BRICS Yeni Delhi Bildirgesi: Çin-Rusya masası, Hindistan dili ve kutup değil durum

Gürsel Tokmakoğlu Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

12 Eylül 2026’da Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, oybirliğiyle New Delhi Declaration 2026’yı kabul etti. Tema dayanıklılık, inovasyon, işbirliği ve sürdürülebilirlik. Grup 20 yaşında. 2027 dönem başkanlığı Çin’e geçti. Aile fotoğrafı kalabalık. Belge uzun. Asıl soru yine aynı:

Bu metin bir dünya düzeni midir, yoksa düzen iddiasının enflasyonu mudur?

Son Bişkek-ŞİÖ için yazdığımı BRICS için de kullanmıştım. Sermaye, standart ve yaratma kapasitesi G7’de durur; üretim ve tüketim hacmi BRICS’tedir. Biri lokomotif, diğeri üreten-tüketen çoğunluktur. Lokomotifi "emperyalist", çoğunluğu "alternatif medeniyet" diye ilan etmek analiz değildir. Analiz, kimin neyi zorla yapabildiğini ve kimin kimi gerçekten koruduğunu ölçmektir.


Konsensüsün tavanı

Yeni Delhi metni bir konsensüs belgesidir. İran ile BAE, Batı Asya dilinde son anda yumuşadı. ABD-İsrail’in İran’a saldırısı ve İran’ın Körfez’deki misillemesi ismen yok. Rusya-Ukrayna savaşına ayrı paragraf açılmadı. Gazze’de ateşkes, insani yardım, iki devletli çözüm ve Filistin’in BM üyeliği var; "maksimum itidal" formülü savaşın failini değil, tırmanışın riskini işaret ediyor.

Bu dil tesadüf değildir. Genişlemiş BRICS’te Çin ile Hindistan aynı masada, sınırda karşı karşıyadır. Rusya savaş ekonomisindedir. İran yeni savaşın enkazındadır. Körfez hem Washington hem Pekin ile konuşur. Böyle bir masada ortak icra üretilemez. Üretilebilen şey ortak reddiyedir: Tek taraflı yaptırım, tek taraflı tarife, çifte standartlı terör dili, Küresel Güney’in temsil edilmediği kurumlar.

Yazdığım cümleler duruyor. Bildirge, yaptırımların uluslararası hukuku ihlal ettiğini, BM Şartı’na aykırı olduğunu ve küresel ticareti çarpıttığını söylüyor; bunları uygulamak için yalnızca BM Güvenlik Konseyi’nin yetkisi olduğunu kaydediyor. Bu tartışma yeni mi başlıyor? Güç kimde, direnç mekanizması nasıl çalışacak? G7 patronajı temsil ederken BRICS bir "direniş örgütü" mü oluyor? Hayır. BRICS, yaptırım altındaki devlete ikinci bir dil verir. Bu nefestir. Ama nefes, ikame kapasitesi değildir. Ortak para yoktur. Daimî sekretarya yoktur. İşleyen ödeme mimarisi "niyet"tir. Modi’nin önerdiği troika, takip mekanizmasıdır; komuta değildir.


Çin ve Rusya bu masada ne yapar?

Çin’in sino-sentrik diplomasisini "çay masası" diye tarif etmiştim. Mesaj basittir: ABD ve Rusya savaştadır; asıl büyük abi Pekin’dedir. Rusya enerji tedarikçisi ve Batı’ya karşı tampondur. Hindistan hacim ve meşruiyet üretir. İran siyasi kalkandır. Küresel Güney üçüncü halkadır. Bu düzen "çok kutuplu" değildir. Hiyerarşik, Çin-odaklı, hibrit bir çekim alanıdır. Pax Sinica güven üretirse kabul görür; zorlarsa direnç doğurur.

Yeni Delhi bu hiyerarşiyi gizlemez, yumuşatır. Çin ve Rusya, Hindistan ile Brezilya’nın Güvenlik Konseyi’nde "daha büyük rol" talebini yineledi. Bu cümle Pekin ve Moskova için ucuzdur: Veto hakları durur, temsil vaadi dolaşır. Çin 2027 başkanlığını alır. Şi, Modi ile "barışçı rekabet, barışçı refah, birbirimizin güçlü yanlarından öğrenmek" dilini kullanır. Kavram yerindedir. Soru şudur: Sınır itilafı dururken, kast düzeni ve tek Çin politikası çözülmezken, bankacılık, sermaye, standart ve hukuk hâlâ uluslararası şartlara bağlıyken ne tür bir piyasadan söz edilir? Alışveriş bozulana dek hacim büyür. Hacim, bağlayıcı düzen değildir.

Rusya’nın masadaki işlevi ayrıdır. Ukrayna metinde yoksa bunun nedeni Avrasya’nın "yenilir yutulur" olması değil, konsensüsün Rusya’nın savaşını ortak dava yapamayacağıdır. Avrupa neden Rusya’ya, Rusya neden Avrupa’ya topyekûn saldırsın? Saldırmaz. Temassız destek, yaptırım, enerji ve bilişsel harp katmanı durur. Rusya’nın BRICS’ten beklediği şey ortak ordu değil, yaptırıma karşı siyasi siper ve yerel para konuşmasıdır. Siper, zafer üretmez, ancak ve ancak durum değiştirir. (Bu zirveyle tezim yine doğrulandı.)


Terör dili, nükleer eşik, yapay zekâ

Hindistan dönem başkanlığının en somut izi Pahalgam’dır. 22 Nisan 2025 saldırısı ismen kınandı. Sıfır tolerans ve çifte standart reddi, Delhi’nin metne damgasıdır. Çin-Rusya bu cümleyi yutabildi; çünkü metin Pakistan’ı işaret etmeden Hindistan’ı tuttu.

Nükleer güvenlik paragrafı Bişkek’teki "dava dosyası, kılavuz değil" eleştirime kısmen cevap verir. IAEA güvencesindeki barışçıl tesislere ve sivil altyapıya kasti saldırılara "ciddi endişe" kaydı, 2026 İran savaşının türün ortak risk hanesine girdiğini gösterir. Rehberlik eden anlayış eşik dilidir. Nükleer riske dokunan her askerî eylem, taraflar kim olursa olsun kırmızı çizgidir. Enerji boğazları savaş hedefi değil, ortak yaşamsal varlıktır. Yeni Delhi bunu tam yazmadı. Ama "kim vurdu"dan "hangi eşik çiğnenirse insanlık daha savunmasız kalır"a yarım adım attı.

Yapay zekâ maddesi iddialıdır: Kaynaklara erişim, güvenlik, kapsayıcılık, Küresel Güney’in kural yazımında eşit katılımı. Bu doğru istikamettir. Teknolojinin kurallarını yalnızca G7’nin yazması medeniyet lokomotifini tekele çevirir. Aynı kuralları yalnızca Pekin’in yazması ise sino-sentrik hiyerarşiyi dijitalleştirir. İnsan onuru, kuralın evrensel ve hesap verebilir olmasını ister; kutbun rengini değil.


Hibrit kutuplaşma

Hibrit kutup meselesine dair ileri sürdüğüm tez de daha önce yazdıklarım içindedir. Anlatana dek tekrarlayacağım.

Görüyorum ki bazı kalemler Yeni Delhi’yi G7’ye karşı ikinci kutup sayacak. Bu, klasik gerçekçiliğin devamı değildir. Gerçekçilik soğuk hesaptır. Zirve fotoğrafını kutup saymak gücü ölçmez. Çin-Hindistan aynı masada, sınırda rakip. Körfez iki başkentte birden konuşur. Rusya İran’ı siyasi olarak kalkanlar, kendi savaşını ayrı yürütür. Üretilen şey kutup değil; katmanlı ittifak, seçici düşman, geçici kalkan, anlatı ortaklığı, icra ayrımcılığıdır.

Bu yüzden tezimi tekrarlıyorum. Çok kutupluluk çoğu kez söylemdir. Çıkara dayalı, gri bölgeleri karıştıran pratik, medeni paylaşımın yerini alamaz. Liberal düzenin sapmalarını eleştirmek, otokratik alternatifi parlatmayı zorunlu kılmaz. Kötüyü parlatmanın manası yoktur. Çin’in yükselişi mucize değildir; kendi halkına ve Batı sermayesinin Soğuk Savaş sonrası tercihine dayanan çift yönlü bir çabadır. Rusya’nın "anti-emperyalist" dili, rejim merkezli düşman üretiminin jeopolitik ambalajıdır.

G7’nin çifte standardı teşhir edilirken aynı yöntem evrenselleşirse dünya tek ikiyüzlülükten, rekabet halindeki ikiyüzlülüklere geçer. Eski düzen işlemez; yeni düzen kurulmaz. Ortada kalan şey çok kutupluluk değil, çok merkezli kuralsızlıktır.


Türkiye

Türkiye bu masanın tam üyesi değildir. Ortak/partner katmanı ve BRICS+ dili, Ankara’ya "ya o blok ya bu blok" dayatmaz. Dayatmaması iyidir. Kümeleşmek medeniyeti yükseltmez. Patrona kör itiraz da, lokomotife teslimiyet de yetmez. Orta güç, standart, hukuk, teknoloji ve refahı alıp stratejik özerkliği korur. Boğazlar, enerji koridoru, terörsüz iç düzen ve hesap verebilir kurum, aile fotoğrafından daha fazla durum üretir.


"Durum değişikliği"

Zafer yoktur; durum değişikliği vardır. Yeni Delhi bir zafer metni değildir. Hindistan, içi gerilimli 11’li grubu tek belgede tuttu. Dil yumuşak, reform talebi somut, Batı Asya’da itidal formülü dengeyi korudu. Çin dönem başkanlığını devralırken hiyerarşisini gizledi. Rusya savaşını metnin dışına ittirip yaptırım maddesinin içine girdi. Bu, bir durumdur.

Bundan sonra bakılacak yer mühür değil, icradır. Yerel para konuşması ödeme mimarisine döner mi? Troika takip eder mi, yoksa bir sonraki zirvenin süsüne mi dönüşür? Yapay zekâ yönetişimi kural mı üretir, bildiri mi? Nükleer eşik ortak kırmızı çizgi midir, yoksa müttefikin yarasını sarıp rakibin yarasını görünmez kılan dava dili midir?

Soru buysa cevap da sadedir. BRICS Çin ve Rusya’nın operasyon alanı değildir; fakat Çin ve Rusya’sız da tiyatro olamaz. Hindistan metni tuttu. Pekin koltuğu aldı. Moskova siper aradı. Dünya henüz yeni bir düzen kurmadı. Durumu değiştirdi. Durumu okuyan kazanır; fotoğrafı kutup sanan kaybeder.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU