Japon bilim insanları, Fukuşima'nın terk edilmiş tahliye bölgesindeki radyoaktif domuz-yaban domuzu melezlerinin sayısındaki patlamanın ardındaki genetik mekanizmaları nihayet çözdü.
2011'deki Fukuşima nükleer kazası ve insanların tahliyesinin ardından, az sayıda evcil domuz kasabanın çiftliklerinden kaçarak bölgedeki yerli yaban domuzlarıyla çiftleşmeye başladı.
Buraya yeni domuzların getirilmemesi ve insan faaliyetlerinin minimum düzeyde kalması nedeniyle bölge, evcil domuzların yabani akrabalarıyla melezleşmesini anlamak için doğal bir deney ortamı haline geldi.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Özellikle yabanileşmiş evcil domuzlarla yaban domuzlarının giderek daha fazla aynı alanı paylaştığı yerlerde, evcil ve yabani hayvanlar arasındaki bu tür melezleşmeler dünya çapında artan bir endişe kaynağı ve genellikle ekolojik hasarla ilişkilendiriliyor.
Ancak bu değişikliklerin ardındaki biyolojik mekanizmalar yeterince anlaşılmıyor.
Fukuşima'daki genetikçiler son çalışmada bu nadir olayı inceleyerek evcil domuz genlerinin nesiller boyunca seyreldiğini ancak hızlı üreme kapasitelerinin melez domuzlarda varlığını sürdürdüğünü saptadı.
Açık havada yaşayan yaban domuzları doğal koşullarda yılda bir kez ürüyor ancak insanlar tarafından yetiştirilen domuzlar yıl boyunca daha fazla yavru dünyaya getiriyor.
Ancak bu iki popülasyon melezleştiğinde genlerinin tam olarak nasıl karıştığı bilinmiyor. Araştırmacılar 2015 ila 2018'de Fukuşima'nın yasak bölgesinde yaşayan 191 yaban domuzu ve 10 evcil domuzun doku örneklerini inceledi.
İki tür domuzda iki tür DNA'yı analiz etti: sadece anneden geçen mitokondriyal DNA (mtDNA) ve her iki ebeveynden alınan nükleer DNA.
Bu sayede genel genetik karışımdan ayrı olarak anne tarafındaki soyu izlediler.
DNA analizi, melez domuz-yaban domuzu popülasyonunda ne kadar evcil domuz genetik materyalinin kaldığını ve evcil domuz genlerinin ne kadar hızlı seyreldiğini, bilim insanlarının belirlemelerine de imkan verdi.
Araştırmacılar, yaban domuzlarıyla çiftleşen evcil domuzların yavrularının, yaklaşık 5 nesil boyunca evcil annenin mtDNA'sını taşıdığını tespit etti.
Bu, melezlerin gen karışımının zamanla evcil domuzlardan çok yaban domuzlarına benzediğine, yani melezlerin yaban domuzlarıyla çiftleşmeyi sürdürdüğüne işaret ediyor.
Bulgular, evcil domuz genlerinin nesiller boyunca hızla düştüğünü, birçok bilim insanının varsaydığından daha çabuk azaldığını gösteriyor.
Öte yandan domuzların hızlı, bütün yıla yayılan üreme döngüsünün devam etmesiyle sonraki nesiller daha çok yaban domuzlarına benzedi.
Hirosaki Üniversitesi'nden araştırmanın yazarı Donovan Anderson, "Bu mekanizmanın, yabani domuzlar ve yaban domuzlarının melezleştiği, dünyanın diğer bölgelerinde de muhtemelen meydana geldiğini vurgulamak istiyoruz" diyor.
Araştırmanın bir diğer yazarı Shingo Kaneko ise şu ifadeleri kullanıyor:
Bulgular, yaban hayatı yönetimi ve istilacı türlerin verdiği zarara yönelik kontrol stratejilerinde uygulanabilir. Anne tarafından ilerleyen domuz soylarının nesil değişimini hızlandırdığını anlamak, yetkililerin nüfus patlaması risklerini daha iyi tahmin etmesini sağlayabilir.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç
© The Independent