"Yerel üret, yerel tüket" miti çöküyor, küresel tarım ticaretine entegre olmayan ülkeler riskli

Mine Ataman Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Yıllardır "yerel üret, yerel tüket" perspektifi gıda ve tarımda bir kurtuluş reçetesi gibi anlatıldı.

Yeni araştırmalar tam tersini söylüyor.

Sadece yerel üretime dayanan ülkeler, iklim krizinde en hızlı çökenler.

Illionis Üniversitesi Urbana-Cahmping tarım ekonomisti Sandy Dall'a göre;

Küresel ticarete entegre olmak, aşırı hava olaylarında en büyük sigorta.


"Yerel seyahat et, küresel beslen"

Tarım ekonomisti Charlotte Janssens, mega analiz yaparak yeni bir "küresel gıda üretim haritası" hazırladı.

Haritalara göre, Afrika, Asya gibi iklim açısından savunmasız bölgelerde gıda verimliliğinde büyük düşüşler yaşanacak.

Tarım ticaretindeki milliyetçilik, aşırı kendi kendine yetebilme politikaları besinsel kara deliklere neden olacak.

Gümrük vergilerinin düşürülmesi, ticari serbestlik gıda kırılganlığını azaltabilir.  

Food Security'ye göre;

Ticaret engelleri artarsa küresel yetersiz beslenme yüzde 25 artabilir."

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Potsdam Enstitüsü'ne göre, tamamen serbest ticaret olursa "iklim değişikliği kaynaklı küresel ekonomik kayıplar yüzde 65 azalabilir."

Küresel gıda sistemi hem çözüm hem tehdit, kritik olan nerede üretildiği değil, nasıl üretildiği.

Belki de yerel üretmek değil fazla dozda politize olmuş yerelcilik sorun. 


Yol parası abartıldığı kadar önemli değil 

Araştırmalar, gıda sisteminin iklim üzerindeki etkisini belirleyen esas faktörün taşımacılık değil, gıdanın nasıl üretildiği olduğunu gösteriyor.

2018 yılı Avrupa Birliği araştırmasına göre, et, süt, yumurta beslenme kaynaklı emisyonların yüzde 83'ünü, uluslararası taşımacılık sadece yüzde 6'ını oluşturuyor.

İsveç'te serada yetiştirilen domatesler, Güney Avrupa'dan ithal edilen mevsimlik domateslere göre 10 kat daha fazla enerji tüketiyor.

Yerel gıda her zaman düşük karbonlu değil.

Nature'da yayımlanan bir makaleye göre;

İngiltere'de serada yetiştirilen marulun karbon ayak izi İspanya'dan gelen maruldan daha yüksek.


Yerel üretim düşündüğümüz kadar masum olmayabilir.

Uzmanlar, yerel beslenmenin iklim krizi karşısında gıda güvenliğini sağlamada etkili olup olmadığını tartışmaya başladı. 


"Yerel üretim düşük emisyonludur" doğru değil

İktisatçı Kasturi Das, yaygın inanışın aksine, yerel üretimin her zaman daha düşük emisyon yaratmadığını vurguluyor.

Yaşam döngüsü analizleri, bazı ürünlerin yerelde üretilmesinin, daha fazla enerji, daha yüksek emisyon, daha fazla kaynak kullanımı gerektirdiğini gösteriyor.


Yerel gıda açlığı yok etmek için yeterli değil 

2008'de İran'da yaşanan kuraklıkta ülkenin yıllık buğdayının yüzde 25'i yok oldu.

Türkiye 2025'de 137 milyon ton bitkisel ürünün 17 milyon tonunu kuraklık, don sebebiyle kaybetti.

İran bir yılda 8,5 milyon ton tahıl ithal ederek en büyük ithalatçı oldu.

İklim risk uzmanlarına göre, "küresel ticarete entegre tarım ticaretine sahip olmak, uluslararası iş birliği ve akışkan piyasalara sahip olmak, ticari kıvraklık, iklim kaynaklı felaketleri bertaraf etmede önemli bir avantaj." 


Tarımın gerçekleri Antalya'da 

Dünya son yılların en sert iklim uyarısını COP30'da duydu.

Bir yanda bilim insanlarının "bu artık bir ısınma değil, yok oluş" dediği bir çağ, diğer yanda fosil yakıt lobilerinin, danışmanların, PR'cıların, parıltılı sunumlarla büyük manipülasyonlarını sahneye koyduğu bir dev ekran.

Gezegenin ateşi çıkmışken, veri manipülasyonu sosyal medyada daha hızlı yayılıyor.

Gerçekleri değil, yankı odalarını büyüten bir "iklim tiyatrosu" izliyoruz.

Tam da böyle bir çağda gerçek bilgiye dokunan, sahaya inen, tarımın geleceğini zihinlerde değil toprağın üzerinde anlatan bir buluşma var. 


Küresel etkili Growtech

Tarım gıda alanında gerçek bilgi, ilgi ve teknolojiye ulaşabilmek her zamankinden çok daha önemli.

Dünyanın en büyük seracılık teknolojileri fuarı Growtech, tarımda dünyayı ayaklarımıza getirirken, Türkiye'nin tarımsal yetenek ve becerilerini de dünyaya taşıyor.

Aynı zamanda dünyanın dört bir yanından araştırmacıları, çiftçileri, teknoloji üreticilerini ve vizyonerleri aynı masaya oturtan, tarımın geleceğini "ekran ışıklarıyla" değil bilimle, veriyle, teknolojiyle anlatan global bir buluşma noktası.

Küresel ticaretin dev arenası 18 Kasım'da Antalya'da kapılarını açıyor, "bilgi, ticaret, teknoloji" entegrasyonuna ev sahipliği yapıyor.  


Growtech dünya tarımı için kritik bir bilgi ve teknoloji merkezi haline geldi

Uluslararası ağlar, ortaklıklar ve uluslararası seminerler ile farklı ülkelerden çiftçiler, araştırmacılar ve teknoloji üreticilerini bir araya getiriyor.

Etkileşim, hem inovasyonu hızlandırıyor hem de ülkeler arası tarım politikalarının ve uygulamalarının birbirini tamamlamasına katkı sağlıyor.

Tarımda verinin en önemli hammaddeye dönüştüğü günümüzde küresel entegrasyon ülkelerin ortak aksiyon almasını sağlarken tarım ticaretinin de önünü açıyor. 


Tarımın geleceği bu postada 

Growtech'i düzenleyen Infoma Markets'in hazırladığı "Tarım Postası Bülteni" ile geleceğin teknolojileri, trendler paylaşılırken dezenformasyonla mücadeleye katkı sunuluyor, tarıma dair kirli bilgiler temizleniyor.

Bilimsel veriler, saha araştırmaları ve uzman görüşleri ile yanlış anlatılar çürüterek, tarımın tüm paydaşlarına güvenilir bilgi transferi sağlanıyor.

Türkiye'nin tarım entelektüeli potansiyeli ve politik ağırlığı ortaya konuluyor. 
 


Tarımın gerçekleri sahnede

Growtech çatısı altında düzenlenen Tarım Sohbetleri etkinlikleri, çiftçilere ve sektör profesyonellerine güncel, bilimsel bilgiyi aktarıyor.

Küresel İşbirliği ortamı yaratılarak Türk tarımını sadece yerel bir bağlamda değil, küresel tarım zincirine entegre edecek bir köprü işlevi görüyor.

Programlar, Türkiye'nin tarım ihracatını artırırken, iklim kaynaklı riskleri azaltan işbirliklerini de güçlendiriyor.

"Tarım Sohbetleri" sadece tarıma değil, gıdadan iklime, ekonomiden geleceğin yaşam biçimlerine kadar pek çok alanda ilham veren konuşmalara da sahne oluyor.

"Tarım Diplomasisi, Gıda Hakkı, Uzayda Tarım, Yeşil Yakalılar gibi başlıklar Türkiye'de ilk defa Growtech sahnesinde konuşuldu. Bu yılın mottosu, daha derinlere inen "Suya Sabuna Dokun" olarak belirlenmiş.


Suya sabuna dokunanlar gerçeği eğip bükmeden konuşanlar tarım sohbetlerinde

Korkutmadan anlatan meteorolog Hüseyin Öztel, küresel tarımın perde arkasını açan İsmail Kemaloğlu, tarım diplomasisini yeniden tanımlayan Prof. Dr. Aykut Gül bul yılın konukları arasında.  

Çocukların geleceğini "Tam Zamanı" diyerek anlatacak Neslihan Aktepe, atıksız mutfakla fark yaratan şef Özge Şahin, "Gıda Hakkı"nı yeniden düşünmemizi sağlayacak Prof. Dr. Ayşe Odman ve Av. Bedia Büyükgebiz yılın ilham veren konukları arasında.

Hikâyesiyle ilham veren tarımın yeşil yakalıları Ali Osman Erçin, Mahmet Akif Yazıcı ve Merve Gülistan Aydın da Tarım Sohbetleri sahnesinde ilham verip, motivasyon yaratacak.
Velhasıl, ne kapalı sınırlar bizi koruyor, ne romantize edilmiş "yerel" kavramı.

Bilim, "küresel entegrasyon yoksa, kırılganlık yüksek" diyor.

Ticaret daralırsa açlık artar, milliyetçi gıda politikaları büyürse kırılganlık derinleşir.

İklim çağında gıda güvenliğini belirleyen şey coğrafya değil, veri, şeffaflık, bilim, standartlar ve doğru politikalar.

"Kendi kendine yetmek, yerel üret yerel tüket" duygu yüklü olsa da gıda güvenliğini sınırlar değil bilim koruyor. 

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU