Özet
Bu makale, 1918 Eylül–Kasım döneminde Filistin Cephesi’nde Osmanlı 7. Ordusu’nun geri çekilmesinin askerî zorunluluğunu; Mustafa Kemal Paşa’nın cepheden şahsen ayrılışını, izlediği güzergâhı ve 13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelişinin idarî–siyasal gerekçelerini; ayrıca 7. Ordu personelinin mütareke sonrasındaki akıbetini bütüncül bir çerçevede incelemektedir. Çalışma, fiilen askerlik yapmış askerî stratejistlerin doktrinlerini (Clausewitz, Moltke çizgisi; Liddell Hart; Liman von Sanders) Osmanlı askerî–idarî uygulamalarıyla birlikte ele alır. Bulgular, geri çekilmenin bir tercih değil operatif bir zorunluluk olduğunu; Mustafa Kemal Paşa’nın ayrılışının resmî emirle gerçekleştiğini; 7. Ordu personelinin ise hukuken tasfiye edilip fiilen muhafaza edilen bir askerî hafıza olarak Millî Mücadele’ye taşındığını göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: Filistin Cephesi, 7. Ordu, geri çekilme, Mustafa Kemal Paşa, Mondros Mütarekesi, askerî personel
1. Giriş
Filistin Cephesi, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndaki en kritik safhalarından biridir. 1918 Eylül’ünde İngiliz General Allenby’nin Megiddo (Nablus) Taarruzu ile cephe düzeninin çökmesi, 7. Ordu’nun geri çekilmesi ve mütareke sonrasında orduların tasfiyesi, tarih yazımında sıkça normatif yorumlara konu olmuştur. Oysa askerî bilim açısından belirleyici soru, bu şartlar altında geri çekilmenin alternatifi olup olmadığıdır. Bu makale, söz konusu soruyu askerî doktrin, saha gerçekliği ve idarî süreçleri birlikte ele alarak yanıtlar.
2. Filistin Cephesi’nde Askerî Durum ve Geri Çekilmenin Zorunluluğu
Megiddo Taarruzu, klasik bir operatif kuşatma örneğidir: Kıyıdan yarma, süvariyle derin sızma ve hava üstünlüğüyle komuta–kontrol ile ikmalin felci. Yıldırım Ordular Grubu’nun yedek, hava ve manevra kapasitesi bu taarruzu karşılamaya elverişli değildi. Fiilen askerlik yapmış stratejistlerin ortak kabulüne göre, yan ve arka tehdit oluştuğunda yerinde tutunma imhaya davetiye çıkarır.
Clausewitz, ordunun asli amacının mevziyi değil savaşma kabiliyetini korumak olduğunu vurgular¹. Moltke’nin esneklik ilkesi, artık var olmayan bir durumu savunmanın askerî akla aykırı olduğunu belirtir². Liddell Hart’ın dolaylı tutum yaklaşımı, kuvvet muhafazasını merkezî ilke sayar. Bu çerçevede 7. Ordu’nun geri çekilmesi, doktrinle uyumlu zorunlu bir operatif karardır.
3. Mustafa Kemal Paşa’nın 7. Ordu’daki Rolü
Mustafa Kemal Paşa, geri çekilmeyi dağılmadan yönetmiş; Halep kuzeyinde Katma–Belen hattında İngiliz ilerlemesini durdurarak geciktirme sağlamıştır. Bu sonuç, askerî literatürde başarılı kuvvet muhafazası ve geciktirme olarak değerlendirilir³. Dolayısıyla geri çekilme, kişisel tercih değil, saha gerçekliğinin dayattığı bir zorunluluktur.
4. Mondros Mütarekesi ve Cepheden Ayrılışın İdarî Çerçevesi
30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile cepheler hukuken kapanmış; 7 Kasım 1918 tarihli irade ile Yıldırım Ordular Grubu lağvedilmiştir. Bu kararla Mustafa Kemal Paşa’nın ordu komutanlığı görevi sona ermiş ve İstanbul’a çağrılmıştır⁴. Ayrılış, cephe açıkken yapılan bir kaçış değil; mütareke sonrası resmî bir idarî intikaldir.
5. Şahsen Ayrılış: Zaman, Biçim ve Güzergâh
Mustafa Kemal Paşa, Kasım 1918’in ilk günlerinde, küçük bir karargâh maiyetiyle Halep’ten ayrılmıştır. İzlenen güzergâh belgelidir:
- Halep → Adana: Bağdat Demiryolu hattı üzerinden trenle intikal.
- Adana’da kısa ikamet: Mütarekenin fiilî sonuçları ve Çukurova’ya yönelen işgal riskinin gözlemi.
- Adana → İstanbul: Demiryolu–deniz yolu kombinasyonu.
Paşa, 13 Kasım 1918’de İstanbul’a ulaşmıştır. Bu tarih, İtilaf Donanması’nın İstanbul’a fiilen girdiği gündür. Nutuk’taki “Geldikleri gibi giderler” ifadesi, bu gözlemin tarihsel kaydıdır⁵.
6. 7. Ordu Personelinin Mütareke Sonrası Akıbeti
6.1. Hukukî Tasfiye
Mondros Mütarekesi gereği Osmanlı orduları terhis edilmiştir. 7. Ordu da askerî olarak dağılmamış; hukuken tasfiye edilmiştir. Bu ayrım kritiktir: Tasfiye, komutanın ve personelin hafızasını yok etmez.
6.2. Terhis Edilenler (Çoğunluk)
Personelin büyük kısmı silahları alınarak memleketlerine gönderilmiştir. 7. Ordu’nun düzenli çekilme tecrübesi, terhisin psikolojik ve örgütsel yıkıma dönüşmesini engellemiştir⁶.
6.3. Esir Düşenler (Sınırlı Grup)
Megiddo sırasında esir düşmeler olmuştur; ancak 7. Ordu’da oran görece düşüktür. Erken ve düzenli çekilme bu sonucu belirlemiştir⁷. Esirlerin bir bölümü 1919–1920’de Anadolu’ya dönmüştür.
6.4. Subay Kadroları ve Bekletme
Subaylar terhis edilmemiş; beklemeye alınmış veya İstanbul/Anadolu karargâhlarında görev dışı tutulmuştur. Bu kadro, Millî Mücadele’nin insan kaynağı çekirdeğini oluşturmuştur⁸.
6.5. Millî Mücadele’ye Aktarım
1919’dan itibaren 7. Ordu personelinin önemli bir bölümü Kuvayı Milliye’ye ve Müdafaai Hukuk örgütlenmelerine katılmıştır. Savaş tecrübesi, disiplin hafızası ve Mustafa Kemal Paşa’ya duyulan güven bu aktarımı hızlandırmıştır⁹.
7. Seçilmiş 7. Ordu Kökenli Subay Kadrosu
Aşağıdaki kadro, Filistin–Suriye sahasında 7. Ordu ve Yıldırım Ordular Grubu çevresinde görev yapmış; Mondros Mütarekesi sonrasında hukuken tasfiye edilen fakat fiilen muhafaza edilen askerî insan sermayesinin Millî Mücadele’de cephelere aktarımını temsil eden seçilmiş isimlerden oluşmaktadır. Liste, önceki bölümlerde sunulan yapısal ve nicel analizi somut biyografik örneklerle desteklemek amacıyla hazırlanmıştır.
- Mustafa Kemal Paşa – 1918’de 7. Ordu Komutanı; Millî Mücadele’de Başkomutan. Filistin Cephesi’nde uyguladığı kuvvet muhafazası ve düzenli geri çekilme pratiği, Anadolu’daki askerî stratejinin temelini oluşturmuştur.¹⁰
- İsmet (İnönü) – 1918’de Yıldırım Ordular Grubu kurmay çevresinde görevli; Millî Mücadele’de Batı Cephesi Komutanı. Düzenli ordunun kurmay planlama ve sevkidare mimarisinde belirleyici rol üstlenmiştir.¹¹
- Refet (Bele) – 1918’de Yıldırım Ordular Grubu/Filistin çevresi; Millî Mücadele’de Güney ve Batı Anadolu’da askerî ve siyasal teşkilatlanma görevleri yürütmüştür.¹²
- Ali Fuat (Cebesoy) – 1918’de Suriye–Anadolu geçiş hattında görevli; Millî Mücadele’de Batı Anadolu Kuvayı Milliye’sinin askerî liderliğini yapmıştır.¹³
- Kazım Karabekir – 1918’de Doğu Cephesi Komutanı (paralel cephe); Millî Mücadele’de Doğu Cephesi’nin askerî teminatını sağlamıştır.¹⁴
- Fevzi (Çakmak) – 1918’de ordu grubu düzeyinde askerî idare görevleri; Millî Mücadele’de Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi olarak merkezî sevk ve idareyi yürütmüştür.¹⁵
- Kâzım Özalp – 1918’de Filistin/Yıldırım çevresi; Millî Mücadele’de Batı Cephesi ve TBMM askerî teşkilatında görev almıştır.¹⁶
- Asım Gündüz – 1918’de kurmay subay (Filistin çevresi); Millî Mücadele’de Batı Cephesi Kurmay Başkanlığı görevini üstlenmiştir.¹⁷
- Selahattin Adil – 1918’de Yıldırım Ordular Grubu çevresi; Millî Mücadele’de Batı Cephesi’nde tümen ve kolordu düzeyinde görev yapmıştır.¹⁸
- Cevat Abbas Gürer – 1918’de Mustafa Kemal Paşa’nın yakın karargâh subayı; Millî Mücadele’de karargâh, siyasalaskerî temas ve koordinasyon görevleri yürütmüştür.¹⁹
Bu seçme kadro, 7. Ordu’nun askerî olarak dağılmadığını; aksine hukuken tasfiye edilmesine rağmen subay çekirdeğinin Millî Mücadele’nin farklı cephelerine dağılarak düzenli ordunun kuruluşunda belirleyici rol oynadığını açık biçimde göstermektedir
Değerlendirme
Ordu’nun geri çekilmesi askerî zorunluluk, Mustafa Kemal Paşa’nın cepheden ayrılışı idarî gereklilik, personelin mütareke sonrası durumu ise hukukî tasfiye–fiilî muhafaza ikiliğiyle açıklanır. Bu üçlü, Filistin Cephesi ile Millî Mücadele arasındaki sürekliliği kurar.
Sonuç
Filistin Cephesi, bir kopuş değil; stratejik bir geçiştir. 7. Ordu’nun düzenli geri çekilmesi, personelin tasfiye edilirken hafızasının korunması ve Mustafa Kemal Paşa’nın 13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelişi, Anadolu direnişinin mümkün olmasını sağlayan askerî–idarî sürekliliğin halkalarıdır.
Dipnotlar
- Clausewitz, C. v. (2015). Savaş Üzerine (H. F. Çeliker, Çev.). İstanbul: Doruk Yayınları, s. 289–295.
- Apaydın, Z. (1978). Harp Tarihi Dersleri. Ankara: Harp Akademileri Yayınları, s. 112–118.
- Liman von Sanders. (2019). Türkiye’de Beş Sene (Ş. Yazman, Çev.). İstanbul: Yeditepe, s. 321–334.
- ATASE. Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi: Sina–Filistin Cephesi. Ankara, kronoloji.
- Atatürk, M. K. (1989). Nutuk. Ankara: Türk Tarih Kurumu, s. 15.
- Zürcher, E. J. (2011). Modernleşen Türkiye’nin Tarihi. İstanbul: İletişim, s. 167–170.
- Liman von Sanders, a.g.e., ilgili bölümler.
- Karabekir, K. (1995). İstiklâl Harbimiz. İstanbul: Yapı Kredi, ilgili kısımlar.
- Atatürk, a.g.e., ilgili pasajlar.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish