Keir Starmer, İşçi Partisi'nde bir darbenin eşiğinde mi?

Parti stratejistleri, Maliye Bakanı'nın vergi artışları döngüsünden kurtulma yollarını bulmaya ve patronun, partisini sonraki seçime taşıma kapasitesine dair yıpratıcı spekülasyonları bastırmaya çalışıyor. Ama başbakanı değiştirme yarışı başlamış olabilir

(Reuters)

Wes Streeting, Whitehall kulislerinde hükümet için istisnai bir başarı öyküsü olarak değerlendiriliyor: iyi bir iletişimci ve Keir Starmer'ın vaat ettiği değişimi hayata geçirmeye başlayan bir isim.

Streeting'in Birleşik Krallık (BK) Sağlık Bakanlığı'ndaki söylentiler, onun bir sonraki durağının 10 Downing Street (BK Başbakanlık Konutu ve Ofisi -ed.n.) olacağını öngörüyor. Ancak Sağlık Bakanı, partinin liderini belirleyen "bir üye, bir oy" sisteminde İşçi Partisi tabanını ikna etmekte zorlanabilir. Hatta bazı hayranları bile onun pek çoğu için fazla sağcı veya "Blairci" olabileceğini düşünüyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Whitehall yetkilileri, kabinedeki diğer bakanlar hakkında o kadar övgü dolu konuşmuyor. Rachel Reeves'in sonbahar bütçesi bazılarınca onun "son şansı" olarak nitelendiriliyor. Bir diğer deyişle, mali kurallarına uymak için "tek seferlik" vergi artışları kısır döngüsünden çıkamazsa ve ardından aynı reçeteyi bir sonraki bütçesinde tekrarlamak zorunda kalırsa, Starmer gelecek yıl yeni bir maliye bakanı arayabilir.

Başbakan da kendi geleceğine dair spekülasyonlardan muaf değil. Müttefikleri bile, iç politikada kötü geçen ilk yılının tekrarlanmasını kaldıramayacağını kabul ediyor. İşçi Partili bir milletvekili bana "Sosyal yardımlardaki geri adım gibi bir kriz daha olursa, bu iş biter" dedi. Angela Rayner geçen ay İşçi Partisi Ulusal Yürütme Komitesi toplantısında "Açıklamalar yeterli değil: Halk hayatında gerçek iyileşmeleri bir an önce görmeli" diye konuştu. Daha da önemlisi başbakan yardımcısı şöyle ekledi: 

Önümüzdeki 12 ay, İşçi Partisi’nin ikinci dönemi kazanıp kazanamayacağını belirleyecek.

Starmer'ın arkasından konuşmadı; o da salondaydı.

Rayner'ın "bir yıl daha" teorisine katılmayan çok az bakan vardır. Starmer'ın sorunuysa, bir hükümet, başbakan ya da parti liderine dair ilk izlenimler genellikle kalıcı olur ve İşçi Partisi ve kendi partisinin vahim puanı giderek kötüleşiyor.

Rayner bunu açıkça söylemese de sözlerinin mantıksal sonucu, Starmer gelecek yaza kadar işleri toparlayamazsa, partiyi bir sonraki genel seçime onun mu götürmesi gerektiğinin aktüel bir soruya dönüşecek olması. Kıvılcım da gelecek mayıstaki ara seçimlerde alınacak kötü sonuçlarda çıkabilir; örneğin İşçi Partisi, İskoçya parlamentosunda İskoç Ulusal Partisi'ne, Galler parlamentosunda Reform UK'ye, İngiltere'deki yerel yönetimlerdeyse Yeşiller'e ve Jeremy Corbyn'in yeni sosyalist partisine kaybedebilir.

Nitekim İşçi Partisi'nde Starmer'ın geleceği hakkında şimdiden dedikodular dolaşıyor, ki bu da İşçi Partisi'nin geleneklerine tamamen uygun.

Parti, Muhafazakarlar gibi liderlerini devirmiyor ama bunun yerine, liderleri Whitehall’da 12 numaralı otobüsün altında kalsa yerine kimin geçeceğini özel toplantılarda sonsuza dek tartışıyor. İşçi Partisi, kabul etmek istemese de TV dizisi Succession'a sandığından daha fazla benziyor.
 


Streeting'in Whitehall'daki hayran grubuna rağmen şu anda Starmer'ın halefi olarak en güçlü aday Rayner. Kendisi en üst görevi istemediğini ısrarla söylese de bu görev kucağına düşecek gibi olursa bu sözlerine bağlı kalması çok zor olur.

Rayner hassas bir dengeyi başarıyla yürütüyor. Starmer'ın biraz solunda, İşçi Partisi'nin kalbinin attığı yerde bir pozisyon edindi. Aynı zamanda kamuoyu önünde başbakana sadık olduğunu gösteriyor; ortalığı karıştırmak, halefiyet şansını zedeleyebilir.

Teoride, İşçi Partisi'nin koltuklarını kaybetmekten korkan tedirgin arka sıra milletvekilleri Starmer'a karşı bir darbe girişiminde bulunabilir. Pratikteyse bunu yapmak için kabine düzeyinde destek gerekir. Başbakan gerçekten baskı altına girerse, kabine ona ne kadar sadık kalır? Çoğunlukla unutulan bir gerçek şu ki, bugünkü 22 kişilik kabineden yalnızca 8'i İşçi Partisi'nin 2020'deki liderlik yarışında Starmer'ı aday göstermişti; yani onların ilk tercihiydi. Bu isimler şunlardı: Hilary Benn, Yvette Cooper, John Healey, David Lammy, Ed Miliband, Bridget Phillipson, Steve Reed ve Jonathan Reynolds.

Bu, olası bir liderlik krizinde diğer bakanların Starmer'ı yüzüstü bırakacağı anlamına gelmiyor. Bir lider gerçekten zor duruma düştüğünde, her siyasetçi kendi çıkarını düşünmek zorunda kalır. Eğer Rayner hâlâ garanti aday gibi görünseydi, Starmer'ın yerine geçmesini istemeyenler, onun ayağını kaydırmak yerine arkasında birleşmeyi daha uygun bulabilirdi. İşçi Partisi'nden biri bana "Wes [Streeting], Yvette [Cooper] ve diğer büyük isimler, Angie [Rayner]'ın devralmasına izin vermek yerine Keir'ı destekler" dedi. Yine de Starmer'ın partisini bir sonraki seçime taşıyacağı artık kesin değil.

Starmer, planladığı karşı hamleleri yakında çıkacağı ve çok ihtiyaç duyduğu tatilde düşünecek. Ancak tatillerdeki talihsizliğini bildiğimizden, muhtemelen Ukrayna veya Gazze hakkında diğer dünya liderleriyle konuşması gerektiği için bu tatili de bölünecek.*

Starmer, iç politikadaki gidişatı tersine çevirip çeviremeyeceğinin ilk sınavını, gelecek ay Liverpool'da yapılacak İşçi Partisi konferansında önemi giderek artan bir konuşmada verecek. Yakın bir müttefiki "Bundan sonrası zahmetli bir mücadele olacak" dedi.

*Bu yazı ABD'deki Ukrayna zirvesinden önce kaleme alındı ve Starmer'ın toplantıya katılmak için tatilini yarıda kesmesi gerekti.



independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU