Değerli Independent Türkçe okuyucuları,
Bütün dikkatler bugünlerde ABD ile İran arasında imzalanan 60 günlük geçici mutabakata, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılıp açılmayacağına, petrol fiyatlarının düşüp düşmeyeceğine ve küresel ekonomide yeni bir istikrar penceresinin oluşup oluşmayacağına çevrilmiş durumda.
Böylesine yoğun bir jeopolitik gündem içinde, Avrupa Birliği açısından önemli bir takvim değişikliği nispeten geri planda kaldı: AB Konseyi Dönem Başkanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nden İrlanda'ya geçiyor.
İlk bakışta İrlanda, Türkiye kamuoyunda AB'nin büyük ve belirleyici aktörleri arasında ilk sırada düşünülmeyebilir.
Ne Almanya gibi Avrupa ekonomisinin merkezinde yer alır, ne Fransa gibi güvenlik ve savunma tartışmalarında ön plana çıkar, ne de İtalya veya İspanya gibi Akdeniz siyasetiyle doğrudan ilişkilendirilir.
Ayrıca İrlanda'nın NATO üyesi olmaması ve askeri tarafsızlık geleneği de onu Avrupa güvenliği tartışmalarında daha az görünür kılmaktadır.
Oysa tam da bu nedenle İrlanda'nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir fırsattır.
İrlanda, Avrupa'nın son 30 yıldaki en dikkat çekici ekonomik dönüşüm örneklerinden biridir. 1990'ların başında görece sınırlı imkânlara sahip bir ekonomi olarak görülen İrlanda, bugün yüksek kişi başına gelir seviyesi, güçlü teknoloji ekosistemi, yabancı yatırım çekme kapasitesi, bilişim sektörü ve yaşam standartlarıyla Avrupa'nın en başarılı örneklerinden biri haline gelmiştir.
Bu başarı yalnızca düşük vergi politikasıyla açıklanamaz. Elbette vergi avantajları, İngilizce dilinin küresel iş dünyasındaki yeri, ABD'deki güçlü İrlanda diasporası ve Avrupa Birliği üyeliği önemli rol oynamıştır.
Ancak İrlanda'nın esas başarısı, dünyayla kavga etmeden, yatırımcıya güven vererek, hukuk devleti algısını güçlendirerek ve küresel teknoloji şirketleri için öngörülebilir bir iş ortamı sunarak kalkınabilmesidir.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Türkiye açısından buradaki ders son derece önemlidir.
Bugün Türkiye, Milli Teknoloji Hamlesi çerçevesinde yapay zekâdan savunma sanayisine, dronlardan elektrikli araçlara, kuantum teknolojilerinden veri merkezlerine kadar geniş bir alanda stratejik kapasite geliştirmek istemektedir.
Bu hedef son derece değerlidir. Ancak milli teknoloji üretmek, dünyadan kopmak anlamına gelmez.
Tam tersine, teknoloji geliştirmek isteyen ülkelerin küresel sermaye, nitelikli insan kaynağı, uluslararası ortaklıklar, standartlar ve güvenilir kurumlarla daha fazla entegre olması gerekir.
İrlanda örneği bu açıdan öğreticidir. İrlanda kendi teknolojik kapasitesini, küresel şirketleri ülkeye çekerek, üniversite-sanayi iş birliklerini geliştirerek ve Avrupa pazarıyla uyumlu bir yatırım ortamı oluşturarak güçlendirdi.
Yani, yerli kapasite ile yabancı yatırım arasında sıfır toplamlı bir ilişki kurmadı. Aksine, dış yatırımın bilgi birikimi, istihdam, Ar-Ge ve kurumsal kalite üretmesini sağlayacak bir ekosistem kurmaya çalıştı.
Türkiye'nin de Avrupa Birliği ile ilişkilerinde bu perspektife ihtiyacı var.
İrlanda'nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı, Türkiye açısından yalnızca diplomatik bir takvim maddesi olarak görülmemelidir.
Bu dönem, Türkiye-AB ilişkilerinde ekonomik iş birliği, gümrük birliğinin güncellenmesi, dijital dönüşüm, yeşil ekonomi, teknoloji yatırımları, veri merkezleri, enerji güvenliği ve eğitim alanlarında yeni temasların güçlendirilmesi için kullanılabilir.
Özellikle Brexit sonrası dönemde İrlanda'nın İngilizce konuşulan Avrupa Birliği üyesi bir ülke olarak daha görünür hale gelmesi Türkiye için ayrıca önemlidir.
Türkiye, hem Avrupa pazarına yakınlığı hem genç ve dinamik nüfusu hem de üretim kapasitesiyle Avrupa'nın teknoloji, savunma, enerji ve lojistik ekosistemlerinde daha güçlü bir rol oynayabilir.
Ancak bunun için yalnızca büyük iddialar yeterli değildir. Güven veren ekonomi yönetimi, öngörülebilir kurallara dayalı sistem, güçlü kurumlar, nitelikli eğitim ve yatırımcı dostu bir iklim gerekir.
İrlanda dönem başkanlığı bu nedenle Türkiye için sessiz ama değerli bir diplomatik fırsat olabilir.
Önümüzdeki dönemde AB Konseyi Dönem Başkanlığı sırasıyla İrlanda, Litvanya ve Yunanistan'a geçecektir. Bu takvim Türkiye açısından dikkatle okunmalıdır.
İrlanda dönemi, Türkiye-AB ilişkilerinde daha yumuşak, daha ekonomik ve daha teknoloji odaklı bir zemin oluşturmak için değerlendirilebilir.
Eğer bu dönem iyi kullanılırsa, Yunanistan'ın dönem başkanlığına gelindiğinde yalnızca krizler, gerilimler ve karşılıklı suçlamalar değil; iyi komşuluk, ekonomik iş birliği ve bölgesel istikrar başlıkları da konuşulabilir.
Kabul etmek gerekir ki bu oldukça iyimser bir senaryodur. Ancak diplomasi zaten çoğu zaman krizlerin kaçınılmaz olmadığını gösterebilme sanatıdır.
Mustafa Denizli'nin hafızalara kazınan "içimizdeki İrlandalılar" ifadesi Türkiye'de uzun yıllardır esprili ve eleştirel bir deyim olarak kullanılır. Fakat bugün meseleye başka bir açıdan bakmak gerekiyor.
Türkiye, İrlanda'yı yalnızca bir futbol metaforu üzerinden değil, ekonomik dönüşüm ve teknoloji yatırımları açısından da okumalıdır.
İrlanda'nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı, Türkiye için küçük görünen ama doğru değerlendirildiğinde anlamlı sonuçlar doğurabilecek bir fırsat penceresidir.
Türkiye'nin hedefi, Avrupa ile ilişkilerinde kriz yönetimine sıkışmak değil; teknoloji, yatırım, ticaret ve kurumsal güven ekseninde yeni bir başlangıç yapabilmek olmalıdır.
Kaynaklar ve referanslar:
• Avrupa Birliği Konseyi – AB Konseyi Dönem Başkanlığı: [https://www.consilium.europa.eu/en/council-eu/presidency-council-eu/](https://www.consilium.europa.eu/en/council-eu/presidency-council-eu/)
• Avrupa Birliği Konseyi – 2030'a kadar dönem başkanlıkları listesi: [https://www.consilium.europa.eu/en/council-eu/presidency-council-eu/list-of-presidencies-of-the-council-of-the-european-union/](https://www.consilium.europa.eu/en/council-eu/presidency-council-eu/list-of-presidencies-of-the-council-of-the-european-union/)
• İrlanda Hükümeti – Ireland's Presidency of the Council of the European Union: [https://www.ireland.ie/en/eu/eu_presidency/](https://www.ireland.ie/en/eu/eu_presidency/)
• İrlanda Hükümeti – İrlanda'nın 2026 AB Konseyi Başkanlığı hazırlıkları: [https://www.gov.ie/en/department-of-foreign-affairs/press-releases/minister-mcentee-and-minister-byrne-update-on-preparations-for-irelands-eu-presidency/](https://www.gov.ie/en/department-of-foreign-affairs/press-releases/minister-mcentee-and-minister-byrne-update-on-preparations-for-irelands-eu-presidency/)
• İrlanda Dışişleri Bakanlığı – İrlanda'nın askeri tarafsızlık politikası: [https://www.ireland.ie/en/dfa/role-policies/international-priorities/peace-and-security/neutrality/](https://www.ireland.ie/en/dfa/role-policies/international-priorities/peace-and-security/neutrality/)
• NATO – Relations with Ireland: [https://www.nato.int/en/what-we-do/partnerships-and-cooperation/relations-with-ireland](https://www.nato.int/en/what-we-do/partnerships-and-cooperation/relations-with-ireland)
• IDA Ireland – Technology sector investment and growth: [https://www.idaireland.com/explore-your-sector/business-sectors/technology](https://www.idaireland.com/explore-your-sector/business-sectors/technology)
• Ireland.ie – Why global companies choose Ireland as their European base: [https://www.ireland.ie/en/invest/why-global-companies-choose-ireland/](https://www.ireland.ie/en/invest/why-global-companies-choose-ireland/)
• World Bank – GDP per capita, Ireland: [https://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.PCAP.CD?locations=IE](https://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.PCAP.CD?locations=IE)
• Reuters – Vance says 60-day period in Iran deal begins Thursday: [https://www.reuters.com/world/vance-says-60-day-period-iran-deal-begins-thursday-2026-06-18/](https://www.reuters.com/world/vance-says-60-day-period-iran-deal-begins-thursday-2026-06-18/)
• Council on Foreign Relations – Trump's Iran Deal: What We Know So Far: [https://www.cfr.org/articles/is-a-u-s-iran-deal-within-reach-six-key-issues-that-could-shape-a-ceasefire](https://www.cfr.org/articles/is-a-u-s-iran-deal-within-reach-six-key-issues-that-could-shape-a-ceasefire)
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish