Türk kadının siyasal hakları elde etme sürecinde yaşanan tartışmalara bir örnek: "Tekemmül" fikri

Doç. Dr. Işıl Tuna Pınar Independent Türkçe için yazdı

Türkiye'de çoğu Avrupa ülkesine göre kadınlar siyasal haklarını daha erken tarihte elde etti.

1920'ler Türkiye'sinde genel olarak kadınlara siyasal haklarını elde etmesi için destek verildiği görülmekle beraber, kadınların oy kullanabilmeleri için eğitim, kültür, ilim ve fen alanında olgunluğa ulaşması, tekemmül 1 edebilmiş olması gerektiğine ilişkin tartışmalar yaşandı.

Üstelik bu fikir sadece erkekler tarafından desteklenmedi; o dönemin aydın kadınları arasında da destek buldu.

Aslında bu fikri savunanların dayanak noktası demokrasinin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için kadınların kalkındırılmasının elzem olmasıydı.

O halde tekemmül etmek 1920'lerde kadınların özellikle oy kullanabilmesi için ön koşul olarak görüldü.

Buradan çıkarılacak sonuç ise ister istemez cahil olarak nitelendirilen kadınları siyasal haklardan mahrum bırakılmasıdır. Böyle bir ayrımın uygulanması da zaten mümkün değil. 


"1923-1924 yılları arasında yaşanan meclis tartışmaları"

Tekemmül fikri 1923-1924 yıllarında Meclis'e de sirayet etti; milletvekilleri arasında hararetli tartışmalar yaşanmasına neden olur.

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesine ilişkin tartışmalar 1923 yılında Büyük Millet Meclis'ine ilk defa taşınır.  

Konu 3 Nisan 1923 tarihinde İntihabı Mebûsan Kanunu görüşmelerinde gündeme gelmiş ve çok tartışma yaratır.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Her yirmi bin erkek nüfus için bir milletvekili seçileceğine dair olan madde ile 18 yaşını dolduran her fert milletvekili seçebilir maddesi kadınlar da bu yirmi binin içine dahil edilebilir mi?

"Her fert" ifadesi kadınları kapsar mı?

Şeklindeki sorular ile kadınların siyasal haklarına ilişkin tartışmanın fitili Meclis'te ateşlenir.  

Konuya ilişkin ilk sözü alan Erzurum Milletvekili Hüseyin Avni Bey, kadınların oy kullanabilmeleri için açık bir şekilde "tekemmül" etmesi gerektiği, yani olgunluğa erişmesi gerektiğini söyleyerek şimdilik aile reislerine oy verilmiş gibi kabul edileceğini vurgular.

Bolu Milletvekili Tunalı Hilmi Bey, "Bilmem ama böyle bir te'vil akıl ve hayale gelebilir mi?" diyerek kadınların oy kullanabilmeleri için eğitim almaları, siyasi hak bilincini kazanmalarının beklenmesinin son derece gereksiz olduğunu söyler.

Hüseyin Avni Bey görüşünü destekler boyutta kadınların erkekler gibi ilim irfan sahibi olurlarsa ancak oylarına hürmet edilebileceğini söylemesi üzerine ortam gerilir.

Tunalı Hilmi Bey'in cevabı ise oldukça manidar olur:

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermiyorsunuz, onları saymıyorsunuz da.


Karşılıklı söz düellosu devam edip giderken Hüseyin Avni Bey kürsüye gelerek bir kez daha söz alır.

Sözlerinin yanlış anlaşıldığından hareketle "Biz validemizi babamızdan çok severiz" der.

İkili arasında tartışmalar yaşanırken Meclis genelinde de homurdanmalar hâkim olur ve bazı milletvekillerinin sıra kapaklarını ve ayaklarını yere vurdukları görülür.

Bunun üzerine Tunalı Hilmi Bey, ortamı sakinleştirmek için "Ayaklarınızı vurmayınız beyefendiler, benim mukaddes analarımın, bacılarımın başına vuruyorsunuz ayaklarınızı" der ve "Kadınlara seçme hakkı verin demiyorum ancak hakikate de tahammül edemeyen kulaklar var" diye devam ederken sözü kesilir.

Konuya dahil olan Eskişehir Milletvekili Emin Bey de Hüseyin Avni Bey'in görüşlerini destekler nitelikte tutum sergiledikten sonra Tunalı Hilmi Bey'e yönelerek "milletin hissiyatıyla oynama" şeklinde bir tutum sergiler.
Yaşanan gelişmeler Meclis'teki tansiyonu yükseltir. Meclis başkanı celseye ara vermek suretiyle ortamın yumuşamasını sağlanır. 
  

1 (1).jpg
(Solda) Hüseyin Avni Bey / Fotoğraf: Atatürk Ansiklopedisi, (sağda) Tunalı Hilmi Bey / Fotoğraf: Wikipedia

 

1924 yılında da benzer bir tartışma yine Meclis gündemini meşgul eder. 1924 yılında Anayasa hazırlığı çerçevesinde kanun tasarısının 10'uncu maddesinde "On sekiz yaşını ikmal eden her Türk mebusan intihabına iştirak etmek hakkına haizdir" maddesi bazı milletvekillerini içerisinde kadınları da barındırdığı üzerine görüş bildirir.

Bayezid Milletvekili Şerif Bey ile Konya Milletvekili Refik Bey kanun maddesi okunur okunmaz kadınlarında dahil olacağını söyler.

Dersim Milletvekili Feridun Bey, amaçlarının kadınların oy kullanmasını sağlamak olduğunu söylemesi üzerine Karesi Milletvekili Ahmet Süreyya Bey ülkemiz için çok arzulanan bir durumun gerçekleşebileceğini belirtir.

Kütahya Milletvekili Recep Bey de konuya kadınların oy hakkını elde etmesi açısından bakmakla beraber kadınların milletvekili seçilebileceğini de kaydeder.

Recep Bey sözlerinin devamında Türk halkı sıfatından hareketle kadınların Türkiye'nin yarısını oluşturduğunu Seçim Kanunu'nun yeniden düzenlenerek bu haktan mahrum kalan kadınların sorunlarının çözülmesi gerektiğini söyler. 


Kanuni Esasi Encümeni Gelibolu Milletvekili Celal Nuri Bey, kanunda yalnızca erkek nüfusunu kastettiklerini ifade ederek tartışmaya açıklık getirmek ister.

Bu açıklamalardan sonra bazı milletvekilleri Celal Nuri Bey'i kadınlara siyasi hak verilmemesine yönelik düşünceleri bulunduğunu iddia etmesi üzerine aleyhte olmadığını gelecekte kadınların haklarını alacağını belirtmesi üzerine gergin ortam bir nebze yatışır.

Rize Milletvekili Ekrem Bey ise sürece farklı bir boyuttan bakarak "erkek köylünün yaptığı tüm işleri kadın köylünün de üstesinden geldiğini" söyleyerek; "Kadınların siyasal hak elde etmesi için daha neyi bekliyoruz, neyin olgunlaşması lazım" der. 


"Türk Kadın Birliği"

3.jpg
Nezihe Muhittin
Fotoğraf: Atatürk Ansiklopedisi

Türkiye'de kadın hakları faaliyetleri kapsamında değerlendirdiğimizde Türk kadınının siyasal haklarını elde etme sürecinde şüphesiz 15 Haziran 1923 tarihinde Nezihe Muhittin siyasi fıkra şeklinde "Kadınlar Halk Fırkası" sonrasında iç yapı değişikliğine gidilerek oluşturduğu "Türk Kadın Birliği"nin faaliyetleri önemlidir.

Daha parti kuruluşunda Muhittin, partinin ana gayesinin kadınların aydın hale getirilmesi ve kültürlerinin artırılması olarak ifade eder.

Nizamnamede birliğin amacı şu şekilde ifade edilir:

Kadınların sosyal ve siyasal haklar karışışındaki sorumluluğunu kanıtlayacak olgunluğa eriştirilmesi, onları fikir ve toplumsal alanda yükselterek çağdaş bir konuma gelmelerinin sağlanması…


Siyasal hak elde etme hususu ise parti programında kadınların her alanda kendilerini etkin ve yetkin hale getirmesinden sonra yapılacağı yer alır.

Türk Kadın Birliği kısa sürede ülke genelinde konferanslar ve seminerler vererek kadınları bu konuda bilinçlendirmek ister.

Dernek, kadınları modern ve olgun bir düzeye ulaştırma gayesini taşısa da 1925 yılında İstanbul'da yapılacak ara seçimlere kadın adaylarla katılabilmek için de başvurur. Bu tutum oldukça ileri boyutlu bir harekettir.


Bu tartışmaların ötesinde kadınlar ön koşulsuz bir şekilde siyasal haklarını 1930'lu yıllarda aşamalı olarak elde ederler.

Öncelikle 1930 yılında Belediye Seçimlerine katılma hakkını elde etmişler sonrasında 1933 yılında Muhtar seçme ve seçilme nihayetinde 5 Aralık 1934'te ise milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde ederek süreç tamamlanır.

Kadınların siyasal haklarını elde etmesi ulus egemenliğinin tam olarak uygulanması açısından önem arz etmekteydi ve bu hakların tekemmül gibi bir ön koşula bağlanmaksızın edilmesi demokratikleşme açısından da haklı bir karar olur.
 

4.jpg
Atatürk ve Türk Kadınları / Fotoğraf: AA

 

Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınının siyasal haklarını elde etmesine ilişkin şunları söyler:

…Siyasi hayatta Belediye seçimlerinde tecrübesini yapan Türk kadını bu sefer de mebus seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatle kullanacaktır.

 

 

Kaynaklar:

1.  Kanun Tasarısının ilgili maddeleri şu şekildedir: "1. Madde: Türkiye Büyük Millet Meclisinin miktar azası Türkiye tebaasından yirmi bin nüfusa zükûra bir nefer olmak üzere intihap olunur. Küsurat için bu nispete göre İntihap Kanunu'nun maddei mahsusasındaki sarahate tevfikı hareket edilir." 2. Madde: 18 yaşını ikmal eden her ferdi zükur intihap etmek hakkına sahiptir." TBMM Zabıt Ceridesi, İ.17, C.1, 3. 04. 1339, s. 323.

  • https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/turk-kadinlar-birligi/?pdf=3289 Erişim Tarihi: 23 Kasım 2022.
  • YÜCEER, Saime, "Demokrasi Yolunda Önemli Bir Aşama: Türk Kadınına Siyasal Hakların Tanınması", Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Y.9, S. 14, Bursa 2008.
  • MÜEZZİNOĞLU, Ersin- KAYA, Yakup, "Millî Mücadele Sonrasında Türk Kadınına Siyasal Haklar Tanınmasına Yönelik Arayışlar (1923-1924)", Tarihin Peşinde Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, S.18.
  • ÖZER, Sevilay, "Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı Verilmesinin Türk Kamuoyunda Yansıması", Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, c. 29.
  • ELDENİZ, Perihan, "Atatürk ve Türk Kadını", Belleten, C.XX., Ankara 1956.
  • TBMM Zabıt Ceridesi 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU