Aralıklı oruçta zamanlama detayı: Aynı diyet, farklı sonuç

Araştırmalar, zaman kısıtlamalı beslenme düzenlerinin hepsinin etkili olmadığını ortaya koyuyor

(Unsplash)

Bilim insanları, günün hangi saatinde yemek yendiğinin aralıklı oruçtan elde edilen sağlık sonuçlarında büyük fark yaratabileceğini söylüyor.

Bir aralıklı oruç biçimi olan zaman kısıtlamalı beslenme, kalori alımını katı bir şekilde sınırlamak yerine yemek yeme zamanına odaklandığı için popüler bir diyet yaklaşımı olarak ortaya çıktı.

Bu yaklaşımda kişi, günlük besin alımlarını belirli bir zaman dilimiyle sınırlandırıyor. Örneğin, sadece sabah 10'la akşam 6 arasında yemek yiyor.

Bunun ardındaki mantık, vücuda sindirimden bir mola vererek, glikoz yerine yağ yakmak gibi metabolik değişimlere olanak sağlamak.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Önceki çalışmalar zaman kısıtlamalı beslenmenin işe yarayıp yaramadığını değerlendirmiş olsa da Ulusal Tayvan Üniversitesi'nden bilim insanları, yemek zamanlama ve süresinin oynadığı role çok az dikkat edildiğini söylüyor.

Şimdiyse dünya çapında yapılan klinik denemelerin yeni bir incelemesi, insanların ne zaman yemek yediğinin, ne kadar süre yemek yedikleri kadar önemli olabileceğini gösteriyor.

Araştırma, zaman kısıtlamalı beslenme düzenlerinde bile, günün erken saatlerinde yemek yemenin, geç saatlerde yemek yemeye göre daha iyi metabolik sağlığı destekleyebileceğini ortaya koyuyor.

Zaman kısıtlamalı beslenmenin, normal beslenme düzenlerine kıyasla metabolik sağlığı iyileştirmede etkili ve geleneksel kalori kısıtlamasına göre daha yüksek bir uyum oranına sahip olduğu bulundu.

Ancak tüm zaman kısıtlamalı beslenme modellerinin etkili olmadığı görüldü.

Öğünleri günün erken saatlerinde veya ortasında yemenin, geç saatlerde yemek yemeye kıyasla sürekli olarak daha olumlu metabolik sonuçlara yol açtığı anlaşıldı.

BMJ Medicine adlı akademik dergide yayımlanan çalışmaya göre, günün son öğününün saat 17.00'den önce yendiği erken beslenme düzenleri, aynı diyetin günün ilerleyen saatlerinde uygulanmasına kıyasla vücut ağırlığı, insülin seviyeleri ve diğer metabolik sonuçlarda sürekli iyileşmelerle ilişkilendirildi.

Araştırmacılar, günün son öğününü 17.00'yle 19.00 arasında yemenin, 09.00'dan sonra başlayıp 19.00'dan sonra herhangi bir saatte biten daha geç bir zaman dilimine göre hâlâ daha iyi olduğunu belirtiyor.

Bilim insanları çalışmada "Genel olarak zaman kısıtlamalı beslenme, normal diyetlere kıyasla vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, yağ kütlesi, bel çevresi, sistolik kan basıncı ve açlık kan şekeri, açlık insülini ve trigliserit düzeylerinde tutarlı iyileşmelerle ilişkilendirildi" diye yazdı.

"Erken saatlerde zaman kısıtlamalı beslenme, geç saatlerde zaman kısıtlamalı beslenmeye göre daha üstün sonuçlar verdi" diye eklediler.

Araştırmacılar, kan şekeri düzenlemesi, vücut ağırlığı ve kalp sağlığı parametrelerinin, besin alımının günün erken saatlerinde yapılmasıyla daha fazla iyileştiğini buldu.

Bilim insanları, daha kötü sonuçların esas olarak günün geç saatlerinde yemek yemek ve daha uzun yeme aralıklarıyla birleşmesinden kaynaklandığını söylüyor.

Bulgular, insan metabolizmasının günlük biyolojik ritimleri izlediğini ve vücudun günün erken saatlerinde yiyecekleri işlemek için daha donanımlı olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, besin alımını bu ritimlerle uyumlu hale getirmenin önemli olduğunu söylüyor.

Çalışmanın yazarlarından Ling-Wei Chen, "Zaman kısıtlamalı beslenme birçok insan için etkili ve ulaşılabilir olabilir ancak bulgularımız zamanlamanın önemli olduğunu gösteriyor" dedi.

Sadece insanların ne kadar süre yemek yediğine odaklanmak yerine, metabolik faydaları en üst düzeye çıkarmak için besin alımını günün erken saatlerine çekmek önemli olabilir.



*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

independent.co.uk/news/science

Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU