Rusya’nın 2022’de başlattığı tam ölçekli işgal, 2026’nın ortalarında beşinci yılına girerken hâlâ büyük bir belirsizlik taşıyor. Ne Rusya ne Ukrayna ne de uluslararası aktörler net bir son tarih verebiliyor. Savaş, köklü Rusya-Ukrayna meselelerinin yanı sıra büyük güç rekabetinin (özellikle Rusya-ABD dinamiklerinin) bir yansıması olarak devam ediyor. Cephede sınırlı hareketlilik, Rusya’nın uzaktan füze ve drone saldırılarına rağmen Ukrayna’nın direnci ve teknolojik adaptasyonu, çatışmanın karakterini belirliyor.
Trump dönemi ve Batı desteğindeki değişim
Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde ABD’nin Ukrayna’ya askeri, mali, diplomatik ve lojistik desteği büyük ölçüde kesildi. Trump yönetimi, yardımı %99 oranında azalttığını ve bunu “Avrupa’nın sorunu” olarak gördüğünü açıkça ifade etti. Bu politika, Avrupa’yı daha fazla sorumluluk almaya itti. Avrupa Birliği, Ukrayna’ya 90 milyar euroluk faizsiz kredi sağladı ve savunma üretimi ile diplomatik desteği artırdı.
Bu kesinti, Ukrayna’yı kendi kendine yetmeye zorladı ancak beklenmedik bir direnç yarattı. Ukrayna, drone üretimi ve anti-drone teknolojilerinde önemli ilerleme kaydetti. Cephede Rusya’dan daha fazla kayıp verdiren ve bazı bölgelerde toprak geri alan operasyonlar gerçekleştirdi. 2026’da Rus kuvvetleri net toprak kaybı yaşadı (örneğin Nisan 2026’da 116 km² net kayıp).
Teknolojik dönüşüm ve drone savaşı
Savaşın en çarpıcı yönü, düşük maliyetli drone’ların hâkimiyeti. Ukrayna, FPV (First Person View) drone’lar, interceptor drone’lar ve uzun menzilli sistemlerle Rusya’nın lojistiğini, petrol tesislerini ve komuta noktalarını vuruyor. Rusya’nın Shahed/Geran tipi drone’larına karşı ucuz interceptor’lar (günde binlerce üretim kapasitesi) geliştirildi; bunlar pahalı hava savunma füzelerine alternatif oluşturuyor.
Laboratuvar: Bu gelişmeler, Ukrayna’nın “savaşmayı öğrendiği” tezini destekliyor. Anti-drone yetenekleri, İran-İsrail geriliminde de yankı buldu; karşılıklı teknolojik transferler yaşandı. Ukrayna, Körfez ülkelerine (Suudi Arabistan, Katar, BAE) drone uzmanlığı paylaşıyor ve Almanya ile silah üretim anlaşmaları yapıyor. ABD de yeni ve ucuz drone ve anti-drone sistemleri için Ukrayna laboratuvarından yararlanıyor.
Çin’in Dersleri: Pekin, Ukrayna savaşını yakından izliyor. Sürü drone’lar (swarm), elektronik harp, otonom sistemler ve ucuz ve ucuz karşı tedbirler, Çin’in Tayvan senaryoları için “kitlesel imha” tarzı stratejilerini şekillendiriyor. PLA (Halk Kurtuluş Ordusu), AI destekli sürü teknolojilerine ve düşük maliyetli UAV’lere yatırım yapıyor; bu, Tayvan Boğazı’nda olası ABD müdahalesine karşı asimetrik avantaj sağlamayı hedefliyor.
Toprak kayıpları, kayıplar ve ekonomi
Ukrayna yaklaşık %20 toprak kaybı yaşadı (Rusya toplamda yaklaşık %20 kontrol ediyor, Kırım ve Donbas dahil). Ancak Rusya da ağır bedel ödüyor: 1 milyondan fazla kayıp (ölü, yaralı), ekonomik baskı ve yaptırımlar. Rusya’nın petrol gelirleri İran üzerinden kısmen telafi edilse de uzun vadeli belirsizlik sürüyor. Ukrayna tarafında tarım, teknoloji ve ticaret bağları Avrupa ile güçleniyor; bu, ekonomik direnci artırıyor.
Cephe gerisinde Rusya’da “normalleşme” izlenimi varken, Ukrayna sivil altyapısı (enerji, demiryolu) düzenli saldırılarla karşı karşıya. Yine de Ukrayna’nın drone duvarı ve derin vuruşları, Rus ilerlemesini yavaşlattı.
Zelenski liderliği ve Ukrayna’nın iradesi
Zelenski yönetimi altında savunma kademelerinde hatalar ve yolsuzluk iddiaları oldu. Ancak genel olarak Ukrayna, barış masasında güçlü kozlar tutmak için direnme iradesini koruyor. Kamuoyu anketleri, ABD güveninin düştüğünü gösterse de Avrupa’ya yönelim arttı. Ukrayna, savaşı “kazanılabilir” seviyede sürdürmek ve olası müzakerelerde avantaj sağlamak istiyor.
Gelecek perspektifi: Barış mümkün mü?
2026’da kısa süreli ateşkesler (örneğin 3 günlük) tartışılıyor ancak kalıcı barış uzak görünüyor. Rusya toprak kazanımlarını korumak, Ukrayna ise egemenlik ve güvenlik garantileri istiyor. Avrupa’nın artan desteği (NATO dışı projeler dahil) dengeyi koruyor ama yeterliliği tartışmalı. Savaşın şimdiden 2026-2027’ye sarktığını söylemek yanlış olmaz.
Temmuz’da Ankara NATO zirvesi var. Burada Ukrayna bahsi konuşulacak başlıklar içinde. Zelenski de Ankara’da olacaktır.
Sonuç
Ukrayna-Rusya savaşı, modern savaşın geleceğini şekillendiriyor: ucuz otonom sistemler, hızlı inovasyon döngüsü ve büyük güçlerin dolaylı rekabeti. Çin gibi aktörler bu dersleri Tayvan için not ediyor. Ukrayna’nın beklenmedik direnci, Rusya’nın hesaba katmadığı bir faktördü. Savaş uzadıkça, teknolojik üstünlük ve ekonomik dayanıklılık belirleyici olacak. Batı’nın (özellikle Avrupa’nın) tutarlı desteği, Ukrayna’nın ayakta kalması ve olası adil bir barış için kritik önem taşıyor.
Polemoloji yeni laboratuvarlarda gelişiyor. Ukrayna bu konuda önemli bir yer oldu. Beşinci nesil hibrit savaşın gelişiminde Ukrayna önemli yer tutuyor.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish