Dünya Kupası final maçını, beklendiği üzere İspanya kazandı.
Bakmayın siz golün uzatmalarda geldiğine, İspanya, Arjantin'e hem futbol hem de centilmenlik dersi vererek, ezici bir üstünlükle kazandı.
Çok iyi organize olan, pas trafiğini şaşkınlık yaratacak derecede iyi düzenleyen, sahada başarılı bir şekilde yer tutan, özgüvenleri yüksek İspanyol oyuncular karşısında Arjantinliler ne yapacaklarını bilemediler.
Öyle ki, en tehlikeli ataklarını uzatmaların son devresinde yapabildiler.
Bu Arjantin, hakemler de FIFA Başkanı Infantino da Trump da müdahale etse, İspanya karşısında kazanamazdı.
Arjantin'in kaybetmesine elbette Arjantinliler üzüldü.
Ama en çok da Arjantin'e gizliden gizliye teşvik primi vermeye hazırlanan İsrail Başbakanı Netanyahu, İsrailli bakanlar ve ABD Başkanı Trump'ın kahrolduğunu söyleyebilirim.
İspanya'nın, Arjantin'i yenerek dünya şampiyonu olmasına ise tabii ki en çok İspanyollar sevindi.
Ama bir o kadar da Filistinliler başta olmak üzere dünyanın çok büyük bir bölümü heyecanlandı, sevindi.
Maçlarını izleyen hemen herkes, Arjantin'in finale kadar hasbelkader kazanarak ilerlediğini kabul ediyor.
Hakemlerin Arjantin'e nasıl yardımcı olduğunu futboldan anlamayanlar bile gördü.
Örneğin son 16 turundaki maç, Mısır'ın hakkıydı ve Arjantin daha o zaman kupaya veda edecekti.
Ama hakemler, Arjantin'i avantajlı kılmak için ne gerekiyorsa yaptı.
Kendilerini imtiyazlı bir takımın oyuncuları gibi hisseden Arjantinliler, sahadaki şımarık ve saldırgan tavırlarıyla çok rahatsız edici görüntüler sergilediler.
Öyle ki, kaybettikleri final maçının sonunda sahada İspanyol oyunculara saldırıp onları tartakladılar.
Bu agresif tavra, diğer maçlarda Kaptan Lionel Messi'de de şahit olduk.
Messi'yi çıkarın, Arjantin diye bir takım kalmaz.
Bu maçla birlikte futbolu bırakacağını daha önce açıklayan Messi'nin olmadığı Arjantin millî takımının bundan sonra işi çok zor.
Final maçına sadece futbol gözlüğüyle bakmayalım.
Çünkü Arjantin-İspanya Dünya Kupası final maçı sadece futbol değildi.
Bir tarafta, "Dünyanın en Siyonist cumhurbaşkanı olmaktan gurur duyduğunu" söyleyen ve Trump'ın kankası sıfatıyla tanınan Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei vardı.
Diğer tarafta ise Gazze katliamına en sert tepkiyi gösteren, İsrail'e silah ambargosu uygulayan, Filistin Devleti'ni resmen tanıyan, Gazze'de kalıcı ateşkesi isteyen, Amerikan savaş uçaklarına ülkesinin hava sahasını kapatan ve Trump'ın, Netanyahu'nun adeta düşman ilan ettiği İspanya Başbakanı Pedro Sanchez vardı.
Bir tarafta İsrail Başbakanı Netanyahu ve eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile görüşüp fotoğraf çektirmiş, Ağlama Duvarı'nda başında kipa ile pozlar vermiş, Arjantin'in 39 yaşındaki kaptanı Lionel Messi vardı.
Diğer tarafta ise sahada Filistin bayrağı sallamış, kramponlarında Filistin sembolü bulunan, Gazze katliamına açıkça tepkisini birçok kez göstermiş olan İspanya millî takım oyuncusu 19 yaşındaki Lamine Yamal vardı.
Bir tarafta Arjantin'e desteğini açıkça dile getiren, final maçını kazanmasını yürekten dilediğini, beklediğini söyleyen Netanyahu ile İsrail hükûmetinin Ben Gvir, Smotrich gibi faşist bakanları vardı.
Diğer tarafta ise eline Filistin bayrağı alarak, “İspanya, Filistin'in yanındadır” diyen Oscar ödüllü İspanyol sinema oyuncusu Javier Bardem ve sahaya Filistinli bir kız çocuğunun elinden tutarak çıkan İspanyol futbolcu Rodri vardı.
Bir tarafta, oynadığı maçlarda tribünlerinde İsrail bayrakları sallandıran, bunu özellikle de Mısır maçında Mısırlı oyunculara karşı yapan Arjantinliler vardı.
Diğer tarafta ise oynadığı maçlarda, çoğu kez Amerikan polisi tarafından engellense de, tribünlerinde Filistin bayrakları olan İspanyollar vardı.
Gazze'deki soykırım ve İran'a yönelik saldırılar nedeniyle dünya kamuoyunun ezici bir kesimi, Netanyahu ve Trump'ın desteklediği Arjantin'e tepkisini açıkça gösterdi.
Saydığımız ve sayamadığımız birçok nedenden ötürü, 19 Temmuz Pazar günü oynanan Dünya Kupası final maçı asla futboldan ibaret değildi.
Haklı bir şampiyonluk kazanan İspanya'nın başarısı, dünya çapında büyük bir sevgi seline yol açtı.
Uzun yıllar futbola ilgi duymuş ve oynamış biri olarak, Arjantin-İspanya maçının yorumunu, teknik analizini yapmak yerine konuya farklı bir pencereden bakmanızı sağlamaya çalıştım.
Arjantin'le ilgili önemli bir ayrıntıyı hatırlatarak bitirelim.
1986 Dünya Kupası'nda Arjantin'e dünya çapında büyük sempati vardı.
Çünkü İngiltere, 1982 yılında Arjantin'e ait olan Falkland Adaları'nı işgal etmişti.
Bu nedenle Arjantin'in İngiltere ile oynadığı maçta, Maradona'nın elle attığı golle de olsa galip gelmesi, çoğu insanı sevince boğmuştu.
Sonrasında final maçında Arjantin'in Almanya'yı yenerek dünya şampiyonu olması da insanları sevindirmişti.
Aradan geçen 40 yılda Arjantin de değişti, dünyadaki olaylar da dengeler de değişti.
Başka büyük hassasiyetler oluştu.
İşte bu hassasiyetler nedeniyle milyarlarca insan İspanya'nın taraftarı oldu.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish