Özet
Doğu Karadeniz’de Helenik (Yunanca/Greek) kökenli dil unsurlarının köy ölçeğine kadar nüfuz etmesi, yalnızca Helen kolonizasyonu ya da Bizans misyonerliğiyle açıklanamayacak kadar çok katmanlıdır. Bu çalışma, Romeika olarak adlandırılan yerel Yunanca diyalektin tarihsel sürekliliğini açıklarken tek-nedenli açıklamaları reddeder; bunun yerine kolonizasyon → statü dili, Bizans → kurumsal dil, Osmanlı → cemaat içi pratik dil, modern devletleşme → kimlik gerilimi evriminin hep birlikte bir sosyo-linguistik ekoloji oluşturduğunu ileri sürer. Romeika’nın bugün bile belirli vadilerde varlık göstermesi, bölge halkının “etnik Helen” olduğu iddiasını doğrulamaz; tersine, dilin kimlikten ayrışarak yaşayabildiğinin örneğidir. Bulgular, dil sürekliliğinin dinsel aracılık, ticaret-ekonomi altyapısı, coğrafi izolasyon ve çok-dilli adaptasyon süreçlerinin iç içe geçmesiyle mümkün olduğunu ortaya koymaktadır.
Giriş
Türkiye’de siyasal ve kültürel tartışmalarda, dil çoğu zaman kimliğin doğrudan göstergesi olarak varsayılır. Oysa sosyo-linguistik yaklaşımlar, dilin işlevsel rolünün, kimliksel rolünden farklı olabileceğini göstermektedir (Fishman, 1972). Karadeniz örneği, bu açıdan istisna değil; laboratuvardır.
Bugünkü tartışmalar üç kampa ayrılır:
Bu makale, bu üç hattın karşısına dördüncü bir yaklaşım koyar:
Romeika, etnik değil; kurumsal ve coğrafi süreklilik ürünüdür.
1. Kavramsal ve Kuramsal Çerçeve
1.1 Terminolojinin Kritik Rolü
Modern çağda “Yunanlı” kimliği, 19. yüzyıl milliyetçiliğinin ürünüdür (Anderson, 1991). Dolayısıyla antik “Helen” ile modern “Yunan” arasına kavramsal bir hendek kazmak gerekir.
Ayrıca Osmanlı’daki Rum kategorisi, modern anlamda “Yunan” etiketiyle birebir örtüşmez. Rumluk, dinsel statü üzerinden tanımlanırdı; bu durum Müslüman Romeika konuşanları sistemin dışında bırakır. Yani:
Rum = Ortodoks
Yunan = 19.yy sonrası ulusal kimlik
Helen = Antik kültür alanı
Romeika = Doğu Karadeniz’e özgü Yunanca diyalekt
Bu ayrışma, kavramsal manipülasyonların önünü kapatır.
1.2 Kuramsal Zemin: Çoklu Etken Modeli
- Prestij Dili Teorisi:
Bir dil, bir topluluğun “üst statülü” alanlarında kullanıldıkça yayılır.
Ekonomi–liman–hukuk üçgeni Yunancayı “iş görme dili”ne dönüştürmüştür (Bourdieu, 1991).
- Dinsel Alanlar Teorisi:
Litürjik alanlar, dili “kutsal ve meşru bilgi dili”ne dönüştürür
(Hastings, 1997; Vryonis, 1971).
- Coğrafi Ada Modeli:
İzolasyon = Dilsel koruma.
Dağlık coğrafya, dili hem dondurur hem yerelleştirir (Trudgill, 2003).
2. Tarihsel Arka Plan ve Aktarım Süreçleri
2.1 Helen Kolonizasyonunun “Niteliksel Etkisi”
Ticaret kolonileri nüfus transferi değil; ağ transferidir.
Bölgede Yunancanın yayılmasının temel nedeni:
- Liman + ticaret hukuku
- Ege–Kolhis hattında denizci terminolojisi
- Ortak ölçü–ağırlık sistemleri (nomisma vb.)
- Sözleşme ve anlaşmazlık çözümünde Yunanca metin ihtiyacı
Bu durum, dilin üst alanlara yerleşmesini sağlar; köy hayatına yayılım ise dolaylı ve geçtir.
2.2 Bizans Kurumsallığı: Dili “İçsel Kodu”na Çevirmek
Bizans döneminde Yunancanın üç temel fonksiyonu:
- Yazı Dili (secular + teolojik)
- Resmî Dil (idari)
- Eğitim Dili (manastır okulları)
Dil, kimlikten bağımsızlaşır; bir kurumsal kod hâline gelir.
Bizans’ın iç hukukunda dil vatandaşlık değil, erişim göstergesidir:
Yunanca bilen → merkezle bağlantılı
bilmeyen → yerel
Bu ikilik, diglossiayı doğurur.
2.3 Osmanlı’da Kopuş ve Süreklilik
Fatih döneminde bölgenin fethinden sonra millet sistemi, Yunancayı kamusal alanın merkezinden çekip cemaat içi dil konumuna iter (İnalcık, 2003). Bu dönemin kritik sonucu şudur:
Dinin belirleyiciliği → Romeika’nın Müslüman bir topluluk tarafından taşınabilir hale gelmesi.
Bu özgün durum, dünya dil tarihindeki nadir örneklerden biridir:
“Hristiyan olmayan Yunanca konuşurlar.”
Bu olgu, ulusal kimlikçiler için “anomalidir”, ama sosyo-linguistik için normaldir.
2.4 19.–20. Yüzyıl: Ulus-Devletler ve Kimlik Baskısı
Bu dönemde dil:
- kimlik inşasının aracı,
- siyasal aidiyetin kriteri,
- eğitim politikalarının nesnesi haline gelir.
Romeika, bu süreçte kamusal görünürlüğünü kaybeder; fakat özel alanda ve coğrafi ceplerde varlığını sürdürür.
3. Analitik Model: Dilin Çoklu Taşıyıcıları
Aşağıdaki model, Romeika’nın gelişimini determinist değil, ekolojik bir çerçevede açıklar:
[Kurumsal alan] → Dil işlev kazanır
[Ekonomik ağ] → Dil gereklilik olur
[Dinsel alan] → Dil meşruiyet kazanır
[Coğrafya] → Dil korunur
[Kimlik] → Dilin rolü değişir (tam yok olmaz)
Bu yapı, “Bir dil ancak bir etnik grubun mirasıdır” varsayımını reddeder.
4. Karşı Tezler ve Eleştirel Tartışma (Genişletilmiş)
4.1 “Romeika İzleri = Yunan Devamlılığı”
Sorun:
- Ulusal tarih varsayımı tarih öncesine geri projekte edilir.
- Pontus Devleti → Bizans → Modern Yunan → Bugün çizgisi kesintisiz değildir (Aya, 2005).
4.2 “Türkçenin Zaferi–Yunancanın Çöküşü”
Dil rekabeti sıfır toplamlı değildir.
Doğu Karadeniz’de çok dillilik tarihseldir:
- Lazca (Kartvel)
- Gürcüce
- Ermenice
- Osmanlı Türkçesi
- Romeika
Bu tablo, Romeika’nın tek başına bir egemenlik aracı olmadığını kanıtlar.
4.3 “Gizli Yunanlılık” Söylemi
Bu söylem, hem Türk milliyetçiliği hem Yunan milliyetçiliğinin aynasıdır;
bilimsel değil, ideolojik bir kategorizasyondur.
Sonuç
Doğu Karadeniz’de Helenik dil izlerini açıklamak için:
- kimlik merkezli bakış dar,
- tek-nedenli açıklamalar yetersizdir.
Bu çalışma, Romeika’nın kimliksel değil; kurumsal bir miras olduğunu göstermiştir.
Romeika’nın varlığı = tarihsel bir hafıza katmanı
Yokluğu = kimlik kaybı değil; kurumsal işlevselliğin sona ermesi
Dolayısıyla bölge halkı:
- zorunlu Yunan mirasçısı değildir,
- zorunlu Türk milli kimliği öncesinde çok-katmanlı bir kültürel geçmişe sahiptir,
- modern dönemde yerel aidiyet esaslı bir konumlanış benimsemiştir.
Kaynakça
Aya, Ş. S. (2005). Pontus Meselesi: Yalan ve Gerçekler. Derin Yayınları.
Bourdieu, P. (1991). Language and Symbolic Power. Harvard University Press.
Buz, A. (2016). Pontus Meselesinin Tarihsel Arka Planı. Ötüken.
Clark, B. (2006). Twice A Stranger. Granta.
Fishman, J. (1972). Language in Sociocultural Change. Stanford University Press.
Hastings, A. (1997). The Construction of Nationhood. CUP.
İnalcık, H. (2003). Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ. YKY.
Karpat, K. (2004). Osmanlı’dan Günümüze Kimlik ve İdeoloji. Timaş.
Mackridge, P. (2015). Language and National Identity in Greece. OUP.
Trudgill, P. (2003). A Glossary of Sociolinguistics. OUP.
Tsetskhladze, G. R. (1998). Greek Colonisation of the Black Sea Area. Oxford University.
Vryonis, S. (1971). The Decline of Medieval Hellenism in Asia Minor. UC Press.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish