Değerli Independent Türkçe okuyucuları,
Şu sıralar yapay zeka (Artificial Intelligence – AI) konusu, dünyadaki en önemli teknolojik gelişmelerden biri. Bilişim teknolojileri ve yazılım geliştirme alanında önemli bir konuma sahip olan Hindistan, yapay zeka inşasının tam merkezine birdenbire ve gözle görülür biçimde yerleşti.
Cushman & Wakefield'in 2026 küresel karşılaştırmasına göre ülke, yaklaşık 1,6 gigavatlık kapasitesiyle artık Asya-Pasifik bölgesinin en büyük 2. veri merkezi pazarı konumunda. Reliance, yapay zeka için 110 milyar dolar mertebesinde bir taahhütte bulundu; Adani hiperölçekli kampüsler yükseltiyor; Tata, OpenAI'yi veri merkezi müşterisi olarak imzaladı; Google ise yeni bir Hindistan-ABD denizaltı kablosu döşüyor.
Mayıs ayı sonunda Yeni Delhi'deki ABD Büyükelçiliğinde düzenlenen resepsiyona canlı telefon bağlantısıyla katılan Başkan Trump, ev sahiplerine Hindistan'ın kendisine "yüzde 100" güvenebileceğini söyledi. Görünüşe bakılırsa yeni bir teknolojik güç masadaki yerini alıyor.
Yine de piyasalar daha temkinli bir tablo görüyor. Nikkei Asia'nın gözlemlediği gibi, ülkenin borsasında hâlâ ABD'de Nvidia'nın temsil ettiği türden saf bir yapay zeka şampiyonu yok. Hindistan'ın asıl paraya çevirdiği şey altyapı ticareti: İnşa sürecinin çelik kasalarını, transformatörlerini ve şalt ekipmanlarını üreten sanayi ve enerji ekipmanı firmaları, yükselişten beslenen hisseler arasında yer alıyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Hindistan, yapay zeka altına hücumunun altınını değil, o altını elde etmek için gerekli olan kazma ve kürek gibi temel araç gereçleri satıyor.
Bununla birlikte, kimi değerlendirmeler artık Hindistan'ı dünyanın önde gelen yapay zeka güçleri arasında, ancak geniş bir bant içinde konumlandırıyor. Stanford'un AI Vibrancy Index'i ve JPMorgan'ın piyasa değerlendirmesi, ülkeyi yalnızca ABD ve Çin'in ardından 3. sıraya yerleştiriyor.
QS World Future Skills Index ise daha temkinli bir değerlendirmeyle ülkeyi yapay zeka ekonomisine hazırlık bakımından 13. sıraya koyuyor ve pazar talebi ile üniversite düzeyindeki beceriler arasında giderek genişleyen bir uçuruma dikkat çekiyor.
3. sıra ile 13. sıra arasında büyük fark var ama her hâlükârda Hindistan'ın yapay zeka alanında da dikkat çeken ve yükselen bir ülke olduğu aşikâr. Bu yelpazenin kendisi hikâyeyi anlatıyor: Müthiş bir yetenek ve benimseme havuzu var; ancak henüz iyileştirilmesi gereken temeller ve altyapı da bulunuyor.
Veri merkezinin ne olduğu konusunu netleştirmek gerekirse; veri merkezi, yapay zekanın fiziksel motorudur. Veri merkezleri; devasa miktarda elektrikle beslenen, durmaksızın çalışan soğutma sistemleriyle ayakta tutulan, modellerin eğitildiği ve dünyanın sorularını yanıtladığı özel işlemci depolarıdır.
Bunlar, yapay zeka çağının fabrikalarıdır ve Hindistan bunları inşa etmede ustalaşıyor. Ne var ki bir fabrika, ürettiği tasarımla aynı şey değildir ve meselenin tamamı da bu ayrımda yatıyor.
Aynı şey insanlar için de geçerli. Hindistan artık dünyanın en büyük küresel yetkinlik merkezi. 2026 tarihli Nasscom-Zinnov raporuna göre 2.100'den fazla merkez, yaklaşık 2,36 milyon kişiyi istihdam ediyor ve 100 milyar dolara yakın gelir üretiyor.
American Airlines, Hyderabad'daki teknoloji merkezinde yazılım, yapay zeka ve siber güvenlik alanlarında çalışan sayısını 800 kişiye ulaştırarak ikiye katlıyor. Southwest, JPMorgan, Walmart, Eli Lilly ve hatta Nvidia da Hindistan'daki mühendislik operasyonlarını derinleştirdi. Uzun süre dünyanın arka ofisi olan ülke, artık ciddi mühendislik, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini büyük ölçekte yürütüyor.
Kutlamanın altında yatan rahatsız edici gerçek şu: Veri merkezleri ve mühendisler, yapay zekanın altyapı ve emek katmanlarıdır; vazgeçilmezdirler, ancak aynı zamanda yığının en metalaşmış ve en kolay ikame edilebilir parçalarıdır.
Bir veri merkezi 18 ayda finanse edilip inşa edilebilir; yetenekli bir mühendis ise işe alınabilir. Bu kadar kolay satın alınamayacak olan ise üstteki katmandır ve kalıcı güç ile kâr marjları işte o katmanda bulunur.
Bu yüksek değerli katmanın 4 bileşeni var ve Hindistan bunların hiçbirinde öncü konumda değil.
- Birincisi, yalnızca bir avuç laboratuvarın ürettiği, gerçek anlamda yetkin sistemler olan öncü temel modeller.
- İkincisi, Tayvan'ın TSMC'sinin en ileri silikonun ezici çoğunluğunu ürettiği ve Hollanda'nın ASML'sinin tek başına onu basan litografi makinelerini imal ettiği en gelişmiş mantık çipleri.
- Üçüncüsü, hâlâ emekleme aşamasında olmasına rağmen potansiyel olarak belirleyici olan kuantum hesaplama.
- Dördüncüsü ise taklit edilmesi en zor olanı: Birikmiş teknik bilgi (know-how); makine öğrenimi sistemlerini yıllarca büyük ölçekte eğitmiş ve sahaya sürmüş olmanın örtük, katlanarak büyüyen deneyimi, araştırma kültürleri, yoğun yetenek ağları ve tescilli veri geri besleme döngüleri.
Bu zorluklara dikkat çektikten sonra, Hindistan'ın bu boşluklar karşısında pek de pasif kalmadığını kabul etmek gerekir.
Yeni Delhi, geçtiğimiz yıl boyunca yüksek değerli 4 katmanın tamamında bağımlılığı en azından kısmî bir öz yeterliliğe dönüştürmek için harekete geçti. Gerçi kapatılması gereken mesafe hafife alınmamalı.
Öncü temel modeller cephesinde, yaklaşık 1,1 milyar dolarlık IndiaAI Misyonu, ülkenin dilsel ve sosyoekonomik çeşitliliğine göre ayarlanmış yerli büyük dil modellerini finanse ediyor. Sarvam AI, BharatGen ve CoRover'ın BharatGPT'si gibi girişimler, yabancı modelleri yalnızca ince ayardan geçirmek yerine Hint dillerine özgü sistemler kuruyor.
Yarı iletken ortaklığında ise en dikkat çekici sonuç, Tata Electronics ile Hollandalı dev ASML arasında, Hindistan'ın ilk ön uç (front-end) yarı iletken üretim tesisini Gujarat'taki Dholera'da kurmak üzere imzalanan anlaşma oldu.
Başbakan Modi'nin Mayıs 2026'daki Hollanda ziyareti, ikili ilişkileri stratejik ortaklık düzeyine yükseltti ve bu anlaşmayı doğurdu. Bu, Hindistan'ın hemen hemen her şeyi ithal ettiği bir katmanda önemli bir adım ve ilk dayanak noktası.
Kuantum hesaplama alanında, yaklaşık 630 milyon dolarlık Ulusal Kuantum Misyonu, IndiaAI çabasıyla iç içe geçirildi. Bengaluru merkezli QpiAI girişimi, 64 kübitlik bir süper iletken işlemci olan Kaveri'yi piyasaya sürerken, Amaravati'de buna adanmış bir araştırma merkezi şekilleniyor.
Birikmiş teknik bilgi cephesinde ise 5 ayaklı bir hamle — kamu-özel ortak hesaplama yoluyla sübvansiyonlu fiyatlarla sunulan yaklaşık 38.000 GPU, AIKosh veri platformu, Bhashini dil yığını, FutureSkills programı ve bilinçli olarak hafif dokunuşlu bir yönetişim duruşu — gibi adımlar, geniş bir bilişim iş gücünü yapay zeka tüketicisinden yapay zeka üreticisine dönüştürmeyi amaçlıyor.
Gidişatın yönü açık. Yine de bunlar şimdilik öncü kapasite değil, temel (ve altyapı) niteliğinde: planlanmış fabrika, ilk ticari kuantum çipi ve küresel liderlerin hâlâ epeyce gerisinde kalan temel modeller. Hindistan yarışta kendisine güvenilir bir yer edindi, ama en yüksek değerli katmanlardaki açığı kapatmak öyle bir çırpıda mümkün olmayacak.
Yüksek katmanlardaki açığı kapatmak, 1 yıllık duyuruların yerini tutamayacağı ölçüde sürdürülebilir sermaye ve zaman gerektirecek. Hindistan'ın bu açığı kapatması için gereken koşullar, yapay zeka geliştirme hevesindeki Türkiye ve diğer pek çok ülke için de geçerlidir.
Yukarıda belirtildiği gibi, taklit edilmesi en zor olan, birikmiş teknik bilgidir. Bu son nokta üzerinde durmayı hak ediyor; çünkü asıl siper budur. Grafik işlemcileri satın alabilir, beton dökebilirsiniz; ama 20 yıllık bir öncü araştırma kültürünü ya da ardışık model nesillerini sahaya sürmüş olmanın kurumsal hafızasını satın alamazsınız.
Ve Hindistan'ın kendine özgü paradoksu işte burada: Ülke, dünya çapında çip tasarımcıları ve makine öğrenimi araştırmacılarını bolca yetiştiriyor, ama bunların büyük bir kısmı Hint laboratuvarları yerine Amerikan ve Çin laboratuvarlarında çalışıyor. Hindistan, kendi öncü devini henüz kurmadan, küresel teknoloji devlerine — Microsoft, Google, IBM — bol miktarda mühendis ve üst düzey yönetici sağlayan bir ülke oldu.
Dolayısıyla Hindistan'ın konumu, tüm görkeminden arındırıldığında şudur: Kazma ve küreklerin etkileyici bir bölümüne sahiptir ve madencilerin büyük bir kısmını kiraya verir; oysa altının kendisi — modeller, en ileri çipler, kuantum makineleri — başka yerde, ezici biçimde 2 ülkede çıkarılıyor. Yapay zeka ekonomisinde gerçekten kıt ve savunulabilir olan ne varsa, neredeyse tamamı ABD ve Çin'de yoğunlaşmış durumda.
Hindistan bunu gayet iyi biliyor ve verdiği yanıt açık. 20 Şubat 2026'da, Yeni Delhi'de düzenlediği AI Impact Summit'te Hindistan, Pax Silica Bildirgesi'ni — çiplerin, kritik minerallerin, hesaplama gücünün ve yapay zeka altyapısının tedarik zincirlerini güvence altına almaya yönelik ABD önderliğindeki çerçeveyi — imzaladı.
Katılım, esasen veri merkezleri ve mühendislerin yeterli olmadığının; yığının eksik parçalarına, şimdilik tek başına inşa etmek yerine ABD'yle hizalanma yoluyla ulaşılması gerektiğinin bir itirafıydı. Pax Silica, Hindistan'ın henüz imal edemediği teknolojilerde kendisine bir öncü cephe seçtiğinin açık bir göstergesidir.
Washington ise sıkı duruyor. Trump'ın "Hindistan ne isterse alır" yollu coşkulu vaadinin ötesinde, ABD'nin Yeni Delhi Büyükelçisi, kendi misyonu aracılığıyla çekilen 20 milyar doların üzerinde yeni yatırıma, imzalanmak üzere olan bir ara ticaret anlaşmasına ve derinleşen ortaklığın bel kemiği olarak Hindistan'ın Pax Silica'ya katılımına işaret etti. Hindistan'a ön sıralardan bir koltuk öneriliyor; aslında büyük ölçüde Washington'ın belirlediği şartlarda, ikincil bir koltuk ama yine de bir koltuk.
İşte tam da bu noktada, Hindistan'ın hikâyesinin Ankara'da dikkatle izlenmesi gerekiyor. Hindistan ölçeğinde bir ülke (dünyanın en kalabalık ülkesi) — gigavatlarca veri merkezi, milyonlarca mühendis ve 100 milyar dolarlık çekler yazan holdingleriyle — yine de yapay zeka cephesine ulaşmak için ABD önderliğindeki blokla hizalanması gerektiği sonucuna vardıysa, Hindistan'ın nüfusuna sahip olmayan güçler için de benzer sonuca varılması şaşırtıcı olmamalıdır.
Bu derslerden belki de en önemlisi, sadece altyapının değil, bilgi birikiminin de önemli olduğudur. Altyapıyı inşa etmek, tek başına kapasiteyi getirmiyor. Erişim getiriyor.
Türkiye'nin de benzer bir sonuca varması için gerekçeler var. Yapay zekada gerçek emelleri, giderek daha yazılım ve yapay zeka yoğun hâle gelen bir savunma teknolojisi sektörü, büyüyen veri merkezi ve çip hevesleri ile Hindistan'ın karşılaştığı aynı yapısal açık var: yerli bir öncü yığının yokluğu. Türkiye için tabii ki "yerli ve millî" teknolojiler ve "Millî Teknoloji Hamlesi", uzun dönemde geliştirilmesi gereken stratejik hedeflerdir.
Ancak bu uzun dönemli hedeflere ulaşmak amacıyla kısa ve orta vadede mevcut bilgi birikimlerinden de faydalanmakta yarar var. Pax Silica şimdilik, bu açığın daraltılabileceği başlıca mekanizma olabilir; ortak yatırım, güvenilir tedarikçi statüsü ve ileri çiplere yönelik araştırmalara erişim yoluyla.
Dikkat çekicidir ki Yunanistan, halihazırda Pax Silica'nın ilk imzacılarından biri. Bir komşunun çoktan katıldığı bir çerçevenin dışında kalmak, Türkiye için bekledikçe daha kötü şartlarda yapay zeka yarışının çeperine itilme riski demektir.
Bunların hiçbiri, seçimin basit olduğunu öne sürmek anlamına gelmiyor. Türkiye'nin geçmişte ABD ve AB ile olan ilişkilerinde dönem dönem yaşanan gerginlikler, Türkiye'yi Batı, Rusya ve Küresel Güney arasında benimsediği çok yönlü dış politika duruşuna yöneltti.
Ancak çok yönlü olurken, bu farklı istikametler arasında savrulmamak da önemlidir. Dolayısıyla Türkiye bir yandan ABD ile ilişkilere büyük önem verirken, diğer taraftan da ABD'nin Türkiye'ye Pax Silica için bir davet uzatıp uzatmayacağı sorusunun açık kalması, durumu biraz daha karmaşıklaştırıyor.
Hindistan'ın kendisi de diğer kapılarını açık tutarak Pax Silica'yı imzaladı; hizalanmayı stratejik özerklik geleneğinden geçirerek ördü. Türkiye'nin de benzer hassas manevrayı yapması gerekebilir. Ne var ki teknoloji düzenindeki gidişatın yönü açık ve eşit mesafe duruşu her geçen ay daha maliyetli hâle geliyor.
Dolayısıyla yapay zeka çağı, nihayetinde yalnızca 2 şeyi ödüllendiriyor: öncü cepheye sahip olmak ya da ona ayrıcalıklı erişimi güvence altına almak. Şimdilik ilkini yapamayan Hindistan, akıllıca ikincisini seçti. Türkiye, veri merkezleri inşa etmeyi ve mühendisler yetiştirmeyi tabii ki hedeflemelidir; ancak bu konuma ulaşmanın kolay olacağı da sanılmamalı.
Türkiye'nin de muhtemelen Hindistan gibi, eninde sonunda erişimi seçmesi gerekecektir. Bilhassa, Yunanistan'ın erken imzasının gösterdiği gibi, Pax Silica'da koltuklar doluyor. Şartlar hâlâ pazarlığa açıkken bir koltuk kapmak (Pax Silica'da yer almak), düzen sertleştikten sonra geriye ne kalırsa onun için sıraya girmekten iyidir (aksi hâlde AB üyeliğine benzer bir sürünceme süreci yaşanabilir).
Eski Türk dış politika refleksleriyle, eğer bir uluslararası kuruluşta Yunanistan temsil ediliyorsa, Türkiye de o kuruluşta yer almalıdır diye düşünüyorum. Hatta iyimser olarak, bu vesileyle yeni platformda da Türk-Yunan dostluğunun ve yeni iş birliği olanaklarının geliştirilebileceği görüşündeyim.
Yazımı bitirirken, sabah radyodaki yorumlarıyla (Evdeki Hesap radyo programında), Pax Silica ve yapay zeka örnekleri üzerine yazmama ilham kaynağı olan Prof. Murat Ferman'a buradan teşekkür etmek isterim. Saygılar sunarım.
Kaynaklar:
"India emerges as APAC's second-largest data centre market with 1.6 GW capacity" (Cushman & Wakefield 2026), Communications Today — https://www.communicationstoday.co.in/india-emerges-as-apacs-second-largest-data-centre-market-with-1-6-gw-capacity/
"India emerges as APAC's second-largest data centre market with 1.6 GW capacity, report," Fortune India — https://www.fortuneindia.com/business-news/india-emerges-as-apacs-second-largest-data-centre-market-with-16-gw-capacity-report/139944
"India benefits from data center trade despite missing main AI play," Nikkei Asia — https://asia.nikkei.com/business/markets/equities/india-benefits-from-data-center-trade-despite-missing-main-ai-play
"Explained: Powering AI — Inside India's Data Centres," NDTV — https://www.ndtv.com/video/explained-powering-ai-inside-india-s-data-centres-1059562
"American Airlines plans to double India tech hub staff," Reuters — https://www.reuters.com/world/india/american-airlines-plans-double-india-tech-hub-staff-sources-say-2026-05-27/
"Trump pledges unwavering support to India in call during event at US embassy in New Delhi," Anadolu Agency — https://www.aa.com.tr/en/americas/trump-pledges-unwavering-support-to-india-in-call-during-event-at-us-embassy-in-new-delhi/3947676
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish