Her yıl 19 Mayıs’ta bazı çevreler, Padişah Vahdettin’in Mustafa Kemal Paşa’ya bir sandık dolusu altın verip, Kurtuluş Savaşını başlatmak üzere Samsun’a gönderdiğini bıkmadan, usanmadan, bozuk plak gibi tekrar ederler.
Bu yalanı o kadar çok söylerler ki, sonunda kendi yalanlarına gözleri kapalı inanır, başka hiçbir şey duymak istemezler.
Evet padişah, Mustafa Kemal’i, İngilizlerin de izniyle Anadolu’ya göndermiştir.
Ama padişah, Mustafa Kemal Paşa’yı Kurtuluş Savaşı başlatsın diye değil, Karadeniz bölgesindeki Rumların bağımsızlık kazanmak için başlattıkları isyanlara Türklerin direnmesini, karşılık vermesini engellemesi için göndermiştir.
Çünkü bölgedeki Rum Pontus çetelerine karşı başarılı bir mücadele veren Türklerin giderek güç kazanması İngilizleri rahatsız etmiş, Padişah Vahdettin’in uyararak, önlem almasını istemişlerdir.
Padişahın, Rumların zarar görmesini önlemek amacıyla ordu müfettişi olarak görevlendirdiği Mustafa Kemal Paşa, zaten Anadolu’ya geçmeyi düşündüğü için bu fırsatı iyi kullanmıştır.
Ayrıca Padişah Vahdettin’in, Mustafa Kemal’e 1 sandık altın verdiği de kuyruklu, kocaman bir yalandır.
İstanbul’daki İngiliz işgal kuvvetleri komutanlığı Mustafa Kemal’i, kentteki faaliyetleri nedeniyle uzun süredir yakın takibe almıştı.
Mustafa Kemal’in Samsun’a gönderilmesine kuşkuyla bakan İngiliz istihbarat subayları harekete geçmişti.
Bunlardan biri de Binbaşı Brian Wright’tır.
Mustafa Kemal Paşa, 30 Nisan 1919 tarihinde, Samsun’a gitmek için 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirilir.
Bu gelişme üzerine Binbaşı Brian Wright, Londra’ya gönderdiği 2 Mayıs 1919 tarihli telgrafta İngiltere Hükümetini uyarır.
Binbaşı Wright şöyle yazar:
Kariyeri başarılarla dolu bir Türk General, Ordu Müfettişi olarak Anadolu’ya gidiyor. Müttefik ordularını Çanakkale’den geçirmeyen bu askerin İstanbul’daki faaliyetleri hayra alamet değildir. Anadolu’da bize karşı harekete başlayabilir. İstanbul’dan çıkışına izin verilmemeli ve hemen tutuklanmalıdır.
Çok geçmeden Binbaşı Brian Wright’a, 6 Mayıs 1919 tarihinde, İngiltere Savaş Bakanlığı’ndan şu yanıt gelir:
General Mustafa Kemal’in Padişah’ın emrinden çıkması mümkün değildir. Çıkarsa gereği yapılır. Hiçbir şansı yoktur. Darmadağın olmuş Türkleri artık hiç kimse ve hiçbir güç toparlayamaz.
Binbaşı Wright, aldığı bu yanıt üzerine, İstanbul’daki İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlığında istihbarat subaylarıyla bir toplantı yaparak, Londra’dan gelen yanıtı aktarır ve ne yapılması gerektiği hakkındaki fikirleri dinler.
Ardından da 11 Mayıs 1919 tarihinde Londra’ya yeni bir telgraf gönderir.
Binbaşı şöyle yazar:
Kariyeri, Mustafa Kemal’in herhangi bir subay olmadığını gösteriyor. ‘Şansı yok’ yorumunuza katılmıyorum. Hatırlayın, bir İngiliz atasözü, ‘Şans cesur olanı kollar’ der. O cesaretini Çanakkale’de kanıtlamıştır. Padişah emri dinleyecek biri değildir. Padişah ve Hilafet yanlıları, Türk subayların Anadolu’ya dağılıp Mustafa Kemal’i bekledikleri istihbaratını bize birçok kez ulaştırdı. Bu nedenle İstanbul’dan çıkmasına izin verilmemelidir. İleride yaşanacakların sorumluluğunun bize ait olmayacağını şimdiden hatırlatmak isterim.
İngiliz Binbaşı Wright’ın, Mustafa Kemal için kullandığı “Padişah emri dinleyecek biri değildir” ifadesi, 19 Mayıs’ı değersizleştirmeye çalışanlara hatırlatmakta yarar var.
Mustafa Kemal Paşa, 16 Mayıs 1919’da emrindeki 14 kişilik karargahıyla İstanbul’dan Bandırma Vapuru ile hareket etti ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı.
Samsun’da sadece 6 gün kalan Mustafa Kemal, 25 Mayıs’ta kentten ayrıldı.
Samsun’daki İngiliz subayı Yüzbaşı Hurst, bu durumu birkaç gün öncesinden raporlaştırarak, İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’u bilgilendirdi.
Yüzbaşı Hurst, 22 Mayıs 1919 tarihli raporunda, “Mustafa Kemal Paşa, bir denetleme gezisi yapmak üzere Samsun’dan ayrılıp içerilere doğru gidecek” diyordu.
Evet, Mustafa Kemal önce birkaç gün kalacağı Havza’ya, oradan ‘içerilere’ yani Amasya, Erzurum, Sivas ve Ankara’ya uzanan yolculuğuna başlayacak, Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyecekti.
Yabancı belgeleri özellikle de İngiliz gizli belgelerini inceleyenlerin, bunları okumayı bilenlerin, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a gidişini çarpıtanlara vereceği çok yanıtı vardır.
Genç Türkiye Cumhuriyeti tarihi için önemli bir dönüm noktası olan 19 Mayıs’ta, yukarıda paylaştığım belgeler ışığında bazı olayları en kısa haliyle sizlere hatırlatmak istedim.
Mustafa Kemal Atatürk’ün 107 yıl önce Samsun’da yaktığı bağımsızlık ateşi bugün Türkiye Cumhuriyeti olarak parlıyor.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish