Odysseia: İnsan neden eve dönmek ister?

Hatice Keltek Independent Türkçe için yazdı

Christopher Nolan'ın The Odyssey filminde Matt Damon'ın canlandırdığı Odysseus. Truva Savaşı'nın ardından yıllar süren yolculuğun amacı, İthaka'ya ve eve dönebilmektir

Eve dön! Şarkıya dön! Kalbine dön!

İsmet Özel


Troya Savaşı sona erdiğinde Odysseus'un tek isteği, karısı Penelope'ye, oğlu Telemakhos'a ve yurdu İthaka'ya dönmektir.

Ancak dönüş yolculuğu 10 yıl sürer; fırtınalar, yaratıklar, tanrılar, baştan çıkarıcı karşılaşmalar ve kendi hataları onu sürekli yolundan uzaklaştırır.

İthaka'ya vardığında ise savaşa gidişinin üzerinden 20 yıl geçmiştir. Odysseus kendi yurduna bir yabancı görünümünde girer ve bıraktığı hayatta kendisine hâlâ bir yer olup olmadığını anlamaya çalışır.

Odysseia, bir kahramanın eve dönüş hikâyesinin içinden 3 bin yıldır aynı soruyu canlı tutar:

İnsan neden eve dönmek ister?


İsmet Özel'in "Eve dön, şarkıya dön, kalbine dön" dizelerini Odysseia ile paralel okuduğumuzda, eve dönüş insanın kendisine olduğu kadar geçmişine, hafızasına ve yurduna dönüşünü de düşündürür.

Yolunu kaybetmek, yol üzerinde yanlış yerlere sapmak, hataların gölgesinde bir süre oyalanmak mümkündür. O gölge sığınılacak bir barınak gibi gelebilir. Orada kalma süresi uzadığında insan o mekânı kabullenebilir. Oysa her sığınak yurt değildir.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Eve dönüş yalnızca mesafe kat etmek değildir; insanın ne kadar değişirse değişsin, kimliğinin kök saldığı yere doğru çekildiği bir yolculuktur.

Troya'da savaş kazanılmıştır. Odysseus'un önünde fethedeceği başka bir ülke yoktur. İstediği İthaka'ya, Penelope'ye ve oğluna dönmektir. İthaka onun köklerini oluşturan, kendisi hakkında anlatıların dolaştığı yurdudur.

Eve dönerken insanı varacağı yerden alıkoyan çeldiriciler vardır. Odysseus bu yolda fırtınalarla, yaratıklarla ve kayıplarla karşılaşır; kendi seçimlerinin sonuçları da bunlara eklenir. Kirke'nin yanında oyalanır. Kalypso'nun adasında lotus onu uyuşturur; kendisinin ve mürettebatının başına gelenler bulanıklaşır. Yedi yılın geçtiğini sonradan fark eder. Sirenler ise onu yolundan çevirecek kadar çekicidir.
 

Odysseus ve Kalypso. Eve dönüş arzusu ile insanı bulunduğu yerde tutan cazibe arasındaki gerilim, Odysseia’nın temel çatışmalarından biridir
Odysseus ve Kalypso. Eve dönüş arzusu ile insanı bulunduğu yerde tutan cazibe arasındaki gerilim, Odysseia’nın temel çatışmalarından biridir

 

Polyphemos'la karşılaşması çeldiricilerin en çarpıcı örneklerinden biridir. Odysseus ve adamları kurtulmuş, gemi kıyıdan uzaklaşmaya başlamıştır. Ancak Odysseus'un, adını haykırarak Polyphemos'un onu kimin alt ettiğini bilmesini istemesinin bedeli ağır olur. Polyphemos, babası Poseidon'a seslenerek Odysseus'un eve dönüşünü engellemesini ister. Kibri, geride bıraktığı tehlikeyi yeniden karşısına çıkarır.

Yol ilerledikçe Odysseus yalnızca başına gelenlerle değil, kendi yaptıklarıyla da yüzleşmeye başlar. Hataları, kayıpları, vicdanında taşıdığı yükler tekrar tekrar önüne gelir. İthaka'ya doğru yaptığı yolculuk, giderek kendi içine doğru da ilerler.

İnsan yolunu kaybedebilir; asıl mesele, yeniden yönünü bulup devam edebilmektir.

Yol boyunca zekâsını ve hilelerini tehlikelerden kurtulmak, koşulları kendi lehine çevirmek için kullanan Odysseus, Kalypso'dan ayrılırken derme çatma bir salla kendini denize bırakır.

İnsanın hayatta elinden geleni yaptığı hâlde ulaşamadığı şeyler vardır. Çabanın yetmediği yerde sonucu zorlamaktan vazgeçmek, insanı olayların akışına bırakır. İnsan amacından vazgeçmez; ona nasıl ve ne zaman ulaşacağını kontrol etmekten vazgeçer. Odysseus'un İthaka'ya ulaşması da 20 yıl sonra kendi kontrolü dışında bir zamanda gerçekleşir. Bu varış, onun içsel yolculuğu bakımından zirve deneyimidir.

Aradan geçen yıllar yalnız Odysseus'u değiştirmemiştir. Penelope bıraktığı kadın, Telemakhos bıraktığı çocuk değildir; evi ise taliplerin yurduna dönmüştür.

Sonunda kıyıya varan Odysseus'un önünde şimdi denizlerden daha çetin bir engel vardır: Kendi evinde yeniden yer bulmak.
 

 

Kendi evine yabancı gibi dönmek

Yeraltı dünyasında karşılaştığı Agamemnon, savaştan döndüğünde kendi evinde öldürüldüğünü anlatır ve Odysseus'a aynı hezimete uğramaması için temkinli olmasını söyler.

Odysseus da İthaka'ya dilenci görünümünde girer; ortaya çıkmadan önce etrafı gözlemler ve yokluğunda kurulan düzeni anlamaya çalışır.

Polyphemos'un kıyısında adının bilinmesini isteyen Odysseus, İthaka'da susmayı tercih eder. Bir zamanlar kurtulmuşken bile kimliğini açıklamadan gidemeyen adam, artık kendi evinde görünmezliği seçmek zorundadır.

Odysseus'un dönüşü, onsuz kurulan düzen için tehdittir. Talipler saraya yerleşmiş, Penelope üzerinden evlilik ve iktidar hesapları yapılmış, Telemakhos'un geleceği bu belirsizliğin içinde şekillenmiştir.

Odysseus daha ölmeden, bıraktığı yer paylaşılmaya başlanmıştır. Şimdi geri dönmesi, herkesin yerini yeniden belirleyecektir.

İçsel bir yolculuğun dönüştürdüğü insanın ilişkilerindeki karşılığı da buna benzer. Terapide insan sustuğu yerde konuşmaya, kabul ettiğine itiraz etmeye, sınır koymaya başladığında ilişkilerindeki eski denge de değişir.

Bir kişinin dönüşmesi, diğerlerinin de onunla kurdukları ilişkiyi yeniden gözden geçirmesini gerektirir.


İnsan yalnızca hatırladığı yere mi döner?

Odysseus'un İthaka'daki dönüşü tanınma sahneleriyle ilerler. Eurykleia, ayaklarını yıkarken Odysseus'u eski yara izinden tanır.

20 yıl onu değiştirmiştir; ama geçmişinden taşıdığı iz hâlâ bedenindedir. Eurykleia konuşmaya yeltendiğinde Odysseus onu susturur; kimliğini açıklamak için biraz daha bekleyecektir.

Odysseus kimliğini saklar, Penelope onu kocasından haber getiren bir yabancı olarak dinler. Böylece Odysseus kendi hikâyesini karısının ağzından duyar.

Karısının hafızasında kim olduğunu, yokluğunda kendisinden ne kaldığını anlamaya çalışır. İnsan döndüğünde, geride bıraktığı insanlarla birlikte onların hafızasında bıraktığı kişiyle de karşılaşır.

İnsan yalnızca hatırladığı yere değil, hatırlandığı yere de döner.
 

Anne Hathaway’in canlandırdığı Penelope. Odysseus’un dönüşü, yalnızca bir adamın evine dönmesi değil, yokluğunda değişmiş bir hayatla yeniden karşılaşmasıdır
Anne Hathaway’in canlandırdığı Penelope. Odysseus’un dönüşü, yalnızca bir adamın evine dönmesi değil, yokluğunda değişmiş bir hayatla yeniden karşılaşmasıdır

 

Penelope de Odysseus'un bıraktığı kadın değildir. Yıllarca evini ve oğlunu korumuş, talipleri oyalamış, kendi stratejilerini geliştirmiştir.

Karşısındaki dilencinin "Ne zaman yardıma ihtiyacın olursa o gelecek" sözü üzerine, evliliğe zorlayan taliplerin karşısına Odysseus'un yayını çıkarır. Ondan yapılması istenilen seçimin koşullarını kendisi belirler.

Odysseus da oğluna savaş aletlerini saklamasını, kapıları kilitlemesini söyler. Henüz her şey açıkça söylenmemişken iki ayrı strateji aynı amaçta buluşur. Birbirlerinin ne yapacağını bilmeden, birbirlerinin ne yapabileceğini hâlâ biliyor gibidirler.

20 yıllık ayrılığın ardından akıl ve sezgi kadar, aralarındaki güven ve bağlılık da yeniden can bulur.

Yay sonunda Odysseus'un eline geçer. İlk denemesinde geremez, ikincisinde başarır. Kendi gücünü yeniden bulduğu bu an, taliplere karşı vereceği son mücadele için de dönüm noktasıdır.


Tanınmak yetmez

Odysseus İthaka'ya kim olduğunu kanıtlamak için dönmez; değişmiş hâliyle orada hâlâ kim olabileceğini anlamak için döner. Çünkü insanın kendi evine dönmesiyle bir başkasının hayatındaki eski yerine dönmesi aynı şey değildir.

20 yıl Penelope'yi de değiştirmiştir. Uzun bir ayrılığın ardından insan yalnız "Beni hâlâ tanıyor musun?" diye sormaz. "Ben şimdi kimim, sen kim oldun ve hâlâ birbirimize ait hissediyor muyuz?" diye de sorar.
 

Odysseus’un yıllar süren deniz yolculuğu. İthaka’ya ulaşmak, yalnızca mesafeyi aşmak değil, yolda karşılaşılan sayısız sınavı geride bırakmak anlamına gelir
Odysseus’un yıllar süren deniz yolculuğu. İthaka’ya ulaşmak, yalnızca mesafeyi aşmak değil, yolda karşılaşılan sayısız sınavı geride bırakmak anlamına gelir

 

İnsan neden hep eve dönmek ister?

Odysseus'un önünde başka hayatların ihtimali varken, o yine de İthaka'ya dönmek ister. Çünkü eve dönme arzusu her zaman bir mekâna duyulan özlem değildir.

İnsan geçmişine, diline, sevdiklerine, kendisini hatırlayanlara; yol boyunca uzak düştüğü kendisine yeniden yaklaşmak ister. İthaka, Odysseus için bütün bunların bir arada yaşadığı yerdir.

Odysseus oraya eski hayatını geri almak için değil, yaşadıklarını kendi hikâyesinde bir yere koyabilmek için döner. Kendinden kendine yapılan sefer de insanı başladığı yere değil, yaşadıklarının ardından olduğu kişiye getirir.

Eve dönüşün anlamı da burada saklıdır: İnsan başa dönmek için değil, değiştiği hâliyle yeniden ait olabilmek için döner.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU