Rus basınında Gazze savaşı: "ABD bölgede nüfuzunu korumaya çalışıyor; İsrail'de iktidar mücadelesi sürüyor"

Gazze savaşının 97. gününde Rus basını yaşananları nasıl görüyor?

Görsel: İzvestiya

Independent Türkçe için 11 Ocak Perşembe günü Rus basınında yer alan haber ve analizleri derledik:

Gazze savaşının 97. gününde Rus basını yaşananları nasıl görüyor?
 

İzvestiya:

İzvestiya'da Andrey Kuzmak imzalı analiz özetle şu şekilde:
 

 

Anlaşma olmazsa: Ortadoğu değişiyor ancak hâlâ çözümden uzak

ABD bölgede nüfuzunu korumaya çalışıyor; İsrail'de iktidar mücadelesi sürüyor

Filistin-İsrail krizinde yeni bir gelişme yaşanıyor. Devam eden Ortadoğu turu sırasında ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, özerkliğin geleceği ve İsrail dış politikasında önemli değişiklikler yapılması ihtiyacına ilişkin birçok önemli açıklama yaptı. Bu arka plana karşı Batı Kudüs, Gazze'deki operasyonun, askerlerin azaltılmasını ve büyük çaplı bombalamalar yerine hedefli saldırıların gerçekleştirilmesini içerecek yeni bir aşamaya geçtiğini duyurdu. Ancak aynı zamanda yetkililer ve askeri yetkililer, ancak şimdi Hizbullah'la "uzun ve zorlu savaşın" devam edeceğine dair açıklamalar yapıyor. İzvestiya, krizin nereye doğru ilerlediğini ve İsrail ile ABD'nin mevcut hedeflerinin neler olduğunu inceledi.

İkna töreni

Blinken'in bölge turu başlamadan önce bile NBC, isimsiz yönetim kaynaklarından alıntı yaparak Beyaz Saray'ın çatışmanın birkaç hafta içinde bitmesini beklediğini bildirdi. NBC kanalının haberine göre ABD, olayların tam da bu şekilde gelişmesini İsrailli müttefiklerinden isteyecek.

İlginçtir ki, ocak sonunda İsrail Savunma Bakanı Yoan Gallant'ın daha geçen ekim ayında belirlediği üç aylık süreç sona erecek. Bakanın sözlerine göre bu süre içinde Hamas'ın tamamen imha edilmesi öngörülüyordu. Ancak bunun yakınına yaklaşılamadı. Belirlenmiş hedefin gerçekleştirilmesi bakımından İsrail savunma ordusunda baş göstermiş sorunlara iki taraf da daha birkaç hafta sonra işaret etmişti. Uzmanlar, gelinen noktada İsrail askerlerinin 'yarım pozisyon'da kaldığını belirtiyorlar: Bir yandan ehemiyetli derecede ilerlerken öte yandan da esas görev olan Gazze Şeridi'nin siyasi yönetiminin ve lojistik ve enformasyon irtibatını imhasını gerçekleştiremedi.

İsrail Savunma Ordusu Basın Sözcüsü Amiral Daniel Hagari elde edilen sonucu "Gazze Şeridi'nin Kuzey kısmında Hamas'ın askeri yapısının demontesi" olarak nitelendiriyor. Bir kısım Arap medyasında bu açıklama tartışılıyor ve (Hamas) askeri güçlerinin çıkarıldığı bölgelere tüm hızıyla Hamas iktidarı yeniden yerleşiyor ve bu durum askeri güçlerin yeniden oraya dönmesini mecbur kılıyor.

Hamas ile mücadele taktiği, büyük kayıplar ve ortaya çıkmış ekonomik sorunlardan dolayı İsrail toplumu parçalanmış durumda kalmaya devam ediyor. Bununla ilgili olarak haliyle taktik değişiklikler gündeme geldi. Suriye ve Lübnan topraklar havadan darbeler indirildi. Hamas'ın ve Hizbullah'ın kimi liderleri imha edildi. Gazze Şeridi'nden çıkarılmış birliklerin bir kısmı düşük randımandan dolayı feshedilecektir. Diğer kısmı ise İsrail'in darbe beklediği Kuzey'deki Lübnan ve Sueire sınırına sevk edilecektir. Bunun yanı sıra Netanyahu, Hamas'ın imhası düşüncesinden vazgeçmedi.

Kuzey Cephesi

Aynı zamanda Batı Kudüs, Hizbullah'a karşı retoriği sertleştirdi. İsrail-Lübnan sınırında geçen ekim ayından bu yana karşılıklı darbeler indirilirken son haftalarda hükümetin başkanı da dahil olmak üzere, geniş çaplı çatışmaların olabileceğinden ve "İkinci Cephe"nin açılabileceğinden bahsediyorlar. 11 Aralık'ta İsrail Lübnan'dan Hizbullah'ın BM Güvenlik Konseyi'nin belirlediği tarafsız bölgeye çekmesini istemişti. Ancak ultimatom yanıtsız kaldı ve bunun nedeni yalnızca bu davada herhangi bir zorlamanın kesinlikle imkansız olması değildi. 6 Ocak'ta hareketin temsilcileriyle bir araya gelen Josep Borrell, içerik olarak benzer bir yanıt aldı.

Blinken'ın ne Lübnan'ın ne Hizbullah'ın ne de İsrail'in gerilimi tırmandırmakla ilgilenmediğini söylemesinden bir gün sonra Binyamin Netanyahu, muhaliflerini bir kez daha uyararak onlara "savaşa gitmemeleri" çağrısında bulundu çünkü bu "hayatlarının hatası olurdu". 

Grigory Lukyanov, Blinken'in "mekik diplomasisinin" ana hedefinin Ortadoğu'daki bağları korumak olduğunu, İsrail'in eylemlerine zarar vermediğini ve planlarını değiştirmediğini vurguluyor. Lukyanov'a göre ABD, hiçbir fedakarlığa bakılmaksızın İsrail'e her şekilde mutlak destek göstermeye devam ediyor. İnsani bileşenle ilgili tartışmalar ritüel nitelikte.

Lukyanov, "Aslında Biden yönetiminin artık Arap ülkeleriyle ilişkilerde ortaya çıkan gerilimi söndürmesi ve Suudi Arabistan, Mısır ve diğerleriyle yerleşik "destek unsurları" sistemini sürdürmesi önemli. Dolayısıyla 'hızlı stabilizasyon'dan bahsetmek temenni olur ama can kaybını hiçbir şekilde etkileyemez. İsrail'in tepkisi her zamanki gibi olacak: Netanyahu hükümetinin politikalarını etkilemeyecek. ABD, İsrail'e mühimmat ve istihbarat bilgisi sağlamaktan başka çaresi olmadığı gibi, bunu da engelleyemez ve engelleyemez" dedi. 

Lukyanov, İsrail üzerinde muazzam bir nüfuza sahip olan ABD'nin bunların hiçbirini neredeyse hiç kullanmadığını belirtti.

Ancak siyasi bağların yeniden tesis edilmesi ve ticari ve ekonomik işbirliğinin yeniden başlaması büyük ölçüde Filistin-İsrail krizinin mevcut durumda ağırlaşan durumunun tam olarak nasıl çözüleceğiyle ilgili. Arap Devletleri Birliği'nin 2002 yılında kabul ettiği "Arap Barış Girişimi" uyarınca nihai hedef, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasıdır.

İç müdahale

Blinken Ortadoğu liderleriyle temaslarını sürdürdüğü sıralarda Netanyahu hükümeti üyeleri aşırı sert açıklamalar yapmaya devam ediyor. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotriç ve Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben Gvir, İsrail'in, HAMAS militanlarını kıskaca almasından önce Gazze ahalisini gönüllü şekilde farklı ülkelere gitmeye çağırdı. Smotriç bu seçeneği Filistin meselesinin çözümünde 'insani çözüm' olarak nitelendirdi. Ortadoğu uzmanı Andrei Ontikov'a göre Netanyahu sadece askeri operasyonlardaki hüsranlardan dolayı değil aynı zamanda kendi siyasi geleceğindeki belirsizlik yüzünden de çok zor durumda.


Kommersant:

Kommersan'ta Alexander Kislov imzalı haber şu şekilde:
 

 

Netanyahu: İsrail Gazze Şeridi'ni işgal etmeyecek ve Filistinlileri sınır dışı etmeyecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Filistin Hamas hareketiyle yaşanan askeri çatışmanın sona ermesinin ardından İsrail askeri güçlerinin Gazze Şeridi'ni kalıcı olarak işgal etmeyeceğini söyledi. Ayrıca İsrailli yetkililerinin Filistin halkını bölgeden sürmeye yönelik bir planının olmadığını da açıkça belirtti.

Netanyahu, "Birkaç konuda kesinlikle açık olmak istiyorum. İsrail, Gazze'yi kalıcı olarak işgal etmeye veya sivil nüfusunu yerinden etmeye niyetli değil. İsrail, Filistin halkıyla değil Hamas teröristleriyle savaşıyor ve biz bunu uluslararası hukuka tamamen uygun şekilde yapıyoruz" dedi ( The Times of Israel'den alıntı). 

Netanyahu, Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden sonsuza kadar sürülmesi gerektiğine inanan İsrailli yetkililerin ve yasa koyucuların açıklamalarını desteklemediğini açıkça belirtti. 

Başbakan Netanyahu, IDF'nin (İsrail Savunma Kuvvetleri) "sivil kayıplarını en aza indirmek için her gün mümkün olan her şeyi yaptığını" ve Hamas'ın da "Filistinli sivilleri canlı kalkan olarak kullanarak bu kayıpları en üst düzeye çıkarmak için" elinden gelen her şeyi yaptığını vurguladı.
New York Times daha önce İsrail'in sessizce yüzbinlerce Gazzeliyi Mısır'a yerleştirmeye çalıştığını bildirmişti. 

İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Filistinlilerin çatışmalar sona erdikten sonra bile Gazze Şeridi'ne dönme hakkına sahip olmayacağına inandığını söyledi. Ürdünlü yetkililer, Filistinlilerin zorla tahliyesini savaş ilanı olarak değerlendirmekle tehdit etti. 

ABD'li yetkililer, İsrailli yetkililerin ve politikacıların Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden yeniden yerleştirilmesine ilişkin açıklamalarını kategorik olarak desteklemediklerini bildirdi.

İsrail ile Filistin Hamas hareketi arasındaki savaş 7 Ekim 2023'ten bu yana devam ediyor. İsrail 1,4 bin ölü bildirdi, Filistin yetkilileri ise kurban sayısını 22 binin üzerinde tahmin ediyor. Kasım ayında taraflar ateşkes konusunda anlaştılar ve ateşkes ateşkesini birkaç kez uzattılar, ancak aralık ayından bu yana İsrail ordusu çatışmalara yeniden başladı.


Radio Free Europe/Radio Liberty:
 

 

Son ne zaman? 

Hamas kontrolündeki Gazze Şeridi Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, bugüne kadar İsrail saldırıları sonucunda 22 binin üzerinde Filistinli hayatını kaybetti. Öldürülen Filistinlilerin çoğunluğu kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.

Dünya ülkelerinin çoğu, operasyonlarda ölen Filistinlilerin sayısından dolayı İsrail Savunma Ordusu'nu eleştiriyor. Yeni yıl girer girmez İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Gazze'deki yeni aşamaya ilişkin kendi bakışlarını sundu.

Gallant, "Operasyonlar rehinelerin tamamının geri dönmesine kadar sürecek... Bu hafta Güney Afrika Cumhuriyeti'nin dilekçesi üzerine Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde İsrail'in, Gazze'deki soykırım yapmasına ilişkin dava görülüyor. Ben bu tür ithamları her gün dünyanın çeşitli medya kurumlarında görüyorum. İsrail toplumunda ise bu tür ithamlar yok düzeyindedir. İran ve Rusya ise hiçbir zaman İsrail'in dostu olmadı" dedi.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU