"Bize ne Yahudi yerleşimcilerin estirdiği terörden, sana ne Filistinlilerden"

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

İsrail askerleri, Ramallah'ın doğusunda zeytin hasadı yapmaya çalışan Filistinli çiftçileri dağıtmak için ses bombası attı / Fotoğraf: AFP (Arşiv)

İsrail'in işgali altındaki Batı Şeria'da, Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere uyguladığı terörü anlatan yazılar yayınladım.

Amacım, çok konuşulmayan bu konuya dikkati çekebilmekti.

Ne yazık ki ne Türkiye ne de uluslararası kamuoyu uzun süre boyunca yerleşimci şiddetinin pek farkına varamadı.

"Başka işin yok mu? Bize ne Yahudi yerleşimcilerin estirdiği terörden, sana ne Filistinlilerden" diyenlere söyleyecek söz bulamadım.

İşler öyle bir noktaya geldi ki, İsrail güvenlik güçlerinin yerleşimci terörüne engel olacağı sanılırken tam tersine askeri birlikler Yahudi yerleşimcileri korumaya, evlerini, canlarını savunan Filistinlileri de tutuklamaya, direnenleri vurmaya başladı.

Her geçen gün artan alçakça saldırılarda öldürülen, yaralanan Filistinlilerin, yakılıp yıkılan evlerin sayısı arttıkça uluslararası kamuoyu da harekete geçmek zorunda kaldı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

İngiltere'nin başını çektiği 11 ülke ilk kez bu kadar açık bir şekilde İsrail'e karşı tavır aldı.

Gazze Savaşı'nda sessiz kalan birçok ülkenin harekete geçmesi konuyu bilinir hale getirdi.

Batı Şeria'da yerleşimcilerin kaç Filistinliyi öldürdüğünü biliyor musunuz?

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Başkanlığı'nın 7 Ekim 2023-24 Temmuz 2026 dönemine ilişkin yayınladığı verilere göre, Batı Şeria'da 246'sı çocuk bin 122 Filistinli öldürüldü.

Batı Şeria'daki Kusra, Yahudi yerleşimcilerin özellikle hedef aldığı kasabaların başında geliyor.

Kusra'daki Filistinliler ağustos ayını yerleşimcilerin kuşatması altında evlerinden dışarı çıkamadan geçirdi.

Bu, şimdiye kadar görülmemiş acımasızlıkta bir eylemdi.

Yerleşimciler, Filistinlilerin dış dünya ile iletişimlerini kesmek için evlerinin avlularına çadırlar kurdular.

Yerleşimciler bununla da kalmadı, Filistinlilerin evlerinin su ve elektriğini kestiler.

Dışarıdan yiyecek, içecek gelmesini engellediler ve Filistinlileri kıtlığa, açlığa mahkûm ettiler.

Silahlı yerleşimciler gün geçtikçe daha da azgınlaştı ve Filistinlilerin camlarını, kapılarını kırdılar, içeri girip eşyaları çaldılar.

Günlerce devam eden bu olayları İsrail askerleri gülerek, eğlenerek izlediler.

Yerleşimcilerin terör eylemleri sadece Kusra'da değil, Batı Şeria'nın tamamındaki köylerde devam ediyor.

Köyler arasındaki yollar, Filistinlilerin geçişine kapatılıyor, direnenler yerleşimcilerin kafalarına göre kurdukları karakollarda bayılıncaya kadar dövülüyor.

Çiftçileri darp ediyor, koyunları, keçileri hatta tavukları çalıyor, zeytin ağaçlarını söküyor, insanları doğrudan hedef alıp vuruyorlar.

Filistinlileri, her şeyi geride bırakarak göç etmeye zorluyorlar.

Askerlerin gözetiminde Yahudi yerleşimcilerin eliyle Filistinliler üzerinde İsrail devlet terörü estiriliyor.

Evet, 27 Ekim'deki seçim nedeniyle Netanyahu ve faşist bakanları oy kaygısıyla yerleşimci terörünün önünü açtı ve destekledi.

İsrail ordusu içinde son 3 yıldır sadece yerleşimcilerden oluşan yedek birlikler de görev yapmaktadır.

İşte bu birlikler Filistinliler üzerinde estirilen terörde önemli roller oynamaktadır.

Sivil silahlanmayı genişleten kararları aldıran Ulusal Güvenlik Bakanı Ben Gvir, Batı Şeria'daki yerleşimci saldırılarına bizzat bölgeye gelerek destek veriyor.

Kendisi de yerleşimci olan Maliye Bakanı faşist Bezalel Smotrich, yerleşimci terörünün arkasında bir diğer isimdir.

Netanyahu, Smotrich'e sadece Batı Şeria'da değil, tüm işgal altındaki toprakların yönetiminde olağanüstü yetkiler verdi.

Batı Şeria'nın yüzde 83'ünün üzerinde İsrail'in sınırsız hakkı olduğunu savunan Smotrich, sürekli olarak yeni yerleşim planları üretmekte, kimilerinin de hızla onaylanmasını sağlamaktadır.

İsrail Hükümeti son 3 yıl 9 aylık sürede, 104 yeni yerleşim planını onayladı ve hayata geçirdi.

İsrail, artan nüfusa ev, arazi, toprak bulma sorununu insanlık dışı yöntemler kullanarak çözmekten çekinmiyor.

İsrail'de yapılan son sayıma göre, ülke nüfusu 10 milyon 300 bine ulaştı.

Yüzölçümünün bu nüfusu barındırmakta, ihtiyaçlarını gidermekte yetersiz olduğu biliniyor.

Çözüm olarak getirilen ise kurulduğundan beri uygulanan strateji olan komşulardan ve Filistinlilerden toprak çalma politikasını devam ettirmek.

Lübnan ve Suriye'den toprak çalmak ve buralarda yeni yerleşimler kurmak kısa vadede olamayacağı için en hızlı ve kolay yolu, yani İsrail sınırları içindeki ve işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilerin topraklarına el koymayı seçtiler.

Özetlersek, 4 Mayıs 1994'te, Kahire'de İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü arasında imzalanan Gazze-Eriha Anlaşması'yla Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde Filistin Ulusal Yönetimi kurulmuştu.

Gazze'yi tamamen ele geçiren İsrail, yerleşimci terörüyle, Arapları bölgeden atıp, Filistin Yönetimini de ortadan kaldırarak Batı Şeria'yı da ilhak etmek istiyor.

Yazıyı, bazı resmi verileri paylaşarak bitirelim.

Birleşmiş Milletler soruşturma komisyonu, İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığını ve Sağlık Bakanlığı tarafından 73 bini aşkın ölü kaydedildiğini bildirdi.

Sadece evler değil okullar, hastaneler, üniversiteler, arşivler yıkılıyor.

UNESCO'nun yaptığı açıklamaya göre, 2026 yılı itibarıyla, Gazze'de aralarında cami, kilise, müze, arşivlerin de bulunduğu 164 kültürel alan yakıldı, yıkıldı.

Evet, İsrail Filistinlileri fiziksel olarak yok ediyor, ama aynı zamanda Filistin hafızasını da silmeye, ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Bazılarının bu yazıya yine şu tepkiyi verecektir:

"Bize ne Yahudi yerleşimcilerin teröründen, sana ne Filistinlilerden."


Evet, "Size ne ama bana ne değil", çünkü bu konu bir insanlık sorunudur ve sadece insani duyguları olanları ilgilendirir.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU