İstihbarat

Gürsel Tokmakoğlu Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

İstihbarat cazip, herkesin ilgisini çeken bir konu. Romanlar, filmler… Bakın her mecra bu konuları işler. 

Ben de size böylesi bilinen ve cazibesini yitirmeyen bir konu üzerine tartışma imkanı sunmak istiyorum, günümüzde casusluk (espiyonaj) ve ajan (casus) nasıl anlaşılmalı?


İstihbarat faaliyet alanı ve ilişkileri

Ulusal (milli) hedefler ve ülkenin politikası ile ilgili ekosistemde çeşitli organlar hizmet verirler. Halk, bürokrasi, hükümet hep birlikte çalışırlar. Devlet milli hedefleri elde etmekten sorumlu asıl aygıttır. Demokrasilerde seçilmiş hükümetler belirli süreler içinde devlet idaresinde bulunurlar. Bu sistem bir saatin çarkları gibidir. Tek bir amaca göre kurgulanmış, uyumla çalışır. Saatlerin nasıl birbirinden farkı varsa, ülkelerin de farkları vardır.
 

İstihbaratın yeri / Görsel: Gürsel Tokmakoğlu
İstihbaratın yeri / Görsel: Gürsel Tokmakoğlu

 

Sistemin temel hedefi halkın refahını ve güvenliğini arttırmaktır. İstihbarat tüm faaliyetlerin merkezinde yer alır, ancak genellikle arka planda kalır. Ön planda olanlar askeri, ekonomik, diplomatik, hukuk, sağlık, eğitim, gibi organlardır (veya çarklardır). 

Genellikle arka planda ve hepsinin merkezinde olan bir devlet teşkilatı olan istihbaratın yerini ve işlevini iyi anlamak gerekir. 

Önce neden "genellikle" diyorum, bunu açıklayalım. Malum, istihbarat ve karşı istihbarat gizlilik derecelerine haiz bir faaliyettir. Ancak günümüzde istihbarat diplomasisi, asıl diplomasinin hemen yanında yer alarak görünür bir işleve sahiptir.

İstihbarat diplomasisi günümüzde gayet işlevseldir. ABD'den Türkiye'ye pek çok istihbarat direktörü çeşitli maksatlar için diplomatik süreçleri yönetirler. Bu artık gizli değildir, amaç kangren olan sorunları çözmektir.


İstihbarat savaşı

İstihbarat savaşı bir savaş türüdür. Bu öylesine söylenen bir tabir değildir. İstihbarat üstünlük mücadelesi, istihbarat örgütlerinin kendi dünyalarındaki bir savaşıdır. Diğer güç unsurlarıyla beraber bunu ciddi şekilde ele almak gerekir. 

Bu kapsamda ajan (casus), öyle sıradan kullanılan bir sözcüğün ötesinde, uluslararası ilişkiler ve hukuk konularının kullanımı yanı sıra, istihbarat dünyasının gayet özel bir konusudur. Dolayısıyla doğru bilinmelidir.

Burada istihbaratı, intelligence olarak anlayalım isterim. Sözcüğün anlamı itibariyle bu zekâ demektir. Öyleyse asıl olması gerekeni tanımlayalım: İstihbarat zekayla bilgi elde etmek, bilgiyi prosesten geçirmek hem sayısız bilgiyi, sayısız veriyi… Yapay zekâ (Artificial Intelligence, AI) diyoruz değil mi? Buradaki de aynı sözcük. Bu zekâ işinin öne çıkmasını neden önemsiyorum? Çünkü değişik kültürlerde farklı düşünce sahibi olmak mümkündür.

Ortadoğu, Çin, Rus, Anglosakson veya başkaları, eğer amaç kazanmak ise de toplumsal algı farklı olabilir. Diyelim bazı ülkeler, haber almaya, muhaberata, ispiyonculuğa, insanların özel hayatlarını bile devlete ters deyip bir düzen tutturmak için istismar etmeye istihbarat diyebilir.

Asıl yapılması gerekenin dışına rahatlıkla çıkılabilir. Hatta istihbarat ile asayiş ve adalet mekanizmaları iç içe sokulabilir. Buna ileride örnek vereceğim.

Öyleyse önce istihbarat savaşına ve istihbarat üstünlük mücadelesine bakalım. 

Çeşitli devletlerin istihbarat örgütleri, kendi dünyasındaki dengeler, usuller, hassasiyetler, gelenekler ve güçlükler içerisinde savaşırlar. Bunların, bir arada gizlice savaş yaptıkları gibi, hemen başka bir yerde değişik maksatlı görüşmeleri de söz konusu olabilir. Çünkü bu istihbarat dünyasının üstü örtülüdür ve her şeyi gizlidir.

İstihbarat savaşının tarafları kamuoyunun bilmesi gereken türden sonuçlarla pek ilgilenmezler, kendi üstünlük mücadelesini verirler. İstihbarat savaşı devletlerin her şartta vermek zorunda olduğu büyük bir mücadelenin adıdır.

İstihbaratta üstünlük mücadelesi meselesi, işte bu şekliyle pek konuşulmaz. Ancak ülkeler güç mukayeselerini yaparlarken, kendi istihbarat üstünlüğüne, istihbarat servisinin ne zaman, nerede, neyi, ne şekilde ve ne ölçüde yapabileceğine bakarlar. Kamuoyu bu tür konularla ilgilidir, ama bunu yazan çizen tarafların hassasiyetleri gözetmesi gerekir.

Çoğu zaman uluslararası ilişkiler gibi alanlarda çalışanlar tarih, bilgi, politika, diplomasi gibi faaliyetleri istihbarat dahilinde olanlardan farklıymış gibi düşünürler. Stratejik istihbarat etütleri birer bilimsel analizdir, operasyonel istihbarat henüz yaşanmamış atmosferi yaratarak bunu daha sonra hedef aktörlere normalmişçesine yaşatan bir faaliyettir. Hepsinden sonra tarihçiler yazarlar, diğer sosyal bilimciler analizlerini ve öngörülerini ifade ederler.

Hatta kamuoyu nezdinde bir basit konuyu söyleyelim, kendi servisinizin çok üstün olduğunu yaymanız, düşmana korku salar ki bu da önemlidir, zira bu noktada caydırıcılık esas alınmaktadır. ABD sürekli CIA filmi çeker. Bu dünyaya bir algı vermek içindir.


Ajan

Ajan nedir?

Burada işaret ettiğim "devlet ajanı" olandır, uluorta ajan deyip geçmek değildir. 

Ajan sadece bilgi temin eden demek değildir.

Ajan, devleti ile yaşamsal ve iradi hakları üzerine anlaşma yapan, devletin varlığıyla bütünleşen; istihbarat sorumluluk, ilgi alanında ve bazen diğer alanlarda (gri alanlar, hatta bu bir ülke olmayabilir,) devleti tarafından kendine tevdi edilen görev çerçevesinde, belli bir amacı gerçekleştirmek adına yeni bir oluşum ve proje başlatan, bunu geliştiren veya kapatan, plan gereği ihtiyaç duyulan ikinci ve üçüncü taraflara ait kritik bilgileri karşı tarafa iz bırakmadan temin eden, sabotaj ve suikast türü eylemleri yapan veya yaptıran; çok özel koşullarda yetiştirilen, yetenekler kazandırılan ve özveriyle görev yapan; sahada inisiyatif kullanabilen, sonuca odaklı, çok değerli güç unsuru, ele geçirilmesi zor asker ve sinsi bir silahtır.
 

Ajan / Görsel: Gürsel Tokmakoğlu
Ajan / Görsel: Gürsel Tokmakoğlu

 

Yukarıdaki şemada ajanı açıklıyorum. Devletin istihbarat teşkilatı, sorumluluk ve ilgi alanında faaliyette bulunur. Hassas olduğu nedenle gri alanları buraya ayrı ekledim.

Şimdi bakın kim kimle ilişki halinde?

Etki ajanları, analistler, kilit personel, diğer ajanlar (çıkar amaçlı, profesyonel ajan ve çift taraflı ajanlar) ve devletin ajanları yönüyle sahada ne şekilde yer alıyorlar?

Şemada hepsi görünmektedir. 

Örneğin sorumluluk alanında kilit personel etki ajanı ve devlet ajanı ile doğrudan bağlantılı olabilir. Haber elemanları, taşeronlar, amacına göre çeşitli türdekiler devlet ajanlarının kontrolünde olabilir. Bağlantılar doğrudan olabildiği gibi istihbarat teşkilatının inisiyatifiyle özel biçimde de kurulabilir.

Örneğin diğer bir ülkenin ajanıyla veya teşkilatıyla ya teşkilat olarak ya da ajanınız vasıtasıyla irtibatta olunabilir. 

Etki ajanları konusu da önemlidir ve bunlarla değişik şekillerde bağlantılar kurulabilir. 

İstihbarat ilgi alanlarında biraz daha kontrollü bağlantılar kurulur ve işletilir. Hem burada daha konu odaklı çalışmalar yapılır.

Gri alanlarda ise bağlantılar şöyledir: Kilit personeliniz fazla riskli alanda yer almamaya özen gösterir. Bunun yerine ajanlarınız sahadadır.

Fakat bu ajanlarınız daha çok etki ajanları ve haber elemanları üzerinde gri bölgede etkili olurlar. Şekil üzerinde açıklayacağım bağlantılar bunlar. 

Ajan, savaş, gerginlik ve barış şartlarında görev yapar. İlan edilen bir savaşta ajanın durumu iki tarafça malumdur.

Ancak barıştayken (veya gerginlik hallerinde) biri diğeri hakkında örtülü veya sinsi bir faaliyet yapıyor ise bu affedilir bir durum olmaktan ötedir, hatta savaş ilanına kadar gidebilecek sonuçlar doğurabilir.

Yani nasıl ülkeler arasında egemenlik hakları ve hukuku ile angajman kuralları varsa, örneğin hava sahası ihlalinde yapılanlar belliyse, ajanlar için de bu hususlar geçerlidir.

Ajan, örtülü bir biçimde devletin çok gizli işlerini yapandır. Yakalandığında veya ifşa olduğunda durum doğrudan uluslararası hukuk bağlamında karşılık bulur. 

İstihbaratta iz bırakmamak, inkâr etmek, görünmemek, bu işin doğasında olan konulardır. Eğer başka bir devlet ajanı hakkında elinizde sağlam deliller oluştu ve tutuklama mümkün olduysa, bu uzun süreli çalışmalarla sürdürülecek, "ülke yararına en fazla fayda nasıl elde edilecek" ise bu yönde önemli kararları gerektirecek ve hassas biçimde işlem yapılacak bir alanı açar.

Eğer bir başka ülkenin ajanını ele geçirdiyseniz, öyle kritik ve değerli bir unsuru elinizdedir ki hemen karar vermek diye bir şey söz konusu değildir.

Ülkeler arasında casus takası bile çok gizli ve yıllar süren müzakereler sonunda ancak az sayıda ve özel durumlarda gerçekleşebilir veya hiç mümkün olmaz. Dediğim gibi, olsa olsa savaş sebebi olur.

Eğer bir savaş hali varsa (A ile B arasında), anlaşmayla sabit müttefiklik yoksa (3'üncü taraf C), konu bir gerçek/devlet ajanı ölçeğinde şöyledir: A ve B, askeri-cephe dışında istihbarat savaşını, haliyle birbirlerinin topraklarında ve gerektiyse çok gizli olarak dünyanın her yerinde yapabilir. Örneğin, kilit lider, ajan, diplomat avı gibi meseleler de bu istihbarat savaşı içindeki faaliyetlerdir.

Örneğin C, A veya B'nin istihbarat savaşı içinde bir alan oldu ise egemenlik hakkı gereği "gerçek istihbarat savaşı işlemi" yapar. Bu uzun süreli ve çok gizli bir çalışma girişimidir, beraberinde diplomatik süreçler de başlatılır.

Eğer C'nin savaşanlar ile arasında anlaşmayla sabit müttefiklik hali varsa, savaş ilanı dahi söz konusu olabilir.
Ajan devlet istihbarat servisine bağlıdır. Değişik sahalarda çoğunlukla yine atanan bir kilit memur ile irtibatlıdır. Toplanan bilgiler merkezdeki analist tarafından değerlendirilir.

Eğer ajanın görevi bilgi toplamak ise kendine haber elemanları bulur. Ajanın görevi örtülü bir eylem ise yerinden veya bölgeden, bunu yapacak kişi veya taşeronları bulur, bunları kullanır.

Bazı ülkelerde ajanın tuttuğu, onu sömürdüğü veya istismar ettiği elemana ajan (casus) demektedir. Burası tartışmalıdır; zira etki ajanı, çıkar amaçlı olma durumu veya çift taraflı kazanç elde etme halleri değerlendirilmelidir.

Bunlar kanun gereği ele alınacak konulardır. Ancak esas anlamıyla ajan devlet ajanıdır ki şu ana kadar anlattıklarım çerçevesindedir. Her ne ise de yasalar olaya casusluk faaliyeti der ve geneller. Hatta yasalar fiile bakar, ortada alış-veriş söz konusu mu veya milli güvenlik kaybı var mı şeklinde bakar.

Çıkar amaçlı, çift taraflı veya profesyonel ajanlar da vardır. Devletler bunlarla ya kendisi ya da bir ajanı vasıtasıyla çalışabilir.

Etki ajanı bahsi çokça konuşulur. Bunlar çeşitlidir. Hatta bazen etki ajanları kendi konumunu bile tam bilmeyebilir. Etki ajanları meşru (bilinen) sıfatlarıyla içimizdedir, yabancılarla meşru zeminlerde irtibat kurarlar, onların yararına sonuçlar doğurabilecek türden yönlendirmeleri yaparlar.

Bu alanda terimleri uluslararası hukuk çerçevesinde kullanmamız gerekmektedir.

"Devlet aleyhine fiil işleyen, kullanılan, eleman, taşeron, vs." terimler kullanılabilir. Ama eğer elinizde bir yabancı ajan varsa, artık durum çok farklıdır ve "elimdekinden azami ülke yararına nasıl sonuç elde edilir" şeklinde bakılması icap eder.

Eğer devlet elindekilerden, somut biçimde, yabancı bir servisin örtülü faaliyeti olduğuna ulaştıysa, bir yabancı devlet ajanını yakalayamasa bile, işte bu taktirde istihbarat savaşı başlamış demektir. 

Devlet, başka bir devletin istihbarat teşkilatı ile mütekabiliyet, mukabelede bulunma ve angajman usulleri gereği, bundan sonra ne yapacak, bununla ilgilenmemiz gerekecektir. Bakın bu bir istihbarat savaşı konusudur, devlet böylesi karşılık verme durumlarında yine örtülü (gizli) bir faaliyeti seçecektir.

Zira istihbarat savaşı kendi mecrasında, kendi dünyasında yapılır!.. İstihbarat örgütleri ülke yararına sonuçlar doğuracağından örtülü biçimde kendi güç savaşını veya üstünlük mücadelesini gerçekleştirirler.


Saha şartları

Sizin devletiniz ne yapıyorsa, üç aşağı beş yukarı hasmınız veya rakibiniz de benzerini size yapar. Sizin devletinizin sorumluluk ve ilgi alanı nasıl var ise hasmınızın da vardır. Gri alanları siz seçebilirsiniz, ortak gri alanlarda karşılaşabileceğiniz gibi, hazmınızın belirlediği alanda da kalabilirsiniz. 
Anlayacağınız, saha hep doludur.
 

Espiyonaj / Görsel: Gürsel Tokmakoğlu
Espiyonaj / Görsel: Gürsel Tokmakoğlu

 

Memur Aaa (belli özel elemeler sonunda devlet memuru olarak göreve bir isim ve kimlik sahibi şahıs) teşkilatta kimlik değiştirir. Bunun nedeni istihbarat dünyası ve savaşı gereğidir. Özellikle sahada ajanın tanınmaz olması zaruridir, istihbarat farklı şekilde yapılamaz. 

Artık sizin X isimli bir ajanınız var. Ancak, tam karşısında da bir Xx var, hasmınıza (veya rakibinize) ait ajan. 
Sahada siz nasıl espiyonaj ve kontur-espiyonaj yapıyorsanız, hasmınız da aynını yapar. 
Saha hep karışıktır, risklerle doludur. 

Karşı-casusluk (Kontur-espiyonaj) hasmın sadece faaliyetini ortaya çıkarmakla yetinmez, sahayı tamamen deşifre edebilecek çalışmayı da yapmak zorundadır. Sahayı kontrol etmek işin en kritik kısmıdır. Sahayı göremeyen bir örgüt oyun dışı kalmış gibidir. 

Dominant istihbarat servisinin önemi burada da kendini gösterir, oyunu kuran, sahayı düzenleyen, sahayı kontrol eden dominant olandır. Size görebileceklerinizi gösterir görmemeniz gerekenleri saklar. Gördüklerinizin bir kısmı da aldatıcıdır. 

Savaş bu!

Diyelim kontur-espiyonaj bir hasım ajanı yakaladı, aldı getirdi. Bu kim? Xx olanı tanımlayacaksınız.

Eğer Xx gerçekten bir ülke ajanı ise bu bir gerçek savaş sebebi bile olabilir, krizlere ve diğer emarelere bağlı olarak. Ama yapılacak işlemler, sahayı, hasmın bütün amaç ve faaliyetlerini, diğer teşkilatı çözmeniz gerekir. Xx de bunları saklar, haliyle.

Bu uzun süre alan bir faaliyettir. Sizin devletiniz hasım devlete gerektiği zaman elinde tutuklu bir ajan olduğunu söyler ve o ister bunu üstlenir ister üstlenmez; duruma bağlıdır, kararı o verir. Eğer ajan takası olacaksa bu zamanında (en erken şekilde) yapılmalıdır.

Saha diyorum ama bunun sınırları neresi?

Kendi topraklarınız, hasım topraklar veya nüfuz alanları veya gri alanlar… 

Saha geniştir.

Sahada ortaklıklar yapılabilir. Müttefiklerle birlikte hareket edilebilir. Bunun dosya bazlı işbirlikleri olabileceği gibi ortak operasyon şeklinde de gerçekleşmesi de mümkündür. İşbirliği konuları ve faaliyet biçimleri duruma göre belirlenebilir. Bilgi aktarımları olabileceği gibi dosya devri de yapılabilir. Karşılıklı bilgilendirmeler ve elde edilen bilgilerin nasıl paylaşılacağı bile bir anlaşma konusudur.

İşte bu geniş, karışık, kontrolü gerektiren sahada devletin otoritesinde titiz çalışmalar yapılır. Rasgele bir durum olmaz. Ama şüphe istihbaratın en önemli konusudur. Hem şüphe ile çalışacaksınız hem de yanlış yapmayacak kadar somut çalışacaksınız.

Bilgi, belge, ispat… Başka şekilde bu örtülü savaşın üstünlük alanı tarif edilemez.

İşte bu kargaşa, belirsizlikler ve inkâr ortamında iç ve uluslararası hukuku işletmek gerekecek, bu nasıl olacak? 

Sadece iç hukuka bakalım. Eğer yasalarınız gereği bir istihbarat suçu gerçekleştiyse, adalet mekanizması teşkilata ilgili ajanı soruyorsa, nasıl cevaplayacaksınız?

Bir kere cevap verecek misiniz, vermeyecek misiniz?

Duruma göre buna teşkilatın direktörü veya devlet başkanı karar verebilir. Bilgi ve belgeler nereden alındığı belli olmayacak şekilde soruşturma dosyasına girer.

Diyelim infaz konusu karşımıza çıktı, infazı i. Hukuk yolları mı belirleyecek, yoksa teşkilat kendi usulünü mü uygulayacak. Dediğim gibi, gizlenmiş, üstü örtülü bir alemdesiniz.


Sahanın düzenlenmesi

Sahayı dominant servisler düzenleyebilirler. O halde bu bir güç veya kapasite meselesidir.

Pratikte bazı projelerden veya politikalardan söz edilir, Büyük Ortadoğu, Arap Baharı gibi. Bunlar domino etkili ve bölgesel analizlere dayalı çalışmalara göre yapılabilecek büyüklükteki konulardır.

Hatta bir Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) konusu bile (eğer) bir proje ise düşünün siz ne denli özenle, yerinde, uygun kimselerle, uzunca süre tam bir sanat-bilim eseri olacak mahiyette çalışılacak konudur. Kimsenin aklına gelmez, ama olur ise herkesi hayrete düşürebilir ve oyun değiştirebilir…

Bu tip konuları kimler yapabilirler?

Dominant istihbarat servisleri.

Eğer ülke kendisi bir küresel-dominant aktör ise istihbaratı güçlüdür.

Sahada çok yönlü bir mücadele verecek ise tamamen bu klasmanda verir; istihbarat olmaksızın bölgesel ve küresel politika yapılamaz ve sağlam bir politik iddia olmaz. 

Soğuk Savaş zamanında ABD ile SSCB benzer işleri yaparlardı. Sonra tek kutupluluk süresince ABD dünya sahnesine ait hikâyeyi kendisi yazmaya başladı. 

Bugünden itibaren bakılırsa gelecek için bu çaptaki aktörler kimler?

Yine ABD var, bunun yanı sıra Çin gibi başkaları kulvara giriyor ve Rusya-Çin ittifakı yeni yeşerecek jeopolitik teorileri, tehdit olma veya caydırma faaliyetlerini ve silah ihtiyaç-tedarik zincirlerini meydana getiriyor. Diğerleri büyüklüklerine ve ittifak durumlarına göre pozisyon alıyorlar. 

Örneğin, adı herkesçe malum CIA (ABD), MI6 (İngiltere), FSB (Rusya, eski KGB), MOSSAD (İsrail), MSS (Çin), gibi dominant istihbarat örgütleri ülkelerinin belirlediklerine paralel stratejik faaliyetlerde vazife yaparlar, bu husus dikkatten uzak tutulmaması gereken önemde bir konudur.

Uzun soluklu hedef ve projelerde istihbarat örgütleri zemini hazırlama faaliyetinde çalışırlar. Yaşananlar kendiliğinden oluyormuşçasına her türlü düzeneği yönlendirirler. 

İstihbarat lisanında bu kapsamlı faaliyetin adı "stratejik istihbarat" olmaktadır. Bütün bunlar için örgütler sahada hem kendileri çalışır hem de taşeronlar kullanırlar. Bir değil çok çeşitli taşeronlar olur. Taşeronları da yıllar öncesinden itibaren, nasıl silah üreticisi kendi teknik işini projelendiriyor ise benzer biçimde, bir proje halinde imal edip kullanırlar. 

Dominant olmak böyle bir şeydir. İsrail ile İran'ın son savaşına bakın. Hedefler nasıl bertaraf edildi. Herkesi şaşırtan türden saldırıların gerisinde eksiksiz bir istihbarat vardı. Bu istihbarat belliydi ki İran devleti içinde ve ileri konumdaki insanlardı. Bu uzun yıllar hazırlanan bir yapıydı.

Oyunda bulunmak isteyen varsa, önce dominant olmanın ne anlama geldiğini idrak etmekle işe başlamalıdır.

Bu öyle kolay bir dünya düzeni değildir. Çünkü dominantın stratejik istihbarat konu dağarcığı ile sıradan konumundaki ülkelerin stratejik dağarcığı farklıdır. Sıran türden olanların zaman algısı ve planı yakın ölçeklidir; olsa olsa beş-on yıl öngörüyle çalışırlar. Daha çok ilgilendikleri konular istihbarat lisanındaki "operatif istihbarat" denen faaliyetlerdir. 

Sıradan ülkelerdeki istihbarat örgütünün diplomasi ağırlığı yoktur. Sıradan olanlar için istihbarat, diplomasi adına yürütülen projelere hayati destekler verirse de her defasında başkanın işaret ettiği yöne odaklanma sağlanır. Sıradan olanlar için istihbarat bütünüyle bir iç güvenlik faaliyeti olarak düzenlenebilir.

Hatırlarsanız, Esad'ın döneminde Suriye'de el-Muhaberat vardı. İçişleri veya dışişleri olsun, yürütülen devlet projelerine istihbarat hayati destekler verirdi. Böyle bakalım, sıradan olanlar için istihbarat rejimi düzenleme ve koruma gücünü (en başta kendi halkına karşı) sertlikle sağlar. Fakat dünya biliyor ki, iç siyasetin dinamikleriyle ve partizanlıkla refah ve güvenlik konuları eninde sonunda çatışır.

Halbuki dominant ülkelerde istihbarat adını alan veya başka bir adla da anılsalar belli birimler, değişik alanlardaki çalışmalara yön verebilecek geri plandaki faaliyetleri çok önceden itibaren kendi yöntemlerini tatbik ederek yönetirler. Bu başka bir alemdir. Faaliyetler bu başka alemden yürütülür. 

İstihbaratın kendi dünyası vardır. İstihbarat elbette başka alanlarda ve yapılarda çalışır. Sanal alem, ekonomi alemi, politika alemi… Ama bu alemlerin silahı değildir. Kendi işini başarıya ulaştırmak için destek unsuru gibi düşünenler istihbaratı ya bilmiyordur ya da istihbarat olgusunu yok etmek pahasına çıkarı için kullanıyordur.
İstihbarat bir politik oluşumun veya çıkarın değil, ancak ülke ve milletin teminatıdır.


Casusluğun sınırları

Casusluğun sınırı var mıdır?

Casus (ajan) kimdir? 

Profesyonel casusluk (espiyonaj), bir istihbarat teşkilatından ajan veya ajanlar vasıtasıyla bilgi ve belge elde edilmesidir. 

Diğer yandan casusluk genel bir addır. Ajanlar, doğrudan istihbarat servisinden olmayabilirler, başka alanlardan, yerinden ve kaynağından bilgi ve belge temin edebilirler. Ama sonuçta faaliyetin adı casusluktur (espiyonajdır).

Casus sahada yalnız olabildiği gibi tim (ekip, birim) olarak da bulunabilir. Eğer bir tim halinde ise içlerinde en azında teknisyen, analizci ve operasyon sorumlusu yer alır. İşin büyüklüğüne göre teknik ve analiz uzmanı birer ajan olsa bile operatör ajan birden çok olabilir. Her birinin görevi vardır. 

Dijital alemin ihtiyaçlarına göre teknik ajanlar da bölümlere ayrılmakta, sayıları artmaktadır. Analizciler duruma göre ne yapılacağına bile karar verirler, hasmın hangi şartlara çekilmesi gerektiğine dair temelleri atarlar. Uygulayıcı ajanlar teknik destekle ve analizcinin kararlarıyla işi sonlandırırlar.

Casus tarafından bilgi ve belge temin edildikten sonra analizciye verilir. Aldatıcı istihbarat değişik yollarla hasma bile ulaştırılabilir. Bazen bilgiler takas edilir veya satılır. Çok başka şekillerde de kullanılabilir, örneğin parça parça ayrılabilir.

Diğer yandan bilgi, propagandaya malzeme edilebilir. Toplumsal konularda daha çok neleri görebilirsiniz? İfşa etmekle ilgili konular. Örneğin Julian Assange sızdırdığı belgeleri internetten ifşa etmiş idi. Casuslar alınlarında belli bir iz taşımazlar.

Peki bir kişi kendinin casus devşirildiğini bilebilir mi?

Bir anlaşma yapılmadı ise; hayır veya çok güç. Bilerek veya bilmeyerek bir casusun veya teşkilatın haber kaynağı olması söz konusudur. Yapılan iş yine bilgi ve belge toplamak, çalmak, birilerine, kullanıcı olan karşı tarafa veya hasma vermek ise casusluk olayı meydana gelmiştir. Fakat konu devleti, kurumu, şirketi, milleti, düzeni veya korunma halindekini doğrudan ilgilendirmeyen türden gelişebilir.

Her bir bilgi değerli midir ki casusluktan söz edilsin?

Bu nokta hassastır. Daha çok eski SSCB gibi katı yönetimi olan iktidarlarda rejimin aleyhine olabilecek her şeyi sıkıca kontrol etmek veya ediyor gözükmek için "hain" sözcüğünde olduğu gibi, "ajan" sözcüğünün de bir yaftalama aracı olarak kullanması söz konusu olabilir. 

Bu, bazen oldukça karmaşık bir hal alabilir. Örneğin bazen asıl ilgilenilmesi gereken espiyonaj faaliyetleriyle ilgilenilemez. Bu durumda asıl ajanlar kolay saklanabilir. El-Muhaberat örneğindeki gibi teşkilatların yapabildikleri her şeyden korkmak ve kendini koruma refleksiyle hareket etmektir. Aslında bu bir örgütsel acziyettir. Bu gibi hallerde aslında casusluk faaliyetleri ayağa düşmüştür.

Sokaktaki insanların belli kıstaslarla bir kısmının casus olduğu bir ülke düşünün. Yine Esad'ın Suriye'si gelsin aklınıza. Bu tür bir ortamda toplumsal güven asla oluşmaz. Güven oluşmadı ise o ülkede huzur da yoktur. 
Çin'in MSS teşkilatı dünyanın en kalabalık insan istihbaratı toplama örgütüdür.

Çinlilere isteseniz de istemeseniz de casus olarak bakabilirsiniz, bu derece. Zira MSS'in çalışma şekli budur. Vatandaşına genel ve zorunlu bir görev vermiş bir ülkeyi düşünün! Vatandaşsan vatanını düşüneceksin, vatanının düşünmezsen vatan haini olabilirsin, diyor!

Birinin diğerini ispiyonladığı bir ülkede doğru veya arzu edilen bir yaşam olamaz. İnsanlar bir diğerinin önünde engeldir. Ama aslında bunu rejim bu halde tutar ki kendini düşünmektedir. 

Tanımsal olarak ajan profesyoneldir. Ajan yetişmiş olmalıdır, hatta sorumlu ve kontrol dahilinde olmalıdır. Her durumda kendisi merkeze çağrılıp incelemeye alınır. İnceleme çok yönlüdür. 

İspiyoncu ile ajan arasında fark vardır. Her ne kadar klasik anlamdaki tercümeyle ispiyon ile espiyonaj aynı görünse de bugün modern dönemde bu terimlerin karşılığı faklıdır. Yine de bugün bu iki kavramı birbiri içine sokmuş toplumlar esasen içten içe kendini parçalar, başka bir tehdide ihtiyaç bile duymaz. 

FETÖ'nün ülkeye verdiği zararın düşünün. FETÖ, imzasız veya sahte mektuplarla halkı içten içe birbirine düşürmek istemişti, halkın çeşitli sebeplerle yargı makamlarının karşısına çıkmalarını sağlamıştı, yargı içinde çalışanlar ise önemli orandan FETÖ'nün ele geçirdiği kesimdendi. Sahte bilgiler ve sahte yargılamalar oldu.

Buna "kumpas davaları" dendi.

Tehditsiz bir dünya olmayacak!

Örneğin, 15 Temmuz 2016 öncesindeki Türkiye için cari güvenlik konularına bakın: FETÖ, PKK, DHKP-C, IŞİD, vs. terör örgütleri. Bölgesel istikrarsızlıklar var. Körfez Savaşları ve Arap Baharı sonrasında güneyimizdeki ülkeler zaten tarumar olmuş, ayrıca ne Balkanlar sütliman ne Kafkasya.

O gün de bugün de bölgemizde aktif dominant istihbarat örgütleri hangileri?

Rusya, İsrail, İran, ABD, Fransa, Birleşik Krallık… Hangisinden ne tür yardım alırsınız, hangileri aklınızı karıştırır?

Profesyonel ajanlar FETÖ'nün, PKK'nın, SDG/YPG'nin, IŞİD'in gerisindedir ve siz onu göremezsiniz.

Ajan neden önemlidir?

Hem hasımlarınız var hem de düşmanlarınız, müttefikiniz bile olsa değişmez, sınırlarınızın ötesinde bazı örtülü faaliyetlerinizi gerçekleştirmek istediğinizde bunu ancak ajanlarla gerçekleştirebilirsiniz.

Savaşta ve gerginlikte zaten büyük bir çaba olur, ama barıştasınız ve milli çıkarlarınızı elde edecekseniz size ajan gereklidir. Üzerinde çalıştığınız ülkeyle dostsanız, bu dostluğunuz bozulmayacak, düşmanlık varsa üzerinize çullanmayacak ve sonunda onu alt edecek duruma geçeceksiniz; bunun için ajanlar gereklidir.

Resmi olmayanlara, kişisel veya şirket hesabına çalışanlara bakmayalım, söz konusu yine ajandır, ama şu an bunun üzerinde durmuyoruz. Belik şunu hatırlatmalıyım, Rusya ve Çin gibi ülkelerin çeşitli maksatlarla, projeler, işbirlikleri ve ortaklıklar için ülkeye gelmiş sivil uzmanlar, mühendisler, çalışanlar, vs. kendi ülkelerine mutlaka bilgi temin ederler, bu onların usullerinde vardır. Bu tip kimseler kiralanabilir, süreli çalıştırılabilir vs. Elbette riskleri fazladır, çift taraflı dahi çalışabilirler.

Eğer uluslararası alandaysak ve sistemli-milli kabiliyetlerle hedeflerin elde edilmesine çabalıyorsak; her zaman, şart ve coğrafyada kayıtlı olan davalarda kazanım elde edenleri konu etmekteyiz.

Burada bazı ajanların hangi kisvelerde sahada yer aldıklarına bazı örnekler verelim. İsrail istihbaratı değişik yaklaşımlar sergiler. Öncelikli düşüncesi kendilerini açığa çıkarmamaktır.

Örneğin uzun yıllardır Müslüman ülkelerde cirit atarlar ama siz onları göremezsiniz. Bunu farklı kimlik kullanarak yaparlar, ben İsrail ajanıyım diyerek iş yapmazlar. En önemli yetenekleri en az üç-dört dil bilmeleridir. Anında değişirler ve sızarlar.

Başat güçler ve dominant istihbarat servisleri attıkları adımları iyi bildikleri gibi, karşı hamleleri de hesaplarlar. Neticede gidebilecekleri yerlerde ne yapabileceklerini düşünerek karşı hamlelerini yaparlar. Çünkü bu konuda imkân ve kabiliyetleri vardır. En azında ellerinde ifşa, takas ve pazarlık edebilecekleri ajanlar, başkaca kanıtlar vardır. Bütün bunlara güvenerek hareket ederler.

Eğer sizin eliniz boşsa, karşı tarafa gösterebileceğiniz bir kartınız yoksa, başat güç bunu mutlaka değerlendirerek hareket edecektir.

Diplomatların kendisi ajan değildir. Dışişleri görevlilerinin dışında, istihbarat maksatlı olduğu deklare edilmiş bir elçilik görevlisi olsa bile amaç karşılıklı işbirliklerini yönetmektir, ajanlık yapmak değil. Karşılıklı anlaşmalar ve mübadele ile servisler bilgi paylaşırlar, kontrollüdürler, denetlenirler, bilgi vermeye tabidirler, örtülü harekete veya herhangi bir ihlale sebep olamazlar; bu konu tamamen farklıdır. 

El Kaide liderinin Pakistan'da öldürülmesi ve cesedinin alınması operasyonunu ABD özel kuvvet unsurları yapmıştı, ama bunlar ajan değildi. Ajanlar onların gerisindedir. Yıllarca Usame Bin Laden'i bulmak için sahada ve merkezde gizli şekilde çalışmışlar, dinlemeler, analizler yapmışlardı.

Onlar operasyonu, zamanı, yeri, detayı belirlemişler ve kontrol etmişlerdi. Hatta bazı ajanlar Pakistan ordu kuvvetlerini dışarıda tutmakla, operasyonu perdelemekle ilgilenmişlerdi. 

Bir askerin bir başka ülkeye girmesinin belli şartları olur. Büyükelçiliklerdeki askerler de resmen ajan değillerdir, üniforma giyerler. 

Bilgi toplamayı örtülü ajan gibi yapmak değil de genel manada yapmak başka bir husustur. Açık kaynaklardan veya resmi görüşmelerden bilgi çıkarılır elbette ve bunlar rapor edilir. Yabancı misyonların genel görevlerinde bu hususlar vardır. Ama ifade ettiğim gibi ajanlık kisvesi çok başka bir konudur. 

İyi ajan sahibi olan ülkeler barışta ülkesine sürekli bir şeyler kazandırırlar. Herkes uykudayken onlar hayalet gibi işlerini yaparlar. Ülkeler ajanlarının deşifre olmaları halinde hukukları çok başka ve özel olur; bedel farklı ödenir. İyi ajanı olmayan ülkeler çoğunlukla kendi vatandaşlarına dönük çalışırlar, bu belirli bir handikaptır. Bunun bir adı vardır: O ülkede istihbarat işleri zayıftır, jurnalcilikten öte değildir.

Hassas noktalarda istihbaratçı planı nedir? Dünyanın kuralı bu; elbette herkes bir diğerinin hasmıdır, en azından oturup ne konuşacağının bir planı vardır, değil asırlık stratejiler sahibi olunması. Bugün konu küçük bir coğrafyaya sıkıştıysa sebepleri vardır. Kim hedef, kim değil, tartışmak bile yersizdir; çok öncesinden bu yana yapılanlar ne, ona bakılır?

Karşı tarafın plancısı liderlerin niyetini hesaba katmadan mı plan yapacak? İstihbarat niyetleri bilme işiyle başlar çalışmasına, sonra istismar ederek ilerler yoluna. Neyi istismar eder? Zayıflıkları, hassas noktaları… Basit bir uygulama örneği; aklı evvelleri kullanır, hem de farkına varmadan; insanın kendini nasıl gördüğü değil, karşısındakinin ne yaptığıdır önemli olan…

Önce herkes kendine bakacak, planlarında barışı ve insanlığı en üstte tutacak ve koruyacak; ilkeler bunlar. Ya insanlığa hükümdar olmak ne demek? Dönemsel olarak bazı güçler böyle yer bulur kendine bu dünyada. Önemli olan hayalci olmamaktır. 

Burada hassas bir nokta var; eğer istihbaratçı ileri düzeyde biri ise evrensel okumaları sağlıklı yapar, güç hesaplamalarında yanlış adım atmaz; taraf olmak başka bir konudur onun için, çok sonra dahi olsa kazanmak başka. 

İstihbaratçı hem plancıdır hem uygulayan, hem vizyon sahibi hem de dar alanda yaşamı düşmanına zindan eden… Düşmanını kendisinden iyi tanımlayandır, ona göre hassasiyetleri işlemeye koyulmuştur bile, hedefteki birtakım tariflerle uğraşıyorken…

Gizli veya örtülü işlerde planlara kimler onay verir? En üst merciler; örneklediğim gibi, geleceğin kurallarını koyma iradesine sahip noktadakiler. En üst merciler başka tehditleri, riskleri, kazançları vs. dengeleri değerlendirerek politik sorumluluğu üstlenirler. Bu bir savaş sorumluluğuna eşittir ve bazı durumlarda daha da ağır sorumluluk taşır, çünkü karşı tarafa doğrudan deklare edilmemiştir.


Sonuç

Sizlere sözünü çokça ettiğimiz, aslen az veya çok bildiğimiz bir konuyu açıkladım. Gerçekten çok yönlü bir konudur bu istihbarat ve casusluk konuları. Kendisi bir disiplindir, yani sanat ve bilimdir. Bu konuyu bir disiplin içinde sanat-bilim olarak ele alan ülkeler ile eskiden kalma yöntemleri sürdürenler arasında bir hayli anlayış ve davranış farkı vardır. Büyük olmakla özdeş bir konudur bu!

Günümüzde insan istihbaratı (beşerî istihbarat) en üst noktadadır. İstihbarat servisleri binlerce çalışanıyla hem herkesten bilgi elde etmeye çalışır hem de herkesi kontrolünde tutup başkalarının (hasım veya rakipler) istismarına muhatap olmamaları konusunda milli gerekçelerle koruma-güvenlik işini yürütür.

Bütün bunları da biliyoruz aslında. Yetişmiş biri olarak interneti, yapay zekayı, sosyal ağları, vs. Çağımız bunlarla birlikte yaşamamızı gerektiriyor. Bu arada politika devreye giriyor. Yönetimler ile bireyler arasında bir anlayış olmalı, bu konu genel rekabette ve adalette önemli olmayı sürdürüyor.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU