Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Nebile Bin Yahya yaptığı açıklamada, “bu gelişme sadece geçici bir olay olarak görülmemeli, kendisini derinlemesine anlamak için birkaç seviyeye ayrılması gerekir” diyor.

Bugün, silahlı örgütlerin, birden fazla noktaya eş zamanlı saldırılar, basit insansız hava araçlarının kullanımı ve saldırıdan önce el yapımı patlayıcıların yerleştirilmesi de dahil olmak üzere karmaşık ve çok yönlü eylemleri benimsediğini gözlemliyoruz


Profesör Nebile’ye göre bu seviyelerin en önemlisi, “geleneksel saldırılardan karmaşık operasyonlara geçişe” odaklanmaktadır. Daha önce, çoğu saldırı basit pusular veya izole askeri mevzilere doğrudan saldırılar şeklindeydi.

Ancak bugün, silahlı örgütlerin birden fazla noktaya eş zamanlı saldırılar, basit insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı, saldırıdan önce el yapımı patlayıcıların yerleştirilmesi, tedarik ve iletişim hatlarının hedef alınması ve düzenli orduların istihbarat zaaflarından yararlanılması da dahil olmak üzere karmaşık ve çok yönlü eylemleri benimsediğini görüyoruz. Bu, daha sofistike bir ön planlama seviyesini gösteriyor.
 

Mali'nin Kati şehrinde, el-Kaide’nin Batı Afrika’daki kolu tarafından düzenlenen koordineli saldırıların ardından, öldürülen Mali Savunma Bakanı Sadio Camara'nın evinin çevresini gösteren bir uydu görüntüsü, 26 Nisan 2026 (Reuters
Mali'nin Kati şehrinde, el-Kaide’nin Batı Afrika’daki kolu tarafından düzenlenen koordineli saldırıların ardından, öldürülen Mali Savunma Bakanı Sadio Camara'nın evinin çevresini gösteren bir uydu görüntüsü, 26 Nisan 2026 / Fotoğraf: Reuters

 

Bamako çevresindeki operasyon alanında birden fazla cephede çatışmalar yaşandı. Mali'nin kuzey ve orta kesimlerindeki farklı bölgelerdeki birçok şehir, bir dizi koordineli ve eş zamanlı saldırıya maruz kaldı.

Başkent Bamako'ya sadece 15 kilometre uzaklıkta bulunan, Mali ordusunun ana askeri üslerinden birine ev sahipliği yapan Kati de bu şehirlerden biriydi. Kati'deki askeri üssün içindeki konutuna patlayıcı yüklü araç ile düzenlenen saldırıda, Savunma Bakanı General Sadio Camara ve ailesinin birçok üyesi hayatını kaybederken, bina tamamen yıkıldı.

Bazı saldırılar sadece askeri kayıplara yol açmayı değil, aynı zamanda iktidardaki otoritenin zayıflığını göstermeyi ve halkın askeri kuruma olan güvenini sarsmayı da amaçlıyor


Geçtiğimiz yıl kasım ayında dağıldığını ve birleşik bir siyasi ve askeri yapı oluşturduğunu açıklayan dört Azavad hareketini içeren Azavad Kurtuluş Cephesi ve el-Kaide bağlantılı Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin, nüfuzlarını pekiştirmek ve erişim alanlarını genişletmek için çeşitli stratejik ve güvenlik zaaflarından yararlanıyorlar.

Bin Yahya, bunlar arasında şunları sıralıyor:

Sahra'nın coğrafi genişliği, merkezi hükümetin kontrolünün zayıflığı, askeri kurumların kırılganlığı, etnik ve kabile gerilimleri. Buna ilave olarak, Fransa başta olmak üzere bazı yabancı güçlerin çekilmesinin ardından bazı uluslararası güvenlik ortaklıklarının etkinliğinin azalması da söz konusu. Fransa’nın çekilmesinden ve Rusya'nın (eski adıyla Wagner Grubu aracılığıyla) rolü gibi yeni aktörlerin öne çıkmasının ardından, terör örgütleri taktiklerini yeni ortama uyarladılar ve hedef seçimlerinde ve zamanlamalarında daha esnek hale geldiler.


Saldırıların ötesinde

Saldırıların, özellikle Bamako'da iktidardaki askeri cuntaya yönelik olarak silahlı örgütler tarafından kasıtlı olarak gönderilen siyasi mesajlar ve sembolik işaretler taşıdığını belirtmekte fayda var. Profesör Nebile, “Bazı saldırılar sadece askeri kayıplara yol açmayı değil, aynı zamanda iktidardaki otoritenin zayıflığını göstermeyi ve halkın askeri kuruma olan güvenini sarsmayı, dolayısıyla meşruiyetini azaltmayı amaçlıyor. Bu durum, halkın öfkesinin artmasına, terör örgütlerinin etkilerini güçlendirmelerine, erişim alanlarını genişletmelerine ve Sahel bölgesindeki uluslararası güç dengesini etkilemelerine elverişli bir ortam oluşturuyor. Başka bir deyişle, saldırılar askeri bir araç olduğu kadar siyasi araca da dönüştü” değerlendirmesinde bulunuyor.
 

Bamako'da bir simge olan Afrika Kulesi yakınındaki binaların üzerinde yükselen siyah duman, 26 Nisan 2026 (AFP
Bamako'da bir simge olan Afrika Kulesi yakınındaki binaların üzerinde yükselen siyah duman, 26 Nisan 2026 / Fotoğraf: AFP

 

Hedef alınan yerler kesinlikle rastgele seçilmemişti. Çatışmalar, başkent Bamako'ya sadece 15 kilometre uzaklıkta, ülkenin en büyük ve en önemli askeri üslerinden birine ev sahipliği yapan askeri bir merkez olan Kati’ye de ulaştı. Burası özellikle stratejik askeri tesisler, eğitim tesisleri ve operasyonel birimler içerdiği için büyük önem taşıyor.

Ayrıca, Mali'nin geçiş hükümeti lideri Albay Assimi Goïta ve savunma bakanı Sadio Camara da dahil olmak üzere birçok üst düzey yetkilinin ikametgahı olarak da hizmet veriyor. Saldırıda yararlanan Camara’nın daha sonra öldüğü hükümet tarafından resmen açıklandı. Mali devlet güvenlik servisinin başkanı General Modibo Koné de saldırıda hayatını kaybedenler arasındaydı.

Saldırılar sadece Kati ile sınırlı kalmadı, aynı zamanda MNLA’nın kontrolünü ele geçirdiğini duyurduğu, valilik binasına baskın düzenlediği kuzeydeki Gao ve Kidal şehirlerine de uzandı. Kidal şehrini, mevcut Mali makamları 2023 yılında Wagner Grubu'ndan Rus paralı askerlerin desteğiyle ele geçirdiklerini açıklamışlardı.

Bugün ise Afrika Lejyonu Tuareglerle yapılan bir anlaşma uyarınca Kati'den çekildiğini duyurdu. Saldırılar ayrıca, ülkenin kuzeyi ve güneyi arasında karayoluyla hayati bağlantı görevi gören Sévaré ve Mopti kasabalarını da hedef aldı.

Bundan önce, CNIM örgütü, kuzey Nijer'den başlayarak Timbuktu gibi kuzey ve orta şehirleri ve çevresindeki köyleri, ayrıca Gao, Boni ve Hombori bölgelerini kapsayan hassas bir coğrafi alanı ele geçirmişti. Bu köyler yıllardır sürekli saldırılar, baskınlar ve büyük ölçüde haber yapılmayan boğucu, kapsamlı bir kuşatma altında yaşıyor.

Bu durum, Sahel bölgesindeki mevcut durumun genişlediğini ve krizin etnik çatışma, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı ve terörizm de dahil olmak üzere karmaşık ve çok yönlü olduğunu teyit ediyor.


3 senaryo

Bu gelişmeler ve Bamako'daki verilerin birleşimi, Mali'nin şu anda kritik ve son derece hassas bir dönüm noktasında olduğunu doğrulayan bir dizi kasvetli gelecek senaryosunun kapısını aralıyor. Yaşananlar artık sadece bir iç güvenlik krizi değil, tüm Sahel bölgesindeki güç dengesinin yeniden şekillenmesinin parçası haline geldi.

Bu kasvetli senaryolar göz önüne alındığında, Mali'nin kritik bir yol ayrımında olduğu, geleceğinin istikrarsız bir otorite ve zayıf kurumsal yapılar arasında sallantıda olduğu açıkça görülüyor


Profesör Bin Yahya'ya göre, olası senaryolardan biri de “güvenlik alanındaki gerilemenin artması ve kaosun genişlemesi, silahlı örgütlerin sürpriz ve pusu unsurlarına dayanan sofistike saldırılar gerçekleştirme konusunda giderek daha yetenekli hale gelmesidir. Bu da Mali'nin sadece yorgun bir devlet değil, zayıf güvenlik kurumları ve geniş coğrafi alanı kontrol etmenin zorluğuyla birlikte çökmüş bir devlet aşamasına gireceği anlamına geliyor.”

İkinci senaryo ise uluslararası yeniden yapılanmaya dayanıyor. Fransız nüfuzunun gerilemesi ve Rusya'nın (eskiden Wagner Grubu aracılığıyla) varlığının artmasının ardından, Mali şimdi Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa (dolaylı olarak), Türkiye ve Çin arasında yeni bir güç mücadelesine tanık oluyor.

Bin Yahya “bu senaryonun, Mali'yi sadece terörizme karşı bir savaş alanı değil, jeostratejik rekabet arenasına dönüştürdüğünü, başka bir deyişle, oradaki çatışmanın artık sadece bir güvenlik meselesi değil, nüfuz ve egemenlik savaşı olduğunu” vurguluyor.
 

Mali'nin Bamako şehrinde, el-Kaide bağlantılı isyancıların eylül ayı başlarında uyguladığı abluka nedeniyle yaşanan yakıt kıtlığı ortasında bir benzin istasyonunda toplanmış insanlar, 1 Kasım 2025 (Reuters
Mali'nin Bamako şehrinde, el-Kaide bağlantılı isyancıların eylül ayı başlarında uyguladığı abluka nedeniyle yaşanan yakıt kıtlığı ortasında bir benzin istasyonunda toplanmış insanlar, 1 Kasım 2025 / Fotoğraf: Reuters

 

Üçüncü senaryo ise koşullu bir siyasi uzlaşmadır. Bu, en zor ancak aynı zamanda en sürdürülebilir senaryo ve gerçek bir ulusal uzlaşmaya dayanıyor. Krizin temel nedenlerini; yoksulluk, marjinalleşme, kimlik, kalkınma ve adaleti ele almak için kilit paydaşların dahil edilmesini gerektiriyor. Ancak bu senaryo, güçlü bir siyasi irade ve gerçek bölgesel desteğe ihtiyaç duyuyor.

Bu kasvetli senaryolar göz önüne alındığında, Mali'nin kritik bir yol ayrımında olduğu, geleceğinin istikrarsız bir otorite ve zayıf kurumsal yapılar yahut başka bir darbeyle rejimin yeniden yapılandırılması veya silahlı örgütlerin MNLA ve el-Kaide bağlantılı CNIM örgütü bayrağı altında ilerlediği daha tehlikeli bir aşamaya doğru gidişat arasında sallantıda olduğu açıkça görülüyor.

Bu arada, güvenlik durumu ve devletin kontrol altına alma gücü, krizin gidişatını belirleyen başlıca faktörler olmaya devam ediyor.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Bu makale Independent Türkçe için Londra merkezli Al Majalla dergisinden çevrilmiştir.

Al Majalla

DAHA FAZLA HABER OKU