Ölümden sonra ödenen aylıklar neden geri isteniyor?

Okan Karagülle, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Sosyal güvenlik uygulamalarında en fazla itiraz edilen, en çok “adaletsizlik” algısı yaratan konulardan biri, ölümden sonra ödenen aylıkların geri istenmesidir. Yakınını kaybeden vatandaş, çoğu zaman “Zaten o ay yaşandı”, “Maaş çekilmişti”, “Bize kimse söylemedi” gibi gerekçelerle borç çıkarılmasına anlam verememektedir. Oysa bu uygulamanın temelinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yıllardır istikrarlı biçimde uyguladığı açık ve net kurallar bulunmaktadır. Bu kurallar, hem 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılar hem de 5434 sayılı Kanuna tabi Emekli Sandığı iştirakçileri için büyük ölçüde aynı doğrultudadır.

Ölüm tarihi neden bu kadar önemli?

SGK uygulamalarında ölüm tarihi, aylık hakkını kendiliğinden sona erdiren bir hukuki olaydır. Ölüm, idari bir karara gerek olmaksızın, gerçekleştiği anda aylık alma statüsünü ortadan kaldırır. Bu nedenle aylığın hangi döneme kadar hak edildiği ve hangi ödemelerin yersiz sayılacağı, tamamen ölüm tarihine göre belirlenir. Ölümün gün içindeki saati ya da ayın hangi gününde gerçekleştiği önem taşımaz. Ayın ilk günü de olsa, son günü de olsa, ölüm tarihi itibarıyla aylık hakkı sona ermiş kabul edilir. Bu yaklaşım, SGK genelgelerinde açıkça benimsenmiş temel bir ilkedir.

Aylıklar ay sonu için mi, ay başı için mi ödeniyor?

Uygulamanın en kritik noktası burasıdır. Sosyal güvenlik sisteminde emekli, dul ve yetim aylıkları ayın sonunda değil, ayın başında peşin olarak ödenmektedir. Yani ay başında yapılan ödeme, o ayın tamamı için değil; ayın henüz yaşanmamış kısmı için yapılmış kabul edilir. Bu nedenle ay içinde meydana gelen ölüm olaylarında, o aya ait ödeme hukuken hak edilmiş sayılmaz. Ölümün ayın büyük bölümünden sonra gerçekleşmesi, bu sonucu değiştirmez. Ay, sosyal güvenlik uygulamalarında bölünemez bir bütün olarak değerlendirilir.

Ölümün gerçekleştiği aya ait maaş hak edilmiş sayılır mı?

En çok sorulan sorulardan biri budur. Cevap nettir: Hayır.SGK uygulamalarına göre, ölümün gerçekleştiği aya ait aylık hakkı doğmaz. Bu kural hem 2018/38 sayılı düzenleme kapsamında yürütülen uygulamalarda hem de 5434 sayılı Kanuna tabi Emekli Sandığı uygulamasında aynen geçerlidir. Ölümün gerçekleştiği ay, aylık yönünden tamamen dışlanır.

Ölüm aylığı ne zaman başlar?

Hak sahipleri açısından önemli bir diğer konu da ölüm aylığının başlangıç tarihidir. Ölüm aylığı, ölüm tarihini izleyen ay başından itibaren bağlanır. Ölümün gerçekleştiği ay için dul ve yetimlere aylık bağlanmaz.

Bu durum, çoğu zaman “bir ay boşluk var” algısı yaratmaktadır. Oysa bu bir boşluk değil, peşin ödeme sisteminin doğal sonucudur. Ölüm aylığı ileriye dönük bir haktır ve geriye doğru işletilmez.

Ölümden sonra ödenen maaşlar neden yersiz sayılıyor?

Ölüm tarihinden sonra yapılan tüm aylık ödemeleri, SGK mevzuatında “yersiz ödeme” olarak tanımlanır. Ölümün Kuruma geç bildirilmiş olması, idarenin teknik gecikmesi veya bankadan otomatik ödeme yapılması bu durumu değiştirmez.

Yersiz ödeme değerlendirmesinde;

  • Ödemeyi kimin çektiği,
  • Hak sahibinin iyi niyeti,
  • Bildirim kusurunun kimde olduğu

ayrıca dikkate alınmaz. Ölüm, aylık hakkını kendiliğinden ortadan kaldırdığı için, bu tarihten sonraki tüm ödemeler hukuki dayanağını kaybeder.

Peki bu ödemeler  nasıl geri alınıyor?

Yersiz ödeme tespit edildiğinde, SGK tarafından borç çıkarılır ve ilgili kişilere tebliğ edilir. İlgili kişiler yasal mirasçılardır .Geri alınacak tutar, ölüm tarihinden sonraki tüm aylıkları kapsar. Buna, ölümün gerçekleştiği aya ait ödeme de dahildir.

Bu işlem idari niteliktedir ve ölüm olgusu, tek başına geri alma için yeterli hukuki sebep oluşturur. Borcun ödenmemesi halinde genel tahsil usulleri devreye girer.

Emekli Sandığı (5434) kapsamında durum farklı mı?

5434 sayılı Kanuna tabi emekliler açısından da temel mantık aynıdır. Aylıklar peşin ödenir, ölüm ayı için hak doğmaz, ölüm tarihinden sonraki ödemeler yersiz sayılır ve geri alınır.

Uygulamada sıkça yapılan hata, Emekli Sandığı aylıklarının “ay kesri” esasına göre hak edildiğinin düşünülmesidir. Oysa 5434 sisteminde de ay kesri hesabı yapılmaz. Ay, aylık hakkı bakımından bölünmez.

Sonuç olarak  Duygusal Olarak Zor, Hukuken Net bir durumdur .Yakınını kaybeden kişiler için bu uygulamalar duygusal açıdan son derece yıpratıcıdır. Ancak sosyal güvenlik sisteminde aylık hakkı, iyi niyet veya fiili kullanım üzerinden değil; hukuki statü üzerinden değerlendirilir. SGK uygulamalarında ölüm tarihi, aylık hakkını sona erdiren kesin bir çizgidir. Ölümün gerçekleştiği aya ilişkin aylık hakkı doğmaz, ölüm tarihinden sonra yapılan tüm ödemeler yersiz kabul edilir ve geri alınır. Ölüm aylığı ise yalnızca ölüm tarihini izleyen ay başından itibaren hak edilir.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU