Keçiören’den sonra sırada hangi ilçe belediye başkanı var?

Gürbüz Evren, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: X

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP’den istifa edince ortalık yine karıştı.

Bir belediye başkanı partisinden istifa edebilir.

Bunun değerlendirmesini halk, kamuoyu ve partinin üyeleri yapar.

Eğer bir genel başkan sokak ağzıyla yazar ve konuşursa yine halk, kamuoyu ve seçmenler bunun değerlendirmesini yapar.

Ama söz konusu değerlendirme hiç iyi olmaz.

CHP’den çok belediye başkanı gelip geçti ve Mesut Özarslan da onlardan biridir.

Mesut Bey unutulur gider.

Ama Atatürk’ün kurduğu CHP’nin genel başkanının üslubu, kullandığı sokak dili unutulmaz ve rakip siyasi partiler tarafından her fırsatta hatırlatılır. 

CHP’den istifa edip AKP’ye geçen birçok milletvekili ve belediye başkanı oldu, gelecekte de olacaktır.

Dolayısıyla Mesut Özarslan bir ilk değil.

Ama hiçbir dönemde bu kadar çok sayıda milletvekili ve belediye başkanı CHP’den istifa edip başka bir partiye geçmemişti.

Öyleyse soru şu: “Sorun, istifa eden kişilerden mi yoksa CHP’nin yönetiliş biçimi ve izlediği politikalardan mı kaynaklanıyor?”

Ayrıca bunca önemli isim sadece CHP’den kopmakla kalmıyor, üstüne üstlük bir de İktidar partisine gidiyor.

Ama burada Türkiye siyasetindeki bir gerçeği hatırlatmak gerekiyor.

CHP’den gelenleri AKP alıyor, AKP’den gelenleri ise CHP kabul ediyor.

Yanlış olan da bu.

Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’in, AKP’den gelenlere törenle rozet taktığını canlı yayınlarda izledik.

Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da CHP’den gelenlere rozetlerini taktığını gördük.

Ama bir yandan, AKP’nin de CHP’nin de kendilerinden kopup rakip partilere gidenleri yerden yere vurduğuna, şeytanlaştırdığına şahit oluyoruz. 

Bu transferler üzerinden taraflar birbirine ağır eleştiriler yöneltiyor.

Ama ne CHP ne de AKP yönetimi, söz konusu transferleri durduracak, engelleyecek, sonsuza kadar yasaklayacak bir adım atmıyor.

Neden?

Birkaç milletvekili ve belediye başkanı transfer etmek, siyasi partilere ne kazandırıyor?

Bu transferlerin halk arasında, seçmenlerde bir karşılığı olmadığını, aksine tepki topladığını bilmiyorlar mı?

Muhalefetin en büyük partisi CHP, “İktidara geldiğimizde ilk işlerimizden biri de milletvekili ve belediye başkanlarının görevleri sırasında istifa ederek başka bir partiye geçmelerini tamamen bitirecek yasayı çıkarmak olacak” açıklamasını yapmalıdır.

Bu adımın kamuoyunda büyük ilgi göreceğini ve CHP’ye olan güveni, desteği artıracağını hemen herkes kabul edecektir.

Aynı şekilde iktidar, bir açıklama yapsa, “Milletvekili ve belediye başkanlarının, görev süresi boyunca transferini yasaklayan yasa değişikliğine gidiyoruz” dese halkın büyük beğenisini ve desteğini alır.

Siyasiler artık seçmenin oy verdiği milletvekili ya da belediye başkanının parti değiştirmesine iyi gözle bakmadığı ve tepki gösterdiği gerçeğini görmelidir.

Seçmenin, “Benim A partisine verdiğim oyla seçilen kişi, oyumu alıp B partisine götüremez, irademi gasp edemez” şeklindeki fikrine her parti saygı göstermeli ve gerekeni yapmalıdır.

Ama ne hikmetse siyasi partiler bu beklentiyi görmezden geliyor, yok sayıyor.

Keçiören’de, Mesut Özarslan’ın seçim kampanyasında, gecesini gündüzüne katarak çalışan CHP üyesi birçok kişi, belediye başkanının partiden istifasına ve AKP’ye geçecek olmasına özellikle sosyal medya üzerinden büyük tepki gösteriyor.

Yıllarca emek vermelerine rağmen, CHP Genel Merkezi'nin uyarılarını dikkate almamasını ağır bir şekilde eleştiriyorlar.

Haksızlar mı?

Peki Mesut Özarslan’ın istifasının ardından sular durulacak mı?

Pek öyle görünmüyor.

Ankara’da, CHP’den istifa etme ihtimali yüksek olan bir belediye başkanı daha var.

Söz konusu başkanı, Mesut Bey ile mukayese ederek konuyu açmaya çalışalım.

Keçiören Belediye Başkanı Özarslan zaten CHP’li değildi ve hiçbir zaman da olmadı, ayrıca CHP’liyim de demedi.

Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisi ve İYİ Parti geçmişi olan bir siyasiden bahsediyoruz.

Mesut Bey, ayrılacağının mesajını da net bir şekilde 5 ay 13 gün önce vermişti.

Aradan geçen onca sürede bu mesajı anlamayanlar, bugün uyanmışsa, onlara ‘Günaydın’ demeli.

Ama istifa etme ihtimali yüksek olan belediye başkanı ise tam bir CHP’li.

Yani eskiden ve başından beri CHP’li.

Söz konusu belediye başkanı, son 6 aydır vali ve ilçe kaymakamı ile çok yakın ilişkiler içinde.

Öyle ki onlarla sıklıkla birlikte yemeğe çıkıyor.

“Ne var yani yemeğe çıkamaz mı?” diyenler bolca olacaktır.

Vallahi ben bilemem ne olacağını.

Bu belediye başkanı, AK Parti bölge milletvekillerinin de yakın markajında.

İlçe siyasetinin ve bürokrasisinin önde gelenleri olup bitenleri, belediye başkanının CHP’den uzaklaştığını görüyor, biliyor ve de bir süredir alçak sesle konuşuyor.

Bu ilçe ve bu belediye başkanı CHP için herhangi bir ilçe ve belediye başkanı değil.

Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa etmesi ve AKP’ye geçecek olması sürpriz değildi.

Ayrıca pek önemi de kalmamıştı zira o, 5 ay 13 gün önce yolunu çizmiş, ilgili yerlere de mesajını vermişti.

Ama diğer ilçe belediye başkanı istifa edip AKP’ye geçerse, CHP çok sarsılacaktır.

İşin tuhaf yanı CHP Genel Merkezi, bu ilçede olup bitenlere 1 hafta öncesine kadar dikkat etmiyordu.

Kulaklarına gelen haberleri siyasi dedikodu olarak görüyor, ‘o gitmez’ diye düşünüyorlardı.

Şimdi tam saha pres uyguluyorlar, ama gecikmiş olma ihtimalini de düşünmüyor değiller.

Soru şu, söz konusu kökten CHP’li belediye başkanı, neden partisini bırakıp AK Parti’ye geçme işaretleri veriyor?

Yapılan tüm hatalara rağmen anketlerde önde çıkan CHP’nin kamuoyu nezdindeki imajının, bu olaylardan, özellikle de Özgür Özel’in bir genel başkana yakışmayan o mesajlarından nasıl etkileneceğini göreceğiz.

Ama üzücü olan şu ki hala birileri çıkıp, “Özgür Özel’in ağzına sağlık, daha fazlasını söylemeliydi” diyebiliyor.

Kim ne yaparsa yapsın ne derse desin CHP’nin ya da başka bir partinin genel başkanı asla bu seviyelere inmemeli.

Özgür Bey, “İyi yaptınız, az bile söylediniz” diyen bazı kendini bilmezlerin sosyal medyadan verdiği gaza gelmeyin lütfen.

Oturduğunuz o koltuğun, Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğu olduğunu da lütfen unutmayın.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU