Geçen hafta, Ocak 2026’nın son günlerinde ancak 2026 yılının ilk günlerinde, Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev, Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirerek Ankara’da temaslarda bulundu. Ziyaret sonrası birkaç gün bekleyip, bu önemli ziyareti analiz etmek istedim. Bu ziyaret, ikili diplomatik ilişkilerin doğal bir parçası gibi görünse de, daha yakından bakıldığında Türkiye–Özbekistan ilişkilerinin son yıllarda kazandığı ivme, stratejik derinliği ve geleceğe dönük ortak vizyonu yansıtan önemli bir beyanname niteliği taşımaktadır.
Independent Türkçe’de daha önce kaleme aldığım yazılarda da vurguladığım üzere, Özbekistan Cumhurbaşkanı Sn. Mirziyoyev döneminde ülke, bölgesel bağlantısallığı (connectivity) ve ortak projeleri önceleyen, ticaret koridorlarına ve çok yönlü ortaklıklara yatırım yapan aktif bir Orta Asya ötesinde bölgesel bir aktöre dönüşmektedir. Bu dönüşümü, Türkiye ile gelişen ortaklıklar ve iyi ilişkiler üzerinden de okuyup analiz edebiliriz.
Özbekistan, coğrafi olarak dünyada nadir görülen biçimde çifte karayla çevrili (double landlocked), yani tamamen karasal ülkelere komşu bir ülkedir. Klasik jeopolitik yaklaşımlarda bu durum çoğu zaman yapısal bir dezavantaj olarak değerlendirilir. Ancak bazı Merkez ülke ve Heartland perspektifinden bakıldığında, yani Asya’nın ve İpek Yolu’nun kalbinde yer alması sonucunda, Özbekistan’ın tam da bu konumu göz önünde tutulursa, bazı avantajlar söz konusudur. Özbekistan, yeni İpek Yolu’nun ve çağdaş ticaret koridorlarının kilit ülkelerinden biri haline getirmektedir. Sn. Mirziyoyev yönetimi, bu jeopolitik gerçeği uzun süredir avantaja çevirmeye çalışmakta; altyapı, ticaret ve diplomasi alanlarında dengeli ve çok yönlü bir strateji izlemektedir.
Ayrıca, insan kaynaklarına ve eğitime de çok önemli yatırımlar yapılmaktadır. Ben de 2020 yılından bu yana, çeşitli dönemlerde Özbekistan’da TOBB ETÜ Taşkent’te dersler ve seminerler veriyorum ve bu dönem de ders vermekteyim.
Bu noktada Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişki, klasik anlamda bir “ikili iş birliği” çerçevesinin ötesine geçmektedir. İki ülke, yeni İpek Yolu ve Avrasya ticaret koridorları boyunca birbirini tamamlayan kardeş devletler olarak konumlanmaktadır. Türkiye’nin Avrupa pazarlarına açılan kapı niteliği ile Özbekistan’ın Orta Asya’daki üretim, nüfus ve potansiyel merkezi rolü, bu tamamlayıcılığı daha da güçlendirmektedir.
Bu çerçevede, ikili ilişkiler ve dayanışmanın ötesinde, çok taraflı dayanışma bakımından Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ayrı bir önem taşımaktadır. Türkiye ve Özbekistan, TDT bünyesinde büyük ekonomiler ve en yüksek nüfusa sahip iki devlet olarak, teşkilatın gelecekteki yönünü belirleyecek ana aktörler arasında yer almaktadırlar. Ankara–Taşkent hattında derinleşen iş birliği, TDT’nin yalnızca sembolik bir platform olmaktan çıkıp somut politika, ticaret ve standart üretme kapasitesine sahip bir yapı haline gelmesine de katkı sunmaktadır.
Tabii işbirliği sadece Ankara ve Taşkent hattında değil, Budapeşte, Bakü, Astana ve Bişkek gibi diğer TDT basketleriyle dayanışmanın ve kardeşliğin pekiştirilmesini de istikrarlı bicimde sağlamalıdır.
Sıkça dile getirilen Orta Koridor kavramı da bu bağlamda yeniden düşünülmelidir. Orta Koridor, yalnızca Çin’den Avrupa’ya uzanan bir lojistik ve ticaret rotası değildir. Türkiye, Kafkasya ile Orta Asya arasında tarihsel, kültürel ve stratejik bağları yeniden canlandıran bir “kardeş köprüsü” niteliği taşımaktadır. Bu köprü, sadece malların ve sermayenin değil; insan kaynağının, bilginin, dayanışmanın ve ortak normların da dolaşımını mümkün kılacaktır.
Bugün Türkiye–Özbekistan ilişkileri çoğu zaman enerji, altın, pamuk, tarım ürünleri ve sanayi malları üzerinden ele alınmaktadır. Elbette bu alanlar önemlidir ve iki ülke arasında ciddi bir ekonomik potansiyel bulunmaktadır. Zaten yapılan anlaşmalar da bütün bu alanlarda geleceğe yönelik ümit vermektedir, beraber yürünecek yollara ışık tutmaktadır. Ancak asıl kalıcı ve dönüştürücü iş birliği, ticaretin ötesinde, bilgi ve insan sermayesine dayalı alanlarda şekillenecektir.
Bu kapsamda üniversiteler arası iş birlikleri, ortak diploma ve programlar, karşılıklı tanınan mesleki yeterlilikler ve uyumlu teknik standartlar, Türkiye–Özbekistan ortaklığının gelecekteki omurgasını oluşturacaktır.
Son yıllarda artan akademik işbirlikleri, stratejik forumlar, değişim programları ve eğitim alanındaki temaslar, bu yönde atılmış önemli adımlar olarak dikkat çekmektedir. Bu süreç yalnızca öğrenciler ve akademisyenler için değil; özel sektör, girişimcilik ekosistemleri ve kamu yönetimi açısından da uzun vadeli bir kapasite inşası anlamına gelmektedir.
Daha önce Independent Türkçe ve ANKASAM’da kaleme aldığım analizlerde de ifade ettiğim gibi, Özbekistan’ın artan nüfusu, sanayileşme hedefleri ve dışa açılma stratejisi, onu bağlantısallık projelerine bilinçli biçimde yönelen bir aktör haline getirmektedir. Türkiye ise Orta Koridor, , Yeniden Asya ile Orta Asya açılımı ve Türk dünyası vizyonu çerçevesinde bu sürecin doğal ve güvenilir ortağıdır.
Sn. Mirziyoyev’in Ankara ziyareti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la kurdukları samimi diyaloglar, bu açıdan bakıldığında, yalnızca imzalanan anlaşmalar veya verilen mesajlarla sınırlı bir diplomatik temas değildir. Bu ziyaret, Türkiye–Özbekistan ilişkilerinin stratejik bir çerçevede derinleşmeye devam edeceğinin teyidi niteliğindedir. İki ülke, Orta Koridor boyunca birlikte kazanan, birbirini tamamlayan ve Türk dünyasının kurumsal kapasitesini güçlendiren devletler olma yolunda ilerlemektedir.
Sonuç olarak, Sn. Mirziyoyev’in Ankara ziyareti, Türkiye–Özbekistan ilişkilerinde yeni bir başlangıçtan ziyade, zaten şekillenmekte olan stratejik ortaklığın daha görünür ve kurumsal hale gelmesinin güçlü bir göstergesidir. Orta Koridor’un yalnızca bir rota değil, bir kardeşlik köprüsü olarak ivme kazanması, Ankara ile Taşkent’in ortak vizyonu, ve halklar arası kardeşlik bağı sayesinde mümkün olacaktır.
Kaynakça
- Halk TV, Özbekistan Cumhurbaşkanı’ndan Türkiye’ye resmi ziyaret
- https://halktv.com.tr/gundem/ozbekistan-cumhurbaskanindan-turkiyeye-resmi-ziyaret-1004551h
- Anadolu Ajansı, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev Türkiye’de
- https://www.aa.com.tr/tr/gundem/ozbekistan-cumhurbaskani-mirziyoyev-turkiyede
- Ali Oğuz Diriöz – Independent Türkçe yazar sayfası
- https://www.indyturk.com/author/ali-oguz-dirioz
- Ali Oğuz Diriöz – ANKASAM analizleri (Özbekistan ve Orta Asya yazıları)
- https://ankasam.org/author/ali-oguz-dirioz/
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish