Amerika’nın stratejik yanılgısı ve savaş dinamikleri

Doç. Dr. Halim Gençoğlu Independent Türkçe için yazdı

Kolaj: Independent Türkçe 

28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in ‘Büyük Öfke Operasyonu’ ile İran’a karşı başlattığı geniş çaplı hava harekâtı başladı. Bu operasyon, İran’ın nükleer ve balistik füze programlarını, askeri altyapısını ve rejim liderliğini hedef aldı. İlk dalgada İran’ın lideri Ali Hamaney dahil birçok üst düzey yetkili öldürülse de savaş, beklenen “hızlı zafer” yerine karmaşık bir çıkmaza dönüştü ve birçok analist tarafından ABD’nin büyük bir stratejik yanılgısı olarak nitelendiriliyor.

Hakikaten ABD’nin 28 Şubat 2026’da başlattığı, İsrail’le ortak olan Roaring Lion operasyonu, İran’ı Irak ve Afganistan işgallerindeki gibi hızlı bir dehşet stratejisiyle ele alma girişimi olarak değerlendirilebilir. Ancak operasyonun 38. gününe gelindiğinde, İran’ın hava savunması ve asimetrik kapasitesi beklenmedik direnç göstermiş; ABD’ye ait F-15E Strike Eagle ve A-10 Thunderbolt II gibi teknolojik üstünlüğe sahip uçakların düşürüldüğü görülmüştür. Bu gelişmeler, konvansiyonel güç üstünlüğünün dağlık coğrafya, yeraltı tesisleri ve düşük maliyetli füze taktikleri karşısında sınırlı kaldığını ortaya koymaktadır. Yazımızda, bu askeri dinamikleri analiz ederken Filistin bağlamındaki ikincil etkileri ele almaya çalışacağız.


ABD-İran çatışmasının erken aşamaları ve uçak kayıpları

28 Şubat 2026’da başlayan hava saldırıları, İran’ın nükleer tesislerini, balistik füze altyapısını, hava savunmasını ve üst düzey liderliğini hedef almıştı. İlk 12 saatte Amerika tarafından yaklaşık 900 vuruş gerçekleştirildi. İran’ın misillemeleri ise Körfez ülkelerine, İsrail’e ve Hürmüz’deki enerji trafiğine yönelik drone saldırıları şeklinde oldu.

Nisan 2026 itibarıyla İran, F-15E ve A-10 gibi ABD uçaklarını düşürdüğünü iddia etmiş ve ABD kaynakları da en az bir F-15’in İran üzerinde, bir diğer uçağın ise Hürmüz yakınlarında kaybedildiğini doğrulamıştı. Bu kayıplar, İran’ın AD serisi hava savunma sistemleri ve swarm taktikleriyle düşük irtifa tehditlerini yönetebildiğini göstermişken, teknolojik uçaklar düşmeye başladı algısını güçlendirmiştir. Irak ve Afganistan işgallerinde hızlı zafer sağlayan kara harekâtı şablonu, İran’ın büyüklüğü ve direnci nedeniyle tam manasıyla dünyaya maskara olma riski taşımaktadır.


Asimetrik caydırıcılık ve coğrafi faktörler

Akademik literatürde bu durum “asimetrik caydırıcılık” kavramıyla açıklanır. İran’ın dağlık arazi, yeraltı füze tesisleri ve vekil ağları (Hizbullah, Hamas vb.), konvansiyonel üstünlüğü nötralize etmektedir. Uçak kayıpları, hava hâkimiyetinin mutlak olmadığını; olası kara harekâtının ise yüksek lojistik ve insan kaybı maliyetiyle hepten Amerika aleyhine bir senaryo yaratabileceğini işaret etmektedir. Hürmüz’deki tehditler ise küresel enerji piyasalarını etkilemiş, operasyonun maliyetini kat be kat artırmıştır.

İran operasyonu, Gazze’deki gelişmeleri ve hatta Epstein skandallarını gölgede bırakmıştır. 2025 Ekim’inde ABD arabuluculuğunda başlayan “Comprehensive Plan to End the Gaza Conflict” çerçevesinde kırılgan bir ateşkes sağlanmıştı. Bu plan, rehine takası, kısmi İsrail çekilmesi, insani yardım ve Hamas’ın silahsızlandırılması aşamalarını içeriyordu. Ancak Şubat 2026’daki İran saldırıları dikkatleri dağıttı ve İsrail’in Gazze geçişlerini yeniden kısıtlaması, yardım akışını sekteye uğrattı.

Mart-Nisan 2026’da Gazze’de periyodik İsrail saldırıları devam etmiş, yüzlerce Filistinli etkilenmiştir. Hamas, tam çekilme garantisi talep ederek silahsızlanma sürecini yavaşlatmıştır. İran’ın Hamas’a sağladığı geçmiş destek nedeniyle operasyon dolaylı olarak Filistin direniş ağını da hedef almayı amaçlamış; ancak çatışmanın uzaması Gazze’deki insani krizi derinleştirmiştir. Bu arada “Gazze ne durumda?” sorusu, bölgenin ikincil cephe haline geldiğini ve barış planının ikinci faslının yeniden inşa düşüncesinin ertelendiğini vurgulamaktadır.


Jeo-stratejik sonuçlar ve diplomasi gerekliliği

ABD’nin İran’ı Irak ve Afganistan şablonuyla karıştırması, teknolojik ve coğrafi gerçeklerle çelişmiştir. Uçak kayıpları ve kara harekâtı riski, operasyonun tabiri caizse çuvallama algısını güçlendirmekte; Gazze ise bu savaşın gölgesinde, insani maliyeti artan bir unutulmuşluk yaşamaktadır. Uzun vadede, İran’ın nükleer ve füze kapasitesinin zayıflatılması başarılsa bile Filistin meselesi çözülmeden bölgesel istikrar zor görünmektedir. Bu gelişmeler, asimetrik savaşın sınırlamalarını ve çok taraflı diplomasinin önceliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

 

 

Kaynaklar:

Al Jazeera. (2026, 4 Nisan). Iran war: What is happening on day 36 of US-Israeli attacks?
Britannica. (2026). 2026 Iran war.
CNN. (2026, 3 Nisan). Day 35 of Middle East conflict — US fighter jet shot down.
Gençoğlu, H. (2024). Palestine in the Ottoman archival documents 1517-1917. South Africa: Johannesburg.
Gençoğlu, H. (2025, 21 Ağustos). İsrail’in Filistin’de sildiği sadece hayatlar mı, hafıza mı? Independent Türkçe. https://www.indyturk.com/node/763651
House of Commons Library. (2026). US/Israel-Iran conflict 2026.
NPR. (2026, 3 Nisan). 2 U.S. jets downs, Iran hits Gulf refineries.
Reuters. (2026). Various reports on strikes and casualties.

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU