Zengezur Koridoru ne durumda?

Dr. Osman Gazi Kandemir, Independent Türkçe için yazdı

Görsel: AA

Washington'da imzalanan barış deklarasyonundan beş ay geçmesine rağmen, Azerbaycan'ı Nahçıvan'a bağlayacak stratejik koridor hâlâ kâğıt üzerinde. Ermenistan'daki anayasal kriz ve bölgesel güç mücadelesi, projeyi belirsizliğe sürüklüyor.

Ağustos 2025'te Beyaz Saray'da düzenlenen zirve, Güney Kafkasya için yeni bir dönemin başlangıcı olarak lanse edilmişti. Donald Trump'ın arabuluculuğunda Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, otuz yıllık ihtilafı sona erdiren bir barış deklarasyonu imzaladı. Ancak anlaşmanın en kritik unsuru olan ve resmî adıyla "Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası" (TRIPP) olarak bilinen Zengezur koridoru, beş ay sonra hâlâ hayata geçirilemedi.

Projenin kâğıt üzerindeki detayları oldukça iddialı: Azerbaycan ana karasını Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne bağlayacak demiryolu, karayolu, enerji boru hatları ve fiber optik altyapıyı içeren kapsamlı bir ulaşım ağı. Yönetim hakları 99 yıllığına - ilk 49 yıl artı 50 yıllık uzatma opsiyonuyla - Amerika Birleşik Devletleri'ne veya ABD liderliğindeki bir konsorsiyuma verilecek. TRIPP Geliştirme Şirketi'nde ABD yüzde 74, Ermenistan ise yüzde 26 paya sahip olacak.

Projenin operasyonel yapısı "Front Office-Back Office" modeline dayanıyor: özel operatörler işletmeyi yönetirken, Ermeni devlet makamları gümrük ve sınır kontrolleriyle ilgilenecek. Ancak tüm bu teknik detaylar, diplomatik gerçeklikle çarpışıyor. Bakü, nihai imzayı atmayı reddediyor. Sebep ise gayet anlaşılır: Ermenistan Anayasası'nın başlangıç metninde yer alan ve Azerbaycan'a yönelik toprak iddialarına zemin hazırladığı düşünülen 1990 Bağımsızlık Bildirgesi'ne yapılan atıflar.

Ermenistan'da Anayasal Çıkmaz

Paşinyan hükümeti, bu anayasal değişikliği 2027 yılında yapılacak bir referanduma bıraktı. Ancak bu erteleme, Azerbaycan'da "barış karşıtlığı" olarak yorumlandı. Ermenistan Adalet Bakanı Grigor Minasyan'ın referandumun 2027'de gerçekleştirileceğini açıklaması, sürecin bir yıl daha askıda kalacağı anlamına geliyor.

Paşinyan'ın hesabı politik hayatta kalmaktan geçiyor. Haziran 2026'da yapılacak seçimler öncesinde tartışmalı bir anayasa referandumu düzenlemek, ona siyasi intihar anlamına gelebilir. Ermeni muhalefeti zaten Paşinyan'ı "Azerbaycan'ın diktesiyle anayasa yazmakla" suçluyor. Anketler ise durumu daha da netleştiriyor: seçmenlerin yüzde 61'i hiçbir lidere güvenmiyor, Paşinyan'ın oy oranı sadece yüzde 17 civarında.

Bu belirsizlik ortamında referandumun başarılı olması için en az kayıtlı seçmenlerin yüzde 25'inin onayı gerekiyor. Ancak Paşinyan'ın "Gerçek Ermenistan" vizyonu - Sovyet sonrası sınırları tanıyan ve tarihi iddialardan arınmış bir devlet modeli - kamuoyunda henüz karşılık bulamadı. Aksine, Azerbaycan'ın baskısıyla yapılacak bir değişiklik algısı, referandumu daha da riskli hale getiriyor.

Rusya'nın Gölgesi ve Karapetyan Vakası

Zengezur koridorunun önündeki engellerden biri de Rusya'nın bölgedeki varlığını sürdürme kararlılığı. Moskova, Washington'un arabuluculuğunda kurulan TRIPP'i, kendi lojistik çıkarlarına ve Ermenistan üzerindeki güvenlik garantörlüğü rolüne bir tehdit olarak görüyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Rus Demiryolları'nın Ermeni demiryolu şebekesinin imtiyaz sahibi olduğunu hatırlatarak, TRIPP'in Rus katılımı olmadan işlemesinin imkânsız olduğunu savunuyor.

Moskova'nın Ermenistan'daki en güçlü kozu ise milyarder Samvel Karapetyan. Haziran 2025'te hükümet devirme çağrısı ve kara para aklama suçlamalarıyla tutuklanan Karapetyan, 4.4 milyar dolarlık serveti ve ekonomik imparatorluğuyla (Tashir Group) Ermenistan bütçesinin yaklaşık yarısını kontrol ediyor. Tutuklanması öncesinde Ermeni Apostolik Kilisesi'ni destekleyen ve "Belarus modeli" üzerinden bir "Birlik Devleti" kurulması çağrısında bulunan Karapetyan, anketlerde yüzde 13.4 ile ikinci sıradaydı.

Paşinyan hükümeti, Karapetyan'ın sahip olduğu ENA televizyonunun lisansını askıya alarak ve ekonomik imparatorluğunu hedef alarak, Rusya'nın seçimler öncesindeki en güçlü finansal kaldıracını etkisiz hale getirmeye çalışıyor. Ancak bu hamle, pro-Rus grupları daha da konsolide etti.

Azerbaycan'ın Tarihsel Haklar Vurgusu

Paşinyan'ın zorluklarına bir de Azerbaycan'ın tarihsel haklarını vurgulayan söylemi ekleniyor. Bakü, Washington zirvesinden sonra "Batı Azerbaycan" söylemini yumuşatacağını ima etmişti, ancak Eylül ayından itibaren bu mesajlar yeniden öne çıktı. 

Aliyev'in "Ermenilerin kim olduğu konusunda halkımızın net fikirleri olmalı" şeklindeki ifadeleri, tarihi gerçeklere işaret etmeyi amaçlıyor. Azerbaycan okul kitaplarına 2024'te eklenen "Batı Azerbaycan" bölümü, şimdiki Ermeni şehirlerinde yaşamış Azerbaycan topluluklarının tarihini anlatıyor. Bakü, Karabağ Ermenilerinin dönüşü konusunda Erivan'dan somut adımlar göremediğini belirtirken, kendi topraklarından çıkarılmış Azerbaycanlı ailelerin haklarını ise uluslararası platformlarda dile getiriyor.

Ancak bu tarihsel haklar vurgusu, Ermenistan'daki milliyetçi kesimleri konsolide eden bir etki de yaratıyor. Paşinyan'ın anayasa referandumunda "hayır" oyu için gerekçe arayan muhalefet, Bakü'nün bu söylemini "toprak iddiası" olarak yorumlayarak barış karşıtı kampanyalarını güçlendiriyor. Azerbaycan'ın meşru tarihsel tespitleri, ironik biçimde Ermenistan'da barış sürecini en çok sabote etmek isteyen güçlerin eline koz veriyor.

ABD'nin Yumuşak Güç Kaybı

Projenin başarısı için kritik olan bir diğer unsur ise ABD'nin bölgedeki sürekli varlığı. Ancak USAID'in 1 Temmuz 2025'te kapatılması, Ermenistan'daki bağımsız medya ve sivil toplum için büyük bir finansal boşluk yarattı. "Ermenistan Medya Programı" kapsamındaki 63 medya kuruluşu ve 16 editörlük ofisi, bütçelerinde yüzde 70'e varan kesintilerle karşı karşıya kaldı.

Bu durum, TRIPP projesinin halka tanıtılması ve anayasa referandumu için toplumsal destek inşası süreçlerini doğrudan sekteye uğratıyor. Rusya'nın hibrit taktikleri ve dezenformasyonuna karşı savunmasız kalan Ermeni medyası, barış sürecini topluma anlatmakta zorlanıyor.

Zengezur koridoru şu anda diplomatik bir "limbo"da (muallakta). 2026'daki Ermenistan seçimleri, projenin kaderini belirleyecek. Paşinyan kaybederse, Washington anlaşması çöpe gidebilir. Kazanırsa bile, 2027 referandumu yeni bir risk. Bakü'nün sabır sınırları belirsiz, Rusya oyun bozucu rolünü sürdürüyor. ABD ise USAID sonrası dönemde bölgeye yeterince odaklanabilecek mi, göreceğiz. 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU