Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), nisan ayında MV Hondius gemisinde görülerek küresel dünyanın dikkatini çeken hantavirüs sebebiyle ilk etapta 3 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Kemirgenlerden bulaşan hantavirüs vakaları ile Almanya, Danimarka, Yeni Zelanda, İsviçre gibi ülkelerle birlikte Türkiye'nin de aralarında olduğu 12 ülkeyi kapsayan bir uyarı yayımlandı.
DSÖ, şu ana dek açıklanan 159 ölümün hantavirüs vakasından kaynaklandığını doğrularken, virüsün kuluçka süresinin 45 güne kadar çıkabildiğini, bu nedenle daha fazla vakanın bildirilebileceğini kaydetti.
DSÖ şimdilik küresel salgın beklenmediğini belirtse de bilim dünyası pandemi için tehlike çanlarını çalıyor.
Virüsün en tehlikeli varyantının görüldüğü ABD'de FIFA 2026 Dünya Kupası tehlikeye girerken, cruise turizminde de iptaller yaşandığı belirtiliyor.
Virüs, Ruhi Çenet ile Türkiye'ye mi girdi?
Olayı en baştan anlatmak gerekirse; sosyal medyada ciddi bir takipçisi olan Ruhi Çenet, "Dünyada ulaşılması en zor yere, Antarktika'nın en uzak bölgesi kabul edilen Tristan de Cunha Adası'nda belgesel çekmeye gidiyorum" diye bir açıklama yapmıştı.
1 Nisan'da bindiği MV Hondius gemisinde, 23 ülkeden 88 yolcu ve 59 mürettebatla yola çıktı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
70 yaşındaki Hollandalı bir yolcuda tanımlanamayan ve tedavi edilemeyen, kendini baş ağrısı ve ishalle gösteren bir hastalık görüldü.
Eşinin de ifadesine göre hastalık, gemiye bindikleri Arjantin'in Ushuaia kentindeki bir kuş gözlem bölgesinde, kemirgenlerin olduğu çöplükten bulaştı.
Ancak ilk etapta hastalığa tanı konamadığı için tehlikenin farkına varılmadı ve gemide karantina ilan edilmedi.
70 yaşındaki hasta, solunum yetmezliğinden 13 Nisan'da ölünce geminin soğuk hava deposuna kaldırıldı.
Bundan sonra gemiye 6 yolcu daha alındı ve toplu etkinliklere devam edildi.
24 Nisan'da hayatını kaybeden yolcu ile birlikte aralarında Ruhi Çenet'in de olduğu 20'den fazla yolcu, Afrika'daki limanda gemiden ayrıldı.
26 Nisan'da ölen yolcunun eşi, 88 kişiyle birlikte bir uçağa bindi ve akabinde aktarma uçağına doğru yürürken yere yığılarak hayatını kaybetti.
Bir gün sonra, 27 Nisan'da MV Hondius gemisinde bu kez İngiliz bir yolcu, 2 Mayıs'ta da yine gemide Alman bir kadın aynı semptomlarla hayatını kaybetti.
3 Mayıs'ta Güney Afrika'daki bilim insanları, ölen İngiliz yolcunun hantavirüs testinin pozitif çıktığını açıklayınca DSÖ başta olmak üzere tüm dünyanın gözü hantavirüse odaklandı.
Dünyada "Andes" virüsü olarak da bilinen hantavirüsle ilgili DSÖ, 3 Mayıs'ta yaptığı açıklamayla gemiyi karantinaya aldı.
Günlerce denizin ortasında demirleyerek bekletildikten sonra gittiği Kanarya Adaları'nda karantinada tutulan gemide an itibarıyla Emin Yoğurtçuoğlu ve eşinin de içinde olduğu dört Türk vatandaşının bulunduğu biliniyor.
Fransa'da Cumhurbaşkanı Macron okulların tatil edilmesini önerirken, ABD 40 günlük kapanmayı değerlendiriyor.
Sosyal medya fenomeni Ruhi Çenet ise bu noktada paylaştığı videoda gemiyi suçlayıp neden karantina ilan edilmediğini sorgularken, kendisi Türkiye'ye dönüyor.
Evinde izole olduğunu belirtse de Çatalca Binkılıç Köyü Muhtarı Nazan Kurthan ile köy düğününden bir fotoğrafını sosyal medyada paylaşarak "Ben kan testimi yaptırdım" diyor.
Virüsün sadece kuluçka süresi olan 45 günlük süre bile tamamlanmamışken… Yine gemiden inen diğer yolcuların tamamı ülkelerinde karantinadayken…
ABD varyantında ölüm oranı yüzde 60 seviyesinde
Normal şartlar altında virüs; fare ya da sıçanların idrarı, dışkısı ya da tükürüğü ile insana bulaşıyor.
Yine bu canlıların temas ettiği yerlerde kuruyan virüsün, toz hâlindeyken nadiren teneffüs yoluyla da bulaştığı Harvard Üniversitesi'nin çalışmalarında kayıtlara geçirilmiş.
45 günlük kuluçka süresinden sonra yüksek ateş, şiddetli baş, mide ve kas ağrısı, kusma, akciğer ve böbreklerde tahribat ile hastalık ileri evreye geçiyor.
DSÖ pandemi riski olmadığını belirtse de bazı bilim insanları, hantavirüsün insandan insana bulaşan tek virüs ile muhatap olduğumuzu kaydediyor.
Kovid-19'un ABD varyantı için ölüm oranı yüzde 1 iken, hantavirüsün ABD varyantında bu oran yüzde 60'a çıkıyor.
FIFA 2026 Dünya Kupası tehlikede mi?
2026 FIFA Dünya Kupası, 11 Haziran-19 Temmuz tarihlerinde ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak ev sahipliğinde toplam 16 şehirde oynanacak.
Tarihinde ilk kez 48 ülkenin futbol takımının katılımıyla en kalabalık organizasyona sahne olacak turnuvanın büyük bir bölümü ABD'de oynanacak.
Hantavirüsün en ölümcül olduğu ABD'de böylesine bir organizasyonun kontrol edilemezliği, kapalı kapılar ardında "ertelensin" seslerini yükseltiyor.
Prof. Dr. Şenol: Bu, hantavirüsün insandan insana bulaşan türü
Enfeksiyon Uzmanı Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, "Pandemi olabilir" görüşünü seslendirenlerden.
Şenol, virüsün ilk kez 1950'de Kore'de görüldüğünü anımsatırken, bugün gördüğümüz varyantın huy değiştirerek daha tehlikeli hâle geldiğini kaydediyor.
Bugün görülen virüs, Arjantin ve Şili vakalarında özellikle cinsel temasla bulaşın yüksek gözlendiği bir türdür. Şimdilik uçaklarda çift maske önerilmese de virüsün en ölümcül seyrettiği ABD'de bir panik hâli yaşanıyor.
Prof. Şenol, yüzde 99 olasılıkla virüsün havadan, teneffüs yoluyla bulaşamayacağını belirtirken, "Mevcut virüs maalesef insandan insana bulaşan bir tür. Ve en son Covid-19 pandemisinden de öğrendiğimiz üzere, virüsün huyu salgın devam ederken değişebiliyor" diyor.
Şenol, karantinadaki gemiden Çatalca'ya giden Ruhi Çenet'in bulunduğu Binkılıç Köyü'nde temaslı herkesin iki ay boyunca izlenmesini öneriyor.
Hanta'nın aşısı var!
76 yıl önce hastalığın ilk görüldüğü Kore'nin virüsle ilgili dünyada inaktif bir aşı kullandığını kaydeden Şenol, destek tedavilerinin yanı sıra Türkiye'nin Kırım Kongo'da kullandığı ilacın erken aşamada kullanılmasının yararlı olacağını belirtirken, virüsün bulaş hızıyla ilgili de uyarıyor.
Virüs gemiden çıkmış olamaz. Zaten gemide kemirici de olmaz. Sadece o bölgede yayılmıştır. Bu da bulaş hızını gösteriyor.
Prof. Allen: Pandemi riski var!
Harvard Üniversitesi'nden bilim insanı Prof. Dr. Joseph Allen'ın makalesine göre, airborne yani hava yoluyla virüsün insandan insana geçtiğine dair son derece güçlü kanıtlar olduğu kaydediliyor.
Allen'ın klinik deneylerine göre virüste yüzey bulaşı olduğu gibi havada aerosol marifetiyle de bulaşması, Kovid-19'dan çok daha yüksek düzeyde bulaşıcılığını ve ortada bir pandemi riski olduğunu da ortaya koyuyor.
Yine Prof. Allen, maskesiz biçimde hastanelerde öksüren hastaların etrafına bu virüsü bulaştırdığını anlatıyor.
DSÖ'nün "pandemi riski yok" tezinin aksini savunan bilim insanları haklıysa dünya yeni bir pandemi riskine karşı hazırlık yapmalı.
İlk etapta turizmi ve FIFA 2026 Dünya Kupası gibi büyük organizasyonları etkileyecek virüsle birlikte yeniden uzaktan çalışma sistemlerinin öne çıkması ve klasik yaşam ve iş yapış şeklinin değişebileceği öngörülüyor.
Belki de asıl mesele, yeni bir virüsün ortaya çıkmasında değil; Covid-19'dan sonra bile insanlığın aynı ihmalkârlıkla, aynı "bize bir şey olmaz" anlayışıyla devam etmesinde.
Çünkü pandemi, laboratuvar raporlarında değil, ciddiye alınmayan ilk vakada başlar!..
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish