Dikkat et Küba, Donald Trump için sırada sen varsın…

Karakas rejiminin başarıyla başsız bırakılmasının ardından Beyaz Saray, "başarısız" Havana'yı istikrarsızlaştırmanın basit ve etkili bir yolunu buldu ve bu seferki başkanlık sarayına cüretkar bir baskın gerektirmiyor

(AP)

Venezuela operasyonunun dramından sonra ABD askeri faaliyetinin odağı neredeyse bir anda İran'a kaydı ve Donald Trump'ın 21. yüzyıla uyarladığı Monroe Doktrini'nin daha aşikar bir hedefinin gözden kaçtığı sanıldı: O hedef Küba.

Bununla birlikte geçen ayki görece sessizlik aldatıcı olabilir ve gerçekten de sona ermek üzere olabilir. Bu bitişin, Fidel Castro'nun 1959'da iktidarı ele geçirmesinden ve üç yıl sonra meydana gelen Küba füze krizinin dünyayı neredeyse savaşa sürüklemesinden bu yana bölgede görülecek en radikal değişikliklerden birini beraberinde getirmesi muhtemel.

Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasına rağmen Karakas'ta fiili bir rejim değişikliği olmasa da ABD, Venezuela'nın Küba'ya yaptığı hayati akaryakıt sevkiyatına son vermek zorunda kalmasını sağladı. Bu da Küba için şimdiye kadar karşılaştığı her şeyden daha ciddi bir acil durum riski taşıyor.

Son üç hafta içinde Küba yönetimi, yabancı havayolu şirketlerini uyararak uçaklarına yakıt ikmali yapma garantisi veremeyeceğini belirtti. Kanada, Küba'ya yönelik tüm uçuşları iptal etti ve Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra Küba'nın müttefiki olmayı sürdüren Rusya bile, kendi turistlerini tahliye etmek için boş gönderdiği bazı uçaklar hariç, Küba'ya gidecek tüm uçuşları durdurduğunu söyledi.

Dış turizmin fiilen sona ermesiyle Küba, az sayıdaki döviz kaynaklarından birini daha kaybediyor. Ülkenin uzun süredir yamalı ve güvenilmez olan yerli yakıt karnesi sistemi kırılma noktasında. Periyodik elektrik kesintileri başkent Havana'nın da aralarında olduğu birçok bölgeyi etkiliyor. Özetle etrafta daire çizen herhangi bir gambot veya doğrudan müdahale olmasa da ABD ilmiği sıkılaşıyor gibi görünüyor. Bir tür sona doğru gidildiği sonucundan kaçınmak zor.

Öte yandan ABD'nin niyetleri belirsizliğini koruyor. Geçen ayın sonunda Donald Trump, Küba yönetimini hem Rusya, Çin ve İran'ın da aralarında olduğu "düşman devlet aktörlerini" desteklemek ve onlarla işbirliği yapmakla hem de "Batı yarımküreyi istikrarsızlaştırma" çabalarıyla suçlayan sert bir Başkanlık Kararnamesi yayımladı. Küba'ya herhangi bir şey tedarik eden herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulayacağı tehdidini savurdu.

Bununla beraber birkaç gün içinde (Küba'dan bir milyon kilometre uzakta olmayan Mar-a-Lago'da) muhabirlere konuşan Trump, Küba'nın "başarısız bir ülke" olduğunu söylerken "Neler olacağını görmek için Küba'dakilerle, Küba'nın en yüksek seviyedeki yetkilileriyle konuşuyoruz" da dedi. Sözlerini klasik Trump tarzında tamamladı:

Sanırım Küba'yla bir anlaşma yapacağız.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Fidel Castro'nun devrimcilik yaptığı dönemde çekilmiş bir fotoğrafının önünde yaptığı ve daha resmi ton tutturduğu bir açıklamayla karşılık verdi. Küba'nın "herhangi bir baskı veya ön koşul olmadan herhangi bir konuda ABD'yle diyaloğa girmeye istekli olduğunu" söyledi. Küba'nın bu mesajı iletmeye ne kadar hevesli olduğunun, bu mesajın televizyonda, radyoda ve YouTube'da yayımlanması gibi kanıtları var. Doğrulanmamış haberler, Meksika'da görüşmelerin devam ediyor olabileceğini öne sürüyor.

Ancak görüşmeler olsun ya da olmasın, iki tarafın da iletişim halinde görünmesi artı hanesine kaydedilmek zorunda. Ancak bu aynı zamanda masada ne tür bir "anlaşmanın" olabileceği ve ABD tarafından tasarlanan bir rejim değişikliğinden vaz mı geçildiği, ya da bunun hiç düşünülüp düşünülmediği gibi sorulara da yol açıyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Öngörülebilecek çeşitli seçenekler arasında en iyi niyetli olanı, Barack Obama'nın ikinci döneminde hayata geçirdiği gibi, seyahat ve yatırıma izin veren Küba açılımına dönüş gibi görünüyor fakat Trump ilk döneminde bunu iptal etmişti. Böyle bir yeniden açılımın mümkün olması için kuşkusuz ki (mevcut ya da başka bir liderlik altında) Küba'nın politikalarını değiştirip Rusya'dan uzaklaşması gerekecektir ve bu kesinlikle ABD'nin teklifinde yer alacaktır.

Öte yandan Havana ve belki de Moskova için seçim yapmak eskisi kadar zor olmayabilir. Rusya halihazırda Küba'ya acil durum yakıt tedariki yapacak olsa bile (bu birkaç hafta sürer ve Küba'nın kötü durumunu yalnızca bir süreliğine hafifletir), Rusya'nın turistlerini tahliye etme kararı ve gelen uçaklarının boş olduğunu (yani, yiyecek veya başka bir yardım taşımadığını) kayıtlara geçirmesi, uzun süredir varlığını koruyan bu ileri karakolla kendisi arasına mesafe koyabileceğini gösteriyor.

Ukrayna savaşının önceliği bir neden oluşturabilir ama bir diğeri de Rusya'nın, Trump'ın nüfuz alanlarına ilişkin görüşlerine duyduğu doğal sempati olabilir ki bu, Küba'ya retorik destekten öteye geçilmesinin önünü kesebilir.

ABD'nin diğer açık seçeneği Küba'da rejim değişikliği olabilir ve prensipte Beyaz Saray'ın muhtemelen bundan daha fazla isteyeceği bir şey yok. Ancak bunu gerçekten hayata geçirmek başka bir mesele. Kübalılar, çaresiz Kübalılar dahi, güçlü bir tarih ve kimlik bilincine sahip. Florida'daki sürgünler arasından yeni bir liderin atanması kötü sonuçlanabilir.

İç değişimi kışkırtmak daha gerçekçi bir seçenek olabilir ama bu zaman alabilir ve temel alınabilecek bir iç muhalefete dair çok az işaret var. Buna ek olarak önceki ABD yönetimlerinin rejim değişikliği çabalarını kınayan Trump, diğer ülkelere başka yaşam biçimleri dayatmakla ilgilenmediği konusunda ısrarcı. Şu ana kadar, İran'da da görüldüğü üzere, bunu yapmaktan kaçındı.

Küba'da bir istisna uygulanabilir mi? Belki de, Trump'ın dışişleri bakanı olan Floridalı ve ikinci nesil Küba göçmeni Marco Rubio'nun da aralarında bulunduğu, ABD'deki birçok Kübalı göçmenin coşkuyla benimsediği seçeneğin rejim değişikliği olduğu düşünülürse. Başarılı bir rejim değişikliği, kasımdaki ara dönem Kongre seçimleri öncesinde Trump'a fayda da sağlayabilir. Öte yandan başarısız veya tartışmalı bir müdahale, 2028'de başkanlığa heveslendiği düşünülen Rubio'nun da aralarında bulunduğu kişilere yük de olabilir.

Trump için yenilenen Obama seçeneğinin (Trump'ın 44. Başkan'ı açıkça küçümsemesi dışındaki) dezavantajı, petrolü olan Venezuela'nın ya da nadir toprak elementlerine sahip Ukrayna'nın aksine, Küba'nın verecek neredeyse hiçbir şeyi olmaması. Küba'nın devasa yatırıma ihtiyacı var ve en iyi senaryoda bile bunun getiri sağlaması kayda değer miktarda zaman alır.

Diğer taraftan Küba'yı tamamen yeniden entegre etmek gibi bir hamle yapmasa da, Florida Keys'e yalnızca 145 kilometre mesafede yoksul bir rahatsızlık kaynağını ve potansiyel bir düşman ileri karakolunu barındırmamanın da kesinlikle Trump için bir cazibesi olabilir. En azından Batı yarımkürenin kuzey kesiminde, güvenlik ve birlik için en çok işe yarayabilecek değişiklik muhtemelen budur.

Eski Sovyet bloğunun bazı kesimleri, dogmadan kurtulduktan sonra ekonomilerin ne kadar hızlı gelişebileceğini gösterdi. Ancak çarpıcılıktan böylesine uzak bir seçimin Beyaz Saray'da ikamet eden baş bozguncuya kendisini beğendirip beğendiremeyeceği ayrı bir konu.

 

independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Eren Umurbilir

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU