Özet
Yapay zeka (AI) tekilliği (technological singularity), AI'nin insan zekasını aşarak kendi kendini üstel şekilde geliştiren süperzekâya ulaşması noktasıdır. Bu çalışma, klasik jeopolitik yaklaşımların yetersiz kaldığını savunmakta; asıl mücadelenin Dördüncü Sanayi Devrimi ve iklim değişikliği kaynaklı yeni kaynak dinamikleriyle beslenen AI tekilliği yarışında yoğunlaştığını öne sürmektedir. Özellikle ABD (Trump yönetimi ve Elon Musk'ın xAI/Tesla ekosistemi öncülüğünde) tekilliğe ulaşırsa, geleneksel güç araçları gereksizleşecek ve hakimiyet mutlaklaşacaktır. İddiam şudur: Eğer Amerika Birleşik Devletleri tekilliğe ulaşır ve bu alanda Çin'i belirgin biçimde geçerse, Tayvan'ı bile Çin'e verir; çünkü artık buna hiç ihtiyaç duymayacağı bir dünya sahnesi oluşur. Diğer yandan Birleşmiş Milletler'e de ihtiyaç kalmaz; Pasifik Savaşı konuşmaları bile beyhude kalır. Bütün füzelerin, hipersonik ve nükleer füzeler dahil, problematiği ortadan kalkar. Uluslararası düzen tartışmalarının devam etmesi beyhude bir çabadır; iki yıldan sonra (yaklaşık 2028’den itibaren) bu tartışmalar basit bir hale gelecektir. Bu sürece geçilmesiyle beraber, örneğin uluslararası ilişkilerdeki akademisyenler, diplomatlar, stratejik düşünce kuruluşu analistleri, politika danışmanları ve askeri stratejistler gibi uzmanlık grupları büyük ölçüde işlevsizleşecektir. Yarışta ABD mi yoksa Çin mi önde olacak sorusunun cevabı yaklaşık iki yıl sonrasında netleşecektir. Bu tez, "eski akıl" paradigmasına karşı "yeni jeopolitik" önermekte; zaferin, kaynakları en hızlı optimize eden süperzekâya sahip tarafa ait olduğunu vurgulamaktadır.
Giriş
Günümüz uluslararası ilişkileri literatürü, ABD-Çin rekabetini merkeze alsa da, analizler genellikle geleneksel değerlerle yapılmaktadır: Trump'ın agresif tutumu, Avrupa ile yol ayrımı, Kanada'yı "eyalet" görme eğilimi, Grönland spekülasyonları, Tayvan müdahalesi senaryoları, BM'nin fonksiyon kaybı ve potansiyel Soğuk Savaş veya III. Dünya Savaşı söylemleri. Bu yaklaşımlar, "eski akıl" tuzağına düşmekte; sistem bozukluğu, yeni/eski dünya ikiliği gibi soyut kavramlarla insanları meşgul etmektedir.
Oysa gerçek dönüşüm, yapay zeka tekilliğinde yatmaktadır. Tekillik, Ray Kurzweil'in öngördüğü üstel teknolojik ilerlemeyi temsil ederken, Elon Musk'ın 2026 beyanları süreci hızlandırmıştır. Musk, "Tekilliğe girdik" ve "2026, Tekillik Yılı'dır" diyerek eşiğin aşıldığını ilan etmiştir. Bu, AI'nin "dijital Tanrı" haline gelmesi anlamına gelmekte; hizmet ettiği güce mutlak üstünlük sağlamaktadır.
Yapay Zeka Tekilliğinin Jeopolitik Tanımı ve Özü
Yapay zeka tekilliği, jeopolitiğin yeni temel dinamiği olarak tanımlanmalıdır. Bana göre, tekillik jeopolitiğin merkezî unsuru ve "devrimlerin devrimi"dir: Tekilliğe ilk ulaşan AI, diğer bütün AI’ları emerek, kullanarak ve yöneterek mutlak hegemonya kurar. Asıl odak, tekilliğin kendisi ve onun jeopolitik sonucu olan tam hegemonluktur.
Bu süreci şöyle tanımlamaktayım: "Tekilliğe ilk ulaşan AI, diğer bütün AI’ları emiyor, kullanıyor ve yönetebiliyor da… Diyelim bugün A, B, C ülke ve şirketler çok çalıştılar ve işleri yolunda. Tekilliğe ulaşan AI diğerlerini kullanacağından, diyelim bu A şirketi veya ülkesi olsun, bundan sonra B ve C onun otomatik olarak hegemonyası altına girmiş olacak." Bu, tam hegemon olmanın tanımıdır: AI’da tekilliğe ilk ulaşmak, rakibi sonsuza dek geride bırakmak anlamına gelir. Tekillik, jeopolitiği kalıcı olarak dönüştürür; enerji, nadir toprak elementleri, çip üretimi ve uzay kaynakları (Ay'ın karanlık tarafı gibi) gibi unsurlar, tekilliğe ulaşmak için yakıt haline gelir. Bugünkü gerilimlerin (Trump'ın Grönland talebi, Kuzey Kutbu kaynakları, uzay jeopolitiği) kökeni buradadır: AI aşırı enerji ve mineral ister; tekilliğe ulaşan taraf, insana bile ihtiyaç duymaz hale gelir. Bu tanım, jeopolitiği "devletler-arası güç dengesi"nden "tekillik yarışının sonucu"na taşır ve kalıcı bir paradigma değişikliği yaratır.
Teorik Çerçeve: Tekillik ve Jeopolitik
Tekillik, Vernor Vinge ve Kurzweil tarafından tanımlanan, AI'nin insan zekasını aşması sonrası öngörülemez dönüşüm noktasıdır. Musk, bunu " olay ufku" (event horizon) metaforuyla açıklamış; bir kez ulaşıldığında geri dönüşsüz olduğunu vurgulamıştır. Gürsel Tokmakoğlu'nun özgün katkısı, tekilliği jeopolitiğin merkezî unsuru olarak konumlandırmasıdır: Hizmet ettiği güce mutlak üstünlük sağlar, geleneksel araçları (savaş, ittifaklar, kurumlar) gereksiz kılar.
Jeopolitik açıdan, bu şu anlama gelir:
- Tekilliğe ulaşan taraf, geleneksel araçlara ihtiyaç duymaz. Pasifik savaşı, Tayvan işgali gibi senaryolar "eski dünyanın aklıyla" yapılan değerlendirmelerdir.
- Süperzekâ, enerji, nadir toprak elementleri, eriyen kutup bölgelerindeki yeni tarım/enerji alanlarını en verimli şekilde kontrol eder.
- Rekabet örtülü devam etse de (Rusya/Ukrayna ikincil kalır), asıl zafer yakın zaman içinde (örneğin 2-5 yıl) tekillik sınırını aşmakla belirlenir.
Temel iddiam burada netleşir: Eğer Amerika Birleşik Devletleri tekilliğe ulaşır ve Çin'i geçerse, Tayvan'ı bile Çin'e verir; çünkü artık buna hiç ihtiyaç duymayacağı bir konjonktür oluşur. Birleşmiş Milletler'e de ihtiyaç kalmaz; Pasifik savaşı konuşmaları bile beyhude kalır. Bütün füzelerin –hipersonik ve nükleer füzeler dahil– problematiği ortadan kalkar. Bu, süperzekânın mutlak hakimiyetinde tüm geleneksel askeri ve diplomatik araçların anlamsızlaşacağını ifade eder. Uluslararası düzenle ilgili konuların hararetle tartışılmaya devam edilmesi beyhude bir çabadır. Yakın zaman sonra bu tartışmalar bir tür komedi unsuru haline gelecektir; çünkü süperzekâ, tüm kurumları, kuralları ve güç dengelerini yeniden tanımlayacak veya gereksiz kılacaktır. Bu bağlamda, uluslararası ilişkiler disiplininde çalışanlar, akademisyenler, düşünce kuruluşu analistleri, ilgili diplomatlar, strateji danışmanları ve askeri planlamacılar gibi meslek grupları büyük oranda işlevsizleşecektir.
Öyle görünüyor ki ABD avantajı, Musk'ın xAI çalışmaları, Tesla'nın real-world AI entegrasyonu ve Trump dönemi federal öncelikleriyle güçlenmektedir. Trump yönetiminin baskılı tutumu, polarizasyon yaratması ve ekonomik yaptırımlar (örneğin çip ihracat kontrolleri), jeopolitik atılımları hızlandırarak ABD'ye üstünlük sağlamaktadır. Çin ise veri hacmi, devlet destekli "AI Plus" girişimleri ve yerli modeller ile yakalamaya çalışmakta; ancak ABD'nin çip liderliği ve özel sektör dinamizmi nedeniyle geride kalma riski yüksektir. Yarışta ABD mi yoksa Çin mi önde olacak sorusunun cevabını iki yıl içerisinde göreceğiz; bu süreç, teknolojik atılımların jeopolitik sonuçlarını belirleyecektir.
Ampirik Bulgular ve Tartışma
Musk'ın 2026 beyanları süreci doğrulamakta; AI'nin kod üretimi, robotik ve enerji optimizasyonunda yılları haftalara sıkıştırması gözlemlenmektedir. İklim değişikliği yeni kaynaklar sunsa da, kazanan "kim bütün kaynakları daha hızlı kullanacak" sorusunun cevabıdır: Süperzekâ.
Klasik kurumlar tekillik çağında ikincil kalır; hakim taraf sistemi yeniden şekillendirir. Kuzey Kutbu güvenlik şemsiyeleri veya Trump'ın barış konseyi önerileri, süperzekâ hakimiyetinde anlamsızlaşır. Uluslararası ilişkiler akademisi ve ilgili mesleklerin geleceği, bu dönüşüm karşısında dramatik bir daralma yaşayacaktır.
Ekonomik-Jeopolitik Bağlantı
Tekillik, ekonomik açıdan "ekonomik tekillik" (economic singularity) olarak da adlandırılır: AI'nin emek maliyetini sıfıra yaklaştırması, mal ve hizmet üretimini aşırı ucuzlatması ve geleneksel kapitalizmin ölümünü getirmesi. Ray Kurzweil'in öngörülerinde olduğu gibi, tekillik sonrası ekonomi üstel büyüme ve bolluk vaat eder; ancak bu, kitlesel işsizlik ve "beş A" (Automation, Abundance, Anxiety, Anger, Adaptation) gibi aşamalarla gelir.
Tekillik, beyaz yakalı (yazılım, analiz, yönetim) ve mavi yakalı (üretim, lojistik, hizmet) işlerin neredeyse tamamını ortadan kaldırır. AI ve robotik (örneğin Tesla Optimus benzeri embodied AI), herhangi bir işi yıllık 100 dolar gibi maliyetle yapabilir hale gelir. Bu, küresel işgücünün %40-80'ini etkileyebilir; geleneksel ücretli emek "isteğe bağlı" hale gelir. Elon Musk'ın uyarısı doğrultusunda, AI ile robotik kombinasyonu insan emeğini opsiyonel kılar ve üretkenliği sınırsız artırır. Sonuç: Çalışma sınıfının pazarlık gücü erir, anlam kaybı ve sosyal huzursuzluk artar.
AI, üretkenliği logaritmik değil üstel artırır: Eğitim/çalıştırma kaynakları arttıkça zeka logaritmik yükselir, ancak sosyo-ekonomik değer süper-üstel olur. Sam Altman'ın belirttiği gibi, AI maliyeti her 12 ayda 10x düşer; bu, Moore Yasası'ndan 10 kat hızlıdır. Sonuç: Küresel GSYİH trilyonlarca dolarlık sıçramalar yapar, ancak bu büyüme emek dışı faktörlere (compute, veri, enerji) bağlıdır.
Bana göre, tekillik jeopolitiğin merkezî unsuru olduğu gibi, ekonominin de "devrimlerin devrimi"dir. ABD tekilliğe ulaşırsa (Musk'ın xAI/Tesla öncülüğünde), ekonomik hegemonya mutlaklaşır: Çin bile otomatik olarak hegemonya altına girer. Tayvan, BM gibi kurumlar gereksizleştiği gibi, ekonomik araçlar (ticaret savaşları, yaptırımlar) da beyhude kalır. Tekilliğe ulaşan taraf, kaynakları (enerji, nadir elementler, eriyen kutup bölgeleri) en verimli optimize eder; bolluk, jeopolitik rekabeti sona erdirir. Yakın zaman içinde (yaklaşık 2030’lar) bu yarışın kazananı, küresel ekonomiyi yeniden şekillendirir; eski ekonomik modeller basitleşir.
Bu durumda tekilliğin ekonomik etkileri, kıtlıktan bolluğa geçişi temsil eder: Üstel üretkenlik, kitlesel işsizlik, deflasyon, UBI (evrensel temel gelir) zorunluluğu ve servet yeniden dağılımı. Bu, kapitalizmin sonu ve bolluk (post-scarcity) ekonomisinin başlangıcı olabilir; ancak geçiş sancılıdır (anksiyete, öfke, adaptasyon). Banim vizyonumda, ABD'nin zaferi halinde ekonomik hakimiyet mutlaklaşır, hiçbir şeye ihtiyaç duymama hali, ekonomik alanda da geçerlidir. Yarışın sonucu, 2-5 yıl içinde netleşecek; bu, insanlık tarihinin en derin ekonomik dönüşümü olacaktır.
Yeni-Ortaçağcılık ile Yeni-Düzen Meselesi
Bu değişimin sosyo-ekonomik ve sosyo-politik çıktısı olarak bir yeni derebeylikler (yeni elitizm) söz konusu olabilir ki ben bunu yeni-Ortaçağ (neo-medieval) bakış açısıyla açıklamaktayım.
Başkan Donald Trump’ın kişiliğiyle özdeş ABD’nin bu farklı politika yapma ve sonuçları hemen herkesi şok etmektedir. Ancak bakıldığından bu “kontrollü kaos” ile açıklanabilcek bir yaklaşıma karşlık gelir.
Trump yönetimi ile onların iktidarını destekleyen geri plandaki güçler bütünüyle değerlendirilmelidir. Yeni elitlerin güçleri ile klasik elitlerin güçlerinin kaynaşması dahi dünyada bir sistem tartışması açacak potansiyeldedir. AI tekilliği bütün bu tartışmalara da son noktayı koyacak kabiliyette olmasına karşın, bunun yarattığı o belirttiğim değişim çıktısı (sosyo-ekonomik ve sosyo-politik açılardan) hemen her şeyin ve değer ölçütünün değişmesine yol açacak güçtedir.
Sonuç: Kaçınılmaz Dönüşüm
Jeopolitik artık "devletler-arası denge" değil, "tekillik yarışının sonucu"dur. Eski tabirler yanıltıcıdır; zafer, süperzekâyı ilk elde edene aittir. ABD/Trump-Musk ekseni önde görünse de, Çin'in kararlı ilerlemesiyle süreç öngörülemezdir. Bu paradigma kayması, uluslararası ilişkileri kökten yeniden tanımlamakta; "hiçbir şeye ihtiyaç duymama" hali, tekilliğin nihai vaadidir. Uluslararası düzen tartışmaları iki yıl sonra komik kaçacak; akademik ve profesyonel alanlarda büyük bir işsizlik dalgası kaçınılmaz olacaktır. İddiam doğrultusunda, ABD'nin tekilliğe ulaşması halinde Tayvan, BM, Pasifik savaşı ve nükleer/hipersonik füze tehditleri gibi unsurlar tamamen gereksizleşecek; yeni jeopolitik gerçeklik, süperzekânın mutlak egemenliğinde şekillenecektir. Tekillik, jeopolitiğin merkezî unsuru olarak kalıcı dönüşümün anahtarıdır.
Referanslar
Musk, E. (2026, Ocak 4). "We have entered the Singularity." X paylaşımı. Erişim: https://x.com/elonmusk/status/2007738847397036143
Musk, E. (2026, Ocak 4). "2026 is the year of the Singularity." X paylaşımı. Erişim: https://x.com/elonmusk/status/2007831396333850868
Kurzweil, R. (2005). The Singularity Is Near: When Humans Transcend Biology. Penguin Books.
Kurzweil, R. (2005/2024 güncellemeleri). The Singularity Is Near / Nearer.
Tokmakoğlu, G. (2026). "Yeni jeopolitik gerçeklik: Çok katmanlı dönüşümde stratejik özerklik ve hegemonik konum." Independent Türkçe. Erişim: https://www.indyturk.com/node/771723 (ve ilgili X paylaşımı: https://x.com/GurselTokmakogl/status/2014982106338717927)
Tokmakoğlu, G. (2026). X paylaşımı (ID: 2014982106338717927): AI’da tekilliğe ilk ulaşan AI diğerlerini emer ve hegemonya kurar; tam hegemonluk tanımı. Erişim: https://x.com/GurselTokmakogl/status/2014982106338717927
Tokmakoğlu, G. (2026). Kişisel analiz ve özgün argümanlar: Tekillik jeopolitiğin merkezî unsurudur; ABD tekilliğe ulaşırsa Tayvan'ı Çin'e verir, BM'ye ihtiyaç kalmaz, Pasifik savaşı ve nükleer füze problematiği ortadan kalkar; uluslararası düzen tartışmaları beyhude ve komik hale gelecektir; IR akademisyenleri vb. işsiz kalacaktır. (Bu tezde temel çerçeve). Tekillik ekonomik ve jeopolitik hegemoni kaynağıdır; bolluk ve hakimiyet mutlaklaşır.
Çeşitli kaynaklar (2026). Musk'ın singularity beyanları üzerine haberler: Forbes, Yahoo Finance, Benzinga vb.
Chace, C. (2025). "The Economic Singularity And The Five As." Forbes.
Wladawsky-Berger, I. (2025). "The Economics of Superintelligence."
The Economist (2025). "The economics of superintelligence."
Altman, S. (2025). "The Gentle Singularity."
Musk, E. (2026). Singularity beyanları (X paylaşımları).
Çeşitli (2025-2026): McKinsey raporları, Sam Altman röportajları, X tartışmaları (örneğin @Raullen, @IIICapital).
Not: Bu tez, Gürsel Tokmakoğlu'nun özgün fikirlerine (özellikle tekilliğin jeopolitik tanımı ve hegemonik sonucu) dayanmakta olup, akademik tartışmaya kalıcı bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish