Hürmüz Boğazı için zaman daralıyor. Amerikan stratejistlerinin onlarca yıldır endişeyle izlediği, dünya ekonomisinin dar ve kayalık soluk borusu konumundaki bu kritik geçit İran tarafından kapatıldı.
Bırakın haftaları, kapalı kaldığı her gün petrol, gaz ve emtia fiyatlarındaki ani yükseliş nedeniyle dünyayı resesyona sürükleme riski taşıyor. Bunun sonuçları o kadar vahim ki, eğer Birleşik Devletler güvenli geçişi yeniden sağlayamazsa ve savaş bitene kadar tankerlerin İran saldırılarına maruz kalma riski devam ederse Washington kendi Süveyş krizini yaşayacak.
O zamanlar Britanya ve Fransa, Süveyş Kanalı'nı ele geçirip bölgede zayıflayan imparatorluk hakimiyetini pekiştirmek için İsrail'e katılarak şoke edici bir hamle yapmıştı. Neredeyse kusursuz bir şekilde yürütülen askeri manevra, bir başbakanın ekonomik zayıflıklarının ne olduğunu, yani Amerikan finansal tehditlerini fark edememesi nedeniyle jeopolitik bir felaketle sonuçlanmış, Britanya'nın imparatorluk günlerine son vermişti.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Hürmüz'den kimin geçeceğine dair veto hakkı İran'ın elindeyken Trump'ın bu harekata son vermesi, benzer büyüklükte bir imparatorluk başarısızlığına işaret eder. Dünyaya, muazzam askeri gücüne ve Ortadoğu'daki sayısız üssüne rağmen Amerika'nın, müttefiklerini ve dünya ekonomisini koruyamadığı mesajı verilmiş olur.
Ülkeler, Amerika'nın gücünün eskisi gibi olmadığını kabul etmek zorunda kalır ve Ortadoğu'da korunmak için başka yerlere yönelir. İran'ın Hark Adası'nda Çin'e ihraç edilen petrol tankerlerini yüklemeyi sürdürmesi ve boğazdan hiçbir müdahaleyle karşılaşmadan geçmesi, başarısızlığın habercisi niteliğinde bir görüntü.
Tahran'ın en büyük kozu her zaman Hürmüz'dü. Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı'nda David Lammy'nin özel danışmanı olarak çalıştığım dönemde Britanya devleti, Amerika'nın İran'daki herhangi bir hamlesinin taşıdığı riskin gayet farkındaydı. İran'ın Körfez'deki Amerikan müttefiklerine saldırmasını beklemediğini itiraf eden Trump'ın yaşadığı anlaşılan, Anthony Eden'ı andıran şoke edici öngörü eksikliği, son 20 küsur yıldır İran meselesiyle ilgilenen herhangi bir yetkili için hayret verici.
Bu yüzden Beyaz Saray'dan, Avrupalı müttefiklerin ve hatta Çin'in bile, dünyanın tanker filolarına refakat edecek gemiler sağlayarak kendilerini kurtarması talebiyle panik sinyalleri geliyor.
Diğerleri de bunu fark ediyor. İsrail önceki günlerde, boğazların yeniden açılması için Birleşik Devletler'e yardım etmeyi savaşta bir numaralı hedefi olarak gördüğünü açıkça ortaya koydu. İran'ın fiili lideri Ali Laricani'yi ortadan kaldıran Benjamin Netanyahu şimdi bir yarışın içinde. İslam Cumhuriyeti'nin kırılma noktası (eğer böyle bir şey varsa), Trump'ın Hürmüz'den kaynaklanan emtia şokundan önce gelebilir mi? ABD Başkanı sadece tırmanan petrol ve doğalgaz şoku nedeniyle değil, aynı zamanda Körfez kaynaklı alüminyum ve kükürtün küresel gübre fiyatlarını etkilemesi nedeniyle de muazzam bir piyasa baskısı altında.
Bu yüzden İsrail, rejimi devirmeye yönelik saldırılarını artırıyor ve İran'ın otoriter altyapısını, zincirin en son halkasına kadar vuruyor. En tepedeki İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ve rejimin paramiliter gücü Besic'in komutanı Gulam Süleymani'yi suikastla öldürdüğünü iddia etmekten, en alt kademedeki polis karakollarını ortadan kaldırmaya kadar her şeyi yapıyor.
Amerika'nın zayıflığının Ukrayna için bir fırsat yarattığını belirtmek gerekiyor. Volodimir Zelenski salı günü Londra'ya, ülkesinin savaş alanında şaşırtıcı, zor kazanılmış ve hâlâ yeterince takdir edilmeyen drone'la savaşma becerilerinin Kiev'den sağladığı diplomatik etkiyle geldi.
Zelenski birdenbire güvenlik ihracatçısı oldu. Ukraynalı drone uzmanları sadece Katar, BAE ve Suudi Arabistan'a yardım etmekle kalmıyor, aynı zamanda Ukraynalı ekipler ve drone önleme uçakları Ortadoğu'daki Amerikan üslerinin savunmasına da koşuyor. Trump, Amerika'nın Ukrayna'ya yaptığı yardım tahsisatlarını 2025'te sonlandırırken, 2026'da Zelenski'nin Amerika'ya Ukrayna askeri desteği sağladığına şahit oluyoruz.
Diğer yandan Doğu Ukrayna'da Kiev, kamikaze drone'ları öncülüğünde yürütülen operasyonlarda Rus hatlarını delerek yaklaşık 400 kilometrekarelik bir alanı sessizce Moskova'dan kurtardı.
İşte bu yüzden Ukrayna, bu anın karmaşık ve iç içe geçmiş jeopolitiği nedeniyle, İran rejiminin Trump'tan önce acı eşiğine ulaşmasını umarak kendisini İsrail'le aynı safta buluyor. Ukrayna, Rusya'nın satın aldığı İran yapımı drone'ların şehirlerine yağmasına yıllardır maruz kalıyor ve petrol fiyatlarındaki sürekli artışın Putin'e, ani üstünlüğü Kiev'den geri almasını sağlayacak kaynakları sunmasından korkuyor.
Bu durum Ukrayna için de gerçek riskler yaratıyor. Rusya'ya yönelik petrol yaptırımlarını zaten kaldıran Birleşik Devletler, Hürmüz paniğiyle Kremlin'in hidrokarbonlarını Avrupa pazarına kaktırmaya çalışırsa, beklenmedik bir nakit ve güç artışı Putin'in kucağına düşecek. Daha da kötüsü, Trump'ın geri adım atması durumunda Rusya (sponsoru Çin bir yana), Amerikan Süveyşi'nin en büyük kazananı olacak.
Yetkili olarak katıldığım Britanya-Ukrayna toplantılarında Zelenski'nin Tahran rejimine duyduğu küçümseme barizdi. Artık rejimin kaderiyle Ukrayna savaşının kaderi birbirine bağlı.
Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç
© The Independent