İzmir Körfezi'nde ve Samsun kıyılarında deniz marulu

Prof. Dr. Mustafa Öztürk Independent Türkçe için yazdı

Deniz marulu, özellikle fotosentezi destekleyen sığ ve güneş ışığının nüfuz ettiği ılıman ve tropikal iklimlerde, besi maddesi (azot ve fosfor) bakımından zengin deniz kıyı ortamlarında oluşur.

Karasal marulu andıran parlak yeşil rengi, yüksek klorofil içeriğinden kaynaklanır.

Ulva lactuca (deniz marulu), diyet lifi, temel mineraller ve vitaminler açısından zengin olması nedeniyle besin profili ve mutfak çok yönlülüğüyle oldukça beğenilmektedir.

Çeşitli kültürlerde salatalarda, çorbalarda veya garnitür olarak taze tüketilir.

Ulva lactuca (deniz marulu), küçük bir tutunma organıyla kayalara, kabuklara veya kalıntılara tutunarak ya da serbestçe yüzerek hızla büyür ve besin açısından zengin kıyı sularında, körfezlerde, haliçlerde ve gelgit bölgelerinde gelişir.

Ulva lactucaların sağlıklı büyümesini ve biyokütle gelişimini sağlamak için çevresel parametrelerin titizlikle optimize edilmesi kritik bir rol oynamaya devam ediyor.

  • Sıcaklık: Metabolik aktiviteyi desteklemek için sabit ve optimal aralıkta
  • Işık: Verimli fotosentez için kontrollü yoğunluk ve fotoperiyot
  • Havalandırma: Besin alımını artırmak ve durgunluğu önlemek için sürekli ve homojen

Bu faktörlerin tutarlı bir şekilde izlenmesi ve hassas bir şekilde yönetilmesi, güçlü büyümeyi sürdürmek ve genel kültür performansını iyileştirmek için çok önemlidir.

Şartlar uygun olduğunda aşırı hızlarda büyür ve yüksek ışık, orta derecede su hareketi ve yüksek besin seviyeleri (azot) ile beslenerek biyokütlesini her 2-3 günde bir ikiye katlayabilir.

Su sirkülasyonunun kısıtlı olduğu yarı kapalı İzmir Körfezi’nde kirlilik göstergesi olarak bilinen deniz marulunun bu yıl ilk kez Pasaport ve Karataş kıyılarına kadar inmesi, kirliliğin ciddi oranda devam ettiğini göstermektedir.

Aşırı azot ve fosfor kirliliğinin devam etmesi ve deniz suyu sıcaklığının (10 ile 30 derece) olmasıyla birlikte sakin ve sığ İzmir Körfezi’nde ve Samsun Atakum ilçesi sahilinde “deniz marulu” olarak bilinen algler (yosunlar) oluşmaya başlar.

Deniz marulunun ana bileşenlerinden olan amonyak ve toplam fosfor miktarı İzmir Körfezi’nde sırasıyla normalden 50 kat ve 20 kat daha yüksektir.

Ulva lactuca amonyağı tercih eder, ancak nitrat ve fosfatları da ciddi oranda emer.

İzmir Körfezi’ne 33 dereden ve Gediz Nehri’nden çok yüksek oranda azotlu ve fosforlu atıksu akmaktadır.

Özellikle derelerin tabanları dâhil betonlaştırılması, biyolojik aktiviteyi durdurmakta ve kentsel kirliliğin doğrudan körfeze deşarjına yol açmaktadır.

Deşarj edilen Gediz Nehri ve 33 derenin çevresindeki evsel ve sanayi kaynaklı atıksular ileri kademe (azot ve fosfor kirliliği dâhil) arıtılmadığı, illegal deşarjlar önlenmediği, tarım arazilerinde iyi tarım uygulamasına geçilmediği ve vahşi çöp depolama alanları rehabilite edilip sızıntı suları ileri arıtılmadığı sürece Körfez’de deniz marulu oluşmaya devam eder.

Azot ve fosfor kirliliğinin yüksek olduğu sığ ortamlarda yılın 12 ayı hava sıcaklığı ortalamanın çok az üstüne çıktığında deniz marulları oluşmaya devam eder.

Gediz Nehri ve 33 dere üzerindeki atıksular ileri kademe arıtıldığında, deşarjlar online izlenmeye başlandığında, illegal deşarjlara son verildiğinde, iyi tarım uygulamasına geçildiğinde, körfeze temiz su akmaya başladığında ve kirliliğe anında müdahale edildiğinde sıcaklar artsa dahi deniz marulu patlaması olmaz.

Kirlenme devam ettiği ve sıcaklar arttığı sürece durgun ve sığ sahillerde ve körfezlerde daha sık ve şiddetli alg patlaması görülebilir. Bu da deniz ortamında oksijensizliği, oksijensizlik ise balık ölümlerini tetikler.

Geçici çözüm de olsa deniz yüzeyinde oluşan deniz marulu temizlenmediği zaman havadan deniz içine oksijen transferi önlenir, oksijensizlik artar, deniz marulu oluşması devam ederse ve oluşan deniz marulu dibe çökerse anaerobik faaliyetler (oksijensizlik) hızlanır ve sonuçta körfezde koku kirliliği başlar (eski Haliç gibi).

İzmir Büyükşehir Belediyesi bölgeden son 10 günde 20 ton yosun temizlendiğini duyurdu.
 

Şekil 1. Deniz marulu temizliği
Şekil 1. Deniz marulu temizliği

 

Aşırı deniz marulu oluşması;

  • Azot/fosfor bakımından kirlenmenin yüksek boyutlara ulaştığını,
  • Oksijensizliğin ciddi oranda azaldığını ve azalmaya devam edeceğini,
  • Körfezde ölü bölgelerin artacağını,
  • Balıkların oksijensizlikten öleceğini,
  • Zamanla dibe çökmesi ve bozulması (çürümesi) sürecinde oksijen tükenmesi (hipoksi), deniz canlıları için ciddi bir risk oluşturur, toplu ölümlerine neden olur ve çürük yumurta kokusu (hidrojen sülfür, H2S, merkaptanlar) gibi kötü koku oluşabileceğini ve bataklığa dönüşeceğini,

haber vermektedir. Kısaca İzmir Körfezi ve Samsun Atakum sahili, lağım ve çürük yumurta kokan eski Haliç’e dönüşebilir.

Gediz Nehri ve 33 derenin kirliliğine ilave olarak İzmir’in en büyük teknik engeli, yağmur suyu ile kanalizasyonun aynı hatta taşındığı “birleşik sistem”dir.

  1. Hidrolik kapasite: Sağanak yağışlarda Çiğli Arıtma Tesisi’ne gelen su miktarı kapasiteyi 3-4 kat aşmakta, bu da arıtılmamış suyun doğrudan deşarjına (by-pass) yol açmaktadır.
  2. Biyolojik denge: Yağmur suyu atıksuyu seyrelterek arıtmayı gerçekleştiren mikroorganizmaların besinsiz kalarak ölmesine neden olmaktadır.
  3. Mali yük: Yağmur suyunun pompalanması, elektrik maliyetlerini %30-40 oranında artırmaktadır.

3.1. Ayrık sistem projeksiyonu ve maliyet analizi

İZSU verilerine göre, kentin tam anlamıyla ayrık sisteme geçmesi için yaklaşık 2.500-3.000 km yeni yağmur suyu hattı inşa edilmesi gerekir.

2026 birim fiyatlarıyla bu yatırımın toplam maliyeti 75-100 milyar TL arasında değişmektedir.

Diğer yandan sığ ve durgun sularda normal miktarda oluşan deniz marulları, su kalitesini iyileştirmede doğal filtre özelliğini gösterir, ekosistemin dengesini koruyacak şekilde müdahale edilmelidir.

Deniz marulları, sucul ortamda ağır metalleri ve kalıcı organik maddeleri giderebilir.

Diğer yandan sığ, durgun ve su sirkülasyonunun kısıtlı olduğu Samsun Atakum Sahili ve Sinop’un Türkeli ilçesine bağlı Güzelkent sahilinde kıyı şeridini deniz marulu kapladı.
 

Şekil 2. Sinop Güzelkent ve Samsun Atakum sahilinde deniz marulu
Şekil 2. Sinop Güzelkent ve Samsun Atakum sahilinde deniz marulu

 

Sahiller ve körfezler, “Kirliliği önleyin ve beni temizleyin” diye feryat etmektedir.

Deniz marulları ekonomik bir kaynak olabilir mi?

Deniz marulu:

  • Görünüm: Yaprakları (tallus) genellikle 18-30 cm çapına kadar büyüyebilir, ancak uygun koşullarda 50 cm’ye ulaşabilir.
  • Gıda: İskandinav, Japon, Kore ve Galler (deniz yosunu ekmeği gibi) mutfaklarında yaygın olarak kullanılır. Çiğ olarak salatalarda, çorbalarda veya fırınlanmış atıştırmalık olarak tüketilebilir.
  • Besin Değeri: A, B ve C vitaminleri ile lif ve mineraller (demir, magnezyum gibi) açısından zengindir. Antioksidan ve antimikrobiyal özelliklere sahip olduğu bilinmektedir.
  • Kozmetik: Nemlendirici kremler, losyonlar ve özellikle selülit giderici ürünlerin içeriğinde sıkça tercih edilir.
  • Endüstri: Kozmetik (ekstre olarak), hayvan yemi ve potansiyel olarak biyoyakıt üretiminde kullanılır.

İskandinavya, Japonya ve Çin gibi ülkelerde deniz marulu, gübre ve ilaç sanayisinde kullanılıyor.

Tiroid hormonları: Ulva lactuca’nın en önemli tıbbi uygulamalarından biri, özellikle tiroid hormonlarının düzenlenmesinde önemli rol oynayan yüksek iyot içeriği nedeniyle guatr ve tiroid tedavisidir. Kıyı bölgelerinde, iyot eksikliği hastalıklarına karşı doğal bir panzehir olarak kullanılmıştır.

Yara iyileştirme: Deniz yosunu ayrıca yara iyileşmesinde de kullanılır; taze yapraklarından yapılan lapalar doku iyileşmesini desteklemek ve iltihabı önlemek için kullanılır.

İnekler: Yaklaşık 80 gram deniz yosunu tüketen inekler, sürüdeki diğer sığırlarla aynı miktarda kilo alırken atmosfere %82 daha az metan gazı salmaktadırlar. Deniz yosunu, sığırların büyümesini ve süt üretimini iyileştirebilir.

Oksijen: Deniz marulları oksijen üretir.

İyice temizlenmiş, temiz suda yıkanmış ve tuzluluğu giderilmiş deniz marulu, güneşte veya fırında düşük sıcaklıkta (yaklaşık 50°C’de 18 saat) kurutulabilir.

Ulva Lactuca Tozu: Yeşil deniz yosunlarının kurutulup öğütülmesiyle elde edilen, besin değeri oldukça yüksek bir “süper gıda” ürünüdür ve gıda ile ilgili uygulamalar için özel olarak üretilir, doğal besinler açısından zengindir ve insan kullanımı için güvenlidir. Özellikler:

  • Nem: %10 maksimum
  • Safsızlık: %3 maksimum
  • Kül: ≤15%
  • Yüksek miktarda iyot, demir, kalsiyum, magnezyum ve potasyum içerir.
  • Yaklaşık %27 oranında bitkisel protein ve temel amino asitleri barındırır.
  • Sezon: Ocak – Ağustos

Gıda endüstrisindeki başlıca kullanım alanları:

  • Doğal bir vitamin ve mineral kaynağı
  • Besin takviyeleri için ideal
  • Deniz yosunu atıştırmalıkları, çorba bazları ve baharatlar için popüler bir bileşendir.

Deniz yosunu yetiştiriciliği, hızlı büyüme, yüksek biyokütle ve uygun maliyetli üretim beklentileri nedeniyle, karasal kaynaklara zarar vermeden sürdürülebilir gıda tedariki için geleneksel karasal tarım uygulamalarına uygulanabilir bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.

Bir yanda sığ ve durgun ortamlarda azot ve fosfor kirliliğini bünyesinde yapı taşı olarak kullanan deniz marulları, diğer yanda temizlenmediği zaman aşırı kirliliğe neden olmaktadır.
 

Resim 1. Samsun Atakum sahilinde deniz marulu
Resim 1. Samsun Atakum sahilinde deniz marulu

 

İnsan sağlığı için sınır değerlerinin üzerinde zararlı kimyasallar içeren ve karbon, azot ve fosfor bakımından zengin deniz marulları hasat edildikten sonra kompost, biyogaz, biyoetanol veya biyoyakıt üretiminde hammadde olarak kullanılmalıdır.

Deniz marulları kesinlikle çöp depolama alanına atılmamalıdır.

Samsun Atakum ve Sinop Güzelkent sahilleri gibi aşırı deniz marulunun çoğaldığı bölgelerde kirlilik riski olabilir. Samsun Atakum ve Sinop Güzelkent sahillerinde oluşan deniz marulları içindeki ağır metaller (Cd, Cr, As, Hg, Cu, Ni, Pb, Zn), pestisitler ve toksik madde içerikleri mutlaka incelenmeli ve Tablo 2’de verilenleri ve diğer sınır değerlerini sağlayan temiz deniz marulları hasat edildikten sonra gıda amaçlı kullanılabilir.

Veya biyogaz, kompost, hayvan yemi ve gıda gibi amaçlar için kullanılabilir.
 

Tablo 1. Kirli Ulva Lactuca ve temiz Ulva Lactuca farkları
Tablo 1. Kirli Ulva Lactuca ve temiz Ulva Lactuca farkları

Not: Eğer gıda veya akvaryum için deniz marulu almayı planlıyorsanız, AlgaeBarn veya Salty Underground gibi güvenilir kaynaklardan “temiz” (clean-macro) kategorisindeki ürünleri tercih etmeniz önerilir.

AB’de, insan tüketimine yönelik deniz yosunlarındaki As, Pb ve Hg için izin verilen maksimum konsantrasyonlara özel olarak henüz herhangi bir düzenleme getirilmemiştir.

Bununla birlikte AB, gıda takviyelerindeki Cd ve Pb içeriği için kuru bazda 3 mg/kg’ı, ıslak bazda inorganik arsenik (iAs) için 0,1-0,3 mg/kg’ı ve kuru bazda Hg için 0,1 mg/kg’ı aşmayacak sınırlar belirlemiştir (AB, 2017) (Tablo 2).

Nikel (Ni): Temmuz 2025’ten itibaren geçerli olan yeni limitler, genel deniz yosunu için 30 mg/kg’dır.

Fransa gibi bazı ülkelerin deniz yosunlarındaki metallerle ilgili kendi mevzuatları olsa da WHO ve FAO dâhil olmak üzere çeşitli kuruluşlar, öneriler ve ihtiyatlı bir yaklaşım tanımlamıştır.

Hayvan yemi hammaddeleri için toplam ve inorganik arsenik (As) (iAs) maksimum seviyeleri sırasıyla 40 ve 2 mg/kg’dır; kadmiyum (Cd) 1 mg/kg, kurşun (Pb) 10 mg/kg ve cıva (Hg) 0,1 mg/kg’dır (AB, 2015; 2017). Gıda takviyeleri için As seviyesi tanımlanmamıştır; Cd ve Hg hariç diğer elementlerin içeriği ise yemlerdekinden daha düşüktür (Tablo 2).

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye, ötrofik kıyı sularını iyileştirmek ve biyoçeşitliliği artırmak için deniz yosunu (marulu) endüstrisi geliştirmelidir. Dünya çapındaki deniz yosunu girişimlerinin yaklaşık yüzde 40’ı kadınlar tarafından yönetilmektedir.
 

Tablo 2. Gıda ve yemlerdeki öncelikli kirleticiler için Avrupa azami seviyeleri (AB, 2015; 2017)
Tablo 2. Gıda ve yemlerdeki öncelikli kirleticiler için Avrupa azami seviyeleri (AB, 2015; 2017)

 

*a, ıslak bazda; b, deniz yosunundan elde edilen yem maddeleri; c, kurutulmuş deniz yosunundan elde edilen gıda takviyeleri (mg/kg); d, tamamlayıcı veya tam yem; e, yapraklı sebzeler veya gıda takviyeleri; f, balıkçılık ürünleri; g, herhangi bir yem maddesi veya balıkçılık ürünü

Kısaltmalar: ww, ıslak ağırlık

Ulva lactuca, esmer deniz yosunlarına kıyasla çok daha az iyot biriktirir. Ancak Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), yetişkinler için tolere edilebilir günlük üst alım limitini 600 µg/gün olarak belirlemiştir.

Organoklorlu Pestisitler (OCP): Küresel gıda güvenliği standartlarına göre toplam pestisit kalıntısının 0,01 mg/kg varsayılan limitinin altında olması istenir.

Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar (PAH): Toz hâline getirilmiş alg içeren takviye gıdalarda AB 2023/915 Aromatik Hidrokarbon Yönetmeliği limitleri (benzopiren için genelde 10.0 µg/kg) geçerlidir.

Özellikle Ulva (deniz marulu) türünün kesin toplam dünya üretim miktarına ilişkin bilgiler, türleri genellikle toplu olarak ele alan genel FAO deniz yosunu istatistiklerinde açıkça ayrıştırılmamaktadır.

Bununla birlikte Ulva, yıllık 35 milyon tonun üzerinde deniz yosunu üreten (2022 itibarıyla) hızla büyüyen deniz yosunu yetiştiriciliği endüstrisinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

 

 

Kaynaklar:

1. [https://link.springer.com/article/10.1007/s44371-025-00309-6](https://link.springer.com/article/10.1007/s44371-025-00309-6)
2. [https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0044848624008974](https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0044848624008974)
3. [https://x.com/ozturk_mustafa/status/2044724126946889884](https://x.com/ozturk_mustafa/status/2044724126946889884)
4. [https://x.com/i/grok?conversation=2044805595362963517](https://x.com/i/grok?conversation=2044805595362963517)
5. [https://www.facebook.com/search/top?q=ulva%20lactuca](https://www.facebook.com/search/top?q=ulva%20lactuca)
6. [https://link.springer.com/article/10.1007/s12298-025-01642-x#auth-Pen_lope-Garc_a_Angulo-Aff3](https://link.springer.com/article/10.1007/s12298-025-01642-x#auth-Pen_lope-Garc_a_Angulo-Aff3)
7. [https://www.researchgate.net/publication/394653948_Metaloids_in_Ulva_-_should_we_be_worried](https://www.researchgate.net/publication/394653948_Metaloids_in_Ulva_-_should_we_be_worried)

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU