Değerli dostum Muhsin Kızılkaya’nın yapay zeka ile ilgili “Yaklaşan Felaket” başlıklı makalesini okuyunca, bu konu üzerinde yazmaya başladığım makaleyi bitirmeye karar verdim. Kızılkaya, yapay zekanın düşünme ve bilme üzerine kaygılarını sunarken, ben de bu avatarın bizden bedel olarak alıp götürdüğü suya ve enerjiye, ayrıca bıraktığı karbon izine değinmek istedim.
Yapay zeka uğruna kaynakların usulca yok olmasına göz yumulması aklıma bir İskoç mitini getirdi.
İskoçların meşe fıçılarında depoladıkları viski, eskitmeye bırakılırken her yıl miktarından % 2’si eksilir. Buharlaşarak kaybolan bu miktarı açıklamak için “ Angels’ Share” yani meleklerin payı metaforunu kullanırlar. Meleklerin içtiğine inanılan bu payın karşılığında onlar da viskiyi içkilerin şahı yapar. Aynı meşe fıçılarına şarap konduğunda hiçbir eksilme olmaz çünkü İskoç melekleri ne hikmetse sadece viski içerler! İskoç yasalarına göre viskiler şişelenmeden önce en az 3 yıl meşe fıçılarında bekletilmelidir. Bu süre içinde melekler de viski miktarının % 6’sını içmiş olurlar.
Melekler içki içer mi, içmez mi bilinmez fakat mitolojiye bakılırsa mey tanrısı Dionysos bile vardı. Bugün ise İslam inancına göre melekler değil içmek, içkinin olduğu yerden bile uzak durur. Diğer semavi inançlarda ise meleklerin ahlaki durumları biraz karışık görülüyor. Bir örnek vermek gerekirse; Tevrat’ın apokrif (gizli) kitaplarından Enok (Hanok) peygamberin kitabına göre melekler insanlardan daha çok günah işlemişlerdir; Yahudi ve Hristiyan rahiplerin yüzlerce yıl önce bu kitabı yok ettikleri söylenir. Enok peygambere bakılırsa insanlara içki dahil her türlü melaneti de o kötü melekler öğretmiştir. İngiliz yazar Andrew Collins, “From the Ashes of Angels” (Meleklerin Küllerinden) adlı kitabında bu konuyu uzun uzun işler.
Meleklerin payı masum bir anlatıydı; oysa bugün yapay zekanın payı, kuraklıkla sınanan bir dünyada sessiz ama ağır bir bedel olarak karşımızda duruyor. Aslında konumuz ne melekler ne de içkiler. Söz konusu kuraklık olunca bir damla suyun bile bizim için hikayesi önemli. Melekler de şu viski içmeyi bıraksalar ne iyi olurdu!
Esas korkunç ve gerçek olanı ise şeytanın avatarı olarak karşımıza çıkan şu yapay zeka. Biz onunla oyalanırken o, sezdirmeden kaynaklarımızı tüketerek havamızı kirleterek, enerji ve suyumuzu israf ederek geleceğimizi tehdit etmektedir.
Yunan mitolojisine göre Tanrılar tanrısı ulu(!) Zeus insanlara ceza olsun diye yarattığı ilk kadın olan Pandora’ya can verirken şöyle der: İnsanlara sevmeye, okşamaya doyamayacakları bir bela yarattım. Bu mit günümüz söylencesi olsaydı eminim ki Zeus insanlara ceza olarak Pandora yerine yapay zekayı yaratırdı. Hani derler ya melek yüzlü şeytan, bu tarif tam da yapay zekaya yakışıyor. Uyuşturucu, alkol, kumar ve bilcümle kötü alışkanlıklardan daha fazla ona bağlandık, tiryakisi olduk. Zamanımızın çoğunu ona ayırıyoruz.
Veri merkezleri, en azından bugün ulaşılan ölçekleriyle, küresel enerji sisteminin yeni aktörleridir. E-postalar, video, görüntülü izleme ve internetteki tüm faaliyetler, veri merkezleri adı verilen sıra sıra bilgisayarlar, karbon ayak izi bırakan su ve enerji tüketicileridir. (Ibrahim, 2025)
Araştırma raporlarına göre yapay zeka için geliştirilen veri merkezleri ve donanımların üretiminde, korunmasında ve kullanılmasında oluşan yüksek ısıları kontrol altına almak amacıyla yüksek miktarda temiz tatlı su kullanılması gerekiyor.
Amsterdam VU üniversitesi araştırmacılarından Alex de Vries-Gao’nun Patterns dergisinde yayımlanan araştırmasına göre, 2025 yılında yapay zekâ sistemleri New York kenti kadar karbon salımı yaparken, dünya ölçeğinde ise bir yılda tüketilen tüm şişelenmiş suya denk miktarda, yani 312,5–764,6 milyar litre su tüketeceği öne sürüldü. Bu araştırma, veri merkezlerinin hem doğrudan soğutma için hem de elektrik üretimi yoluyla resmî rakamların üç-dört katı düzeyinde su kullandığını ve bu dolaylı su tüketiminin şeffafça açıklanmadığını ortaya koydu. (VU Amsterdam, 2025)
Başka bir deyişle, chatbotlara sorulan her 20-50 soruda yaklaşık yarım litre su buharlaşıyor.
Birleşmiş Milletler’e göre yılda 1.6 milyon kişinin kullanması için tavsiye edilen günlük miktar minimum 50 litre suya karşılık geliyor. Buna karşın, orta ölçekli bir veri merkezi yılda yaklaşık 417 milyon litre su tüketiyor. IEA (Uluslararası Enerji Ajansı) merkezine göre Google, Meta ve Microsoft 2030 itibariyle kullandıkları suyun iki katına çıkacağını ön görüyor.
Burada asıl endişe verici olan, bu kuruluşların daha sıcak ve kurak yerleri seçmeleridir. Arazi tercihini etkileyen unsurlar arasında geniş alan ve düşük maliyetin ötesinde veri merkezlerinin tükettiği elektrik enerjisini karşılanması da göz önünde bulundurulmaktadır. Son beş yılda, veri merkezlerinin yıllık ortalama %12 oranında artış gösteren elektrik tüketiminin, sürdürülebilir enerji ile karşılanması açısından söz konusu arazi koşulları güneş panelleri ve rüzgar enerjisi tarlalarının kurulumuna daha elverişlidir. (IEA)
Dehşet verici olansa hem aygıtları hem de binaları serin tutmak için kullanılan suyun % 80 oranında buharlaşmasıdır.
Haritada su sıkıntısı çeken bölgelerde kurulan ve kurulması planlanan veri merkezleri konumu gösterilmektedir. Görüldüğü üzere yapay zeka altyapısının yoğunlaştığı merkezlerin önemli bir bölümü, aynı zamanda ülkelerin başkentleri ya da ekonomik güce yön veren merkezlerdir: Avrupa’da Londra, Dublin ve Amsterdam; Asya’da Beijing, Tokyo ve Singapur; Orta Doğu’da Abu Dhabi; Akdeniz havzasında ise Atina ve planlanan Ankara yatırımı (Bloomberg, 2025) bu duruma örnek teşkil eder. Tıpkı sanayi devriminin kömür, su ve karbon kirliliğini fabrikaların çevresinde yoğunlaştırması gibi, yapay zeka çağında da su tüketimi ve karbon salımı, bu yeni dijital merkezlerde görünmez ama yıkıcı bir çevresel baskı yaratmaktadır.
İşte tam burada da zaten su krizi olan bu ülkelerde insanlar son yıllarda seslerini yükseltmeye başladı. Örnek vermek gerekirse Microsoft suyun % 46’sını, Meta ise %26’nı buralardan harcadı. Microsoft, Meta, Amazon, AWS daha az su kullanan yöntemler üzerinde çalıştıklarını söylese de yapay zekanın kafası susuz çalışmıyor. Veri merkezlerinin soğutulması konusunda Grönland üzerinde ABD’nin hak iddia edişi de spekülasyona oldukça açık bir konu. Siyaset Bilimci Mike Albertus, Grönland üzerindeki bu baskının nedenlerini nadir toprak minerallerinin kontrolünü sağlamak ve teknoloji milyarderlerinin serbest bölge arayışı olarak açıklasa da, bunu veri merkezlerinin kurulacağı daha soğuk bir iklim arayışı veya bölgede hali hazırda bulunan 7 Hidroelektrik santral tetikliyor olamaz mı? Kanada’nın kutuplara bakan kuzey sınırları da bir sonraki hedef olabilir.
İspanya’da veri merkezlerinin genişlemesine karşı mücadele için Tu Nube Seca Mi Río (Bulutun Nehrimi Kurutuyor!) sloganı altında birleşen bir kamuoyu kuruldu. Şili ve Uruguay’da protestolar yapıldı. Avrupa ve Latin Amerika kıtalarının yanı sıra ABD’nin Arizona eyaleti kuraklık tehdidi altıdaki yerlerden biri olarak medya manşetlerine taşındı. Tüm bunların yanında “Dünya Yaban Hayatı Federasyonu” bu kurak bölgelerdeki yaban hayatının da susuzluk tehlikesi altında olduğuna dikkat çekmek için sesini yükseltiyor.
Kısacası, önemi tartışmasız olan bu konuya ilerleyen yazılarda yeniden dönmek üzere, yapay zekânın yalnızca bir yıl içinde yol açtığı zararları üç ana başlık altında özetleyerek şimdilik noktayı koyalım.
Geçtiğimiz bir yıl içinde yapay zeka işletilirken;
- Küresel ölçekte şişelenmiş su tüketimini tamamını aşan bir miktar su tüketildi.
- New York şehrinin saldığı kadar karbondioksiti atmosfere salındı.
- İsviçre’nin tükettiği enerji kadar enerji harcandı.
Bütün bunlara ek olarak; BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin taraflar konferansının UNFCCC COP 31 toplantısı 9-20 Kasım 2026’da Antalya’da yapılacak. Umarız toplantıda yapay zekanın karbon salınımı, su ve enerji tüketiminde verebileceği öngörülen zararlar konusunda şirketler uyarılır.
Yapay zeka, bilinçli insanlar için gerçekten de çok yararlıdır. Bilinçsiz kullanıcılar için sadece su ve enerji israfıdır. Yapay zekayı ölçülü ve bilinçli kullanmayanların vay haline!
Kaynakça
Barratt, L., & Gambarini , C. (2025, 04 09). Revealed: Big tech’s new datacentres will take water from the world’s driest areas. 02 01, 2026 tarihinde The Guardian: https://www.theguardian.com/environment/2025/apr/09/big-tech-datacentres-water adresinden alındı.
Bloomberg. (2025, 11 12). Google, Turkcell ile hiper ölçekli veri merkezi için ortaklık kurdu. T.C Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı: https://www.iletisim.gov.tr/turkce/dis_basinda_turkiye/detay/google-turkcell-ile-hiper-olcekli-veri-merkezi-icin-ortaklik-kurdu-bloomberg adresinden alınmıştır.
Ibrahim, S. (2025, 07 13). Yapay zeka ne kadar su harcıyor? BBC News Türkçe: https://www.bbc.com/turkce/articles/cp3kl6eql3lo adresinden alınmıştır.
IEA. (tarih yok). Energy Demands From AI. 02 01, 2026 tarihinde IEA: https://www.iea.org/reports/energy-and-ai/energy-demand-from-ai adresinden alındı.
Kızılkaya, M. (2026, 01 11). Yaklaşan Felaket. Habertürk: https://www.haberturk.com/ozel-icerikler/muhsin-kizilkaya-2291/3852520-yaklasan-felaket adresinden alınmıştır.
Tu Nube Seca Mi Rio. (2026, 01 02). Un puñado de colectivos presentamos alegaciones contra el Centro de Datos de Microsoft en Zaragoza (Aragón). Tu Nube Seca Mi Rio: https://tunubesecamirio.com/2026/01/02/un-punado-de-colectivos-presentamos-alegaciones-contra-el-centro-de-datos-de-microsoft-en-zaragoza-aragon/ adresinden alınmıştır.
VU Amsterdam. (2025, 12 17). AI’s hidden carbon and water footprint. VU Amsterdam: https://vu.nl/en/news/2025/ai-s-hidden-carbon-and-water-footprint adresinden alınmıştır.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish