Bu yıl Hindistan'ın içinde ve etrafında uzun bir seçim zinciri var. Bengal Körfezi ve çevresinde toplamda yaklaşık yarım milyar insan oy kullanacak. Myanmar, Tayland, Bangladeş ve Nepal'de mart ayına kadar genel seçimler söz konusu. Hindistan içinde ise Assam ve Batı Bengal'de mayıs ayına kadar meclis seçimleri olacak. Myanmar'dan Nepal'e uzanan bu seçim zinciri çok sayıda sosyoekonomik geçişin yaşandığı zorlu bir ortamda gerçekleşiyor. Bengal Körfezi bölgesi yaşlanan Tayland hariç dünyanın en genç nüfuslarından birine ev sahipliği yapıyor, her iki vatandaştan biri 30 yaşın altında. Bangladeş ve Nepal'de ise ortalama yaş 25'e kadar düşüyor. Assam'da ise 23'e kadar.
Dünyanın en genç nüfuslarından birine sahip bu bölgede artan siyasi sabırsızlık ve hoşnutsuzluk havası hakim oluyor. Bölge halkının talepleri artıyor ve Bangladeş ile Nepal'deki sırası ile önceki yıl ve geçen yıl söz konusu olan devrimler hoşnutsuzluğu ifade etme aracı olarak seçimlere karşı artan sabırsızlık ve hoşnutsuzluğu yansıtıyor. Arz tarafında ise devlet üzerinde daha fazla, daha iyi ve daha hızlı kalkınma çözümleri sunma baskısı artıyor.
Özellikle geleneksel liderlerin z kuşağının öfkesi ile karşı karşıya kaldığı devrim sonrası Bangladeş ve Nepal'de seçimlere siyasi değişim ve reform için büyük umut yükleniyor. Ancak seçimler aynı zamanda belirsiz sonuçlara, liderlik boşluğuna ve devrimci protestoların yeniden canlanmasına da yol açabilir. Bunların hepsi bölgede siyasi istikrar için önemli tehlikeler oluşturuyor. Potansiyel yaşanacaklar Hindistan'ın etrafında yaşanacağı için Hindistan'ın bölgesel çıkarları için de tehlike teşkil ediyor.
Bölge son 25 yıldaki istikrarlı büyümenin ardından şimdi ekonomik bir yavaşlama yaşıyor. Şimdiye kadar yalnızca Sri Lanka mali çöküşe tanık oldu. Ancak Bangladeş ve Nepal'in orta gelir hedeflerine ulaşma yetenekleri konusunda kaygıya yol açacak kuşkular doğuyor. Sosyal yükselişin yavaşlaması ve bölgedeki milyonlarca insanın istihdam ve ekonomik hareketlilikte yükseliş umutları suya düşme riski ile karşı karşıya.
Myanmar'da ocak ayında yapılan genel seçimler 2021 askeri darbesinden bu yana yapılan ilk seçimler oldu. Seçimler 2021 askeri darbesinden sonra iktidara gelen Myanmar askeri cuntası tarafından düzenlendi. Askeri yönetici başlangıçta seçimleri Ağustos 2023'e kadar yapmayı vaat etse de artan şiddet olayları karşısında ordu seçimleri defalarca erteledi. Ülke toprakların yarısından fazlasını kontrol etmekte zorlandığı bir iç savaşın pençesinde kalmaya devam ediyor. 4 Şubat'ta açıklanan nihai resmi rakamlara göre Myanmar ordusunun desteklediği eski generallerin önderliğindeki parti seçimleri kazandı. Kontrolü elinde tutmak için yeni bir organ kurmayı planlayan Myanmar ordu komutanı ise yeni hükümete resmen liderlik etmeden etkisini sürdürmesine olanak sağlayacak yeni bir danışma organını yetkilendiren bir yasayı imzaladı. Büyük muhalefet partilerinin dışlanması ve farklı görüşlerin ciddi şekilde sınırlandırılması nedeni ile ordu destekli iktidarın pekişmesi ve demokratikleşmeyi geciktirmesi söz konusu.
Tayland 8 Şubat'ta üç yıl içinde üçüncü başbakanlarını seçmek için tekrar sandık başına gitti. Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomilerinden biri olmasına karşın Tayland'ın kronik siyasi istikrarsızlığı orta gelir tuzağından kurtulmasını engelledi. Tayland'ın bir zamanlar dinamik olan ekonomisi siyasi istikrarsızlık ve yapısal değişikliklerin eksikliği nedeni ile yabancı yatırımcıları kaygılandırarak durma noktasına geldi. Birkaç koalisyon hükümetinin dağılmasının ardından seçim çağrısı yapıldı ve bu durum ülkenin üç yıl içinde üç başbakan değiştirmesine yol açtı. Hiçbir partinin genel çoğunluğu elde etmesi beklenmediği üzere parlamentonun çoğunluk sağlayamaması ülkeyi felç eden ve Tayland'ın Hindistan ve Güney Asya'ya yönelik Batıya Bakış politikasına olan dikkatini bir kez daha sınırlayan yeni bir kitlesel protesto dalgasını tetikleyebilir. Ancak genç reformcular şimdilik muhalefette kalacakları için seçimi kazanmaları ve bir kez daha görevden uzaklaştırılmaları durumunda yaşanabilecek korkulan kriz önlenmiş oldu.
Bangladeş 12 Şubat'ta yeni bir parlamento ve önemli anayasal ve seçim reformlarını içeren Temmuz Ulusal Şartı hakkında referandum için çifte oy kullandı. Awami Ligi'nin yasaklanması ve geçici hükümetin görevden ayrılması ile birlikte bir şey zaten kesindi: Seçimler Ulusal Yurttaşlar Partisi tarafından temsil edilen genç seçmen kitlesinin seferberliği ve Bangladeş Milliyetçi Partisi (BNP) ve Cemaat-i İslami tarafından yönlendirilen muhafazakar bir eğilim ile işaretlenen yeni bir kuşak ve ideolojik liderliğin habercisiydi.
Nepal'de ise 5 Mart'ta yeni bir federal yasama meclisi için seçimler yapılacak. Ancak sandıkların geçen eylül ayında yolsuzluk ve eşitsizliğe karşı ülkeyi saran devrimci genç protesto ruhunu yansıtacak yeni bir parlamentoyu getirip getirmeyeceği belirsizliğini koruyor. Seçmenlerin üçte biri 30 yaşın altında ve rekor sayıda parti yarışıyor, ancak eski Başbakan KP Oli ve diğer eski isimler iktidara geri dönmek için yoğun çaba sarf ediyor.
Son olarak mayıs ayından önce Hindistan'ın doğusundaki Assam ve Batı Bengal'de iki seçim daha yapılacak. Toplam 130 milyonluk nüfusu ile Hindistan'ın bu iki Birlik devleti Hindistan nüfusunun onda birini oluşturuyor ve hem Önce Komşuluk hem de Doğuya Hareket politikalarında önemli bir rol oynuyor. Assam ve Batı Bengal'deki yeni meclisler göçten iklime veya kara ile çevrili Kuzeydoğu ile ticaret ve transit geçişe kadar alt bölgesel bağlantının kalkınma ve güvenlik koşullarını şekillendirmede giderek daha fazla yer alacak.
Hindistan'ın bölgesel yaklaşımı açısından bu seçimler ve siyasi geçişler zinciri Önce Komşuluk politikası için iki önemli zorluk getirecek:
Sözde Hindistan karşıtı güçler de dahil olmak üzere kim iktidara gelirse gelsin Hindistan'ın bölgesel ekonomik ve bağlantı stratejisini güçlendirmek için pragmatik yollar bulması gerekecek. Karşılıklı bağımlılık günümüzde zor bir pazarlama stratejisi. Ancak ticaret, enerji ve ulaşım altyapısı gibi çeşitli sektörlerde Hindistan hayal edilen girişimleri hayata geçirmede önemli başarılar elde etti. Zorluklar ne olursa olsun odak noktası kazan-kazan kalkınma ortaklıkları için bağlantı konusunu siyasetten arındırmak olmalı. Hindistan komşu ülkelerin kalkınma stratejilerini ve siyasi ekonomilerini değerlendirmek için daha güçlü bir politika ve araştırma ekosistemi geliştirmek zorunda kalacaktır.
Hindistan'ın doğusunda ortaya çıkacak çeşitli yeni siyasi yüzler ve güçler ile etkileşime girmesi gerekecek. İkili ilişkilerin gelecekteki sağlığı Hindistan'ın Hindistan hakkında çok az bilgiye sahip ve bazı durumlarda olumsuz algılara sahip olan yeni kuşak liderler ile etkileşim kurma yeteneğine bağlı olacak. Bu daha büyük diplomatik kapasite ve sahada incelik gerektirmenin yanı sıra siyasi gerilim dönemlerinde hayatta kalabilen ve gelişebilen ikili akademik, endüstri ve diğer sivil toplum kuruluşları Track 2 diyalogları aracılığı ile sivil toplum etkileşiminin sürekliliğini de gerektirir.
Hindistan çevresi çok çeşitli ve kaotik bir bölge olmasına karşın bölge genelinde ortaya çıkan bir dizi benzerlik ve tema var. Bunlardan biri de gergin sınırlar, birçok farklı durumda sınır sorunları var. Bu gergin sınırlar her daim yeni zorlukların habercisi olabiliyor. Çatışma riskleri, sınır ötesi terörizm, toprak anlaşmazlıkları gibi. Bütün bunlar bölgedeki sınırlar söz konusu olduğunda devreye giriyor. Dolayısıyla Hindistan etrafındaki seçimleri, siyasi geçişleri, hükümet veya güç dengeleri değişimlerini özellikle sınır ötesi terörizm bağlamında da hassasiyet ile odak alıyor.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish