Acının tutanakçısı: Ahmet Telli

Behçet Darğın Independent Türkçe için yazdı

Şair Ahmet Telli (1946-2026), toplumcu şiirin en güçlü temsilcilerinden biri olarak şiirlerinde Türkiye'nin acılarını, direnişini ve umudunu dile getirdi / Fotoğraf: ANKA

Halk arasında sevilerek okunan şairlerimizdendir Ahmet Telli.

Şiirlerinin içeriği, insanlarımızın başından geçenlerdir. Hakkı elinden alınan, yoksulluk çeken, yalnızlık içinde bekleyen, ağır işkenceler altında inleyen insanın hikâyesidir.

Kavrulan bir rüzgârın sesidir bu
Susturulmuş çocukların, kimsesizlerin sesidir…


Türkiye insanının manzaralarına onda rastladığımız için toplumcu şiirin insancıl örneklerini okumak istediğimizde Ahmet Telli'dir adresimiz.

Halkını anlatıyor dedik. Onların da anlatılanı anlayabilmesi için basit kelimelerle ama şiir katında yazmış; hüznü, sevdayı, direnişi, küçük umutları, büyük isyanları.

Biten bir aşk için
Söylenecek söz şu olmalı
Güzeldi yine de

"Çocuksun Sen" şiir kitabından


Böylece şiirleri kitap sayfalarında kalmadı; ezberlendi, bestelendi, toplu etkinliklerde seslendirildi ve geniş okur kitlesiyle güçlü bağlar kurdu.

Telli'yi okurken kimi zaman Ahmed Arif'i, kimi zaman Nazım Hikmet'i, Yaşar Kemal'i ve diğerlerini hatırlarsınız.

Bu yüzden eleştirmenlerin önemli bir kısmının, Türkiye'nin toplumsal ve siyasal atmosferi içinde pişen Telli'yi yeni toplumcu gerçekçi şiirin önemli isimleri arasında değerlendirmesi boşuna değildir.
 

Ahmet Telli'nin şiirleri yalnızca kitaplarda kalmadı; ezberlendi, bestelendi ve kuşaktan kuşağa aktarıldı
Ahmet Telli'nin şiirleri yalnızca kitaplarda kalmadı; ezberlendi, bestelendi ve kuşaktan kuşağa aktarıldı

 

Telli, Cigerxwin, hapis

Usta şair; sınıf öğretmenliği, kitapçılık ve editörlük yaptı. Bir yandan da yazmayı sürdürdü.

İlk şiiri 1961'de yayımlandı. 70'li yıllarda daha çok deneme, eleştiri gibi düzyazılar yazdı. "Dinlersen Anlatırım" ve "Neylersin…" deneme kitaplarıdır.

1979'dan sonra şiir kitapları basılmaya başlandı. Bazı şiir kitaplarının ismini bırakıyorum:

"Su Çürüdü", "Hüznün İsyan Olur", "Kalbim Unut Bu Şiiri…"

Daha sonra tüm şiirlerini "Veda Divanı" isimli kitapta topladı.
 

hmet Telli'nin yarım asırlık şiir serüvenini bir araya getiren "Vedâ Divânı: Toplu Şiirler (1966-2016)" adlı kitabı
Ahmet Telli'nin yarım asırlık şiir serüvenini bir araya getiren "Vedâ Divânı: Toplu Şiirler (1966-2016)" adlı kitabı

 

Ona göre entelektüel ile aydın farklı anlamları karşılar. Entelektüel soru soran kişidir; aydın ise sorduğu sorunun cevabını veren kişidir.

Sanatçılar konusunda da orijinal tespitleri vardı Telli'nin. Kürt sanatındaki dengbêjler ile Türk sanatındaki halk ozanları, yaşadıkları dönemin olaylarını, haksızlıklarını ve gerçeklerini tarafsızca gözlemler ve sanatlarıyla cesurca dile getirir ya da getirmelidir.

Dengbêjleri ve halk ozanlarını itirazcı kişiler olarak tanımlayan Telli, bunların egemenlere, güç sahiplerine sanatıyla karşı çıkma ve itiraz etme vazifesinin olduğunu söyler.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Halkın safında yer alması gereken sanatçı (ozan ve dengbêj), yöneticileri ve siyasetçileri övdüğü zaman sanatına ihanet eder ve kendisini bitirir.

Âşık Veysel'in yöneticileri överek kendisini bitirdiğini söyler. Benzer bir ifadeyi şairler için de kullanır. Beğeniyi, pohpohlanmayı arzulayan şair kendisini tüketir.

Şair, sanatçı; evrensel olmalı, hakikatin unutulmasına engel olmalı; yağcılık ve yalakalık peşinden koşmamalı. Haksız da değil.

Stranlar, türküler ve şiirler, bir halkın yazgısının tarihidir. Bu sözlü ve yazılı şaheserlerin insanlarımızın yaşamındaki, umutlarındaki, acılarındaki ve sevinçlerindeki yerini bilenler, şairi daha iyi anlayacaktır.

80 darbesi, birçok insanı yerinden yurdundan, işinden ve ailesinden etti; kimisini farklı ülkelere, kimisini de hapishaneye savurdu. Telli de malum dönemde tutuklandı, öğretmenlikten atıldı, işkenceler gördü.

Çileli yaşamına rağmen metinlerinde acının yerine sevgiyi koydu, intikamın peşinden gitmedi.

Gündüz Vassaf, acı ile intikam ilişkisinin röntgenini iyi çekmiş:

Acılarımızı intikam hırsıyla daha da derinleştiriyoruz.


Bu bahsettiklerimiz, şairin tutukluluğu süresince maruz kaldığı Filistin askısı gibi işkence yöntemlerinin ruhunda ve bedeninde izler bırakmadığı anlamına gelmiyor.

Tam tersine, kendisine yaşatılanları hücrelerine kadar nasıl hissettiğini, yaşamlarının nasıl karartıldığını içimiz sızlayarak okur, dinleriz.

Acıyı tadanlar elbette ki isyan etmeyi öğrenecektir, "başkaldıran"ları tanıyacaktır; direnme araçları da yürekleri ve keskin kalemleridir.
 

Ahmet Telli'nin hayranlık duyduğu Kürt şair Cigerxwin hakkında yazdığı makale, kendisine hapis cezası verilmesine gerekçe gösterildi
Ahmet Telli'nin hayranlık duyduğu Kürt şair Cigerxwin hakkında yazdığı makale, kendisine hapis cezası verilmesine gerekçe gösterildi

 

Kendisi gibi sosyalist, kendisi gibi devrimci ruh bağışlayan şiirler yazan Kürt şair Cigerxwin'e hayrandı.

11 Nisan 1978 tarihinde haftalık yayımlanan "Kurtuluş" gazetesine, Cigerxwin'in şiirleri üzerine "Devrimci Kürt Şairi Cigerxwin ve Lenin Şafağı" isminde bir yazı yazdı.

4 yıl sonra, 1982'de sıkıyönetim mahkemesi tarafından, Cigerxwin hakkında yazdığı yazı gerekçesiyle 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Yaşadıklarını yazan şair, özellikle "Su Çürüdü" kitabındaki şiirlerinde 12 Eylül döneminin baskılarını ve karanlık havasını güçlü imgelerle anlatır.

Buradaki şiirlerini hapishanedeki hücresinde zihninde yoğurur, özgürlüğüne kavuştuğunda ise kâğıda döker. Şiirlerindeki izler sürülerek Türkiye'de yaşananların panoramasını çizmek mümkün.

"Anlatıp Durdum" şiiri o döneme göndermelerle dolu:

Acının tutanakçısıydım

Acılar yaşanıyordu yurdumda
peş peşe yakılıyordu kentler
Bense hep oralardaydım
daha yangın başlamadan önce

Hakikaten de yıllarca mihnet ve meşakkatle terbiye edilen, rutin yaşamında bile acıdan uzaklaşamayan toplumumuzda yaşananların haritasını ayrıntılarıyla betimleyen dizeler.

Zaten yazının başlığını da sevdiğim bu parçadan devşirdim.
 

"Su Çürüdü", "Kalbim Unut Bu Şiiri", "Belki Yine Gelirim" ve "Hüznün İsyan Olur", Ahmet Telli'nin şiir serüveninin kilometre taşları arasında yer alıyor
"Su Çürüdü", "Kalbim Unut Bu Şiiri", "Belki Yine Gelirim" ve "Hüznün İsyan Olur", Ahmet Telli'nin şiir serüveninin kilometre taşları arasında yer alıyor

 

Sessizlik, kimliksizlik, kaypaklık

Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz. Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün…

"Belki Yine Gelirim" başlıklı şiir kitabından aldığımız dizelerinde Telli, sanki 1984 yılında aramızdan sessizce çekip gideceğini yıllar öncesinden haber vermiş.

10 Temmuz 2026 tarihinde hafızalara düşen haber, usta şairin sessiz sedasız hayata veda etmesiyle bu dizeleri yeniden hatırlattı.

Onun sessizliğini dizeleri bozdu, haykırdı. Doya doya, dura dura, hazmederek okuduğumuz şiirleri, Telli'nin vefatını bildiriyordu.

Sessizce çekip gittiği doğru. Fakat dizelerinde geçtiği gibi "kimliksiz" bir şekilde olmadı bu gidiş. Yazdığı harika şiirlerle tutarlı bir şair kimliği yarattı.
 

Ahmet Telli'nin ardından geriye, Türkiye'nin yakın tarihini şiirle kayıt altına alan dizeleri ve geniş bir okur kitlesinin hafızası kaldı
Ahmet Telli'nin ardından geriye, Türkiye'nin yakın tarihini şiirle kayıt altına alan dizeleri ve geniş bir okur kitlesinin hafızası kaldı

 

Vefatının ardından okurlarından dostlarına kadar insanlar, onun ismini anmadan önce "iyi bir şair", "bize şiiri sevdiren şair" sıfatlarını kullanıyor. Bu da bunun en somut kanıtı.

"Gülüşün Eklenir Kimliğime" şöyle yazar:

Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim sokağı devriyeler basar
Bir de gülüşün eklenir kimliğime.


Kendisinin ve insanlarının tarihini şiirselleştiren Ahmet Telli'nin çileli bir yaşamı, ani bir ölümü oldu. Okurları, kolay kolay kabullenmeyebilir bu durumu.

Ancak bir hakikati unutmamamız lazım. İnsanoğlunun yapısı kaypaktır, değişkendir; buna da bir teselli kılıfı uyduracaktır…
 

Ahmet Telli'ye selam olsun…

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU