Siyonizm bir ideoloji olarak ortaya çıktığından beri Filistinlilere sistemli bir şekilde zülüm uygulanmaktadır. İsrail Devleti kurulmadan önce Hagana, Palmah, Etzel ve Lehi gibi Yahudi terör örgütleri Filistinlilere katliam uygulamaktaydı. Bilinen en büyük katliam 1948 yılında Yahudi terörist grupların Filistin’in ‘Deir Yassin’ köyünde yaptığı katliamdı. Bu katliamın amacı şuydu; öyle bir korku oluşturalım ki Filistinliler topraklarını terk edip gitsin. Yani temel hedef Filistin’de etnik temizlik yapmaktı. Kısmen başarılı olan bu politika, bir milyona yakın Filistinlinin mülteci durumuna düşmesine neden olmuştur. Bu mültecilerin çoğu o zaman Ürdün kontrolünde olan Batı Şeria ve Mısır kontrolünde olan Gazze’ye zorla sürülmüştür.
İsrail, Devleti kurulduktan sonra devlet öncesi Yahudi terörist grupların hepsi İsrail Savunma Kuvvetleri’ni (İSK) kuran ana omurgayı oluşturdular. Fakat Filistinlilere uygulanan şiddet durmadan devam etmiştir. Devlet eliyle desteklenen bu katliam politikası 1948 Savaşı ve 1967 Savaşı arasında devam etmiştir. Bu dönemde uygulanan katliamlardan ‘Kibya Köyü Katliamı’ ve ‘Kıfar Kasım Katliamı’ bunların en bilinenlerindendi. Bu katliamlarda da yine temel amaç Filistinlilerin zorla yerlerinden etmeye yönelikti. Fakat bu katliam politikalarına rağmen Filistinlilerin topraklarına olan bağlılığı bu politikaya karşı Filistin direnişi geliştirdi. Filistin direnişi de daha fazla katliama maruz kalmayı beraberinde getirmiştir.
1967 Savaşı İsrail’in bile beklemediği bir şekilde Mısır Suriye ve Ürdün’e karşı başarı sağladı. Bu başarı İsrail toplumunda işgal edilen toprakların geleceği ile ilgili bir tartışma başlatmıştır. Bu tartışma işgal edilen toprakların statüsü ile ilgiliydi. Çünkü 1948 Savaşı’nda ele geçiremediği Gazze ve Batı Şeria toprakları da işgal edilmiştir. Bunun yanında Mısır’ın Sina Adası ve Suriye’nin Golan Tepeleri de işgal edilmiştir. İsrail, uluslararası toplumda oluşan baskı sonucunda işgal politikasını ilhaka dönüştüremedi. Fakat devlet öncesi politikasını bir çözüm olarak uyguladı. Sahada fiili durumlar yaratarak Filistin topraklarına yerleşim faaliyetlerine girişti.
Devlet öncesi Kibutz’ların (kominal yerleşim yerleri) yerini yasadışı yerleşim faaliyetleri aldı. Devlet öncesi Hagana, Palmah, Etzel ve Lehi terörist grupların yerini ise Guş Emunim, Kahan Hay, Tepe Gençliği, Yahudi Yeraltı Örgütü ve Tag Mehir gibi terörist gruplar aldı. Devlet öncesi Yahudi terör örgütleri seküler ideolojilerden beslenirken günümüzdeki Yahudi teröristler gruplar ise Yahudi dini geleneğini esas alan Mesihçi bir anlayışa sahiplerdir. Bu terörist gruplar özellikle Batı Şeria’da Filistinlilere ait ekinlere zarar verme, zeytin ağaçlarını sökme, hayvanlarını katletme, evlerini ve araçlarını kundaklayarak Filistinlileri sindirme politikası uygulamaktadırlar. Yerleşimci ve Yahudi terörist gruplar sahada fiili durumlar yaratırken İsrail Devleti ise bu gruplara finansman desteği sağlayarak ve askeri karakollar inşa ederek desteklemektedir.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish