SGK uygulamalarında, özellikle emeklilik veya hizmet birleştirme aşamasında, sigortalının geçmişine ilişkin şirket ortaklığı veya vergi mükellefiyetine dayalı Bağ-Kur kaydının sonradan tespit edildiği durumlarla sıkça karşılaşılmaktadır. Sigortalı, ilgili dönemde kendisini SSK’lı olarak bilmekte ve primlerini bu statüde ödemiş olmasına rağmen, dosyada Bağ-Kur’a esas bir kayıt bulunabilmektedir. Bu tür durumların nasıl değerlendirileceği, 2013/11 sayılı Sigortalılık İşlemleri Genelgesi ile düzenlenmiştir. Genelge, sigortalılık statüsünün belirlenmesinde izlenecek yöntemi açıklamakta olup, dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 ve 53’üncü maddelerinden almaktadır.
ŞİRKET KAYDININ BULUNMASI TEK BAŞINA BAĞ-KUR SAYILMA SONUCU DOĞURUR MU?
Genelgeye göre, kişinin adına şirket ortaklığı, vergi mükellefiyeti veya meslek odası kaydının bulunması, tek başına Bağ-Kur sigortalılığı için yeterli değildir. Sigortalılık statüsünün belirlenmesinde esas olan, kişinin ilgili dönemde fiilen nasıl çalıştığıdır. Bu nedenle, şirket kaydının sonradan ortaya çıkması hâlinde, SGK tarafından öncelikle fiilî çalışma durumu incelenmektedir. İncelemede, kişinin aynı dönemde bir işverene bağlı olarak çalışıp çalışmadığı, hizmet akdinin bulunup bulunmadığı ve SSK kapsamında prim bildiriminin yapılıp yapılmadığı dikkate alınır.
SSK’LI ÇALIŞMA BULUNMASI HÂLİNDE UYGULAMA NASIL OLUR?
Şirket kaydının bulunduğu dönemde sigortalının hizmet akdine dayalı olarak fiilen çalıştığının ve SSK primlerinin bildirildiğinin tespiti hâlinde, bu süreler Bağ-Kur kapsamında değerlendirilmez. Genelge, bu durumda 4/a sigortalılığının esas alınacağını açıkça düzenlemiştir. Başka bir ifadeyle, şirket kaydının geç fark edilmesi, ilgili dönemdeki SSK hizmetlerini geçersiz hâle getirmez. Aynı tarihlerde hem şirket kaydı hem de SSK bildirimi bulunması hâlinde, 5510 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesi gereğince hizmet akdine dayalı çalışma esas alınır. Bu değerlendirme toplu şekilde yapılmaz. Şirket kaydının bulunduğu her dönem ayrı ayrı ele alınır. Sigortalının bazı dönemleri SSK, bazı dönemleri Bağ-Kur kapsamında değerlendirilebilir. Geçmiş hizmetlerin tamamının otomatik olarak Bağ-Kur’a dönüştürülmesine imkân tanımamaktadır.
ŞİRKET KAYDININ SONRADAN TESPİTİ EMEKLİLİK HESABINI NASIL ETKİLER?
Şirket kaydının sonradan ortaya çıkması, emeklilik aşamasında statü tespitinin yeniden yapılmasına neden olabilir. Bu durum, özellikle emekliliğin hangi statüden bağlanacağını belirleyen son 2520(7 Yıl ) gün hesabı açısından önem taşır. Hangi sürelerin SSK, hangi sürelerin Bağ-Kur sayılacağı belirlendikten sonra, emeklilik işlemleri buna göre sonuçlandırılır. Özellikle ticaret sicil kaydı olan şirketlerin tasviye , kapatma veya iflas gibi durumlarının takibi önemlidir.
TİCARET SİCİL KAYITLARI NASIL DEĞERLENDİRİLİR ?
Ticaret sicil kaydı henüz sonuçlandırılmamış olan şirketlerde, şirket ortaklarının Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılık durumunun tespiti, doğrudan ticaret sicil kayıtlarına bağlı olarak yapılmaktadır. Şirket; iflas, tasfiye veya münfesih durumda olsa bile, bu durum ticaret sicilinde tescil edilip şirket kaydı silinmediği sürece, hukuken varlığını sürdürüyormuş kabul edilir. Bu nedenle SGK, şirketin sicil kaydı devam ettiği sürece ortakların Bağ-Kur sigortalılığının da devam ettiğini değerlendirir. Sigortalılığın sona erme tarihi, fiilî faaliyetin bitmiş olmasına değil, şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği veya hukuken sona erdiğinin tescil edildiği tarihe göre belirlenir. Örneğin tasfiye süreci devam eden bir şirkette, tasfiye işlemleri tamamlanarak şirket ticaret sicilinden silinmedikçe, ortakların Bağ-Kur sigortalılığı sona ermiş sayılmaz. Sigortalılığın sona erdiği tarih, şirketin ticaret sicil kaydının silindiği tarih olarak kabul edilir.
Bu nedenle, ticaret sicil kaydı tamamlanmamış veya terkin edilmemiş şirketlerde, ortakların Bağ-Kur statüsü fiilen iş yapılmasa dahi süreklilik kazanabilmektedir. Ortaklık ilişkisinin sona erdiği veya şirketin hukuken kapandığı yönünde kesin bir tescil bulunmadığı sürece, SGK sigortalılığın sona erme tarihini ticaret sicil kayıtlarını esas alarak belirler. Bu durum, uygulamada sigortalılığın gerçekte sona ermiş olmasına rağmen, Kurum kayıtlarında devam ediyor gibi görünmesine ve hatalı Bağ-Kur borçlanmalarına yol açabilmektedir.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish