IŞİD yok olmadı ve yeni nesli korkutucu bir uyarıyla geliyor

Terör örgütüyle Bondi Plajı saldırganlarının bağlantısı soruşturulurken Peter Neumann, IŞİD'in nasıl geliştiğini ve yalnızca birkaç ay önce yapılan ürpertici savaş çağrısından neden endişelenmemiz gerektiğini açıklıyor

(AFP)

IŞİD eskisi gibi değil. Zirvesini 10 yıl önce gören örgüt, Irak ve Suriye'de yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip, kabaca Büyük Britanya büyüklüğündeki bir bölgeyi yönetiyordu. Üç kıtada sözümona vilayetler ilan etmişti ve durdurulamaz bir ivme görüntüsü veriyordu. IŞİD'in o versiyonu artık yok.

Kendi kendine ilan ettiği "halifelik", ABD ve müttefikleri liderliğindeki uluslararası görev gücü tarafından kararlılıkla, geniş kapsamlı yenilgiye uğratıldı. 2019'a gelindiğinde IŞİD'in kontrolündeki topraklar, Suriye-Irak sınırındaki birkaç köyü biraz aşıyordu. Toprak hakimiyetinin bitirilmesiyle birlikte; Paris, Brüksel, Manchester, Londra, Berlin, Stokholm, Barselona ve diğer Avrupa kentlerindeki yıkıcı saldırılarla 2010'ların ortalarında Avrupa ve Britanya'ya ulaşan, merkezi olarak yönetilen küresel terör kampanyasının da sonu geldi.

Fakat IŞİD yenilse de ortadan kaybolmadı. Bondi Plajı'ndaki toplu katliamda silahlarıyla 15 kişiyi öldürmek ve 40'ı aşkın kişiyi yaralamakla suçlanan baba-oğulun IŞİD terör örgütünden ilham almış olabileceği ortaya çıktı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

50 yaşındaki Sajid Akram ve 24 yaşındaki Naveed Akram'ın gerçekleştirilen etkinlik yakınlarındaki bir üstgeçite çıktıkları ve katliamı gerçekleştirirken "Allahu Ekber" diye bağırdıkları iddia edilirken Yeni Güney Galler Emniyet Müdürü Mal Lanyon, Naveed Akram'a kayıtlı bir otomobilde el yapımı patlayıcılar ve IŞİD bayrakları bulunduğunu söyledi.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, ABC Sidney'e "Bunu İslam Devleti ideolojisinin motive ettiği görülüyor" dedi.

Avustralya'nın göçmenlik bürosu sözcüsü de silahlı saldırgan olduğu iddia edilen kişilerin 6 hafta önce Avustralya'dan ayrılarak Filipinler'e gittiğini ve 28 Kasım'da bir uçakla Sidney'e geri döndüğünü doğruladı. İkili, Filipinler'e vardıklarında Davao'ya gideceklerini bildirmiş. Seyahatlerinin nedeni hâlâ araştırılıyor olsa da güneydeki adaların en büyüğü olan Mindanao'nun doğu kıyısında büyüyen Davao kenti, İslamcı militanların geçmişten günümüze faaliyet gösterdiği bilinen daha yoksul orta ve güneybatı bölgelerinin içinde yer alıyor.

IŞİD ve benzeri örgütler, yabancı savaşçıları bünyesine katıp 10 yıl önce planladığı türden operasyonları bir merkezden yönetecek şekilde faaliyet göstermeyi zor buldu. Bazı savaşçılar Suriye-Irak bölgesinde kalıp yeraltına çekildi. Diğerleri başka yerlerdeki kırılgan devletlere ve çatışma bölgelerine taşındı. Sahel'den Mozambik'e kadar isyanların ve terör kampanyalarının alevlendiği Afrika, birkaç yıl boyunca cihatçı şiddetin yeni merkezi gibi göründü ki bu çatışmalar günümüzde de sürüyor.

IŞİD
IŞİD'in nüfuz alanı 2010'ların ortalarından beri azalsa da varlığı hâlâ hissediliyor (Sosyal medya)


Bu sırada Avrupa'daki cihatçı faaliyetlere neredeyse ara verildi. 2020'lerin başında terör saldırıları, güvenlik ve istihbarat kurumlarının odaklarını diğer tehditlere kaydırmasına neden olacak seviyelere düşmüştü. Rusya'nın 2022'de başlattığı Ukrayna istilasından sonra, siyasi ve stratejik dikkat neredeyse tamamen bu savaş tarafından tüketildi ve cihatçılık büyük ölçüde manşetlerden kayboldu. Birçok IŞİD destekçisi örgütten uzaklaşırken eklenen yeni üye sayısı az oldu. Bu kısmen güvenlik kurumlarının bölgesel ağları dağıtmada çok daha etkili hale gelmesinden kaynaklanırken kaybetmiş gibi görünen bir harekete çok az kişinin katılmak istemesi de etkiliydi.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği terör saldırısıyla değişti. İşin içinde yer almayan IŞİD, İslamcılığını yetersiz bulduğu Hamas'ın azılı bir rakibi olmayı sürdürüyor. Yine de saldırı ve ardından gelen savaş, Ortadoğu ve ötesinde IŞİD'in görmezden gelemeyeceği bir öfke dalgası yarattı. Üç ay sonra çatışmaya dair ilk resmi açıklamasını yayımlayan örgüt, destekçilerine "Bulduğunuz yerde Yahudilere saldırın" çağrısı yaptı.

Vurgudaki değişim dikkat çekiciydi.

IŞİD

İsrail'in Gazze işgalini 2014'te protesto eden göstericiler IŞİD bayrağı taşımıştı (AFP)


2010'ların ortalarına göre farklı bir çizgiye kayan IŞİD, artık takipçilerini halifeliğe katılmak üzere Ortadoğu'ya gelme çağrısı yapmıyordu. Bunun yerine her yerde, özellikle de Yahudi halkı ve İsrail'le ilişkili hedeflere yönelik saldırıları teşvik etti. Aslında IŞİD, olaylarda hiçbir rolü olmamasına rağmen 7 Ekim'in yarattığı dalgadan yararlanmaya çalışıyordu.

Bu strateji bir dereceye kadar işe yaradı. Örgüte katılımlar artık gizli camilerde veya yetkililerin tanıdığı radikal vaizler aracılığıyla gerçekleşmiyordu. Neredeyse tamamen çevrimiçi oldu. Ortaya çıkan saldırganlar ezici bir çoğunlukla geçmişte IŞİD'le hiçbir bağı olmayan yalnız kurtlardı ve çoğu çok gençti. Savaş alanı zaferlerinden ziyade viral propaganda, kızgınlık ve algoritmik büyümeyle şekillenen yeni bir nesil oluşuyordu.

Şiddetin boyutu, 2010'ların ortalarındaki cihatçı dalgaya yaklaşmasa da eğilim çok bariz. 7 Ekim'i takip eden 12 ay içinde Avrupa'daki cihatçı saldırı girişimleri ve eylemlerinin sayısında yaklaşık yüzde 400'lük artış görüldü. Yüzde 40'tan fazlası Yahudilerin veya İsrail'in çıkarlarını hedef aldı.

Manchester'daki saldırı da dahil olmak üzere sinagoglara karşı çok sayıda girişimde bulunuldu ve Münih'teki İsrail Başkonsolosluğu'nu hedef alan bir komplo tertip edildi. Bondi Beach olayından önceki en ölümcül saldırılardan biri, Ağustos 2024'te bir saldırganın kent şenliğinde üç kişiyi öldürdüğü Solingen'de meydana geldi. Saldırgan görüntülü mesajında "Gazze halkı için" harekete geçtiğini öne sürdü.

Yani IŞİD, Ortadoğu'daki çatışmadan yararlanmaya çalışıyor ve başarılı olmaya başlıyor. Ancak 10 yıl öncesine göre terörü artık çok farklı görünüyor. Halifelik ortadan kalkınca ve Batılı güvenlik kurumları ağları ve örgüte eleman kazandıran karizmatik kişileri engellemekte çok daha ustalaşınca IŞİD'in ağırlık merkezi değişti. Saldırganların çoğu resmi bir komuta ve kontrol yapısının parçası değil, bazıları başka yerlerdeki hemfikir olduğu bireylerle gevşek bağlar kursa bile bunlar çoğunlukla internet ortamında geliştiriliyor.

Mevcut cihatçı tehdidine karşı koyulacak yer burası. Filipinler'in bu son saldırıda nasıl bir rol oynadığını göreceğiz ama nihayetinde savaş meydanı artık esasen fiziksel alanlardan değil; halihazırda radikalleşmenin gerçekleştiği, büyük ölçüde görülmediği ve hızla ilerlediği dijital alanlardan oluşuyor. Burası IŞİD'in hayatta kaldığı ve yeniden mağlup edilmesi gereken yer.

2015'te yayımlanan ISIS: The Inside Story (IŞİD'in İçyüzü) kitabının yazarı olan Profesör Peter R. Neumann, King's College London'da güvenlik çalışmaları dersleri veriyor

 

independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Eren Umurbilir

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU