Pasifik’ten Körfez’e: ABD’nin amfibi gücü sahaya giriyor

Dr. Osman Gazi Kandemir, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Reuters

Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin kesintiye uğraması ve Körfez’de gerilimin yeniden tırmanması, ABD’yi Pasifik’te bulunan bir amfibi görev grubunu bölgeye yönlendirmeye sevk etti. CENTCOM’un talebi üzerine harekete geçen bu kuvvetin görevi basit bir cümleyle ifade edildi: İran’a karşı daha fazla seçenek oluşturmak. 

Kimler Geliyor, Nereden?

Tripoli Amfibi Hazır Grubu, USS Tripoli amfibi hücum gemisi ile ona eşlik eden kruvazör, muhrip ve çıkarma gemilerinden oluşuyor. 31. Deniz Piyadeleri Müfrezesi ile birlikte toplam kuvvet yaklaşık 5.000 askere ulaşıyor. Görev grubunda ayrıca F-35B savaş uçakları ve MV-22 Osprey hava araçları da bulunuyor.

Görev grubu Filipin Denizi’nde tatbikat icra ederken yeniden konuşlanma emri aldı. Ticari uydu görüntüleri Tripoli’yi Tayvan açıklarında tespit etti. Bu noktadan Körfez’e ulaşmak yaklaşık bir ila iki haftalık bir seyir anlamına geliyor.

Bölgede hâlihazırda USS Gerald R. Ford ve USS Abraham Lincoln uçak gemisi grupları konuşlanmış durumda. Tripoli’nin gelişiyle birlikte bölgede yalnızca hava gücü değil, amfibi harekât kapasitesi de belirgin biçimde artmış olacak.

Geminin adı da ayrıca sembolik bir çağrışım taşıyor. Önceki USS Tripoli, 1991 Körfez Savaşı sırasında bir mayına çarpmış ve ağır hasar almıştı. Körfez’in sığ sularında mayın tehdidinin ne kadar ciddi olabileceğini hatırlatan bu olay, bugün yeniden gündeme gelen risklerin de bir hatırlatıcısı sayılabilir.

İran Ne Durumda?

Son çatışma dalgasında İran’ın konvansiyonel deniz gücünün önemli bir kısmı etkisiz hale getirildi. CENTCOM verilerine göre 60’tan fazla İran gemisi batırıldı ya da hizmet dışı bırakıldı. Devrim Muhafızları’nın drone taşıyıcısı, büyük fırkateynleri ve Kilo sınıfı denizaltıları bu süreçte kaybedildi.

İran’ın deniz stratejisi hiçbir zaman büyük su üstü gemilerine dayanmadı. Devrim Muhafızları’nın elinde 150 ila 200 arasında hızlı saldırı botu bulunuyor. Bu botlar çoğu zaman ana limanlarda değil, kıyıya oyulmuş tünellerde veya sivil barınaklarda saklanıyor. Mobil kıyı füze bataryaları sürekli yer değiştiriyor; Ghadir sınıfı küçük denizaltılar ise Körfez’in sığ sularında dipte taban yaparak akustik izlerini minimuma indiriyor.

İran ayrıca Ghadir sınıfı cep denizaltılarına sahip. Bu küçük denizaltılar Körfez’in sığ sularında dipte taban yaparak akustik izlerini minimuma indiriyor. Bir başka önemli unsur ise mayın stoku. İran’ın 2.000 ila 6.000 arasında deniz mayınına sahip olduğu tahmin ediliyor; temaslı mayınlardan akustik tetiklemeli sistemlere kadar geniş bir yelpazeden söz ediliyor.

Körfez’in askeri coğrafyası bu tür asimetrik yöntemleri özellikle etkili kılıyor. Dar su yolları, sığ derinlikler ve yoğun ticari trafik büyük platformların manevra alanını sınırlıyor. Bu nedenle bölgede deniz gücü çoğu zaman teknoloji yarışından çok sabır ve dayanıklılık sınavına dönüşüyor.

Bu tablo karşısında Tripoli görev grubunun nasıl kullanılabileceği sorusu tek bir cevaba indirgenemez. Olası senaryolar birden fazla.

Dört Senaryo

Kıyı Temizliği

İran’ın hızlı saldırı botları Körfez’in sığ koylarından çıkarak tanker trafiğine saldırabilir. Aynı anda mayın döşeme ekipleri gece saatlerinde geçiş koridorlarını kapatmaya çalışabilir.

Deniz piyadesi bu tehdide karşı doğrudan kullanılabilecek bir kuvvettir. Osprey hava araçları ve F-35B uçaklarının sağladığı keşif ve ateş desteği sayesinde kıyı barınma noktaları tespit edilip baskı altına alınabilir. Kıyı füze bataryaları da kara unsurlarının desteğiyle etkisiz hale getirilmeye çalışılabilir.

Kıyı temizliği operasyonel olarak mümkün; ancak İran bu kapasiteyi deniz kontrolü için değil yıpratma için kullanıyor. Hedef sabit değil, hareketli; tam temizlik bu coğrafyada ulaşılabilir bir sonuç değil.

Hark Adası

İran’ın ham petrol ihracatının önemli bir bölümü Hark Adası’ndaki terminal üzerinden gerçekleşir. Hark vuruldu ama İran onarım kapasitesine sahip olduğu sürece terminali ölü saymak erken. Kalıcı devre dışı bırakmak bombardımanla değil, sürekli baskıyla mümkün.

Deniz piyadesi, İran’ın onarım çalışmalarını engellemek amacıyla adaya yönelik baskı operasyonları için kullanılabilir. Hark Adası’nın ele geçirilmesi İran’ın petrol gelirleri üzerinde ciddi bir baskı yaratabilir.

Ancak böyle bir operasyonun zorluğu açıktır. Bir adayı almak zor bir iştir; onu elde tutmak ise çoğu zaman daha zordur. İran böyle bir durumda adayı geri almak için yoğun bir çaba gösterecektir.

Konvoy Güvenliği

Hürmüz’de tanker trafiği fiilen durma noktasına geldi ve ticari gemiler bölgeden geçmek konusunda tereddüt ediyor.

Tripoli görev grubundaki muhrip ve kruvazörler, ticari tankerleri belirlenmiş koridorlardan geçirerek konvoy sistemi oluşturabilir. Deniz piyadeleri ise hızlı saldırı botlarına karşı müdahale unsuru veya hasar kontrol ekibi olarak görev yapabilir.

Bu senaryo askerî açıdan en görünür, siyasi açıdan en maliyetli olandır. Her refakatli geçiş Tahran'a müzakere değil direniş mesajı verir. Üstelik boğazın en dar noktasında birkaç kilometre genişliğindeki koridor savunma derinliği bırakmaz; tek bir mayın konvoyun tamamını durdurur.

Üstelik Hürmüz’ün en dar noktasında tanker trafiği yalnızca birkaç kilometrelik bir koridordan geçer. Bu kadar dar bir hatta refakat eden savaş gemileri geniş bir savunma derinliği oluşturamaz. Mayın tehdidi veya sürü saldırısı gibi senaryolar konvoyun tamamını aynı anda risk altına sokabilir.

Aldatma ve Psikolojik Baskı

1991 Körfez Savaşı’nın en az konuşulan derslerinden biri amfibi kuvvetlerin psikolojik etkisidir. ABD o savaşta fiilen büyük bir çıkarma yapmadı; fakat yapacakmış gibi göründü.

Irak yönetimi olası bir çıkarma tehdidine karşı kıyıya büyük kuvvetler yığdı. Sonuçta Irak ordusunun önemli bir bölümü kıyıda sabitlenmiş halde kaldı. General Schwarzkopf’un batıdan yaptığı “sol kanca” manevrası bu nedenle daha etkili oldu.

Bugün benzer bir yaklaşım İran’a karşı da uygulanabilir. Tripoli görev grubunun Körfez’e gelişi, İran’ı kıyı savunmasına daha fazla kaynak ayırmaya zorlayabilir. Bu kaynakların kıyıya bağlanması ise İran’ın diğer alanlardaki esnekliğini azaltır.

Sahte çıkarma tatbikatları ve dikkatle yönetilen sinyaller bu kuvvetin belki de en verimli kullanım biçimi olabilir.

Ancak burada da bir sınır vardır. İran, 1991’deki Irak değildir. İnsansız deniz araçları ve insansız hava araçları sayesinde gerçek bir harekât ile aldatma manevralarını ayırt etme kapasitesi geçmişe kıyasla çok daha yüksektir.

Değerlendirme

Bu savaşın ilk altı gününde ABD yaklaşık 11,3 milyar dolar harcadı; CENTCOM 6.000'i aşkın hedefin vurulduğunu açıkladı. Hürmüz hâlâ tam anlamıyla güvenli değil. Tripoli görev grubu savaşı kazanmak için değil Hürmüz'ü açık tutmak için geliyor.

Beş bin deniz piyadesi kıyıyı kısmen temizler, Hark'a baskı uygular, aldatmayla İran savunmasını dağıtır, konvoy koridorunu zorla açık tutar. Ama Körfez'in sığ coğrafyasında teknolojik üstünlük törpülenir; ucuz mayınlar pahalı gemileri durdurur.

Ancak Körfez’in dar ve sığ coğrafyasında teknolojik üstünlük her zaman belirleyici olmaz. Ucuz mayınlar pahalı savaş gemilerini durdurabilir. Sürü taktiği kullanan küçük botlar büyük platformları doygunluk noktasına ulaştırabilir.

Bu nedenle Hürmüz’deki denetim çoğu zaman en büyük donanmaya değil, en sabırlı stratejiye gider.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU