Devlet adamı karşısında politikacı

Doç. Dr. Umut Hacıfevzioğlu, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Twitter

Siyaset, ülkemizde öteden beri toplumumuzun ilgisini çeken konulardan biridir. Pek çoğumuz gündelik yaşamımız içinde siyasete, siyasal gündeme dair birbirimizle sohbet ederiz. Siyaset ve siyasal gündem söz konusu olduğunda ülkemizde deyim yerindeyse, “malzemenin bol olduğunu” söyleyebilirim.

Siyasal gündemin ana aktörleri ise siyaset insanlarıdır. Yalnız gündelik iletişim içinde birbirimizle bu konuları konuşurken, tartışırken siyasetin ana aktörlerini ya politikacı ya da siyasetçi olarak tanımlarız.

Öte yandan, çok nadir olsa da zaman zaman devlet adamı kavramını kullanırız - o, değerli bir devlet adamı ya da devlet adamı idi-gibi. Belli ki devlet adamına yüklediğimiz anlam ve değer politikacı ya da siyasetçiye yüklediğimizden farklı. Peki, iki kavram arasında, yani politikacı (ya da siyasetçi) kavramıyla devlet adamı kavramı arasında nasıl bir fark olabilir?

Her şeyden önce, politikacı ile devlet adamı arasında bir nicelik farkı olduğu aşikâr. Evet, nicelik olarak siyasal etkinlikler bağlamında çok sayıda politikacının ama az sayıda devlet adamının varlığından söz edebiliriz. O halde politikacı kavramını Weberyen bir ifade kullanacak olursak siyaseti meslek olarak yapan kişiler için kullanıyoruz.

Böyle tanımladığımızda bir ülkede yerelden ulusal düzeye çok sayıda politikacının siyasal etkinlik içinde olduğunu söyleyebiliriz. Özetle, siyaseti meslek olarak yapan insanları politikacı ya da siyasetçi olarak tanımlıyoruz. Az sayıda olduklarını ileri sürdüğüm devlet adamlarına dönecek olursak andığımız kavramı, insanın varlık koşullarından biri olan “devlet” kavramını temel alarak açıklayabiliriz.

“İdealde devlet”, insanın sahip olduğu olanakları gerçekleştirebilmesi için adaleti egemen kılan bir hukuk kurumudur. Bir toplumda adaletin egemen kılınmasında, adalet duygusunun gelişmesinde yönetenlere önemli görev ve sorumluluklar düşer. Diğer bir ifadeyle, hak ve adalet gibi yüksek değerlerin bir toplumda egemen olması, yönetenlerin devletin varlık yapısına uygun yönetmesiyle olanaklıdır.

Eğer yönetenler yurttaşların ortak yararını gözetmek yerine kişisel çıkarlarını ya da belli grupların çıkarlarını gözetirlerse, yani devlet yönetiminde çıkarı gözeten araç değerler egemen olursa, böyle bir durumda o toplumda hak ve adalet duygusunun gelişmesi olanaklı değildir. İşte hakiki bir devlet adamı, devleti kendi ya da temsil ettiğini düşündüğü belirli bir kesimin yarar ve çıkarına göre değil, tüm toplumu kuşatan hak ve adalet gibi yüksek değerleri dikkate alarak yönetir; ve ancak hakiki devlet adamları, belirli bir kişi ya da kesimin çıkarı yerine hak, adalet gibi yüksek değerleri gözeten devlet organları ve kurumlarını kurabilirler.

Yüksek hukuk ilkeleri olan hak ve adalete uygun yasaların yapıldığı devlette herkes ancak hak ettiğini; hak ve adaletten kendine düşen payı alır. Burada yurttaşlar arasında şu ya da bu nedenle herhangi bir ayrım yapılmaz. Özetle hakiki bir devlet adamı, yüksek hukuk ilkeleri olan hak ve adalete uygun yasa yapıcıdır. Öte yandan eylemleri, araç değerler tarafından belirlenen bir politikacının yüksek değerlere uygun eylemde bulunmadığı, yüksek hukuk ilkeleri olan hak ve adaleti göz ardı ettiği kimi durumlar olabilir.

Öyleyse, hakiki bir devlet adamının eylemlerini belirleyen değerlerin yüksek değerler olduğunu söylenebilirin. O halde her devlet adamı siyasetle ilgisi nedeniyle aynı zamanda bir siyaset insanı iken, her siyasetçi, diğer bir ifadeyle, politikacı devlet adamı değildir. Burada devlet adamı ile siyasetçi, politikacı ayrımını değerler bağlamında yapıyorum.

Bir devlet adamının eylemlerini belirleyen değerler yüksek değerlerdir ve hakiki bir devlet adamında araç değerler yüksek değerlerin buyruğundadır. Oysa siyasetçi ya da politikacıda değerler yer değiştirir ve araç değerler ya da bu değerlerden biri, yüksek değerlerin yerine geçer. Böylesi bir yaklaşım sergileyen politikacı için hak, hukuk ve adalet kavramları ancak kendi çıkarı bağlamında bir anlam ifade eder.

Umut Hacıfevzioğlu, Felsefi Antropoloji Bağlamında Devlet Adamı Kavramı: Mengüşoğlu ve Etkileri, Özne.

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU