Amerikan başkanlık sistemi (1)

Celalettin Can, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

ABD'de yürütmeyi başkan, yasamayı Senato ve Temsilciler Meclisi’nden oluşan Kongre, yargıyı Yüksek Mahkeme temsil ediyor.
***
Başkan yürütmeyi tek başına temsil ediyor. Parlamenter ya da yarı başkanlık sisteminde olduğu gibi ABD’de başbakan ve hükümet kavramı yoktur. Başkanın halk tarafından seçilmesi yürütme görevi için seçtiği kabinenin de meşru temelidir.

Kabinenin rolü bir nevi sekreterliktir denebilir. Sadece başkana karşı sorumludur. Kongre tarafından onaylanması ise biçimseldir.

Yürütmeye ilişkin tüm yetkiler başkanda toplanmıştır. Başkan doğrudan halk tarafından seçildiğinden meşruiyetini halktan aldığı kabul edilir. Başkan'ın Yasamaya karşı siyasal sorumluluğu yoktur, sorumsuzdur. Yetkileri Anayasada belirlenmiştir.

Bu çerçevede Yüksek Mahkeme tarafından denetlenir. Vatana ihanet, irtikap, rüşvet, kamu malına zarar verme, dışında aldığı kararlar nedeniyle Başkan görevden alınamaz. Görevden alma işlemi, Temsilciler Meclisinin iddiası sonucu, Yüksek Mahkeme Başkanı’nın başkanlığında toplanan Senatonun üçte iki çoğunluğunun aldığı karar sonucu gerçekleşebilir. 

***
ABD'de 51 Federe devlet var olup her devletin bir senatör seçme hakkı vardır. Temsilcilerin miktarını ise Federe devletin büyüklük oranı belirler. Senato altı yıllığına seçilir. İki yılda bir üçte iki yenilenir. İki meclisten oluşan yasamayı yargı denetler. 
***

Yasama, yürütme ve yargı arasındaki ayırım sert ve kesindir. Birbirinin sahasına giremezler ve aynı kişi ikisinde birden görev alamaz. Başkan yasamayı feshedemez. Yasa teklifinde bulunamaz. Ancak yasamanın çıkardığı yasaları veto edebilir. Fakat yasama tekrar yaptığı görüşmede üçte iki çoğunluk elde ederse, başkan yasayı yayınlamak zorundadır.

 ***
Başkanın kendi partisi yasamada salt çoğunluğu sağlamış olsa bile yasamaya egemen olacağı anlamına gelmez bu. de siyasi partiler pek disiplinli değildir. Parti-üye ilişkisi gevşektir ve Meclis’teki parti grubu bağlayıcı karar alamaz. Bunda senatör ve temsilcilerin doğrudan halk tarafından seçilmesinin payı büyüktür.

 ***

Başkanlık sistemi iki partiye göre düşünülmüştür. Daha fazla parti olması halinde siyasi kriz kaçınılmazdır. Sistemin işleyişi iki parti arasındaki farkları bile kaldırmakta zorlanmaktadır.
***

Yargıyı temsil eden Yüksek Mahkeme üyeleri “Kaydı hayat şartı" ile başkan tarafından seçilirler ve Senato’da onaylandıktan sonra göreve başlayabilirler. Yüksek Mahkeme üyelerinin başkanla maaşları aynıdır. Yüksek Mahkeme başkanının protokoldeki yeri ise hemen başkandan sonra gelir.
***
Dış Politika, başkanın yetkisi dahilindedir. Ama öte yandan Senato da vardır. Bazen Senato'nun denetiminden kurtulabilse bile, başkanın imzaladığı uluslararası anlaşmaları Senato'nun üçte iki çoğunlukla onaylaması halinde geçerlilik kazanırlar.

***
Mülki ve askeri makamlara yapılan atamalar, başkanın yetkileri arasındadır. Senato'nun onaylaması biçimseldir. 
***

ABD'de gelir gider bütçesini yapmak ve vergi koymak Kongre’nin elindedir. Bu yolla Kongre başkanın yürütme faaliyetlerini etkiler ve bir şekilde denetler. 

 ***

Anlaşılacağı üzere ABD Başkanlık Sistemi teorik olarak yasama, Yürütme ve yargı kuvvetlerinin birbiriyle çatışma ve denge temeli üzerine kuruludur. Öte yandan yasama ve yargının yürütmeyi dengelemede görece zayıflığı, pratik uygulamada yürütmenin üstünlüğünü sağlıyor. Kuvvetler eşitlendiğinde sistemde kaçınılmaz olarak tıkanma baş gösterir. Bu durum daha çok yürütme ve yasama da partilerin ayrı ayrı ağırlığı söz konusu olduğunda ortaya
çıkıyor. Bu durumda tek çözüm yolu uzlaşmadır. Parti bağının gevşekliği uzlaşmayı kolaylaştıran bir unsurdur. ABD'de uzlaşma sağlanmakla birlikte, esasen güvencesi de yoktur. 

 ***

Amerikan Başkanlık Sistemi’nin altında federe devletler ve eyaletler vardır. Her bir federe devletin kendi yerel parlamentosu, yürütmesi, yargısı, ayrı ayrı anayasaları ve ceza kanunları vardır. Şehir ve kasaba yönetimleri özerktir. Yargısı vardır. Ayrı ayrı anayasaları  Vali, polis şefi, belediye başkanı gibi idari ve mülki görevlileri kendileri seçer, görevlerini gereğince yerine getirmeyenler çoğunlukla bir daha seçilmezler. Benzeri yaptırımlar Senato ve Temsilciler Meclisi üyeleri için de geçerlidir. Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerinin yerel seçim bölgelerine eğilim göstermeleri ve lobilerden etkilenmelere açık olmalarının bir nedeni de budur, diyebiliriz.

***
Yürütmenin üstünlüğü söz konusu olsa bile, görüleceği üzere yürütme tek bir noktada odaklanmıyor. Merkezden federe devletlere, şehir ve kasaba yönetimlerine kadar birbirini tamamlarken dengeleyerek uzanan geniş kapsamlı bir yürütme, yasama ve yargı ağı söz konusudur.
***
ABD toplumunda devlet geleneği yoktur. Geçmiş kuruluş sürecinde önce toplum parça parça kurulmuş, buna koşut devlet de parça parça kurularak buna tekabül etmiştir. Dolayısıyla toplum, devlet baskısı altında iç dinamizmini tüketmemiş, kendi bireysel hakkına, hukukuna karşı duyarlılığını kaybetmemiş, görece bağımsız davranabilen, yaratıcılığını kullanabilen pratik düşünen ve davranan bir toplum tiplemesi kendini var edebilmiştir. 

 ***
Öte yandan ileri kapitalist ülkelerin tümünde olduğu gibi ABD'de de belirginleşen bir ekonomik, siyasal ve toplumsal kriz vardır. Artan ölçüde derinleşen ekonomik, siyasal ve toplumsal kriz eşliğinde, Amerikan demokratizminin çerçevesi daralmakta "Trumplaşma" diyebileceğimiz, Amerikan Başkanlık Sistemi içinde yuvalanmış emperyalist, otokrat, işgalci bir yönetim grubu diyebileceğimiz bu grup, bu eğilim daha iktidar olmanın başındayken, son derece pervasız, sınır tanımaz biçimde Venezuela'ya çöküyor.

Ortadoğu’da  Amerikan kent merkezlerinde önünü açtıkları cinayetlerde olsun, ne olduklarını ve ne yapmak istediklerini gösterdikleri gibi, Ortadoğu'da ve Asya'da olsun, önü alınmazsa şayet  savaş ve çatışma koşullarının ortaya çıkmasına yol açmakta, kaos ve kargaşa koşullarına sürüklenme tehlikesi yaratmaktadır.

(Devam edecek)

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU