CHP hakkında yazacaklarınızda dikkatli olun yoksa sizi pişman ederler

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Ne kadar objektif olursanız olun, konuya bakışınız öfke patlaması yaşayan CHP'li geniş kitlenin düşüncelerini yansıtmıyorsa, sizi küfür manyağı yapar, linç ederler.

Birlik olun, kamplaşmayın, müzakere edin, konuşarak çözün, parti bölünmesin türünden laflar ederseniz, sizi doğduğunuza pişman eder, sosyal medyayı üstünüze yıkarlar.

Mutlak Butlanı eleştirmeniz, karşı çıkmanız bu kitle için yeterli değildir; çünkü devamında mutlaka "Hain Kemal" ifadesini görmek, duymak isterler.

CHP Genel Merkezi'ne polis operasyonuna en sert tepkiyi vermeniz asla sizi kurtarmaz; devamında mutlaka "AKP'nin aparatı Hain Kemal" ifadesini kullanmalısınız.

Cümleye "İktidar CHP'ye siyasi operasyon yaptı" diye başlamanız dikkate alınmaz, sonunu "İktidarın işbirlikçisi Hain Kemal" diye bitirmelisiniz.

Kısacası kuracağınız her cümlede mutlaka "Hain Kemal" sözü olmalı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Kılıçdaroğlu'nu da Özgür Özel'i de desteklemiyorum, çünkü tarafsız gazeteciyim demenizin hiçbir anlamı yoktur; sizi linç etmenin bir bahanesini bulurlar.

Çünkü bu kitle, objektif gazeteciliği, rasyonel düşünceyi "Hain Kemal" dedikleri eski genel başkanlarının yancılığı olarak görür.

Gerçi şimdilerde pek objektif gazeteci de kalmadı ya.

"Öfkeli CHP sosyolojisine" sürekli kin, nefret yüklendiğinden algılarını, gözlerini, kulaklarını farklı bilgilere, düşüncelere ve çözümlere kapatmış vaziyetteler.

Sadece tek bir kaynaktan beslenip, yankı odalarında yaşamayı tercih ediyorlar.

Bu kitle için her şey ya siyahtır ya da beyaz.

Kendileri gibi düşünenler beyaz alandadır, diğerleri ise siyah alanda yani karanlıktadır.

Gri bir alan olabileceğini de kabullenmezler.

CHP'nin bu öfkeli geniş kesimi, "Tarihin doğru tarafında" olduğunu savunur.

Daha küçük bir orandaki diğer kesim ise "Tarihin temiz tarafında" durduğunu söyler.

Ama CHP'li olmayan geniş halk kesimlerinin, bu tanımlamalara baktığında, CHP'nin içinde doğru ve temiz unsurlar olduğu gibi eğri ve kirli unsurların olduğu sonucuna varacağı kimsenin aklına gelmez.

Siyasetçiler, kullandıkları ifadelere, kurdukları cümlelere dikkat etmelidir.

İnsanları dış görünüşleri üzerinden eleştirmenin doğru olmadığını bilmek zorundadırlar.

Ötekileştirmekten, algıda seçicilik yapmaktan uzak durmalıdırlar.

Rahmetli babam BIYIKLI, kökten bir CHP'liydi.

Bülent Ecevit'in genel başkan olması için çok çalışmıştı.

Ecevit de babam gibi BIYIKLIYDI.

Babam bu ortak özellikten gurur duyardı.

Babam, Deniz Baykal'ın BIYIKSIZ olmasına ise üzülürdü.

Bir gün Deniz Bey'e babamın BIYIK beklentisini aktardım.

O da gülerek, "Gani Bey'e selam söyle, ileride belki BIYIK bırakabilirim" demişti.

Babam da Deniz Baykal'ın BIYIK bırakmasını hep beklemişti.

Sonra Kemal Kılıçdaroğlu geldi.

Babam gülerek, "BIYIKLI Genel Başkan iyi oldu" yorumunu yapmıştı.

Babam 2013'te vefat etti, sonrasını göremedi.

Ama eminim ki Genel Başkan Özgür Özel'in de BIYIKLI olması hoşuna giderdi.

Özgür Bey son zamanlarda her şeye tek başına koşuyor.

Çevresinde onun ritmine, hızına ve "Direniş Stratejisi"ne ayak uydurabilecek kimse yok.

Sadece kalabalık edenler, görüntüye girmeye ve taklit etmeye çalışanlar var.

Bu durum, "tek tabanca" Özgür Bey'in çok yorulmasına, gerilmesine, öfkesinin yükselmesine yol açıyor.

Sürekli gergin bir ruh hâli içinde sonradan pişman olacağı, "Hay Allah ben ne yaptım" diyeceği sözler edebiliyor.

Karşısında öfke katsayısı sürekli artan ve Özgür Bey'in daha sert konuşmasını bekleyen bir destekçi kitlesi varken, bu tür çıkışların olması kaçınılmaz.

Tanıdığım, bildiğim için söylüyorum, Özgür Bey öyle kimseyi kolay kolay üzecek biri değildir.

Ama eninde sonunda o da insan ve bir kırılma noktası var.

Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez'i tanımam.

Eğer Atakan Bey'i eleştirecekseniz, bu dış görünüş üzerinden, üstelik "iğrenç" kelimesini kullanarak olmamalı.

Özgür Bey gibi zeki, retoriği güçlü bir siyasetçi, "İĞRENÇ BIYIK" ifadesinin dışında yüzlerce başka kelime kullanabilirdi.

"İĞRENÇ BIYIK" tanımlamasından rahatsızlık duyan birçok CHP'li olmuştur.

Çünkü CHP'de yüzlerce BIYIKLI vekil, örgüt başkanı ve belediye başkanı sayabilirim.

Bu arada CHP, herkesin birbirini ihbar ettiği, itiraf.com hâline geldi.

Daha önce suçlamaları reddeden, "Para verdiysem namussuzum" diyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de itirafçı olmuş.

Böcek'in itiraflarını tekrar tekrar okudum.

Tam orta yerde oturmayan bir şey var.

"Manisa Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro verdim" diyor.

Muhittin Bey'in, vefat etmiş bir kişiyi itiraflarının en önemli tanığı yapması düşündürücü.

Öteki dünyaya bağlanabilmenin ve rahmetli Ferdi Zeyrek'in ifadesini alabilmenin bir yolu yoktur herhalde.

Tekrar CHP'deki duruma dönecek olursak, "En kısa zamanda Kurultay" diyenlerle "Uygun zamanda Kurultay" diyenler arasındaki uçurum hızla büyüyor.

Ve görünen o ki, CHP bölünme yolunda hızlı adımlarla ilerliyor.

Bu iki başlılık ise CHP'ye ilk kez oy vermeye hazırlanan merkez sağ seçmenlere itici geliyor, onları partiden uzaklaştırıyor.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU