Önleyici rehberlik (9): Türkiye eğitim sisteminin tarihsel gelişimi içinde önleyici okul modelinin konumu

Hasan Köse Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Eğitim sistemleri yalnız pedagojik tercihler üzerinden değil tarihsel gelişim süreçleri içinde şekillenen kurumsal ihtiyaçlar doğrultusunda dönüşmektedir. Türkiye eğitim sisteminin modernleşme süreci incelendiğinde bu dönüşümün farklı dönemlerde farklı öncelikler etrafında yapılandığı görülmektedir.

Cumhuriyet’in kuruluş döneminde eğitim politikalarının temel hedefi eğitime erişimin yaygınlaştırılması ve temel okuryazarlık düzeyinin artırılması olmuştur. Bu dönemde eğitim kurumlarının temel işlevi toplumun geniş kesimlerini örgün eğitim sistemi içine dâhil etmek olarak belirlenmiştir. Bu yaklaşım eğitim sisteminin toplumsal bütünleşme işlevini güçlendirmiş ve modern eğitim kurumlarının ülke genelinde yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Cumhuriyet’in ilerleyen dönemlerinde eğitim politikalarının öncelikleri değişmiş ve eğitim sisteminin akademik niteliğinin güçlendirilmesine yönelik reformlar ön plana çıkmıştır. Ortaöğretimin yaygınlaştırılması, yükseköğretime erişimin artırılması ve merkezi sınav sistemlerinin geliştirilmesi bu dönemin belirleyici politika araçları arasında yer almıştır. Bu süreç eğitim sisteminin akademik performans üretme kapasitesini artırmış olmakla birlikte öğrencinin gelişimsel ihtiyaçlarının sistematik biçimde izlenmesini sağlayan kurumsal mekanizmaların yeterince gelişmesini sınırlı bir alan içinde bırakmıştır.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Türkiye eğitim sisteminin son yıllardaki dönüşüm süreci incelendiğinde erişim temelli genişleme politikalarının büyük ölçüde tamamlandığı ve eğitim sisteminin yeni bir gelişim aşamasına geçtiği görülmektedir. Okullaşma oranlarının artması, fiziki altyapının güçlendirilmesi ve öğretmen sayısının yükselmesi eğitim sisteminin niceliksel gelişimini önemli ölçüde desteklemiştir. Bu gelişmeler eğitim sisteminin yeni önceliklerinin belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Bu aşamada eğitim politikalarının temel hedefi öğrencinin eğitim süreciyle kurduğu ilişkinin niteliğini güçlendiren ve gelişimsel ihtiyaçlarını erken aşamada belirleyebilen kurumsal mekanizmaların oluşturulmasıdır.

Koruyucu Rehber Eğitim Modeli Türkiye eğitim sisteminin bu yeni gelişim aşamasına karşılık gelen kurumsal bir dönüşüm önerisi sunmaktadır. Model eğitim sisteminin erişim merkezli yapısından gelişim izleme merkezli bir yapıya doğru dönüşmesini hedeflemektedir. Bu dönüşüm eğitim sisteminin yalnız akademik performans üretme kapasitesini değil öğrencinin eğitim sürecine katılım düzeyini artıran bütüncül bir kurumsal yapı oluşturmayı amaçlamaktadır.

Türkiye eğitim sisteminin tarihsel gelişimi içinde rehberlik hizmetlerinin kurumsallaşması öğrencinin gelişimsel ihtiyaçlarının sistematik biçimde izlenmesine yönelik önemli bir altyapı oluşturmuştur. Rehberlik servislerinin erken müdahale koordinasyon merkezi olarak yeniden konumlandırılması bu altyapının daha etkin biçimde kullanılmasını mümkün hale getirmektedir. Bu yaklaşım yeni bir kurumsal yapı oluşturmayı değil mevcut kurumsal kapasitenin işlevsel olarak genişletilmesini ifade etmektedir.

Türkiye eğitim sisteminin mevcut dijital veri altyapısı da erken risk tespitine dayalı okul modelinin uygulanabilirliğini destekleyen önemli bir kurumsal avantaj oluşturmaktadır. Öğrencilerin akademik performansına ilişkin verilerin hâlihazırda dijital ortamda kayıt altına alınması sosyal katılım ve gelişimsel gözlem verilerinin de bu sistemlere entegre edilmesini mümkün hale getirmektedir. Bu durum boylamsal öğrenci gelişim dosyası ve dijital erken uyarı paneli gibi uygulamaların sistem düzeyinde uygulanabilirliğini artırmaktadır.

Türkiye eğitim sisteminin öğretmen yetiştirme altyapısı da önleyici okul modelinin uygulanabilirliğini destekleyen önemli bir kurumsal zemin oluşturmaktadır. Öğretmenlerin öğrencinin gelişimsel ihtiyaçlarını erken aşamada fark edebilme kapasitesinin güçlendirilmesi hizmet içi eğitim programlarının yeniden yapılandırılması yoluyla gerçekleştirilebilecek bir dönüşüm alanı oluşturmaktadır. Bu nedenle öğretmenlik mesleğinin gelişimsel gözlemci rolüyle uyumlu biçimde yeniden tanımlanması Türkiye eğitim sisteminin mevcut kurumsal kapasitesi içinde gerçekleştirilebilecek bir reform alanı olarak değerlendirilebilir.

Türkiye eğitim sisteminin merkezi yönetim yapısı da erken risk tespitine dayalı okul modelinin sistem düzeyinde uygulanabilirliğini destekleyen önemli bir avantaj oluşturmaktadır. Eğitim politikalarının merkezi düzeyde planlanabilmesi pilot uygulama süreçlerinde elde edilen deneyimlerin kısa sürede sistem geneline yaygınlaştırılmasını mümkün hale getirmektedir. Bu durum önleyici okul modelinin yalnız belirli bölgelerde uygulanan sınırlı bir proje olmaktan çıkarılarak ulusal ölçekte uygulanabilir bir eğitim reformu haline gelmesini destekleyen önemli bir kurumsal zemin oluşturmaktadır.

Koruyucu Rehber Eğitim Modeli Türkiye eğitim sisteminin tarihsel gelişim sürecinde ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap veren bir kurumsal dönüşüm çerçevesi sunmaktadır. Model eğitim sisteminin niceliksel gelişim aşamasından niteliksel gelişim aşamasına geçişini destekleyen bir reform yaklaşımı olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle erken risk tespitine dayalı önleyici okul modeli Türkiye eğitim sisteminin mevcut kurumsal kapasitesi içinde uygulanabilir ve sürdürülebilir bir eğitim politikası önerisi niteliği taşımaktadır.


Genel sonuç

Öğreten okuldan gelişimsel izleyen okula: Türkiye için önleyici eğitim paradigmasının kurumsal anlamı

Modern eğitim sistemleri tarihsel olarak öğrencinin bilişsel gelişimini merkeze alan öğretim temelli bir kurumsal mimari üzerine inşa edilmiştir. Bu mimari toplumların eğitim kapasitesini genişletmiş, okullaşma oranlarını artırmış ve akademik performans üretme kapasitesini güçlendirmiştir. Ancak eğitim sistemlerinin gelişim süreci ilerledikçe öğrencinin eğitim süreciyle kurduğu ilişkinin yalnız akademik performans üzerinden değerlendirilemeyeceği giderek daha açık biçimde ortaya çıkmıştır.

Öğrencinin sosyal uyum kapasitesi, psikolojik dayanıklılığı ve okul ortamına yönelik aidiyet algısı eğitim sürecinin sürekliliğini belirleyen temel değişkenler arasında yer almaktadır. Bu nedenle çağdaş eğitim sistemleri öğretim merkezli kurumsal yapıdan gelişim izleme merkezli kurumsal yapıya doğru dönüşmektedir.

Koruyucu Rehber Eğitim Modeli bu dönüşümün kuramsal ve kurumsal çerçevesini ortaya koyan bütüncül bir eğitim sistemi tasarımı sunmaktadır. Model öğrencinin gelişimsel ihtiyaçlarının eğitim yılının erken dönemlerinde belirlenmesini mümkün kılan sistematik bir tanılama yaklaşımına dayanmakta ve bu tanılama sürecini çok katmanlı müdahale mekanizmalarıyla bütünleştirerek eğitim sisteminin önleyici kapasitesini güçlendirmeyi hedeflemektedir.

Bu yaklaşım eğitim kurumlarının yalnız öğretim faaliyetlerini düzenleyen yapılar olmaktan çıkarılarak öğrencinin gelişimsel ihtiyaçlarını izleyen ve destekleyen kurumsal organizasyonlara dönüşmesini mümkün hale getirmektedir.
Koruyucu Rehber Eğitim Modeli’nin en önemli özelliklerinden biri yeni bir kurumsal yapı önermemesidir. Model mevcut rehberlik hizmetleri altyapısını, öğretmen gözlem kapasitesini, okul yönetiminin koordinasyon rolünü ve dijital veri sistemlerini bütünleştirerek erken risk tespitine dayalı bir gelişim izleme mekanizması oluşturmayı amaçlamaktadır.

Bu yönüyle model yüksek maliyetli yapısal dönüşümler gerektirmeyen, mevcut kurumsal kapasitenin işlevsel olarak yeniden düzenlenmesine dayanan uygulanabilir bir reform yaklaşımı ortaya koymaktadır.

Modelin temel varsayımlarından biri öğrencinin eğitim sürecinden kopuşunun ani değil kademeli bir süreç olduğudur. Sosyal izolasyon, motivasyon kaybı, sınıf içi katılım davranışlarında meydana gelen değişimler ve devamsızlık eğilimleri öğrencinin gelişimsel kırılganlıklarının erken işaretleri olarak ortaya çıkmaktadır. Bu göstergelerin sistematik biçimde izlenmesi eğitim kurumlarının yalnız sonuçlara müdahale eden yapılar olmaktan çıkarılarak gelişimsel riskleri erken aşamada fark eden önleyici kurumlar haline dönüşmesini mümkün hale getirmektedir.

Koruyucu Rehber Eğitim Modeli öğretmenin rolünü yalnız bilgi aktaran bir aktör olmaktan çıkararak öğrencinin gelişimsel ihtiyaçlarını erken aşamada fark eden pedagojik gözlemci olarak yeniden tanımlamaktadır. Rehberlik servisleri bireysel danışma hizmeti sunan destek birimleri olmaktan çıkarılarak erken müdahale süreçlerini koordine eden kurumsal merkezler haline gelmektedir.

Okul yönetimi ise yalnız idari koordinasyon süreçlerini yürüten bir yapı olmaktan çıkarılarak veri temelli pedagojik liderlik kapasitesi yüksek bir kurumsal organizasyon haline dönüşmektedir. Bu dönüşüm eğitim sisteminin insan kaynağı yapısının gelişimsel izleme temelli bir organizasyon modeli içinde yeniden yapılandırılmasını mümkün hale getirmektedir.

Model aynı zamanda eğitim sisteminin ölçme ve değerlendirme yaklaşımında önemli bir dönüşüm önermektedir. Sonuç temelli ölçme anlayışının süreç temelli gelişim izleme yaklaşımıyla tamamlanması öğrencinin eğitim sürecinde gösterdiği gelişimsel ilerlemenin daha doğru biçimde değerlendirilmesini mümkün hale getirmektedir.

Bu yaklaşım öğrencinin yalnız sınav performansı üzerinden değil öğrenme sürecine katılım davranışları ve sosyal uyum göstergeleri üzerinden değerlendirilmesini sağlayarak eğitim sisteminin gelişimsel izleme kapasitesini güçlendirmektedir.

Koruyucu Rehber Eğitim Modeli’nin önemli katkılarından biri okul gününün yeniden yapılandırılması yoluyla öğrencinin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılımını destekleyen bir öğrenme ortamı oluşturmasıdır. Bu düzenleme öğrencinin yalnız akademik başarısını değil okul ortamına yönelik aidiyet algısını da güçlendirmekte ve eğitim sürecinin sürekliliğini artırmaktadır. Bu nedenle model okulun yalnız öğretim yapılan bir kurum olmaktan çıkarılarak gelişimsel faaliyetlerin sistematik biçimde yürütüldüğü bütüncül bir öğrenme ortamına dönüşmesini hedeflemektedir.

Modelin Türkiye eğitim sistemi açısından en önemli avantajlarından biri mevcut mevzuat yapısı içinde uygulanabilir olmasıdır. Rehberlik hizmetleri altyapısının güçlendirilmesi, öğretmen gözlemlerinin sistematik hale getirilmesi, okul yönetiminin veri temelli karar süreçlerinin desteklenmesi ve dijital veri sistemlerinin gelişimsel izleme amacıyla kullanılması mevcut kurumsal yapı içinde gerçekleştirilebilecek düzenlemeler arasında yer almaktadır. Bu nedenle Koruyucu Rehber Eğitim Modeli kısa vadede uygulanabilir ve uzun vadede sürdürülebilir bir eğitim reformu çerçevesi sunmaktadır.

Sonuç olarak Koruyucu Rehber Eğitim Modeli öğretim merkezli okul modelinden gelişim izleme merkezli önleyici okul modeline geçişi mümkün kılan bütüncül bir eğitim sistemi tasarımı ortaya koymaktadır. Bu tasarım öğrencinin eğitim sürecine katılım düzeyini artıran, okul terk oranlarını azaltan, aidiyet algısını güçlendiren ve eğitim sisteminin fırsat eşitliği üretme kapasitesini artıran çok boyutlu bir kurumsal dönüşüm çerçevesi sunmaktadır.

Bu yönüyle model Türkiye eğitim sisteminin niceliksel gelişim aşamasından niteliksel gelişim aşamasına geçişini destekleyen uygulanabilir bir eğitim politikası yaklaşımı olarak değerlendirilebilir.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU