Acı patlıcanı kırağı çalmaz

Zeki Sarıhan, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Reuters

Kürtler Suriye’de de yenildi.

Bu Kürtlerin kaçıncı yenilgisi?

Onlar yenilgiye alışık. 

Acı patlıcanı kırağı çalmaz. 

Şu mavi gökyüzü altında ayaklarını rahatça uzatabilecekleri bir yer bulamadılar. 

Oturdukları, çalıştıkları, âşık oldukları yerlerde yarıcı muamelesinden başka bir şey görmediler. 

Suriye’de İslamcı Arap hükümeti kazandı.  

ABD’nin ve Türkiye hükümetinin istediği oldu. 

İsrail hükümeti de gelişmeden memnun. 

Devletsiz halkların alınyazısı, ikinci sınıf vatandaş olmak, aşağılanmak, mutsuzluk, kalkışma, hayal kırıklığı, umutsuzluk… 

MHP’nin öncülüğünde hükümetin yeni Kürt açılımına neden ihtiyaç duyduğu bir türlü anlaşılamamıştı. 

ABD ve İsrail’in Kürtleri kullanarak Türkiye’nin bütünlüğüne zarar verme ihtimali akla geliyordu.

ABD ve İsrail Kürtleri terk ettiğine göre, artık bu açılımın gerekçesi de ortadan kalkmış olmalı!

Türk milliyetçileriyle yıllardır bu konuyu tartışıyorduk. 

Kaç kez yazdım: “Kart Kurt Kürt” kitabımda da var: ABD Türkiye’yi bölerek başına yeni bir gaile almak istemez. Türkiye onun İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra arka bahçesi olmuştur. Türkiye’yi yönetenler de Amerikan işbirlikçisidir. Türkiye’nin esenliği, Türklerle Kürtlerin birleşip emperyalizme teslim olmayan bağımsız bir ev inşa etmeleridir. 

Millî Mesele Taktik Değil Stratejik Bir Sorundur

Bağımlı bir millet için millî sorun, hâkim milletin keyfine göre biçimlenecek bir konu değildir. Türk, Fars, Suriye ve Arap hakim sınıfları razı olurlarsa, razı oldukları kadar keyif bağışlarcasına ipi gevşetmeleri olarak uygulanamaz. Bu, bütün bağımlı milletler için stratejik bir konudur ve karar verici olan da kendileridir. 

Sorunu Çözmek İçin Sosyalistlerin İktidarı Gerekiyor

Türkiye sosyalistleri bu konuda en temiz vicdana sahip olanlardır. Şimdiye kadar hemen bütün sosyalist partilerin Kürt sorununa atıf yaptıkları için kapatılmaları bunun kanıtıdır. 

Yalnız 27 Mayıs 1960’tan sonraki nispeten demokratik ortamdan yararlanarak kurulmuş sosyalist partiler değil, daha Elazığ çarşısında Kürtçe konuşanlardan ceza alındığı 1930’larda Hikmet Kıvılcımlı Şeyh Sait ve Ağrı Dağı İsyanlarından çıkardığı derslerle, Kürdistan kavramının içeriğini, bölgedeki toplumsal düzeni ve sınıfları, devletin bölge halkı için, Kürtleri için de devletin ne ifade ettiğini etraflıca yazmış. Çözüm yolunu da göstermiş. Okumam bu günlere rast geldi.(Yedek Güç Ulus (Doğu) İhtiyat Kuvvet (Şark), 3. Baskı, İstanbul, 2016, Derleniş Yayınları, 241 s. Metin internete de yüklenmiş.) Türk milletinin yüzünü tarih önünde ak çıkaran, gerecekleri gören, dile getiren, hakkaniyetli, vicdan sahibi bu gibi Türkler. Ama bunun da uzun yıllar hapislik gibi bir bedeli var. 

Son bir yıldır tantanası yapılan Kürt Açılımı’nın ne kadar gayri ciddi olduğunu gelişmeler gösterdi. Ne Kürtlerin seçilmiş temsilcisi Demirtaş hapishaneden salındı, ne kayyım politikalarına son verildi. Beylikdüzü Belediye Başkanı Ahmet Özer’in altı yıl üç ay hapse çarptırılması bile, “Açılım”ın ne kadar gayri ciddi olduğunu gösteriyor. 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU