CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Altılı Masa’nın kurulması sürecinde parti içerisinden itirazlar geldiğini belirterek, “Doğru olduğuna inandım ve arkadaşlarımı ikna ettim” dedi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 51 şartının siyasi partileri ittifak yapmaya zorladığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, Avrasya Stratejik Araştırmalar Platformu (ASAD) Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Zengezur Koridoru, eğitim, bilim, üniversiteler, siyasi hayatındaki kararlar ve Altılı Masa’nın kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Zengezur Koridoru
Zengezur Koridoru’nun Türkiye açısından önemine değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Azerbaycan’la ilişkileri nedeniyle bu sürecin içerisinde olması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, Kuşak-Yol Projesi açısından Zengezur Koridoru’nun önemli olduğunu belirterek, Orta Asya ülkelerinin Akdeniz ve Mersin Limanı’na ulaşmak istediğini ifade etti.
Türkiye’nin merkez ülke konumuna gelmesini hedefleyen “Merkez Türkiye Projesi”nin temel noktalarından birinin de bu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Orta Asya, Doğu Akdeniz ve Ege’den elde edilecek kazanımların Türkiye’nin bölgesel konumunu güçlendireceğini söyledi.
“Nitelikli insanları korumak zorundayız”
Bilim, araştırma ve eğitim politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, gelişmiş ülkelerin bilimsel araştırmalara büyük kaynak ayırdığını belirtti.
Üstün yetenekli çocuklara özel imkanlar sağlanması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, toplumların ilerlemesinde yüksek yetenekli insanların önemli rol oynadığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, yurt dışında yaptığı bir ziyaret sırasında sağlık alanındaki çözülemeyen sorunlar üzerinde çalışan bilim insanlarının bulunduğu bir araştırma merkezini gördüğünü anlattı.
Bilimsel çalışmaların ülkelerin ekonomik gelişimine katkı sağladığını belirten Kılıçdaroğlu, BioNTech'in kurucuları Uğur Şahin ve Özlem Türeci'yi örnek gösterdi.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’de nitelikli gençlerin yurt dışına gitmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “Şimdi biz nitelikli insanları korumak zorundayız” dedi.
Eğitim sisteminin yapay zekanın gelişmesiyle birlikte değişmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, öğrencilerin ezber yerine nitelikli sorular sormaya ve bu soruların yanıtlarını araştırmaya yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, üstün yetenekli öğrenciler için özel sınıflar ve okullar oluşturulması gerektiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu alanda özel çalışmalar yürütmesi gerektiğini ifade etti.
Nitelikli insan gücünün korunmasının tek bir siyasi partinin çözebileceği bir mesele olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bunun devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Devlet politikalarıyla günlük siyasi politikaların birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, dış politikanın devlet politikası olması gerektiğini, ekonomi konusunda ise siyasi partilerin farklı yöntemler önerebileceğini ifade etti.
“Bir üniversite kendi rektörünü seçemiyorsa orası üniversite değildir”
Üniversitelerin yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, üniversitelerin rektörlerini belirleme konusunda daha özerk olması gerektiğini savundu.
Kılıçdaroğlu, “Bir üniversite kendi rektörünü seçemiyorsa orası üniversite değildir. Özerk değildir” dedi.
Rektör adaylarının belirli niteliklere sahip olması ve üniversite içerisinde yapılacak seçimle rektörün belirlenmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bilim insanlarına gerekli imkanların sağlanması gerektiğini söyledi.
“Eksiğimiz de var, hatamız da var”
Siyasi hayatında yaptığı hatalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, hiçbir siyasetçinin bütün kararlarının doğru olduğunu söylememesi gerektiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Eksiğimiz var mı? Var tabii. Yanlışımız var mı? Var. Ben en son özür bile diledim” dedi.
CHP içerisinde itiraz kültürünün bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, parti yönetiminde alınan kararların farklı görüşlerin dinlenmesinin ardından ortak akılla oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti.
Siyasetçilerin hata yapmasının mümkün olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, kendi siyasi hayatında da eksik ve yanlışlarının bulunduğunu dile getirdi.
“İmamoğlu’nu aday yapmasaydım diye düşündünüz mü?”
Kılıçdaroğlu, siyasi hayatında “keşke yapmasaydım” dediği önemli bir kararının bulunup bulunmadığı sorusuna, “Çok önemli bir kararım yok” yanıtını verdi.
“İmamoğlu’nu aday yapmasaydım diye düşündünüz mü?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “Yok. Hayır, hayır” karşılığını verdi.
“Altılı Masa’nın kurulmasının doğru olduğuna inandım”
Altılı Masa’nın kurulması sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, parti içerisinden bazı itirazların geldiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Önemli kararlarda tabii arkadaşlarım itiraz ettiler. Mesela ben az önce söyledim, Altılı Masa’nın kurulması dolayısıyla ama doğru olduğuna inandım ve arkadaşlarımı ikna ettim” dedi.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 51 şartının bulunduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu nedenle siyasi partilerin ittifak yapmak zorunda kaldığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Her halükarda Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 51 koşulu varsa siz zaten ittifak yapmak zorundasınız. Nitekim bizim ittifakımızdan sonra Erdoğan da ittifak yapmak zorunda kaldı” ifadelerini kullandı.
ANKA