Ermenistan ile normalleşme nasıl olabilir?

Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Reuters

Değerli Independent Türkçe okuyucuları,

Güney Kafkasya'da son yıllarda yaşanan gelişmeler, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin geleceğine dair yeni fırsat pencereleri açmaktadır. Özellikle Ermenistan'da yapılan son seçimlerde Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki siyasi çizginin devam etmesi, Ankara açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir gelişmedir.

Gazeteci Barçın Yinanç'ın da dikkat çektiği üzere, Ermenistan seçmeni bir kez daha Batı ile ilişkilerini geliştirmeye çalışan, ancak bunu yaparken Türkiye'yi bir engel olarak değil, potansiyel bir ortak olarak görebilen bir siyasi yaklaşımı desteklemiştir. Bu durum, geçmiş dönemlere kıyasla farklı bir siyasi atmosferin oluşmasına katkı sağlamaktadır.

Nitekim Paşinyan'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın göreve başlama törenine katılması da sembolik açıdan önemliydi. Bu ziyaret, iki ülke arasında uzun yıllardır eksik olan siyasi temasların yeniden kurulabileceğine dair önemli bir işaret olarak değerlendirilmelidir.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Aynı zamanda Erivan'ın Türkiye'yi yalnızca tarihsel meseleler üzerinden değil, bölgesel bağlantısallık ve ekonomik işbirliği perspektifinden de değerlendirmeye başladığını göstermektedir.

Ancak Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin önünde hâlâ önemli bir ön şart bulunmaktadır. Bu da Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış sürecinin kalıcı ve sürdürülebilir bir zemine oturmasıdır. Güney Kafkasya'da kalıcı istikrarın tesisi yalnızca Ankara ve Erivan açısından değil, bölgedeki tüm aktörler için önem taşımaktadır.

Bununla birlikte Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin geleceğini sadece tarihsel ve siyasi meseleler üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. İki ülke arasındaki potansiyel ekonomik işbirliği alanları da en az siyasi konular kadar önem taşımaktadır.

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus, sınırların bir gecede tamamen açılması yerine kademeli ve kontrollü bir normalleşme sürecinin tercih edilmesidir. Böyle bir yaklaşım hem kamuoylarının sürece uyum sağlamasını kolaylaştıracak hem de ortaya çıkabilecek risklerin yönetilmesine yardımcı olacaktır.

Aslında bunun küçük örnekleri geçmişte görülmüştür. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Ani Harabeleri ziyaretleri sırasında özel izinlerle bazı grupların sınırın karşı tarafını görebilmelerine ve belirli temaslarda bulunabilmelerine imkân tanınmıştır. Bu tür uygulamalar güven inşa edilmesi açısından sembolik öneme sahiptir.

Benzer şekilde ilk aşamada yük taşımacılığına yönelik demiryolu bağlantılarının yeniden canlandırılması düşünülebilir. Kars-Gümrü hattının belirli şartlar altında ticari taşımacılığa açılması hem Ermenistan ekonomisinin dış dünyaya erişimini kolaylaştırabilir hem de Türkiye'nin bölgesel lojistik merkez olma hedeflerine katkı sağlayabilir.

Bu noktada konuya yalnızca Zengezur Koridoru perspektifinden bakmak yeterli olmayacaktır. Günümüzde ulaştırma ağları sıfır toplamlı bir rekabetten ziyade birbirini tamamlayan güzergâhlar olarak değerlendirilmelidir. Daha önce de ifade ettiğim üzere, Orta Koridor'un başarısı alternatif güzergâhların dışlanmasına değil, tamamlayıcılık esasına dayanmalıdır.

Türkiye'nin savunduğu Orta Koridor vizyonu ile Ermenistan'ın dahil olabileceği bölgesel ulaştırma ağları birbirine rakip olmak zorunda değildir. Tam tersine Güney Kafkasya'da çoklu bağlantı seçeneklerinin oluşması bölgesel ticaret hacmini artırabilir ve tüm tarafların ekonomik kazanç elde etmesini sağlayabilir.

Bu noktada yıllar önce TOBB öncülüğünde gündeme gelen "Barış için Sanayi" yaklaşımı da yeniden düşünülmeye değerdir. Her ne kadar günümüzde Orta Doğu'daki gelişmeler ve özellikle Gazze'de yaşanan trajediler nedeniyle bölgesel barış perspektifinden söz etmek zorlaşmış olsa da, ekonomik işbirliğinin siyasi normalleşmeyi destekleyebileceği fikri önemini korumaktadır.

TOBB BİS’e benzer bir yaklaşım Güney Kafkasya'ya da uyarlanabilir. Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan arasında oluşturulabilecek özel ekonomik bölgeler, serbest ticaret alanları ve sınır lojistik merkezleri, siyasi normalleşmenin ekonomik temelini oluşturabilir.

Özellikle demiryolu hatları boyunca kurulacak ortak serbest bölgeler hem Orta Koridor'un hem de Zengezur güzergâhlarının desteklenmesine katkı sağlayabilir. Buradaki amaç koridorları birbirine rakip göstermek değil, birbirini tamamlayan bağlantısallık ağları olarak değerlendirmektir.

Bu bölgelerde lojistik merkezleri, hafif sanayi tesisleri, depolama alanları, gümrük kolaylaştırma mekanizmaları, veri merkezleri ve e-ticaret dağıtım merkezleri gibi yatırımlar teşvik edilebilir. Böylece sınırlar tamamen açılmadan önce dahi kontrollü ekonomik entegrasyon adımları atılabilir.
 


Normalleşme yalnızca insanların geçişiyle sınırlı değildir. Elektrik iletim hatları, su altyapısı, telekomünikasyon bağlantıları ve dijital ağlar da kademeli işbirliği alanları olarak değerlendirilebilir. Özellikle Güney Kafkasya'nın Avrupa ile Asya arasındaki dijital bağlantılarda öneminin artması, veri merkezleri ve telekom altyapısına yönelik yatırımları daha anlamlı hale getirmektedir.

Türkiye'nin gelişmiş telekomünikasyon altyapısı ile Ermenistan'ın insan kaynağı bir araya getirildiğinde bölgesel ölçekte yeni fırsatlar ortaya çıkabilir. Bu tür projeler aynı zamanda bölgenin küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu da güçlendirebilir.

Ekonomik işbirliği perspektifi içerisinde enerji güvenliği de önemli bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda Ermenistan'daki Metsamor Nükleer Santrali uzun yıllardır bölge ülkelerinde güvenlik kaygılarına yol açmaktadır.

Santralin yaşı ve teknolojik altyapısına ilişkin tartışmalar yeni değildir. Olası bir kaza senaryosu yalnızca Ermenistan'ı değil, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan dahil olmak üzere tüm bölgeyi etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle nükleer santralin kapatılması veya uzun vadede Metsamor'un kapsamlı şekilde modernize edilmesi, güvenlik standartlarının yükseltilmesi ve alternatif enerji yatırımlarının teşvik edilmesi önem kazanmaktadır. Enerji kaynakları bakımından zengin olan Azerbaycan’ın da karşılıklı barış ve işbirliği sürecinde enerji kartını olumlu bir katkı ve kaldıraç olarak kullanması mümkün olabilir.

Daha da önemlisi, Güney Kafkasya'da kurulabilecek ortak ekonomik bölgeler yenilenebilir enerji projeleri için pilot alanlara dönüştürülebilir. Güneş ve rüzgâr enerjisinin yanı sıra gelecekte küçük modüler reaktörler (SMR) gibi yeni teknolojiler de değerlendirilebilir.

Bu tür projelerde Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve dünyanın farklı bölgelerindeki Ermeni diasporasının yatırım potansiyeli de bölgesel kalkınmaya katkı sağlayabilir. Böylece Güney Kafkasya yalnızca jeopolitik rekabetlerin değil, aynı zamanda ortak refah ve sürdürülebilir kalkınma projelerinin de merkezi hâline gelebilir.

Elbette Türkiye ile Ermenistan arasında tarihsel hafızadan kaynaklanan görüş ayrılıkları kısa sürede ortadan kalkmayacaktır. Ancak uluslararası ilişkilerde komşuların geçmişte yaşanan tüm sorunları çözmeden de belirli alanlarda işbirliği geliştirebildiklerine dair çok sayıda örnek bulunmaktadır.

Bugün ihtiyaç duyulan şey, beklentileri gerçekçi tutan, Azerbaycan'ın hassasiyetlerini göz ardı etmeyen, ancak aynı zamanda Güney Kafkasya'nın ekonomik potansiyelini de değerlendiren pragmatik bir normalleşme yaklaşımıdır.

Ancak bütün bu senaryoların ön koşulu değişmemektedir: Kalıcı bir Türkiye-Ermenistan normalleşmesi ve kapsamlı ekonomik entegrasyon ancak Ermenistan ile Azerbaycan arasında sürdürülebilir ve kalıcı bir barış anlaşmasının sağlanmasıyla mümkün olabilir.

Böyle bir ortam oluştuğunda Güney Kafkasya, jeopolitik rekabetlerin ve ulaşım koridorları tartışmalarının ötesine geçerek ortak refah üreten bir bölgeye dönüşebilir. Türkiye'nin uzun yıllardır savunduğu Orta Koridor vizyonu da ancak bu şekilde tam anlamıyla başarıya ulaşabilir. Çünkü 21. yüzyılın bağlantısallık projeleri birbirini dışlayan koridorlar üzerine değil, birbirini tamamlayan ağlar üzerine kurulmalıdır.

Belki de gerçek normalleşme, sınır kapılarının açılmasından önce demiryollarının, enerji hatlarının, veri ağlarının ve ekonomik ortaklıkların kurulmasıyla başlayacaktır. Bu da Güney Kafkasya'nın uzun zamandır ihtiyaç duyduğu güven ortamının oluşmasına katkı sağlayabilir.

 

 

Kaynaklar:

Barçın Yinanç, "Rumlar, Ermeniler: İki seçim, iki lider, iki sonuç", T24
[https://t24.com.tr/yazarlar/barcin-yinanc/rumlar-ermeniler-iki-secim-iki-lider-iki-sonuc,55700](https://t24.com.tr/yazarlar/barcin-yinanc/rumlar-ermeniler-iki-secim-iki-lider-iki-sonuc,55700)
Republic of Armenia – Prime Minister's Office
[https://www.primeminister.am/en/](https://www.primeminister.am/en/)
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı
[https://www.tccb.gov.tr](https://www.tccb.gov.tr)
UNESCO World Heritage Centre – Ani Archaeological Site
[https://whc.unesco.org/en/list/1518/](https://whc.unesco.org/en/list/1518/)
Middle Corridor Initiative (T.C. Dışişleri Bakanlığı)
[https://www.mfa.gov.tr/the-middle-corridor.en.mfa](https://www.mfa.gov.tr/the-middle-corridor.en.mfa)
European Commission – EU-Armenia Relations
[https://neighbourhood-enlargement.ec.europa.eu/european-neighbourhood-policy/countries-region/armenia_en](https://neighbourhood-enlargement.ec.europa.eu/european-neighbourhood-policy/countries-region/armenia_en)
International Atomic Energy Agency (IAEA) – Armenia Nuclear Safety Cooperation
[https://www.iaea.org](https://www.iaea.org)
Diriöz, Ali Oğuz (2021). Alternative Complementarity Routes and Eurasian Connectivity. Eurasian studies literature and related publications on connectivity and transport corridors.
TOBB Industrial Zones for Peace Initiative (historical references and TOBB policy discussions)
[https://www.tobb.org.tr](https://www.tobb.org.tr)
World Bank – South Caucasus Connectivity and Regional Development Studies
[https://www.worldbank.org](https://www.worldbank.org)
European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) – Armenia Country Strategy and Infrastructure Projects
[https://www.ebrd.com/armenia.html](https://www.ebrd.com/armenia.html)
Asian Development Bank – Central Asia Regional Economic Cooperation (CAREC) Transport Corridors
[https://www.carecprogram.org](https://www.carecprogram.org)

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU