Yapay zeka üzerine ilk yazımı 2018 yılında, henüz bu teknoloji daha çok bir rivayet gibi konuşulurken, "TRİP" adlı aylık dergimizde kaleme almıştım. O dönemde yapay zekayı sosyalist iktisadın yeni bir müjdecisi olarak değerlendirmiştim.
Ancak görünen o ki önce dibe vuracağız; belki ancak sonrasında sermayeden bağımsız veritabanlarına ve alternatif bir internete dayanan yeni bir düzen filizlenebilecek
Bugün yeniden Gramsci'nin tarif ettiği noktadayız:
Eski dünya ölüyor, yenisi doğmak için mücadele ediyor: şimdi canavarlar zamanı.
Sadece 200 yılda insanlığın on binlerce yıllık medeniyet birikimi, tabiatın milyonlarca yıllık doğal kaynak ve denge birikimi mahvedildi, bitirildi veya acil durum bildiriyor. Öyle "insanoğlu yaptı bunu, sorumluluk hepimizin" tarzı muhatapsız sorumlu tariflerine de artık prim veremeyiz. Özne bellidir; kapitalizm.
"Sonsuz ihtiyaçlar, sınırlı kaynaklar" cümlesi takriben 100 yıldır liberal ekonominin sloganı olmuştur, verimliliği planlama maksadıyla söylenmiş gibi lanse edilip halka isteklerini vermeyip artı değeri (kâr) burjuvaziye aktarmanın iktisadi realizasyonu biçiminde işlevlendirilmiştir.
İş, şirketlerin büyümesine gelince sınırsız kaynak kullanarak sınırsız kâr isteği normal ama halkçı kalkınma planlarından söz ederseniz yok, "serbest piyasa iyidir, planlı ekonomi kötüdür".
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Ben hiç kendi içinde üretimini, satışını, hedeflerini planlamayan şirket görmedim. Buyurun plansız yönetin şirketlerinizi, o sermayenin görünmeyen eli şirketlerinizi de düzenlesin, çekinmeyin.
Sözün sahibini hatırlamıyorum ama "piyasaların görünmeyen eli orduların demir yumruğu olmadan işlemez" diyordu. Kapitalizmin insan doğasına uygun olduğu için sürdüğünü iddia edenler, dünyanın hemen her ülkesinde (bizimki dahil) halklar sol partileri iktidara taşıdığında ordu darbeleri, CIA operasyonları, NATO gibi aygıtlara başvurdular.
Yani burjuvazi ne zaman sıkışsa silaha sarıldı. Özetle fiilen defalarca iktidardan düşürülüp zor aygıtlarıyla geri dönmüş bir iktisadi rejimdir kapitalizm.
Şimdi küresel olarak devlet bütçelerinden büyük sermayesi olan şirketlerin devletleri yutup devletleştiği yeni bir döneme giriyoruz. Ben buna "devletsiz şirket kapitalizmi" demiştim ama "kendine devlet süsü vermiş şirket rejimi" demek daha anlaşılır belki.
Kendine devlet süsü vermeye ihtiyacı var çünkü güvenlik gücünü elinde bulundurup vergi toplamaya, kendi lehine yasalar yapmaya, kendi vergilerini affederken ihaleleri kendine vermeye "meşru" bir araca ihtiyacı var hâlâ.
Çıkarları ortaklaşmış farklı inanç ve milliyetlerden aktörlerin belli bir görev dağılımıyla yürüttüğü bu dönüşümün çok fazla alt başlığı var; güvenlik, yapay zeka (YZ), sosyal devletin tasfiyesi, internet ve sosyal medya, üretim teknikleri, emek piyasası, çevre vs. Onlarca başlığı kotaramazlar sanmayın!
Grönland meselesinden Filistin'e kadar haritayı yeniden çizip dünyayı bölgelere ayırıp bunun güvenliğini NATO ile sağlamak dersem birçok parça birleşir herhalde.
YZ'yi üretime dâhil edip insanları işsiz bırakacak şekilde eğitip bir sınıfkırım ortaya çıkaracaklar dersem bunu kim abartılı bulabilir?
Dijital kimlik ile paranızı, finansal hareketlerinizi, paylaşımlarınızı, gerçek veya sanal tüm mal varlığınızı izlemek ve gerekirse dondurmak hakkını istiyorlar dersem kim buna "yok canım" diyebilir?
Özel mülkiyet ve birey en övüldüğü yerde, liberalizmde bitirilecek.
İran, Rusya, Venezuela vb. gündemlerde kimse artık demokrasi, insan hakları gibi "bahanelere" sarılmıyor militarist politikaları için, "Batı" daha açık sözlü artık!
Sadece ülkelerin iç meselelerine müdahale organize ederken sola ait hukuk, laiklik, demokrasi türü kavramları manipülatif biçimde kullanıyor.
Örneğin; sağı güçlendirmek için dilenen veya hırsızlık yapan, otobüste gürültü çıkaran siyah, Arap, fakir, mülteciyi işaret ederek solumtrak bir yerden cahilliğine kızıp medeniyet kavramını öne sürüyor ve orta sınıfı sağa yedekliyor (medya, partiler ve akademi ile bunu salgılıyor).
Aynı kitlelere "öyleyse bu insanların ülkesini madenleri için, emekleri için, petrolleri için sömürmekte olan hükümetlerinize karşı çıkın, o insanlar dönebilsinler" dediğinizde çok az bir vicdanlı kitleden ses geliyor.
Kavramlar döneme göre el değiştirebilir elbette ama unutmayın ki VIII. Henri 1500'lerde manastırları kapatırken, Anglikan mezhebini organize ederken, papaya kafa tutarken (kendisini boşamıyor diye) bunu "keşişlerin yozlaşmasına karşı" yaptığını söylüyordu.
Gerçekte ise boşalmış İngiliz hazinesini Katolik Kilisesi'nin malları ve arazileri ile doldurmak "inancı" yatıyordu.
Diğer soyluları ikna etmesi hiç zor olmadı zira o arazileri ederinin altında fiyata onlara bölüştürüp suç ortaklığını tabana yayınca tebaayı da yanına çekmiş oldu. "Tarih boyu yerdeki para için gökteki kurallar yeniden yazılmıştır" demişti, yine bir sevgili yazar. :)
Tüm bu "olasılıklara" karşı çıkacak ülkeler, özneler de var elbette, merkezinde Çin ve Rusya'nın durduğu blok belli ki geleneksel ulus devlet yapısına sahip çıkacak, onların ticaretine karşı kendi ticaretlerini ve para birimlerini kuracak ve onların askerî ittifakına karşı bir birlik kurmaya çalışacaklar.
Hatta Çin bu satrancı doğru oynarsa "Doğu'nun Rönesansı"nın fitilini ateşleyebilir. Sadece 3-5 ülke demeyin, üretim, ekonomi, nüfus, savunma olarak büyük bir blok. ABD içine düştüğü krizden kendi arka bahçesi Latin Amerika'da seçim hileleri ve askerî operasyonlarla dünya genelinde yitirdiği pazarları dengelemeye çalışıyor (enerji çalarak) ama onu ayakta tutan esas "ABD olmazsa biz ne yaparız" diyen Avrupa kapitalizmi. Son NATO toplantısında yine can simidi atıldı.
Küresel Epsteinci sistemi bu darboğazdan çıkaracak olan şey yukarıda yazdığım projenin bütünüdür. O nedenle ne kadar sıkışırsa o kadar gaza basmak durumundalar. Devletler haricinde buna karşı çıkacak kitleler doğal olarak var ama açıkçası dünya genelinde ülkelerdeki sol/sosyalist partilerin üreteceği muhalefetten şimdilik umutlu değilim! İstisnalar çıkar dilerim.
Neden umutlu değilim?
Çünkü bir düzene haklı eleştiriler yapıyor olmanız, yerine koymak istediğiniz düzeni otomatik olarak sorunsuz yapmaz. Mahallenizde çok kötü işletilen bir markete dönük doğru tespitleriniz var diye kimse işletmeyi size bırakmaz. Bilhassa daha önce birkaç işletme batırdıysanız…
Evet, solun iktisadi önermesindeki boşluklardan söz ediyorum! Yaşanmış deneyimlerden "sorunları giderilmiş" bir fikirle ortaya çıkıp yoluna devam eden ve büyük bir özgüvenle halka "bir fikrim var" diyen bir sol görmüyorum.
Tam da bu olmadığı için sınıf ve halk sola örgütlenmiyor, doğru bir fikrin kitlede yayılma gücünü tahmin edebilirsiniz. İyi bir şakanın milyonlarca paylaşılmasından bile etkili ve hızlı olur!
"Benim de şakam komikti aslında niye etkileşim almadı?" sorusunu sorar ve şakayı açıklama ihtiyacına düşerseniz daha kötü olur.
Sokakta "Nasıl bir sosyalist ekonomik model düşünüyorsunuz?" sorusuna eski ezberleriniz (kamulaştırma, dayanışma vs.) dışında bir cevabınız yoksa üzgünüm, üzülmeliyiz. Sınıfımız namına üzülmeliyiz.
Kapitalizm 1920, 1945, 2000 buhranlarını utanmadan devlet kaynaklarıyla atlattı, kamucu yöntemler kullandı, Fordizm ile işçiyi araba sahibi yaparak ona kaybedecek bir şey verdi. Sanrısını yarattı. Bugün başka bir batakta ve yine devleti (halkın varlıklarını) emmeye çalışıyor.
Daha önemlisi ise başka bir sosyoloji kuruyor, Fordist yöntemin taktiğini dijital alana taşıyor; radyo, TV dönemi gibi izleyenin edilgen olduğu değil, dijitalde oyunun içinde olduğu bir âlem kuruyor ve onun dilini inşa ediyor.
Dijitalde sağ hegemonya var! Redneck, Neonazi, İnsel örgütlenmeleri için hiyerarşik ilişkiler, buluşmalar gerekmiyor. Evinde karar veriyor ve gidip okulu tarıyor. Gamer'dan katil yaratabiliyor.
Bu konuyu başka yazıya ayırıyorum çünkü tek başına bir makale konusu. Sadece değinmek ve önermekle yetineceğim ki internet kesintileri olduğunda (ihtimal) kitabınızı okuyup müziğinizi dinlemeye devam edebileceğiniz, insanlarla iletişiminizi ve paranızı kaybetmeyeceğiniz bir biçimde kurun hayatınızı.
"Teknoloji kullanmayın" demek değil bu, tek ayak üstüne kurulu olmasın kişisel düzeniniz demek.
Sonuç yerine; solun güncel bir ekonomik program hazırlaması için buradan açık çağrı yapıyorum. İhtiyaç kendini dayatıyor, programın temeli ilk paragrafta yazılı.
Bu olmadan birleşmeler, bölünmeler matematik işleminden ibarettir. Bu olmadan çevre, hak, barış mücadelesinde eleştirilerini sakınmayan yiğit çocuklar olacaktır sol. Bu arabesktir.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish