Amerika’yı kendi planlarından vazgeçirecek tek güç: Kendisidir

Gürsel Tokmakoğlu, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: X

Amerika Birleşik Devletleri’ni uzun vadeli stratejilerinden ve İran’a yönelik olası müdahale planlarından vazgeçirebilecek tek güç, Amerika’nın ta kendisidir. Bu, ülkenin iç politik atmosferi, Washington’daki güç odaklarının hesapları ve nihayetinde karar alma mekanizmalarının iradesidir. Dışarıdan gelen diplomasi çabaları, bölgesel ülkelerin ikna girişimleri veya tansiyon düşürme argümanları, ABD gibi küresel bir aktörün hesaplarını doğrudan değiştiremez; bu tür hesaplar tamamen iç dinamiklere bağlıdır.

Elbette herkes gibi ölçüp biçerler, sorarlar bilgi alırlar, temas edeni dinlerler, kararlarını gözden geçirirler, bundan doğalı var mı? Ancak karar verme mekanizma ve süreçlerini eksik görmek mümkün mü? 

İran’da Aralık 2025 sonlarında başlayan protestolar, ekonomik kriz, riyalin çöküşü ve enflasyonun patlaması nedeniyle hızla ülke geneline yayıldı. Gösteriler, rejim değişikliği taleplerine evrilerek rejimin dini liderliği altındaki yapıyı sarsmaya başladı. İnsan hakları gruplarına göre, Aralık 2025’ten itibaren binlerce kişi öldü ve on binlercesi tutuklandı; örneğin HRANA ve diğer aktivistlere göre ölü sayısı 2.000’i aştı, hatta bazı raporlarda 2.500’ü geçti. Protestolar, 28 Aralık 2025’te Tahran’daki Büyük Çarşı’da başladı ve 31 Aralık’ta 21 ilde iş yerleri kapatılarak “tatil” ilan edildi.

ABD Başkanı Donald Trump, bu süreci yakından izledi. 2 Ocak 2026’da sosyal medyada “hazırız” (Tam ifade şöyleydi: We are locked and loaded and ready to go!) diyerek İran rejimini uyardı ve protestoculara “yardım yolda” (Help is on its way) mesajı verdi. 9 Ocak 2026’da ise İran’ın protestocuları öldürmesi halinde “çok sert müdahale” edeceğini belirtti. Bu açıklamalar, rejimin tepkisini test etmek, halkın direncini ölçmek ve İran içindeki dengeleri değiştirebilecek güçlerin eksikliklerini belirlemek amacıyla yapıldı. Trump’ın “İran’ı vururum” söylemi blöf değildi; ancak o anda tam askeri kapasite henüz bölgeye intikal ettirilmemişti. Ortaya çıkan durum bir kez daha ölçülüp biçiliyordu. Bölgede askeri üsler ve diplomatik misyonlar bulunuyordu, ancak bir askeri müdahaleyi kontrol etmek için henüz asıl hamle yapılmamıştı. Henüz Amerika bölgeye gelmemişti; “Amerika geldi!” safhasına geçilmemişti.

Trump’ın rejim değişikliği hedefi taşıdığına dair işaretler güçlü. İran’daki durumu ekonomik baskılarla zayıflatarak, fırsat kollayarak adım adım ilerliyor. 14-15 Ocak 2026’da Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’dan gelen güvenceler üzerine “öldürmelerin durduğunu” ve “idam planlarının olmadığı” bilgisini aldığını söyledi. “Killing has stopped – it’s stopped – it’s stopping. And there’s no plan for executions” diyerek askeri vuruş tehdidini geçici olarak geri çekti gibi algılandı. Ancak aynı dönemde USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Grubu (Carrier Strike Group), Güney Çin Denizi’nden Hint Okyanusu’na ve oradan Arap Denizi’ne yönlendirildi. Pentagon kaynakları, bu grubun Orta Doğu’ya intikalinin İran gerilimi nedeniyle olduğunu doğruladı; Nimitz sınıfı uçak gemisi, Arleigh Burke sınıfı destroylerler ve hava unsurlarıyla birlikte yaklaşık bir haftalık sürede bölgeye ulaşacak kapasitede.

Bu tek başına yeterli değil. Stratejik darbe için Doğu Akdeniz’e de benzer bir görev gücünün daha intikali şart. Eğer önümüzdeki günlerde böyle bir hareket gözlemlenirse –gemilerin bölgeye ulaşması 15 günü bulabilir– ayaklanma dalgası yeniden yükselebilir ve olaylar hızla gelişebilir.

ABD’nin planlarından vazgeçtiği yönündeki yorumlar safdilliktir. Bölgedeki ülkelerin diplomasisi tansiyonu düşürme çabaları etkili gibi görünse de, Trump’ın “Alaska’yı alırım, Kanada’yı bağlarım, NATO’yu yeniden şekillendiririm, Venezuela’nın petrolüne el koyarım, Meksika Körfezi’ni Amerikan gölü yaparım” gibi söylemleri kararlılığını gösteriyor. Ukrayna’ya “anlaşacaksan madenler benim” diyen yaklaşım, bugün İran konusunda “Trump’ı ikna ettik” iddialarını çocukça kılıyor.

Ekonomik baskılar sürüyor. Trump, 12 Ocak 2026’da İran’la ticaret yapan ülkelere ABD’ye ihracatlarında %25 ek tarife uygulanacağını duyurdu. Bu, İran’ı daha da sıkıştıracak; yoksulluk, gelir dağılımı bozukluğu ve rejime itirazlar artacak. Sokaklara çıkma potansiyeli ortadan kalkmadı; aksine güçlendi.

Eksik olan, stratejik kuvvetlerin tam konumlanması. Amerika’nın gelmesi!Stratejik kuvvet derken yalnızca uçak gemisini değil, hücum gemileri, Tomahawk füzeleri taşıyan destroylerleri, nükleer tahrikli denizaltıları, helikopterleri, uydu bağlantılı komuta-kontrol sistemlerini, propaganda ve siber unsurları kastediyorum. Hibrit savaşın tüm platformlarını barındıran bu kapasite, Arap Denizi’nde ve Doğu Akdeniz’de aynı anda olmalı. Böylece İran tam kuşatma altına alınır, İsrail korunur ve ABD üsleri (Katar dahil) riske atılmaz.

Hatırlayalım: Haziran 2025’teki 12 günlük İran-İsrail Savaşı’nda ABD ve İsrail, İran’ın nükleer tesislerini vurdu; rejim zayıfladı. Bugün herkes rehavete kapılmış: “Trump vazgeçti” diyorlar. Ben tam tersini söylüyorum. ABD hazırlıklarını tamamlayınca, hedef hâlâ İran. Değişen bir şey yok. Biz sadece izliyoruz; planlar Washington’da yapılıyor ve zamanı geldiğinde sahneye konacak.

Unutulmamalıdır ki: Amerika’yı rotasından saptıracak olan başkaları değil, yalnızca Amerika’nın kendi iradesidir. Başka devletlerin itirazları, yaptırımları veya direnişleri ne kadar yoğun olursa olsun, eğer Amerika bir stratejiyi hayata geçirmeye karar verdiyse, o planın bütün parametrelerini –zamanını, zeminini, yöntemini ve ittifaklarını– bizzat kendisi tayin eder ve uygular.”

Hangisini seçerseniz seçin, cümlelerin ortak mesajı aynı: Dış baskılar Amerika’yı durdurmaz; vazgeçerse ancak kendi tercihiyle vazgeçer.

Referanslar:

The Guardian, 15 Ocak 2026: Trump’ın “killing has stopped” açıklaması ve idamların durdurulduğu güvencesi.
Reuters, 13 Ocak 2026: Trump’ın “help is on its way” ve protestocuları teşvik eden açıklamaları.
Pentagon ve askeri kaynaklar (Army Recognition, The Hill, 14-15 Ocak 2026): USS Abraham Lincoln Carrier Strike Group’un Orta Doğu’ya yönlendirilmesi.
Reuters ve The Guardian, 12-13 Ocak 2026: %25 tarife duyurusu.
Wikipedia ve çeşitli haber kaynakları (CNN, Al Jazeera, BBC): Protestoların Aralık 2025 başlangıcı, ölü sayıları ve rejim tepkileri.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU