İran Savaşı’nda dördüncü haftaya giriyoruz. Trump durumu kontrol etmek istiyor. Ancak savaş hem yayıldı hem de stratejik seviyeye taşındı. Küresel etkiler oldukça açık: Enerji ve ekonomi!
Düşüncemi sşzlere 3 safhalı açıklayacağım: Operatif safha (G ila G+11), stratejik geçiş (G+12 ila G+21) ve Körfez Ülkeleri savaşta (Nisan ayı başlarındayken).
BİRİNCİ SAFHA: OPERATİF (G ila G+11)
14 Mart 2026’da İran Savaşı, Sebepleri, Polemolojisi ve Sonuçları Yönlerinden Bir Analiz başlıklı makalemi yayımladım.[1] Bu savaşı öncesi ve ilk haftası ile alakalıydı. Aradan 3 hafta daha geçti. Peki bu arada neler değişti, şimdi neler düşünebilir, neler beklenebilir?
Önceki makalemde ara başlık şöyleydi: İran’a Saldırı: Zafer Yok, Kaosa Evrilme Var!
Savaş başladı ve benim değerlendirmem kaos üzerine oldu. Hatırlanması açısından G+11 dönemi grafiği (Şekil-1) burada tekrar vereyim ki üstüne yazacaklarıma bu bir köprü oluştursun. Zira soruluyor, ilk günkü fikrinizde misiniz, diye. Şartlar değişiyor, kaosa yolculuğu insanlık olarak beraber yapıyoruz cevabını veriyorum. Ancak bir profesyonel olarak daha net söylemeliyim, öngörülerimi sizle paylaşmalıyım.
Şekil-1: Operatif safha
İlk plan şuydu: Ali Hamaney ve etrafı öldürülür, nükleer imkanlar ve füzeler vurulur, IRGC ve vekil güçler zayıflatılır, İsrail yıllarca burada kendi çıkarına o bildik politikalarını ve saldırganlıklarını sürdürür, ABD ise işim bitti der, İsrail’i yine korur ama o küresel işlerine bakar…
Operasyonları şöyle açıkladım:
- Savaş; beşinci nesil savaş (5GW); enformasyon, hibrit, konvansiyonel, ekonomik vb. içinde. Operasyon; çok alanlı operasyon (MDO); Özel Kuvvetler (Marine Corps. ve Delta Forces), Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Siber Kuvvetler, Uzay Komutanlığı. Ben bu safhada savaşı “cephesiz savaş” olarak açıkladım. Konvansiyonel savaştan ekonomik savaşa kadar içinde her şey vardı, ki burada savaş alanı tam olarak neresi, söylemek mümkün değildi.
- İran, pasif-stratejik savunma yapıyor dedim. Bunun içinde Hürmüz baskısı, Körfez ülkelerinin baskısı, ekonomik krizi baskısı, iç güvenliğe ağırlık verilerek düşmana direnç gösterme, vb.
- Son hamlelerle gördüklerimiz: Ekonomik savaş (finans, enerji, tedarik zincirleri vb.) yönleriyle. Savaşta bölgesel yayılma var ve etkileriyle düşünülürse, bu bir küresel etkili savaş.
- Trump, “her yeri vurduk, artık vuracak hedef kalmadı” diyordu. Taktik ve operatif hedeflerden sonra stratejik hedefler de vuruldu. Vuruldu ama sonuçta ülke işgal edilmedi, rejim değişmedi, ayaklanma çıkmadı. Bu yaratılan “kaotik savaş” atmosferinin mutlaka bir yansıması görülecekti. Dolayısıyla bu savaşta İran’ın mevcut direnişinin yanı sıra, bugünden yarına farklılıkları yaratan yeni durumları da dikkate alarak bir muhasebe yapılacak. İran tarafından yaratılan “kontrolsüzlük” şartları hem bugün ABD ve İsrail’in baş edemeyeceği şartları oluşturuyor hem de bundan sonrası için yaratılan güçlüklerin dünyada farklı politik yaklaşımlara ve tutumlara dönüşebileceğini işaret ediyor. Mesela enerji politikaları, ittifak ve ortaklık bağları, Hürmüz gibi kritik coğrafyalardaki küresel-transit rejimlerinin işletilmesi ile egemenlik haklarının savunulması gibi.
- Savaşı ve etkilerini yaymak ve küresel kontrolsüzlük yaratmak! Bunun için başvurulan konu ve yöntemler: Problem içine dahil edilen coğrafyaları çoğaltmak ve genişletmek; vekilleri ve asimetrik saldırı araçlarını kullanmak; küresel ekonomi araçlarını tahrik etmek; saldırganların iç politikalarını etkilemek; küresel enformasyon savaşı yapmak.
- İsrail, “sonu olmayan” veya “uzun savaş” yöntemini seçecektir ve buna ABD her şekilde destek vermeyi sürdürecektir. Hatta bu kavramlar ABD ve İsrail’de çokça dillendirildi.
- İçine girilen bu durum bizi en çok “ekonomik, teknolojik ve sosyo-kültürel savaşlar” çerçevesinde düşünmemiz gerektiğini söylüyor. “Kontrolün ortadan kalkmaya başladığı” bu durum gayet düşündürücüdür. Bugün yaşananlar Epic Fury operasyonundan öte düşünmeyi de gerektiriyor, esasında hesabı böyle yaptığımızda sorular cevap bulabiliyor.
Yaptığım analizdeki değerlendirmem böyleydi.
İKİNCİ SAFHA: STRATEJİK GEÇİŞ (G+12 ila G+21)
İran direndi. İç cephede ayakta kalmayı, Körfez’deki ülkeleri hedef almayı, ABD ve İsrail’e füze ve drone ile saldırmayı, olabildiğince vekil güçlerle irtibata geçmeyi, savaşı yaymayı, ama önemlisi Hürmüz Boğazı trafiğini kapatmayı esas alan planını uyguladı, “ben yandıysam siz de yanın” dedi.
Bu hususları da şu makalemde ayrıntılandırdım? Bkz: İran’ın Savaşta Küresel Kontrolsüzlük Yaratacak Stratejisi , 13 Mart 2026.[2]
Oluşan durum ne? Aslında durum;
- Hürmüz Boğazı’nın statüsü,
- Körfez Ülkeleri’nin fiilen bu savaşa dahil edilmesi ve
- Küresel petrol ve gaz arzı denklemine dahil ülkelerin sorunlarının giderilmesi), ana başlıklarıyla ele alınabilirdi.
Bu konuları çok kere ayrıntısıyla değişik şekillerde yazdım, konuşmalarımda açıkladım.
Bundan böyle Hürmüz Boğazı konucu ana konu. Bkz: Hürmüz Boğazı Meselesi ve Tartışılması , 17 Mart 2026.[3]
Körfez Ülkeleri bizzat İran politika ve stratejisiyle duruma dahil edildi. İran sadece bu ülkelerdeki ABD askeri varlıklarını hedef almadı, aynı zamanda bile isteye bu ülkeleri hedef aldı. Yani İran onlara silahla ve beyanla; “artık siz de düşmanımsınız ve savaştasınız” dedi. Bu konuyu körükleyen bir diğer faktör İsrail idi.
Malum, İsrail’in İran’ın Güney Pars doğalgaz sahası ve Asaluyeh rafinerilerine büyük saldırı düzenlemesi oyunu değiştirdi (dünyanın en büyük gaz rezervlerinden biri, İran-Katar sahası). İsrail’in bu petrol ve gaz hedeflerini vurması ve sonrasında İran’ın Katar’daki Ras Laffan LNG tesislerini vurması Trump’ın da gündemindeydi. Ras Laffan LNG tesisinin vurulmasıyla Katar LNG ihracatının %17’si uzun süre etkilenecek.
Küresel petrol gaz ve gaz arzı öyle bir hal aldı ki buna artık şöyle açıklama getirilebilir:
- Enerji Savaşı
- Ekonomik Savaş
İsrail ve ABD’nin askeri operasyonları devam ediyor. Önemli hedefler yok ediliyor. Ancak konu küresel enerji ve ekonomi ile ilişkilendirildiğinde Trump bu husus çözmek durumunda kalıyor. İsrail başka amaçlarla savaşını sürdürmek isteyebilir.
Bu safhayı (G+12 ila G+21 arası) bir geçiş olarak görüyorum. Aslında bu safhada, ABD ve İsrail’in hesabı tutmadı, süreç yönetildi, yeniden bir değerlendirme yapıldı da denebilir. Diğer yandan ABD tekrar bir muhasebe yapmak durumunda kaldı. Trump karar vermek durumundaydı: Nasıl sonuca gidebilirim? Ortaya çıkan tablo artık tam olarak stratejik ve küresel etkileri bakımından daha geniş çerçeveli oldu.
Şekil-2’de bu durumu yansıttım. Geçiş dönemini her şey bitti gibi değil, durumu değerlendirme ve yeniden hedef belirleme olarak görmek gerekir. (Benzer örneği Putin’in Ukrayna Savaşı’ndan örneklersek, önce harekâtına başladı, bir ay sonra yeniden tertiplenmeye gitti ve adına Özel Operasyon dedi.)
Şekil-2: Müteakip safhalar
ÜÇÜNCÜ SAFHA: KÖRFEZ ÜLKELERİ SAVAŞTA
Geçiş safhasında gerekli şartlar oluşmaya başladı.
Başkan Trump’ın son TruthSocial'daki mesajı aradışımız sinyali vermektedir. Trump, Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak paylaşımını şu sözlerle sonlandırıyor: “Hürmüz Boğazı, gerektiğinde onu kullanan diğer ülkeler tarafından korunmalı ve polis tarafından denetlenmelidir - Amerika Birleşik Devletleri bunu yapmaz! İstenirse, bu ülkelere Hürmüz çabalarında yardımcı olacağız, ancak İran tehdidi ortadan kalktıktan sonra buna gerek kalmamalıdır. Önemlisi, bu onlar için kolay bir askeri operasyon olacaktır.”
Ne demek, gayet açık. USS Tripoli’den sonra ikinci gemi olan USS Boxer da yolda.
Şimdi öngörüde bulunma zamanı: Trump “bu adayı istiyorum” diyor. Acaba hangisi? Hürmüz’de adalar şunlar: Abu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb.
Şekil-3: Hürmüz önlerinde üç ada
Askerî açıdan buraya harekatın zorlu tarafları var, ancak risk alınır ve örneğin bu adalardan biri veya birkaçı ABD kontrolüne geçerse Hürmüz’de dengeler değişir.
Her ne kadar Harg Adası çokça dillendiriliyorsa da bu çok daha zor bir operasyon olur. ABD burası için çok başka ve fazla yığınak yapmak zorunda kalır. Bu esasen bir işgal olur ve bunun açıklaması ile sonuçları da farklı olur. Fakat Hürmüz önlerindeki adalar için plan başka olabilir, an azından riski daha aza indirmek ve elde tutmak daha kolay olabilir.
Harg mı yoksa Hürmüz’e yakın adalar mı, göreceğiz.
Böyle bir harekatın, savaşı daha önce “cephesiz” dediğim bakışla düşünün, cephesi olan bir savaşa çevirmesi söz konusu olacaktır. Zira Hürmüz Boğazı artık bu savaşın, yani Körfez Ülkeleri’nin müdahil olduğu bir operasyonun cephesini çizeceği düşünülebilir.
Ada veya adalar sürekli elde tutulmalı mı? Belki gerekmeyebilir. Çünkü amaç Tahran’ın kabul gören bir Hürmüz Boğazı Anlaşması’na ikna etmek olacaktır.
Hürmüz İran’ın tek taraflı baskısı altında, yıllardır. Bölgede 7 ülke daha var. Burası aynı zamanda askerî açıdan zayıf Umman ile karşılıklı. Fakat İran, 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni reddediyor. Boğazı kapatırım diyor, buna göre silahlanıyor ve bu savaşta fiilen kapattı. Buradaki ülkeler ve buradan enerji satın alan ülkeler (küresel %20 petrol çıkışı) Hürmüz’ün bu savaş vesilesiyle oluşan fiili durumdan sonra geçerli bir hukuki sonuç istiyor.
Trump’ın amfibi birliği yolda. Körfez Ülkeleri (İran’dan zarar görenler) artık bütünüyle savaşın içinde. Trump, Körfez Ülkeleri’nin askeri kapasitesini kullanarak bu adalara yönelebilir. Önümüzdeki hafta bunu görebiliriz. İçeriye ABD donanma unsurları hemen girmeyebilir. BAE ve Umman üzerinden ilk çıkış olabilir. Adaya veya adalara BAE bayrağı bile dikilebilir. (İran tarafından BAE neden çok taarruza uğradı? Bu soru çokça soruldu. Beli ilintisi vardır.)
Bunun için Şekil-2’de Nisan ayı başlarını (G+…) işaret ettim. Bu aynı zamanda düşünceme göre; III. safhanın başlangıcı olabilir ve Körfez Ülkeleri savaşın içinde yer alabilir.
SONUÇ
Trump sıkıştı mı? Çıkış mı arıyor? Seçimleri kazanmak mı istiyor? Bunlar çokça soruluyor. Belki de cevap zamanı geldi! Ama riskler çok. Şurası açık, Nisan’da savaşın değişik yönlerini, ekonomiyi ve uluslararası anlaşmaları konuşmaya başlayacağız, devam edeceğiz.
[1] Erişim: https://www.indyturk.com/node/774171/türki̇yeden-sesler/i̇ran-savaşı-sebepleri-polemolojisi-ve-sonuçları-yönlerinden-bir
[2] Erişim: https://www.indyturk.com/node/774167/türki̇yeden-sesler/i̇ran’ın-savaşta-küresel-kontrolsüzlük-yaratacak-stratejisi
[3] Erişim: https://www.indyturk.com/node/774344/türki̇yeden-sesler/hürmüz-boğazı-meselesi-ve-tartışılması
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish