Irak'tan Mısır'a gönderilen 5 bin 500 cenazenin hazin hikâyesi

Faik Bulut Independent Türkçe için yazdı

Kolaj: Independent Türkçe 

Irak'ın devrik diktatörü Saddam Hüseyin'in gariban Mısırlı göçmenleri kötücül ve ölümcül emelleri için nasıl kullanıp sonradan imha ettiğine ilişkin rastlantı sonucu bulduğum bir belgedeki trajik hikâye, Arapçada "Qadiyet'ul Nuuş El Taira" (Uçan Naaşlar Meselesi) olarak geçer. Olayın özü özeti ise şudur:

Kimi Mısırlı köylüler, çalışanlar ve esnaflar o sıralarda petrol zengini sayılan Irak'a daha iyi ve müreffeh hayat uğruna bin bir umutla gitmişler. Ne yazık ki bu göçmenler Baas rejiminin başı Saddam'ın gadrine uğramışlar.

İran-Irak savaşı sırasında zorla askere alınıp ateş hattına sürülmek dâhil çeşitli alanlarda çalıştırılmışlar. Bazıları da Iraklı Şiilerin başkaldırısına karşı Irak kolluk kuvvetleri saflarında yer almıştır.

Üstelik içlerinden bazıları Kürtlere yönelik soykırım operasyonları (ENFAL) sırasında korucu-milis niyetine kullanılmışlar.

Irak-İran sırasında cephede savaşmış olan Ali İsmail Ali, olaya ilişkin gözlemlerini Egypt Indeqendent gazetesine (21 Mart 2013) anlatmış: 

Irak ordusu saflarında gönüllü olarak savaşan farklı Arap ülke vatandaşları ‘Nusrat'ul Uruba' (Panarabizmin Zaferi-Arap Milliyetçiliğinin Taraftarları) isimli tugayda yer aldılar. Mısırlı gönüllü sayısı 12 bin ile 15 bin arasında değişiyordu.  Bu oran diğer ülke Araplarının toplam sayısının yarısına denk düşüyordu.


Bu dönemlerde ister ateş hattında ister operasyonlarda, isterse nitelikli istihdam alanlarında olsun önemli sayıda Mısırlı hayatını kaybetmiş; angaryalar ve savaş sürecinde geri kalanların önemli bir kısmı rejim tarafından ya kaybedilmiş ya da katledilmiştir.

Hayatını kaybeden mağdurların cenazeleri ise yıllar sonra baba ocaklarına, ailelerine gönderilebilmiştir.

Bu girişin ardından paylaşacağımız ayrıntıları okuduğunuzda olup bitenlerin yazılıp yayınlanmaya değdiği hususunda sanırım hemfikir olacağız.
 

Bağdat'ta Mısırlı inşaat işçileri / Fotoğraf: AFP
Bağdat'ta Mısırlı inşaat işçileri / Fotoğraf: AFP

 

Irak'taki Mısırlıların vaziyeti

Mısır'dan Irak'a doğru ilk kitlesel işçi/çalışan göçü 1950 ile 1970'li yıllar arasında yaşanmış; tahmini toplam sayıları 50 bin kadarmış.

İkinci göç dalgası ise Irak-İran savaşı sürecinde (1980-1988) gerçekleşmiştir.  

1980'li yıllarda Irak hükümeti Mısır'daki işgücünü ülkesine transfer etmek üzere harekete geçti. Sadece yoksullardan oluşmayan bu işgücü kafileleri; kendi dallarında uzman ve becerikli esnaf, zanaatkâr ve serbest meslek sahiplerini de barındırmaktaydı.
 

Iraklı pilotlar İran'daki hedefleri vurma hazırlığında
Iraklı pilotlar İran'daki hedefleri vurma hazırlığında 

 

1980-1988 yılları arasındaki İran ile savaşı nedeniyle Irak, her kesimden yurttaşını mecburi olarak askere alıp eğitiyor ve cepheye gönderiyordu. İnsan kaynakları azalan hükümet, farklı Arap ülkelerinden (Mısır, Sudan, Fas, Filistin, Lübnan ve Ürdün gibi) ihtiyacına göre toplu transfer yapıyordu. 
 

Bağdat'ta yüzlerce Mısırlı işçi Saddam'ı destekleme yürüyüşünde
Bağdat'ta yüzlerce Mısırlı işçi Saddam'ı destekleme yürüyüşünde

 

Bu düzlemde Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, kitlesel iş göçünü teşvik edebilmek maksadıyla Irak'a vizesiz girme izni vermişti. Neticede 1980-1990 yılları arasında Irak'taki Mısırlı göçmen işçi/çalışan sayısı 3 milyonu bulmuştu.

Ancak bu rakam kesin değildir. Kimi kaynaklar sadece çalışan işçi sayısını 1 milyon 250 bin olarak belirlerken, kimilerine göre her kesimden Mısırlı göçmen sayısı 3 ile 5 milyon arasında değişmektedir. 
 

Irak ordusu baş komutanı ve devlet Başkanı Saddam Hüseyin, 1988
Irak ordusu baş komutanı ve devlet Başkanı Saddam Hüseyin, 1988 

 

El Cezira TV kanalının araştırmasına bakılırsa; 1980'lerin sonunda Irak'taki Mısırlı işgücü oranı, dünyadaki gurbetçi Mısırlı toplam sayısının yüzde 42'si kadar. 

Günümüzde ise Irak'taki Mısırlı nüfusu 25 bin ile 150 bin arasında değişmektedir. 

Dönemin Mısır basını, Irak'taki bazı Mısırlıların şu yahut bu şekilde askere alındıklarına ve gerekli kısa eğitimden geçirildikten sonra savaş cephesine gönderildiklerine dair bazı haberler yayımlıyordu. 
 

İran Serdeşt şehrinde Irak savaş uçaklarınca atılan kimyasal bombalardan etkilenenler, 1987
İran Serdeşt şehrinde Irak savaş uçaklarınca atılan kimyasal bombalardan etkilenenler, 1987 

 

Savaş bittikten sonra taburcu edilen yüz binlerce Iraklı askerin evlerine dönmesiyle birlikte aniden işsizlik arttı, istihdam azaldı. Haliyle Iraklı işsizler, başka ülkelerden getirilen veya gelmiş olan göçmenlerin işten çıkarılıp memleketlerine geri gönderilmelerini talep etmeye başladılar. Zira boşalan alanlarda kendilerine yer verilecekti. 

Öte yandan kitlesel taburcu edilmeler, cephede kimlerin öldüğünü kimlerin kaybolduğunu da ortaya çıkarmış oldu. "Kayıp" hanesine yazılanlar arasında çok sayıda Mısır uyruklular vardı. Ya İran ordusuna esir düşmüş ya da öldürülmüşlerdi ama haklarında kesin bilgi yoktu; en iyimser ihtimalle aileleriyle irtibatları kesilmişti. 
 

Ülkesi uğruna cepheye gönderilmiş İranlı bir çocuk
Ülkesi uğruna cepheye gönderilmiş İranlı bir çocuk 

 

Ekonomik düzlemde Mısırlı orta tabakanın yani tüccar, esnaf ve zanaatkâr kesiminin Bağdat piyasasına egemen olması Irak kamuoyunda ve iş dünyasında hoş karşılanmamış; iki kesim arasındaki gerginlik, öfke ve nefret duyguları giderek artmıştı. 

O kadar ki Irak şehirlerinde Mısırlı-Iraklı esnaf kavgası yaygınlaşmış; çok sayıda Mısırlı işçi Iraklı işsizler tarafından tartaklanarak yaralanmış hatta öldürülmüştü. 

Iraklı işverenler, Mısırlıların kendiliğinden işten çıkmaları için her türlü mobbingi (çalışana yönelik patron/yönetici baskısı) uygulamaya; düşük ücretle çalışacak olan Iraklı işsizleri istihdam ederek Mısırlıları resmen kovmaya başlamışlardı. 
 

Amerikan Bahriye birlikleri Irak'ı işgal etme operasyonunda, 21 Mart 2003 /
Amerikan Bahriye birlikleri Irak'ı işgal etme operasyonunda, 21 Mart 2003

 

Durum buyken Mısırlılar artık Irak'tan ayrılmanın zamanı geldiğine ikna olmuşlardı. Gönüllü olmasalar da çaresiz kalmışlardı; kendilerine yönelik fiili şiddet, zorbalık ve manevi baskı giderek artıyordu. 

Mısırlı göçmen esnaflarla işçiler, 1980'lerde ailelerine ortalama 1 milyar dolar havale gönderebiliyorlardı. Bu miktar, savaş nedeniyle harcamaları ve masrafları artan Irak'ın milli bütçesi ve geliri açısından ağır bir yük haline gelmişti. 

Harekete geçen hükümet, Mısırlıların (aslında ülkedeki bütün göçmen işçilerin) para transferlerini kısıtlama yoluna gitti.
 

Kuveyt'in işgali sonrası 1991'de Saddam yönetimine karşı başlatılan Körfez Savaşı
Kuveyt'in işgali sonrası 1991'de Saddam yönetimine karşı başlatılan Körfez Savaşı

 

Mısırlı cenazeler olayının başlangıcı

Mısır basını, 1989'dan itibaren Irak'ta çalışan gurbetçi Mısırlılara ait ölümlerin sayısının giderek arttığı hakkında haberler yayımlamaya başlamıştı. Ardından kamuoyuna pek açık olmayan şekilde bu cenazelerin uçakla peyderpey Kahire havaalanına taşınmasından bahsedildi.

Mısır'ın önde gelen gazetesi El Ehram, sözü edilen tabutların taşınma olayını tanımlamak üzere operasyona "Uçan Cesetler" adı verildiğini yazınca konuya ilgi arttı. Bu sayede "Irak'taki Mısırlıların Vaziyeti Hakkında Başbakanlığa Gönderilen Rapor" 17 Kasım 1989 tarihinde açığa çıkmış oldu.

Ardından, Irak'taki bir yetkilinin hazırlamış olduğu benzer bir rapor neticesinde tahkikat yapılması amacıyla Irak/Mısır Komisyonu kuruldu. Soruşturmanın ilk verileri ışığında sadece birkaç ay içinde yaklaşık 5 bin 500 cenazenin varlığı tespit edildi. 
 

Mısırlı gurbetçiler Irak ordusuna alınma hikayelerini anlattılar
Mısırlı gurbetçiler Irak ordusuna alınma hikayelerini anlattılar

 

Bağdat Hadisesi

18 Kasım 1989'da, Mısır Milli Takımı'nın 1990 Dünya Futbol Şampiyonası maçlarına katılma hakkı elde etmesi ülke kamuoyunda büyük şenliklere vesile oldu. Irak'taki gurbetçi Mısırlılar da başkent Bağdat'ta kendi aralarında şaşalı bir kutlama düzenlemişti.

Buna tahammül edemeyen bir Iraklı şenlik şamata yapan Mısırlı topluluğun üzerine arabasını sürüp birkaç kişiyi ezdi.

Hadisenin duyulması üzerine Mısırlı ve Iraklı kitleler arasındaki kutuplaşma Bağdat'ta karşılıklı şiddet ve kavgalar furyasına dönüştü.

Başkentin Dördüncü Mıntıka adı verilen yöresinde çoğunluk Mısırlılardaydı. Hadise burada patlak verdi. Karşılıklı taş atmalarla başlayan çatışma giderek yayılarak Arap Pazarı diye bilinen El Reşid Caddesi'ne kadar taştı. İki taraf da duruma göre bir diğerinin işyerini yakıp yıkmayı sürdürerek boşta kalan cadde ve sokakları işgal ediyorlardı.

Iraklı özel timlerle ambülanslar olay yerlerine akın ettiler. Polis bütün giriş çıkışları kuşattı. Mısırların önlerine barikat kurdu. Dicle nehri üzerindeki köprüler kapatıldı. Göz yaşartıcı bombalar kullanıldı. El Reşid ve El Cumhuriye Caddelerini de içine alan Dördüncü Mıntıka'da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Çatışan taraflar polis zoruyla ayrıldıktan sonra 44 Mısırlının öldüğü tespit edildi. Cesetler hemen Kahire'ye gönderildi. O tarihteki Reuters haber ajansına göre, 1000 kadar Mısırlı cenazesi Kahire'ye taşınmıştı. 

Olaya karıştığı sanılan çok sayıda Mısırlı gözaltına alınıp tutuklandı. Hadise sonrasında hayat gurbetçi Mısırlılar için çekilmez hale geldi. 
 

Bağdat Firdevs meydanında Saddam Hüseyin'in heykeli devriliyor. 9 Mart 2023 / Fotoğraf: Wikipedia
Bağdat Firdevs meydanında Saddam Hüseyin'in heykeli devriliyor. 9 Mart 2023 / Fotoğraf: Wikipedia

 

Eziyet ve işkence safhası

Mısır'da dönemin Başkanı Hüsnü Mubarek, 16 Kasım 1990'da ülkesindeki gazete yayın yönetmenleri için düzenlediği basın toplantısında, Saddam Hüseyin'in talimatıyla gerçekleşen Kuveyt topraklarının işgalini kınamış; bahsi geçen nahoş olaylarda Irak yönetimin ne kadar olumsuz ve tarafgir bir tutum takındığını açıkça söylemişti. 

Eşzamanlı olarak binlerce Mısırlının cesetlerinin Kahire'ye gönderildiği de belirtiliyordu. Yaklaşık olarak 5 bin Mısırlı sorgulama-tutuklama safhasında eziyet görmüş, çoğu da işkence neticesinde can vermişti.

Kuveyt merkezli Ray El Em (Kamuoyu) gazetesi 3 Temmuz 2004'te ülkede yaşayan Mısır asıllı bir doktorun Mısır Başkanı Hüsnü Mubarek aleyhine açtığı davayı haberleştirmişti.

Haber şöyleydi: 

Saddam Hüseyin, 1988-1992 yılları arasında verdiği talimatlardan ötürü Irak'ta öldürülen Mısırlılar nedeniyle suçludur. Mısır basınında yer alan vesikalar toplam 5 bin 596 Mısırlının, Irak işkencehanelerinde ve hapishanelerinde can verdiğini göstermektedir. Organları kesilip koparılanlar dâhil binlerce kurbanın konuldukları tabutlar, Bağdat'tan Kahire'ye gönderilmiştir.


El Ehbar gazetesi ise 2837 sayılı nüshasında "uçan naaşlar-cenazeler" hakkındaki raporu yayımladı.

Buna göre katledilen 1300 cesette ağır darp ve işkence izleri vardı. Bunları Saddam'ın adamları yapmıştı. Bahsi geçen cenazeler Kahire'den El Bedai köyüne10 ay içinde nakledilerek defnedilmişti. 
 

Mısır gazetesi Ehbar'ul Yom, cenazelere ilgili olayı manşetten vermişti, Kahire,1989
Mısır gazetesi Ehbar'ul Yom, cenazelere ilgili olayı manşetten vermişti, Kahire,1989 

 

Toplu mezarlar

Mısır'ın Irak'taki maslahatgüzarı 2003 yılında Bağdat'ın güneyindeki Hille şehrine yakın bir kabristanda 18 cesedin yer aldığı toplu bir mezar bulunduğunu açıkladı. Söz konusu mezarlık toplam 15 bin cesedi ihtiva ediyordu. 

Ailelerinin müracaatlarına istinaden harekete geçen Kızılhaç teşkilatı, cesetlerin çıkarılıp Hille'den Kahire'ye nakledilmesini üstlendi. Adlı Tıp tahlilleri sonucunda hayatını kaybeden Mısırlıların esnaf ve zanaatkâr oldukları ve 1991 yılında rejime karşı gerçekleşen büyük halk ayaklanması sırasında katledildikleri ortaya çıktı.

Kurbanlara ait pasaportlar onları çalıştıran işverenlerin elindeydi. Tutukluluk sırasında hadiseye tanıklık eden işverenler, korkularından Mısır Büyükelçiliği'ne bilgi verememişlerdi. 

İlgili haberlerin ardından harekete geçen Mısır Dışişleri Bakanlığı kapsamlı diplomatik girişimlerde bulunarak konuya ilişkin araştırma-soruşturma-inceleme dâhil cinayetlerin veya ölümlerin hangi şartlar altında gerçekleştirildiğine dair bir kampanya başlattı. 

Bu çerçevede Mısır Parlamentosu ile merkezi Kahire'de bulunan (22 ülkeyi bünyesinde barındıran) Arap Birliği de kendi mecralarında sonuç alabilmek için komisyonlar kurulmasını kararlaştırdı. 

O tarihlerde Arap Birliği teşkilatı Genel Sekreteri Amr Musa Mısırlılara ait çok sayıda toplu mezarın ortaya çıkmasının devrik Baas rejiminin aleyhinde yeni deliller oluşturacağını söylüyordu. 

Haziran 2003'te Mısır merkezli İnsan Hakları Derneği, vatandaşlarının Irak'taki toplu mezarlara atılmış olan cesetlerine ulaşabilmek amacıyla bir heyet oluşturarak inceleme maksadıyla Irak'a gidilmesine karar verildiğini açıklamıştı. 

Neden sonra anlaşıldı ki onca ölüm, cinayet ve katliam sadece bireysel temelde değildi, pek çoğu toplu kıyım tarzında gerçekleştirilmişti. İlaveten savaştaki asker açığını kapatmak isteyen Irak, binlerce Mısırlıyı kendi ordusu saflarında cepheye sürmek suretiyle İran ordusuyla savaştırmıştı. 

1988 dönemindeki Kürtlere yönelik imha maksatlı ENFAL operasyonlarında mecburen yahut para karşılığı (kiralık askeri, lejyoner gibi) katılanlar arasında ölümü tadanlar da vardı. 

Devrik Başkan Hüsnü Mubarek; hayatını kaybeden yaklaşık 8 bin Mısırlı olduğunu ancak bunun sadece 5 bin 500 kadarının cesedinin bulunarak Kahire'ye ve ailelerine ulaştırıldığını açıklamıştı. 

Bu trajik olay, "Saddam rejiminin kara lekesi" olarak Mısır tarihinde yerini aldı. İlgilenenler için birkaç kaynağı paylaşıyorum. 

 

 

Kaynaklar:

  1. Wikipedia Arapça ( قضية النعوش الطائرة )
  2. "المصـريون في العـــراق بين أحلام العودة وأشباح الحرب - تقارير المراسلين - صحيفة الأهرام". www.ahram.org.eg.
  3. مصريون يسترجعون ذكرياتهم بالعراق..  30 ديسمبر 2014
  4. Alan Cowell; Times, Special To the New York (15 Nov 1989). "Egyptian Laborers Are Fleeing Iraq (Published 1989)
  5. Lindsay Caroll, https://www.egyptindependent.com/there-and-back-again-egyptian-workers-remember-their-time-iraq/.
  6. "There and back again: Egyptian workers remember their time in Iraq". Egypt Independent.
  7.  موضة النعوش الطائرة عادت.. «12» جثة مصرية في 45 يوماً". today.almasryalyoum.com.
  8. "Fatal Iraq-Egypt Clash in Baghdad Confirmed". Los Angeles Times, 20-10-2020.
  9. هل أغلق ملف النعوش الطائرة؟ جريدة الأهرام عدد 2 أكتوبر 1992". www.moqatel.com.
  10. "Saddam accused of killing over 5000 Egyptians in 1988". The Daily Star.
  11. سيف الخياط - زواج في مقبرة جماعية !!

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU