Para ve siyaset: Yapısal bir kusur mu yoksa ahlaki bir kriz mi?

"Ve acı gerçek şu ki: Kapalı kapılar ardında finanse edilen siyaset, açık bir şekilde kamu yararına hizmet edemez"

Nigel Farage / Fotoğraf: Reuters

Finans ve iş dünyası ile siyaset arasında yapısal bir ilişki vardır. Büyük şirketler ve iş insanları, “bağış” adı altında siyasi partileri ve şahsiyetleri parayla desteklemeye önem verirler.

Bu bağışlar, Allah rızası için verilmiş sadakalar değildir, aksine gören herkes için apaçık olan amaçlar için yapılır. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki “Yahudi lobisi”nin İsrail'e siyasi destek için hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partilerden politikacıların desteğini satın almadaki rolü buna örnek gösterilebilir.

Siyasi arenalar, tüm çeşitliliğiyle, farklı amaçlara hizmet eden benzer baskı gruplarıyla doludur. Bu da bahsi geçen bağışların, parti veya birey iktidara ulaştığında “hizmetler” ve iyilikler elde etmek için ödendiği anlamına gelir.

Bugünlerde İngiliz medyası, Reform Partisi lideri Nigel Farage'ın, yönetmeliklerin gerektirdiği gibi parlamento kayıtlarına geçirmeden Taylandlı bir iş adamından 5 milyon sterlin aldığı iddiasıyla ilgili olarak İngiliz Parlamentosu'nun yürütmeyi planladığı soruşturmanın son gelişmelerini bize aktarıyor.

Farage, bu parayı, güvenlik masraflarını karşılamak için “kişisel bir hediye” olduğu ve parlamentoya girmeden önce aldığı için kaydetmediğini söylüyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Nigel Farage’in başına gelenler münferit bir olay değil ve sorunun sadece bireysel bir vaka değil, sistemik bir sorun olduğunun teyidi niteliğinde. Yüzlerce, hatta binlerce benzer vakanın belgelenmiş kayıtları var.

Zira para ve siyaset arasındaki ilişki tarihseldir ve derine kök salmıştır; herkesin oynadığı, ancak kuralları ve düzenlemeleri zamana ve koşullara göre değişen bir oyundur.

Elbette, bu oyunun istisnaları da var. Hâlâ, gönülden benimsedikleri ilkeler ve etik değerlerle hareket ederek siyasete ön kapıdan giren politikacılar var. Ancak, kişisel görüşüme göre, son yıllarda nadir bir tür haline geldiler.

İş sadece kampanyalara yapılan bağışlar ile sınırlı değil; pahalı hediyeleri, seyahatleri ve lüks tatil köylerinde yapılan tatilleri de kapsıyor.

Nitekim İngiliz Başbakanı Sir Keir Starmer ve eşi, göreve geldikten kısa bir süre sonra, bir parti destekçisinden (tanınmış bir iş adamı ve Lordlar Kamarası üyesi) tasarımcı kıyafetler aldıkları yönündeki medya haberleriyle karşı karşıya kaldılar.

Bu hediyelerin ortaya çıkmasıyla gerçek bir hesap sorma yaşanmadı; bunun yerine, konu hızla örtbas edildi. Bundan önce de Boris Johnson ve Downing Street’teki konutun bir iş adamı tarafından finanse edilen tadilat masraflarıyla ilgili bir skandal yaşanmıştı.

Bunlar sadece birkaç örnek ve herhangi bir ülkeyle sınırlı değiller. Çeşitli seviyelerde gelişen, hatta organize suç gruplarının bilinen amaçlarla başkanlık kampanyalarını finanse ettiği ülkelere kadar ulaşan küresel bir olguyla karşı karşıyayız.

Sonuç olarak, ortaya çıkan bu skandallar, artık kişisel çıkarlar tarafından yönetilen ve ilkeler için alanın daraldığı küresel bir siyasi gerçeklik buzdağının sadece görünen kısmıdır.

Gün geçtikçe, demokratik sürecin hem mali hem de ahlaki açıdan pahalı bir oyun haline geldiği, yalnızca büyük bir servete sahip olanların veya finansörlerine borçlu olmaya razı olanların girebileceği bir oyun olduğu inancı halk arasında daha da güçleniyor.

Bu döngü, dürüstlüğü istisna, kişisel zenginleşmeyi ise yazılı olmayan kural haline getiriyor. Ve acı gerçek şu ki: Kapalı kapılar ardında finanse edilen siyaset, açık bir şekilde kamu yararına hizmet edemez.

Birçok insanın zihninde bir “kamu görevi”nden “özel yatırım”a dönüşen siyaset, kaçınılmaz olarak -ahlaki vicdanın endişe verici bir şekilde aşınmasıyla- dünyanın birçok başkentindeki hükümetlerin sadece finansörlerine hizmet eden yönetimler haline gelmesine yol açacaktır.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Şarku'l Avsat

DAHA FAZLA HABER OKU