Fed Başkanı Jerome Powell’ı hedef alan Trump ateşle oynuyor

Trump, ABD Merkez Bankası'nı (Fed) hedef alarak Powell'dan çok daha fazlasını riske atıyor. Piyasalar sadakat diye bir şey tanımaz ve siyasi müdahaleyi nadiren affeder

(Reuters)

Donald Trump, ABD Adalet Bakanlığı'nın Fed Başkanı Jerome Powell'a yönelik cezai soruşturma tehdidinde bulunmasından haberdar olmadığını söyledi.

Başkan bunu kendini aklamak, "Benimle bir ilgisi yok efendim" demek amacıyla yapmış olabilir. Eğer öyleyse bu, Amerikan yönetiminin bir ayağının, Trump'ın kendi başkanını görevden almak istediği inancıyla diğer ayağına karşı harekete geçtiği, son derece endişelendirici bir tablo yaratıyor. Bu durumun, göz ardı edilmesi imkansız bir "Kimse beni bu kargaşacı rahipten kurtarmayacak mı?" (İngiltere Kralı II. Henry'e atfedilen bu söz, bir liderin sonradan yadsıyabileceği şekilde sadece ima yoluyla astlarını şiddete teşvik ettiği durumlar için kullanılıyor -çn.) boyutu var.

Bu durum, Trump yönetiminin artık herhangi bir nesnel ilkeye göre hareket etmediğini, efendisine tamamen boyun eğdiğini, itaatkar biçimde onun isteklerini öngörüp yerine getirdiğini gösteriyor. Üstelik ilk kez de değil. Bazı durumlarda bunun çok büyük bir önemi olmayabilir. Ancak konu Fed olduğunda, Trumpçı yetkililer ateşle oynuyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Trump'ın kontrol edemediği tek alan varsa, o da piyasalardır. Piyasalar duygusal davranmaz. Trump'ı ya da başkasını putlaştırmaz, onun rüzgarına kapılıp gitmezler. Piyasalar Amerikan değildir, küreseldir, duygusuzdur ve affetmezler. Bu sabah (12 Ocak), İran'da süren protestolar ve Powell'a yönelik soruşturma haberlerinin ardından piyasalar Trump'a karşı halihazırda harekete geçti. Zor zamanlarda güvenli liman olan altın ve gümüş rekor seviyelere ulaştı.

Trump ne kadar uğraşırsa uğraşsın, piyasaları zorbalıkla hizaya getiremez. Boyun eğmeyecekler. Gayrimenkul geliştirme işinde, piyasaların ne kadar hızlı dönebileceğini ve kişiyi geri adım atmaya nasıl acımasızca zorlayabileceğini bizzat deneyimlediğinden, bunu elbette kendisi de biliyor.

Piyasalar, faiz oranlarını belirlerken bağımsızlığını koruması gereken Fed ve Powell sözkonusu olduğunda Trump, çetin ceviz bir düşmanla karşı karşıya. Bundan hoşlanmıyor, daha da kötüsü, nefret ediyor.

Faizlerin düşürülmesini, borçlanma ve harcamaların artmasını, ABD şirketlerinin yurtiçinde gelişmesini istiyor. Ancak düşük faizler enflasyonu tetikleyebilir, Powell ve meslektaşları da bunu önlemeye kararlı. Trump kumar oynamak, onlarsa ellerindekini korumak istiyor.

Sonuç olarak, dünyanın en güçlü ekonomisinin sağlığını korumakla görevli Powell hakkında, Fed binalarının yenilenmesiyle ilgili soruşturma başlatıldı ve kendisine celp gönderildi. Binaların modernizasyonunun maliyeti, kısmen asbest ve kurşun kirliliğinin tespit edilmesi nedeniyle arttı. Fed, iyileştirilen binaların bakımı daha ucuz olacağından, artan maliyetlerin gelecek yıllarda kendini fazlasıyla amorti edeceğini savunuyor.

Her halükarda bu sıradan ve acınası bir durum fakat bu Başkan ve dalkavukları sözkonusu olduğunda gayet olağan. Trump, Powell hakkında "Bu konudan haberim yok ama kendisi Fed'de kesinlikle iyi iş çıkarmıyor, bina yapımında da pek iyi değil" dedi. 

Fed başkanı ise gerçekte olup bitenlerle ilgili herhangi bir yanılsama içinde değil. Powell, "Bu mesele, Fed'in kanıtlara ve ekonomik koşullara dayalı olarak faiz oranlarını belirlemeye devam edip edemeyeceğiyle ya da para politikasının siyasi baskı veya sindirmeyle yönlendirilip yönlendirilmeyeceğiyle ilgilidir" uyarısında bulundu.

Fed başkanı şunları ekledi:  

Demokrasimizde hukukun üstünlüğüne ve hesap verebilirliğe derin bir saygım var. Hiç kimse, elbette Fed başkanı da dahil, hukukun üstünde değildir; ancak bu eşi benzeri görülmemiş adım, yönetimin tehditleri ve süregelen baskısıyla daha geniş bir bağlamda değerlendirilmelidir.

İşte asıl yıpratıcı olan bu arka plan. Sadece yenileme maliyetleri hakkında bir anlaşmazlık yaşansaydı sorun olmazdı. Ancak Powell haklı: Bu durum, Trump'ın onu görevden almak istediği ve faizi talep ettiği kadar hızlı indirmediği için Fed'i defalarca yerden yere vurduğu daha geniş gerçeklikten ayrı düşünülemez.
 


Trump sözkonusu olduğunda rahatsız edici tarihsel ayrıntılar her zamanki gibi unutuluyor.  Bugün Powell'dan nefret ediyor olabilir ama 2017'de onu Fed'deki göreve aday gösteren bizzat kendisiydi. Bu tuhaf gerçek, Trump'ı karalama ve onunla alay etme telaşı içinde bir kenara itiliyor.

Powell o zamanlar iyiydi, artık değil. Gitmeli ve gidiyor da. Powell nisanda görevden ayrılacak ve Trump'ın bu ayın sonuna kadar halefini açıklaması bekleniyor. Üç adayın yarışta öne çıktığı düşünülüyor: Trump'a sadık bir isim olan Kevin Hassett; Fed'e sert eleştiriler yönelten Kevin Warsh ve Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller. Tahmin edilebileceği gibi Trump, "İki Kevin'ın da harika olduğunu düşünüyorum" dedi.

Ancak uzman yatırımcılar Waller'a yöneliyor. O doğrudan Trump'ın adamı gibi görünmüyor, bu da Başkan'ın bir ölçüde tarafsızlık iddiasında bulunmasına olanak tanır. Diğer yandan Waller'ın atanması Fed Yönetim Kurulu'nda, Trump'ın daha güvenilir bir müttefikiyle doldurabileceği başka bir boşluk yaratacak.

BlackRock'ın CIO'su Rick Rieder ve ABD Hazine Bakanı Scott Bessent dahil başka isimler de gündemde.

Ne olursa olsun Powell görevinden ayrılıyor. Savcılar biraz daha bekleyip tüm hazırlıklarını tamamlayabilirdi. Ancak bu ABD yönetimi ne zamandan beri sabırlı olarak biliniyor? Hedef seçimi gibi aceleyle cezai soruşturmaya gidilmesi de çok şey anlatıyor.


independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Yasin Sofuoğlu

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU