Yeni bir araştırmaya göre, kadınların ergenlik çağında egzersiz yapması, meme kanseri geliştirme riskini azaltabilir.
Breast Cancer Research adlı akademik dergide yayımlanan analizde, son bir haftada en az iki saat fiziksel aktivite yapan genç kızların, hiç yapmayanlara kıyasla, meme dokusundaki su içeriğinin daha düşük olduğu bulundu. Meme dokusundaki su içeriği, meme kanseri riskinin önemli bir göstergesi.
Araştırmanın yazarı, Columbia Üniversitesi'nden yardımcı doçent Rebecca Kehm şunları söyledi:
Bu araştırmanın önemini ve aciliyetini, genç kadınlarda meme kanseri vakalarının artması ve hem bu çalışmada hem de Birleşik Devletler ve dünya genelinde ergenlerde gözlenen endişe verici derecede düşük boş zaman fiziksel aktivitesi düzeyi daha da görünür kılıyor.
Bulgularımız, boş zamanda yapılan fiziksel aktivitenin, vücut yağından bağımsız, ergen kızlarda meme dokusu bileşimi ve stres biyobelirteç değişiklikleriyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu da meme kanseri riski için önemli sonuçlar doğurabilir.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bu bulgular, daha yüksek fiziksel aktivite seviyelerinin daha düşük meme yoğunluğuyla ilişkili olduğunu ve en aktif kadınların, en az aktif kadınlara kıyasla meme kanseri riskinin yüzde 20 daha düşük olduğunu bulan, yetişkin kadınlarda yapılan önceki araştırmalarla örtüşüyor.
Bu yeni çalışmadaki gençler, herhangi bir fiziksel aktiviteye katılımlarını kendileri bildirdi ve kanla idrar örneklerinin alınıp meme dokusunun değerlendirildiği klinik ziyaretlerini tamamladı.
Katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 51) son bir hafta içinde hiçbir fiziksel aktivite yapmadığını bildirdi.
Katılımcıların ortalama yaşı 16'ydı ve grubun çoğunluğu (yüzde 64) Hispanik kökenliydi. Kehm, çalışmanın "tarihsel olarak çalışmalarda temsil edilmeyen" ancak "daha genç yaşlarda meme kanseri geliştirme riski daha yüksek olan" Hispanik ve siyah toplulukların temsiline öncelik verdiğini ekledi.
Şöyle açıkladı:
Siyah ve Hispanik kızlar, Hispanik olmayan beyaz akranlarına göre sürekli daha düşük düzeyde eğlence amaçlı fiziksel aktivite bildiriyor.
UCL profesörü Jayant Vaidya, The Independent'a şunları söyledi:
Fiziksel aktivitenin meme kanseri riskini azalttığı ve bağımsız olarak mamografik meme yoğunluğunun da meme kanseri riskini etkilediği iyi biliniyor. Meme yoğunluğuyla meme dokularının röntgen ışınlarına ne kadar opak olduğunu kastediyoruz. Ayrıca, kansere yatkınlık oluşturan değişikliklerin, meme dokuları ergenlik döneminde olgunlaşırken meydana gelmesi muhtemel ve bu, önleyici tedbirler almak için en iyi zaman olabilir.
Bu bulgular ilginç ve erken risk belirteçleri üzerine daha fazla araştırmayı teşvik edip yaşamın erken dönemlerinde yapılandırılmış egzersizi desteklemeli, ki bunun elbette birçok başka faydası da var.
Gençlik Spor Vakfı'nın 2025 raporuna göre, Birleşik Krallık'taki (BK) kız çocuklarının beden eğitimi derslerine katılmaktan hoşlanmama olasılığı erkek çocuklardan üç ve her gün bir saat fiziksel aktivite yapmama olasılığıysa erkek çocuklardan iki kat daha fazla.
Breast Cancer Now adlı hayır kuruluşuna göre meme kanseri, BK'deki kadınlarda en sık görülen kanser türü ve her 7 kadından birinin hayatının bir döneminde bu kansere yakalanması bekleniyor. Yardım kuruluşunun bildirdiğine göre, her yıl 55 binden fazla kadın ve 400 erkek meme kanserine yakalanıyor; bu da her 9 dakikada bir kadına meme kanseri teşhisi konması anlamına geliyor.
Çalışmanın yazarları, ergenlik dönemindeki bu faktörlerin yaşamın ilerleyen dönemlerinde meme kanseri riskini nasıl etkileyebileceğini belirlemek için ek araştırmalar yapılması gerektiğini belirtiyor ancak bulguların erken gelişim döneminde fiziksel aktiviteyi teşvik etmenin önemini vurguladığını söylüyorlar.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal
© The Independent