Tabu yıkıldı: Vance'tan İsrail'e Amerikan muhtırası!

Umut Berhan Şen Independent Türkçe için yazdı

ABD, İsrail'in oyuncağı değildir. Şu dünyada bir seveniniz yok. Bizden başka bir müttefikiniz kalmadı. Biz de çekilirsek, her şeyinizi kaybedersiniz.

James David Vance


Bu sözlerin sahibi ABD başkan yardımcısı James David Vance.

Namıdiğer sakallı. Namıdiğer JD Vance.

Ortadoğu'da kartlar sadece yeniden karılmıyor.

Böyle giderse masanın kendisi bizzat Washington tarafından havaya uçurulacak gibi.

Zira, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in İsrail kabinesine yönelik o zehir zemberek açıklamalarını alt alta koyup okuduğumuzda, karşımızda sadece diplomatik bir kriz değil, küresel sistemin koordinatlarını değiştiren bir zihniyet kırılması görüyoruz.

Vance, o bildiğimiz, alışık olduğumuz, hiyerarşik Washington elitlerinin kibar ve dolambaçlı diliyle konuşmuyor. Karşımızda, Amerikan taşrasının yoksulluğundan, 90'ların o meşhur "kir pas kuşağının" çaresizliğinden çıkıp gelmiş, feleğin çemberini adeta dişleriyle yırtarak Beyaz Saray'a oturmuş bir adam var.

Haliyle kurduğu cümleler de sokağın, realitenin ve gücün çıplak diliyle şekilleniyor.

Yıllardır Washington koridorlarında İsrail'e karşı kurulması dahi hayal edilemeyen o cümleleri, Vance bir çırpıda Netanyahu hükümetinin yüzüne çarpıverdi.

"ABD, İsrail'in oyuncağı değildir" derken aslında 70 yıllık bir tabuyu, Amerikan dış politikasının o sarsılmaz kabul edilen kutsal ittifak duvarını yerle bir ediyordu.
 

JD Vance’in İsrail kabinesine yönelik sert çıkışları, Washington–Tel Aviv hattında yeni bir güç ve maliyet dengesi arayışının işareti olarak okunuyor / Fotoğraf: Reuters
JD Vance’in İsrail kabinesine yönelik sert çıkışları, Washington–Tel Aviv hattında yeni bir güç ve maliyet dengesi arayışının işareti olarak okunuyor / Fotoğraf: Reuters

 

Bu mesele sadece anlık bir öfke patlaması ya da geçici bir gerilim olarak okunursa büyük hata yapılır.

Burada çok daha derin, yapısal ve jeopolitik bir hesaplaşma var.

Vance'in, "Son 3 ayda vatanınızı koruyan silahların üçte ikisi Amerikan işçisinin emeğiyle, Amerikan vergi mükellefinin parasıyla üretildi" çıkışı, aslında Trump ve ekibinin dünyaya bakışının tam bir özetidir.

Adamlar diyor ki, Teksas'taki, Kaliforniya'daki fabrikada çalışan, geçim derdindeki Amerikan işçisi neden Tel Aviv'in bölgesel ihtiraslarını, bitmek bilmeyen savaş bagajını finanse etmek zorunda kalsın?

İşte bu rasyonel ve acımasız pragmatizm, İsrail'in yıllardır Washington üzerinde kurduğu o psikolojik ve siyasi asimetriyi yerle bir ediyor.

Vance, müttefiklerine bir şirket CEO'su gibi yaklaşıyor; bilançonun altına bakıyor, harcanan paraya bakıyor ve şu mesajı veriyor:

Bizim sayemizde ayakta kalıyorsunuz ama masaya oturup kendi çıkarlarımız için İran'la mutabakat imzaladığımızda bize kafa tutuyorsunuz, bu devir kapandı.


İsrail kabinesinin aşırı sağcı aktörleri, Washington'ı eski neo-muhafazakâr, şahin reflekslerle yönetebileceklerini sandılar ama sert bir kayaya çarptılar.

Karşılarında kendi küllerinden doğmuş, hayatta kalmak için her türlü pragmatizmi mübah sayan bir Vance var.

Onun "Dünyada bir seveniniz yok, bizden başka müttefikiniz kalmadı" sözü, diplomatik bir tespitten ziyade çok açık ve net bir tehdittir, bir had bildirmedir.

Bu sözün arkasında, "Eğer bizim çizdiğimiz sınırların dışına taşarsanız, o arkasından sığındığınız Amerikan şemsiyesini bir gecede kapatırız, altından kalkamazsınız" resti yatıyor.

Dünyanın geri kalanında yalnızlaşmış, uluslararası mahkemelerde köşeye sıkışmış bir İsrail'in, kendisini hayatta tutan yegâne güce karşı bu denli pervasızca saldırmasını rasyonel bulmuyor yeni Beyaz Saray yönetimi.

Aslında Vance'ın o çarpıcı sorusu aslında her şeyi özetliyor:

9 milyonluk bir ülkesiniz, karşılaştığınız her güvenlik sorununu sadece öldürerek mi çözeceksiniz?


Bu cümle, askeri üstünlüğün tek başına bir devletin kalıcı güvenliğini sağlayamayacağına dair çok ciddi bir stratejik akıl yürütmedir.

ABD, Ortadoğu'da kendi askerini, kendi bütçesini sonsuz bir savaş girdabının içinde eritmek istemiyor artık.

Kendi iç sorunlarına dönmek, Çin'le olan küresel rekabete odaklanmak ve Amerikan ekonomisini tahkim etmek isteyen bir Washington mantığı var karşımızda.

Hal böyle olunca, İsrail'in bölgesel yalnızlığı ve Washington'a olan mutlak bağımlılığı, Vance gibi aktörlerin elinde birer koz haline geliyor.

Bu yeni dönemde müttefiklik ilişkileri kutsal metinler üzerinden değil, maliyet ve fayda analizleri üzerinden yürütülecek, bunu çok net görüyoruz.

Feleğin çemberinden geçmiş bir liderin müdanasızlığı, diplomatik protokollerin sahte nezaketini bir kenara bırakıp gerçeği tüm çıplaklığıyla masaya koyduğunda küresel dengeler de sarsılıyor.

Bu arada artık JD Vance'ın ciddi olarak liderliğe hazırlandığını da düşünüyorum.

Vance'in attığı bu geri vitessiz adımlar, İsrail için bir dönemin sonu, ABD içinse küresel rolünü yeniden tanımlama stratejisinin en somut tezahürüdür.

Velhasıl kelam, kimse bu açıklamaları geçici bir polemik olarak görmesin; Washington'da artık rasyonel, bencil ve kendi sınırlarına odaklanmış yeni bir Amerikan gücü var ve bu güç, kendi çıkarları söz konusu olduğunda en yakın müttefikini bile bir gecede yalnızlığın ortasında bırakabileceğini açıkça ilan ediyor.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU